Düşük Riskli Myelodisplastik Sendrom Hastalarının Progresyon Karakteristiğine Etki Eden Klinik ve Patolojik Faktörlerin Belirlenmesi
| dc.contributor.author | Elif Naz KABUKCU | |
| dc.contributor.department | İç Hastalıkları | |
| dc.date.accessioned | 2026-04-17T12:34:48Z | |
| dc.date.issued | 2025-12-31 | |
| dc.description.abstract | Background: Myelodysplastic syndromes (MDS) are clonal hematopoietic disorders with a highly heterogeneous clinical course, ranging from indolent low-risk forms to progression to high-risk MDS or acute myeloid leukemia (AML). Although numerous clinical, laboratory, pathological, and cytogenetic factors have been associated with disease progression, accurately predicting progression at the time of diagnosis remains a major clinical challenge. Early identification of patients at higher risk is crucial for optimizing follow-up strategies and therapeutic decision-making. Objective: The aim of this study was to evaluate clinical, laboratory, pathological, and cytogenetic factors associated with progression to high-risk MDS or AML in patients diagnosed with low- and intermediate-risk MDS at baseline. Methods: A total of 262 adult patients followed in the adult hematology unit of Hacettepe University Hospitals between January 1, 2010, and January 1, 2024, and classified as low or intermediate risk according to the Revised International Prognostic Scoring System (IPSS-R) at diagnosis were retrospectively analyzed. Disease progression was defined as progression to high- or very high-risk MDS or transformation to AML during follow-up. Demographic, clinical, laboratory, pathological, and cytogenetic data were recorded. Factors associated with progression were assessed using univariate and multivariate logistic regression analyses. Overall survival and time-to-progression were analyzed using the Kaplan–Meier method. Results: During follow-up, disease progression occurred in 23 patients (8.8%). The mortality rate among patients with progression was 82.6%. No significant association was observed between progression and age or sex. Baseline IPSS-R risk category was significantly associated with disease progression (p=0.002). Hemoglobin level, platelet count, absolute neutrophil count, serum ferritin level, number of dysplastic lineages, presence of sideroblasts, and bone marrow fibrosis were not identified as significant prognostic factors. A bone marrow blast percentage ≥5% at diagnosis was an independent and strong predictor of progression (OR: 3.93; p =0.007). Cytogenetic analysis demonstrated that the presence of del(5q) significantly increased the risk of progression (OR: 4.06; p =0.031). Although del(7q) and del(11q) showed a trend toward increased progression risk, they did not reach statistical significance in multivariate analyses. Conclusion: In patients with low- and intermediate-risk MDS, baseline IPSSR risk category, bone marrow blast percentage, and selected cytogenetic abnormalities are key determinants of disease progression. In contrast, cytopenias, dysplasia-related features, serum ferritin levels, and bone marrow fibrosis alone were insufficient to predict progression. These findings emphasize the importance of closer surveillance strategies, particularly focusing on blast percentage and cytogenetic characteristics, in low- and intermediate-risk MDS patients. | |
| dc.description.ozet | Miyelodisplastik sendromlar (MDS), klinik seyri oldukça heterojen olan ve düşük riskli formlardan yüksek riskli MDS veya akut miyeloid lösemiye (AML) progresyon gösterebilen klonal hematopoetik hastalıklardır. Düşük ve orta riskli MDS hastalarında progresyon gelişimini etkileyen çok sayıda klinik, laboratuvar, patolojik ve sitogenetik faktör tanımlanmış olmakla birlikte, progresyon riskinin tanı anında doğru şekilde öngörülebilmesi, hastaların izlem sıklığı ve tedavi stratejilerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, progresyon ile ilişkili faktörlerin tanı anındaki özellikler temelinde değerlendirilmesi, klinik pratikte kritik bir gereksinimdir. Amaç: Bu çalışmada, tanı anında düşük ve orta riskli myelodisplastik sendrom(MDS) tanısı alan hastalarda yüksek riskli MDS veya akut miyeloid lösemiye (AML) progresyon gelişimini etkileyen klinik, laboratuvar, patolojik ve sitogenetik faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: 01 Ocak 2010–01 Ocak 2024 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri erişkin hematoloji biriminde izlenen ve tanı anında IPSS-R sınıflamasına göre düşük, orta veya yüksek risk grubunda yer alan toplam 262 hasta retrospektif olarak incelendi. Progresyon, izlem sürecinde yüksek veya çok yüksek riskli MDS’ye ilerleme veya AML’ye dönüşüm olarak tanımlandı. Demografik, klinik, laboratuvar, patoloji ve sitogenetik veriler kaydedildi. Progresyon ile ilişkili faktörler tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Sağkalım ve progresyona kadar geçen süre analizleri Kaplan–Meier yöntemi ile yapıldı. Bulgular: İzlem süresince hastaların 23’ünde (%8,8) progresyon gelişti. Progresyon gelişen hastalarda mortalite oranı %82,6 olarak saptandı. Yaş ve cinsiyet ile progresyon arasında anlamlı ilişki izlenmedi. Tanı anındaki IPSS-R risk grubu progresyon gelişimi ile anlamlı şekilde ilişkili bulundu (p=0,002). Hemoglobin, trombosit, mutlak nötrofil sayıları, ferritin düzeyi, displazi seri sayısı, sideroblast varlığı ve kemik iliği fibrozisi progresyon açısından anlamlı risk faktörleri olarak saptanmadı. Tanı anında kemik iliği blast oranının ≥%5 olması progresyon gelişimi için bağımsız ve güçlü bir risk faktörü olarak belirlendi (OR: 3,93; p =0,007). Sitogenetik değerlendirmede del(5q) varlığı progresyon riskini anlamlı olarak artırdı (OR: 4,06; p =0,031). Del(7q) ve del(11q) varlığı progresyon riskini artırma eğilimi göstermekle birlikte çok değişkenli analizlerde anlamlılığa ulaşmadı. Sonuç: Düşük ve orta riskli MDS hastalarında progresyon gelişimini öngörmede tanı anındaki IPSS-R risk grubu, kemik iliği blast yüzdesi ve bazı sitogenetik anomaliler temel belirleyicilerdir. Sitopeniler, displazi özellikleri, ferritin düzeyi ve kemik iliği fibrozisi tek başına progresyon riskini öngörmede yeterli bulunmamıştır. Bu bulgular, düşük ve orta riskli MDS hastalarında özellikle blast yüzdesi ve sitogenetik özellikler temelinde daha yakın ve risk uyumlu izlem yapılmasının önemini vurgulamaktadır. | |
| dc.embargo.lift | 2026-04-17T12:34:48Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/38204 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | Tıp Fakültesi | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Myelodisplastik sendrom, progresyon, AML, IPSS-R, blast yüzdesi, prognostik faktörler | |
| dc.subtype | medicineThesis | |
| dc.title | Düşük Riskli Myelodisplastik Sendrom Hastalarının Progresyon Karakteristiğine Etki Eden Klinik ve Patolojik Faktörlerin Belirlenmesi | |
| dc.title.alternative | Evaluation of Clinical and Pathological Factors Affecting Disease Progression in Patients with Low-Risk Myelodysplastic Syndromes | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/doctoralThesis |