Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Belirlediği Kredi Notları İle Hisse Senedi Geri Satın Alma Kararları Arasındaki İlişki
| dc.contributor.author | Mustafa Çağrı Aykaç | |
| dc.contributor.department | İşletme | |
| dc.date.accessioned | 2025-12-29T06:37:06Z | |
| dc.date.issued | 2025-12-25 | |
| dc.description.abstract | This study examines the relationship between credit ratings and firms’ share repurchase behavior using firm-level data for companies listed on Borsa Istanbul (BIST) over 2016–2024. The sample consists of 55 rated firms that have conducted at least one share repurchase; financial data are obtained from the LSEG database, while credit rating information is collected from LSEG, the Public Disclosure Platform and company websites. Probit and logit models are used to estimate the likelihood of repurchase, and OLS regressions with the repurchase amount scaled by total assets as the dependent variable analyze repurchase intensity. All specifications include year and industry fixed effects, with standard errors clustered at the firm level. An additional analysis is conducted for the post-COVID period (2020–2024). Results show that credit ratings play a constraining role in firms’ payout policy. Across all probit, logit and OLS estimations, firms with higher credit ratings are less likely to undertake share repurchases and they repurchase smaller amounts relative to their assets. Conversely, firms with lower credit ratings appear to use share repurchases as a signaling tool to offset low valuations, ease negative market perceptions and convey financial strength. Profitability and firm size emerge as the main determinants of repurchase behavior, whereas leverage and cash holdings have limited explanatory power once firm heterogeneity is controlled for. Sector-level analyses reveal that the negative association between credit ratings and repurchases is concentrated in the financial and manufacturing sectors, while no statistically significant relationship is observed in other sectors. The constraining effect of credit ratings is stronger in the post-COVID subsample, indicating that firms adopt more cautious payout policies under heightened macroeconomic uncertainty. Overall, the study shows that credit rating agencies shape firms’ financial policy choices not only through the cost of capital but also via distribution decisions such as share repurchases. | |
| dc.description.ozet | Bu çalışma, kredi notları ile şirketlerin pay geri alımı davranışı arasındaki ilişkiyi Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören şirket düzeyindeki veriler üzerinden incelemektedir. 2016–2024 dönemini kapsayan örneklem, kredi derecelendirme kuruluşları tarafından derecelendirilen ve en az bir kez pay geri alımı gerçekleştirmiş 55 şirketten oluşmakta; finansal veriler ağırlıklı olarak LSEG veri tabanından, kredi derecelendirme verileri ise LSEG, Kamuyu Aydınlatma Platformu ve şirket web sitelerinden derlenmiştir. Pay geri alımı yapma olasılığını analiz etmek için probit ve logit modelleri, geri alımları incelemek için geri alım tutarını bağımlı değişken olarak kullanan EKK (OLS) modelleri oluşturulmuştur. Modellerde yıl ve sektör sabit etkileri dikkate alınmış, hata terimleri şirket düzeyinde ele alınmış ve COVID sonrası dönem (2020–2024) için ayrı alt örneklem analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, kredi notlarının şirketlerin kâr payı dağıtım davranışları üzerinde kısıtlayıcı bir rol oynadığını göstermektedir. Probit, logit ve EKK tahminlerinin tamamında daha yüksek kredi notuna sahip şirketlerin pay geri alımı yapma olasılığının anlamlı biçimde daha düşük olduğu ve geri alıma yöneldiklerinde varlıklarına oranla daha düşük tutarlarda geri alım gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Buna karşılık, daha düşük kredi notuna sahip şirketlerin özellikle düşük değerlemeyi telafi etmek, olumsuz piyasa algılarını hafifletmek ve finansal güç mesajı vermek amacıyla pay geri alımını stratejik bir sinyal aracı olarak kullandıkları görülmektedir. Kârlılık ve şirket büyüklüğü geri alım davranışının temel belirleyicileri olarak öne çıkarken, kaldıraç ve nakit varlıkların açıklayıcılığı sınırlı kalmaktadır. Sektör bazlı analizler, kredi notlarıyla pay geri alımı arasındaki negatif ilişkinin büyük ölçüde finans ve imalat sektörlerinde yoğunlaştığını, diğer sektörlerde ise anlamlı bir ilişki gözlenmediğini ortaya koymaktadır. COVID sonrası dönemde kredi notlarının kısıtlayıcı etkisinin güçlenmesi, artan makroekonomik belirsizlikte şirketlerin daha temkinli dağıtım politikaları benimsediğine işaret etmektedir. Genel olarak çalışma, kredi derecelendirme kuruluşlarının yalnızca sermaye maliyeti üzerinden değil, pay geri alımları gibi dağıtım kararları aracılığıyla da şirketlerin finansal politika tercihlerini şekillendiren önemli dışsal kısıtlar sunduğunu ortaya koymaktadır. | |
| dc.embargo.lift | 2025-12-29T06:37:06Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/37410 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Kredi Derecelendirme | |
| dc.subject | Pay Geri Alımları Türkiye | |
| dc.subject | Temettü Politikası | |
| dc.subject | Probit Analizi | |
| dc.subtype | workingPaper | |
| dc.title | Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Belirlediği Kredi Notları İle Hisse Senedi Geri Satın Alma Kararları Arasındaki İlişki | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/doctoralThesis |