Çağdaş Sanatta Travma Sonrası Beden Manipülasyonları

dc.contributor.authorUğur Ömer Pekince
dc.contributor.departmentHeykel
dc.date.accessioned2026-07-31T08:27:07Z
dc.date.issued2026-07-21
dc.descriptionSanatçının içsel dünyasındaki çatışmalar ile birlikte ruhsal ve duygusal bütünlüğün bozulması durumu, varoluşsal bir kaygının hali ve sancısıdır. Bireyin başa çıkma kapasitesini aşan bir olay veya dizi olay sonucunda yaşadığı yoğun psikolojik sarsıntı sıklıkla bastırılır. Bilinç düzeyinde tam olarak hatırlanamaz ama etkileri uzun süreli olabilir; bireyin düşüncelerini, davranışlarını, beden algısını ve duygusal tepkilerini derinden etkileyebilir. Bastırılan ve geciken tepkiler sanatçıyı bir gölge gibi takip eder. Üretimleri, duyguların izdüşümü gibi hem araç hem de ifade alanı olur. Kişinin kendine dair farkındalığı, beden-ruh ve form ilişkisi dahilinde bir yüzleşme ile gerçekleşir. Araştırma, sanatçının yaşamında iz bırakan travmatik deneyimlerin, sanatta nasıl biçimsel deformasyonlara dönüştüğünü incelemeyi amaçlamaktadır. Kastedilen “biçimsel deformasyon”, travmanın bedensel, zihinsel ve duygusal etkilerinin, plastik biçimlerdeki bozulma, çarpıtma, eksiltme veya aşırılaştırma gibi görsel anlatım yollarıyla dışa vurulmasıdır. Bu tür deformasyonlar, sadece biçimsel değil; aynı zamanda anlam katmanlarında da derinleşen bir ifade biçimi olarak ele alınmaktadır. Heykel sanatı, doğası gereği maddeyle ilişkilenir; ağırlık, hacim ve fiziksel varlık üzerinden izleyiciyle doğrudan temas kurar. Fiziksel temas, travmatik deneyimlerin görselleştirilmesi açısından da güçlü bir araç sunar. Travmaların biçim aracılığıyla somutlaştırılması, sanatçı için bir ifade alanı yaratırken, izleyici için de empatik ve düşünsel bir yüzleşme alanı doğurur. Bu çalışmada, kişisel travmaların sanata nasıl aktarıldığı incelenirken hem sanat tarihinden hem de çağdaş sanatçı örneklerinden yararlanılmıştır. Deformasyon, travma, psikolojik çözümlemeler ve form konusu çalışmanın kuramsal zeminini oluşturacaktır. Biçimsel deformasyon üzerinden çirkinlik, iğrençlik ve ucubelik gibi konular ele alınacaktır. Özellikle deformasyonun sadece bir estetik ifade değil, sanatçının içsel acılarını ifade etme zorunluluğundan doğan bir anlatım biçimi olarak ele alınmıştır.
dc.description.abstractHuman beings, existing within time, are in a continuous process of becoming and transformation through ongoing movement. This condition also entails their exposure to external influences. Everything that comes into contact with their existence within temporality either becomes a part of them or produces an effect that leaves a trace upon them. From the very first moment of life, the experiences an individual encounters shape their patterns of thought. Individuals who inherently possess certain differences or who are more sensitive to the external world incorporate these influences into their creative processes. In the background of the works produced, a structure emerges in which the individual’s lived experiences find expression. In this context, the impact of internalized life experiences, particularly traumatic events, on artistic production becomes evident. Trauma is addressed within the framework of the thesis as a practice of tracing. Creations that emerge as a form of witnessing a moment visualize the transformation and externalization of imagination. The artist transforms the data accumulated throughout life into artistic production, often through negativity or otherness within the realm of imagery. Biomorphic structures that emerge as expressions of emotion are approached through an anthropomorphic narrative. In this process, formal deformation is employed in order to reflect the negative aspects of trauma. Through these formal transformations, the resulting creation enables the image to become visible. The narrative constructed alongside the works aims to materialize negative mental feedback loops and the repetition of memory. The thesis approaches the artist’s productions, which run parallel to their life, within a context that reflects their inner world, while also carrying an attempt to make sense of the creative process. Within the scope of the thesis, the external factors shaping the artist’s creativity are examined and classified under the heading of “trauma.” The artist, who reflects their inner world in their productions, renders emotions and thoughts that cannot be expressed verbally visible through sculpture. Furthermore, a comparative interpretation is developed by examining the styles and narratives of artists who produce similar works. In this context, the thesis argues that a nuance of life underlies art creation, and emphasizes that traumatic experiences fuel this process.
dc.description.ozetZaman içinde diğer canlılar gibi evrimi halen devam eden insan, devinim hâlinde sürekli bir oluşum ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu durum, onun dış etkenlere maruz kalmasını da beraberinde getirir. Zamansallık içinde varlığına temas eden her şey ya onun bir parçasına dönüşür ya da üzerinde iz bırakan bir etki yaratır. Yaşamın başladığı ilk andan itibaren bireyin karşılaştığı deneyimler, düşünce yapısını biçimlendirir. Doğası gereği farklılıklar taşıyan ya da dış dünyaya karşı daha duyarlı olan birey, bu etkileri yaratım sürecine dahil eder. Üretilen çalışmaların arka planında, bireyin yaşam deneyimlerinin kendini ifade ettiği bir yapı ortaya çıkar. Bu doğrultuda, içselleştirilmiş yaşam deneyimlerinin ve özellikle travmatik olayların sanat üretimi üzerindeki etkisi belirginleşir. Travma, tez bütünlüğü içerisinde bir iz sürme pratiği olarak ele alınır. Bir anın tanıklığı üzerinden gelişen yaratımlar, imgelemin dönüşümünü ve dışsallaşmasını görselleştirir. Sanatçı, yaşam boyunca zihninde biriken verileri, çoğunlukla olumsuzluk ya da ötekilik üzerinden imgesel bir düzleme taşıyarak üretime dönüştürür. Duyguların karşılığı olarak ortaya çıkan biyomorfik yapılar, antropomorfik bir anlatımla ele alınır. Bu süreçte, travmanın olumsuz yönlerini yansıtmak amacıyla biçimsel deformasyona başvurulur. Biçimdeki değişimler aracılığıyla ortaya çıkan yaratım, imgenin görünür kılınmasını sağlar. Çalışmalar eşliğinde kurulan anlatı, zihindeki olumsuz geri dönüşleri ve anı tekrarını fizikselleştirmeyi amaçlar. Tez, sanatçının yaşamıyla paralellik gösteren üretimlerini, iç dünyasını yansıtan bir bağlamda ele alırken, yaratım sürecini anlamlandırma çabası da taşır. Tez kapsamında, sanatçının yaratıcılığını şekillendiren dış etkenler ele alınmakta ve “travma” başlığı altında sınıflandırılarak incelenmektedir. Kendi iç dünyasını üretimlerine yansıtan sanatçı, ifade edemediği duygu ve düşünceleri heykel aracılığıyla görünür kılar. Ayrıca benzer üretimler gerçekleştiren sanatçıların üslup ve anlatılarıyla karşılaştırmalı bir yorum geliştirilmektedir. Bu bağlamda tez içeriği, sanat yaratımının temelinde yaşama ait bir nüansın bulunduğunu dile getirirken, yaşanan travmatik deneyimlerin bu süreci beslediği vurgulamaktadır.
dc.embargo.lift2026-07-31T08:27:07Z
dc.embargo.termsAcik erisim
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11655/38936
dc.language.isotr
dc.publisherGüzel Sanatlar Enstitüsü
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectbeden, manipülasyon, deformasyon, travma, duygu, psikoloji, acı, korku, çirkinlik, iğrençlik, yaratıcılık, heykel, çağdaş sanat, hacettepe üniversitesi, güzel sanatlar fakültesi, uğur ömer pekince
dc.titleÇağdaş Sanatta Travma Sonrası Beden Manipülasyonları
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/masterThesis

Files

Original bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
Çağdaş Sanatta Travma Sonrası Beden Manipülasyonları - Uğur Ömer Pekince - 2026 (Yüksek Lisans Tezi).pdf
Size:
2.56 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

License bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
license.txt
Size:
1.89 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: