Göğüs Duvarı Deformitelerinde Uygulanan Non-Operatif Tedavide Hasta Memnuniyeti
| dc.contributor.author | TUNÇ TIĞLI | |
| dc.contributor.department | Çocuk Cerrahisi | |
| dc.date.accessioned | 2026-04-17T12:34:13Z | |
| dc.date.issued | 2025 | |
| dc.description.abstract | Patients who underwent non-operative treatment for chest wall deformities at Hacettepe University Faculty of Medicine Department of Pediatric Surgery between 2018-2023 were retrospectively reviewed. 20 PE patients (15 male, 5 female; median age 9.0 years) and 10 PC patients (8 male, 2 female; median age 14.25 years) were included in the study. The time from noticing the deformity to diagnosis was median 15.0 months (25-75 percentile: 8.0-19.0) in the PE group and median 12.0 months (25-75 percentile: 10.0-14.0) in the PC group. Demographic data, anthropometric measurements, cardiopulmonary evaluations, and Body Image-Quality of Life questionnaire results were assessed. Vacuum therapy was applied to PE patients and compression brace therapy to PC patients. In the PE group, after median 10.0 months of treatment, a median 68.3% improvement in deformity depth at 12-month follow-up (25-75 percentile: 60.4%-75.4%), median 1.2 cm (25-75 percentile: 0.75-1.4) improvement in anteroposterior diameter, treatment motivation score of median 49.0, and Haller index of median 2.94 (25-75 percentile: 2.40-3.50) were achieved. In the PC group, after median 12.0 months of treatment, a 66.7% reduction in correction pressure (25-75 percentile: 62.2%-66.7%), median 1.5 cm (25-75 percentile: 1.3-2.5) improvement in anteroposterior diameter, and treatment motivation score of median 50.5 were obtained. In patient questionnaires, physical limitations score was significantly higher in the PE group (median 15.0 vs 7.0, p=0.001), while no significant difference was found between groups in terms of body image disturbance, treatment motivation and social disadvantage. In parental evaluations, body image disturbance and physical limitations were higher in the PE group, while treatment motivation was higher in the PC group. In conclusion, non-operative treatment methods provide objective anatomic improvement and positive psychosocial outcomes with appropriate patient selection and treatment compliance. It has been demonstrated that quality of life, body image, and psychosocial parameters should be evaluated in addition to anatomic improvement in assessing treatment success. | |
| dc.description.ozet | Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalında 2018-2023 yıllarında göğüs duvarı deformitesi nedeni ile non-operatif tedavi uygulanan olgular geriye dönük olarak incelenmiştir. Çalışmaya 20 PE hastası (15 erkek, 5 kız; ortanca yaş 9,0 yıl) ve 10 PK hastası (8 erkek, 2 kız; ortanca yaş 14,25 yıl) dahil edilmiştir. Deformiteyi fark etmelerinden tanı konulmasına kadar geçen süre PE grubunda ortanca değer 15,0 ay (25-75 persentil: 8.0-19.0), PK grubunda ortanca değer 12,0 ay (25-75 persentil: 10.0-14.0) olarak saptanmıştır. Demografik veriler, antropometrik ölçümler, kardiyopulmoner değerlendirmeler ve Vücut İmajı ve Yaşam Kalitesi sonuçları değerlendirilmiştir. PE hastalarına vakum tedavisi, PK hastalarına bası korsesi uygulanmıştır. PE grubunda ortanca 10,0 aylık vakum tedavisi ve 12 aylık izlem sonunda deformite derinliğinde ortanca değer %68,3 düzelme (25-75 persentil: %60,4-%75,4), anteroposterior çapta ortanca değer 1,2 cm (25-75 persentil: 0.75-1.4) düzelme sağlanmış, tedavi motivasyonu skoru ortanca değer 49,0 ve Haller indeksi ortanca değer 2,94 (25-75 persentil: 2.40-3.50) bulunmuştur. PK grubunda bası korsesi ile ortanca 12,0 ay tedavi sonunda düzeltme basıncında %66,7 (25-75 persentil: %62,2-%66,7) azalma, anteroposterior çapta ortanca değer 1,5 cm (25-75 persentil: 1.3-2.5) düzelme sağlanmış, tedavi motivasyonu skoru ortanca değer 50,5 saptanmıştır. Hasta anketlerinde PE grubunda fiziksel kısıtlamalar skoru anlamlı derecede yüksek bulunurken (ortanca 15.0 vs 7.0, p=0.001), beden imajı bozukluğu, tedavi motivasyonu ve sosyal dezavantaj açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Ebeveyn değerlendirmelerinde ise PE grubunda beden imajı bozukluğu ve fiziksel kısıtlamalar daha yüksek, PK grubunda tedavi motivasyonu daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, non-operatif tedavi yöntemleri uygun hasta seçimi ve tedavi uyumu ile objektif anatomik düzelme ve olumlu psikososyal sonuçlar sağlamaktadır. Tedavi başarısının değerlendirilmesinde anatomik düzelmenin yanı sıra yaşam kalitesi, beden imajı ve psikososyal parametrelerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. | |
| dc.embargo.lift | 2026-04-17T12:34:13Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/38202 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.subject | pektus ekskavatum | |
| dc.subject | pektus karinatum | |
| dc.subject | non-operatif tedavi | |
| dc.subject | vakum tedavisi | |
| dc.subject | bası korsesi | |
| dc.subject | yaşam kalitesi | |
| dc.title | Göğüs Duvarı Deformitelerinde Uygulanan Non-Operatif Tedavide Hasta Memnuniyeti | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/other |