Mülteci Kadınlar ile Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Kadınlar Arasındaki Feminist Dayanışmanın Görünümleri
| dc.contributor.author | Korkmaz Yaren Sude | |
| dc.contributor.department | Sosyoloji | |
| dc.date.accessioned | 2026-09-17T12:01:20Z | |
| dc.date.issued | 2025 | |
| dc.description.abstract | This study examines the forms of feminist solidarity that emerge in the everyday practices between Turkish and refugee women from an intersectional perspective. It defines feminist solidarity not as an idealized unity, but as a laborious process continuously negotiated through contradictions, emotional transitions, and vulnerabilities. The research centers on how intersectional inequalities such as race, class, citizenship, and ethnicity are reproduced or transformed within this process. Conducted through a qualitative approach, the study problematizes how solidarity is constructed in daily relationships via in-depth interviews, at which moments it is interrupted, and what this fragile relationality means as a form of feminist solidarity. The main findings reveal that solidarity is built not on shared identities but through encounters where differences are acknowledged and emotional labor is invested. The study reveals how everyday practices such as childcare and neighborhood relations materialize feminist solidarity, while also showing how these bonds become fragile in the face of tensions such as nationalism and distrust. In this context, the moments when solidarity is not only built but also interrupted, silenced, and rebuilt are considered meaningful spaces for feminist politics. By positioning feminist solidarity as a concrete and affective practice rather than an abstract ideal, this study offers an original analytical space that brings together intersectionality and affect theories within feminist thought. | |
| dc.description.ozet | Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadınlar ve mülteci kadınlar arasında gündelik yaşam pratiklerinde ortaya çıkan feminist dayanışma biçimlerini kesişimsel bir bakış açısıyla incelemektedir. Feminist dayanışmayı, idealize edilmiş bir birliktelikten ziyade, çelişkiler, duygusal geçişler ve kırılganlıklarla örülü, sürekli müzakere edilen bir emek süreci olarak tanımlar. Araştırma, ırk, sınıf, vatandaşlık ve etnik köken gibi kesişimsel eşitsizliklerin bu süreçte nasıl yeniden üretildiğini veya dönüştürüldüğünü merkeze alır. Nitel bir yaklaşımla yürütülen çalışma, derinlemesine mülakatlar aracılığıyla gündelik ilişkilerde dayanışmanın nasıl inşa edildiğini, hangi anlarda kesintiye uğradığını ve bu kırılgan ilişkiselliğin feminist bir dayanışma olarak ne anlama geldiğini sorunsallaştırmaktadır. Temel bulgular, dayanışmanın ortak kimliklerden çok, farklılıkların tanındığı ve duygusal emeğin harcandığı karşılaşmalarla kurulduğunu göstermektedir. Çalışma, çocuk bakımı ve komşuluk gibi gündelik pratiklerin feminist dayanışmayı nasıl somutlaştırdığını ve aynı zamanda milliyetçilik, güvensizlik gibi gerilimler karşısında bu bağları nasıl kırılganlaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda dayanışmanın sadece kurulduğu değil, kesintiye uğradığı, sessizleştiği ve yeniden kurulduğu anlar da feminist politika açısından anlamlı alanlar olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma, feminist dayanışmayı soyut bir idealden çıkarıp somut ve duygulanımsal bir pratik olarak konumlandırarak, feminist kuramda kesişimsellik ve duygulanım teorilerini birleştiren özgün bir analiz alanı sunmaktadır. | |
| dc.embargo.lift | 2026-09-17T12:01:20Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/39231 | |
| dc.publisher | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Feminist dayanışma | |
| dc.subject | Kesişimsellik | |
| dc.subject | Mülteci kadınlar | |
| dc.title | Mülteci Kadınlar ile Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Kadınlar Arasındaki Feminist Dayanışmanın Görünümleri | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis |