Pediatrik Kriptojenik Nörolojik Hastalıklarda İnsizyonel Beyin Biyopsisinin Tanıya Katkısı
| dc.contributor.author | Eylül Nazlı Sungur | |
| dc.contributor.department | Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | |
| dc.date.accessioned | 2026-09-10T06:22:04Z | |
| dc.date.issued | 2026-05-22 | |
| dc.description.abstract | SUNGUR, E. The Diagnostic Contribution of Incisional Brain Biopsy in Pediatric Cryptogenic Neurological Diseases. Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Pediatrics, Medical Specialty Thesis, Ankara-2026. Cryptogenic neurological diseases pose significant diagnostic challenges in childhood due to their broad differential diagnosis spectrum and heterogeneous clinical course. In cases where diagnostic uncertainty persists despite clinical evaluation, laboratory investigations, cerebrospinal fluid analysis, and neuroimaging studies, brain biopsy may contribute to both the diagnostic process and clinical management. The aim of this study was to evaluate the diagnostic contribution and impact on clinical management of brain biopsy in pediatric cryptogenic neurological diseases, and to identify factors that may influence its diagnostic yield. In this study, pediatric patients evaluated by the Division of Pediatric Neurology at Hacettepe University İhsan Doğramacı Children’s Hospital between January 1, 2000 and December 1, 2024, whose brain tissue specimens were examined by the Department of Medical Pathology at Hacettepe University Faculty of Medicine, were retrospectively reviewed. A total of 892 pathology reports were screened, and 41 patients who underwent 45 brain biopsies for cryptogenic neurological disease were included in the study. Brain biopsy contributed to the diagnosis in 51.1% of cases by confirming the presumed diagnosis or leading to a diagnostic change, while diagnostic change alone was observed in 6.7% of biopsies. Its impact on management was higher than its diagnostic contribution, influencing management in 68.9% of biopsies. Diagnostic contribution differed significantly across final diagnostic groups; diagnostic yield was higher in neoplastic, infectious, and vasculitic processes, whereas it was more limited in metabolic/neurodegenerative diseases and immune-mediated encephalitis (p=0.002). Diagnostic change was more frequent in vasculitic processes; in these cases, vasculitis had not been included among the pre-biopsy differential diagnoses (p=0.008). The effect on clinical management also differed significantly across final diagnostic groups (p<0.001); clinical impact was particularly high in neoplastic, infectious, vasculitic, and immune-mediated processes, while it was limited in metabolic/neurodegenerative diseases. The presence of contrast enhancement on brain magnetic resonance imaging (p=0.005), the dominant involved compartment of the lesion (p=0.012), and a shorter interval between symptom onset and biopsy (p=0.005) were significantly associated with the diagnostic contribution of biopsy. No statistically significant association was found between diagnostic contribution and pre-biopsy treatment, biopsy technique (open/stereotactic), or biopsy type (incisional/excisional). The biopsy-related complication rate was 6.7%, and no biopsy-related mortality was observed. A borderline significant association was found between complication development and the anatomical biopsy site (p=0.050), whereas biopsy technique, biopsy type, and the patient’s clinical status at the time of biopsy were not significantly associated with complications. In conclusion, brain biopsy in pediatric cryptogenic neurological diseases is a feasible procedure with an acceptable safety profile that can provide substantial diagnostic and clinical benefit, particularly in the presence of targetable and contrast-enhancing lesions and when performed in a timely manner. Keywords: cryptogenic neurological disease, brain biopsy, diagnostic contribution, clinical management, complication. | |
| dc.description.ozet | SUNGUR, E. Pediatrik Kriptojenik Nörolojik Hastalıklarda İnsizyonel Beyin Biyopsisinin Tanıya Katkısı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara-2026. Kriptojenik nörolojik hastalıklar, çocukluk çağında geniş ayırıcı tanı spektrumu ve heterojen klinik seyri nedeniyle tanısal güçlük oluşturmaktadır. Klinik değerlendirme, laboratuvar incelemeleri, beyin omurilik sıvısı analizi ve nörogörüntüleme yöntemlerine rağmen tanısal belirsizliğin sürdüğü olgularda beyin biyopsisi, tanısal sürece ve klinik yönetime katkı sağlayabilen bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı pediatrik kriptojenik nörolojik hastalıklarda beyin biyopsisinin tanısal katkısı ve klinik yönetime etkisini incelemek ve tanısal katkısını etkileyebilecek faktörleri belirlemektir. Bu çalışmada, 01.01.2000–01.12.2024 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı tarafından değerlendirilen ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı tarafından beyin dokusu incelemesi yapılan pediatrik hastalar retrospektif olarak incelendi. Toplam 892 patoloji raporu taranarak kriptojenik nörolojik hastalık nedeniyle beyin biyopsisi yapılan 41 hasta ve bu hastalara ait 45 biyopsi çalışmaya dahil edildi. Beyin biyopsisinin %51,1 oranında ön tanıyı doğrulayarak veya tanı değişikliğine yol açarak tanıya katkı sağladığı görülürken, klinik yönetim üzerine etkisinin ise tanıya katkısından daha yüksek oranda olduğu ve biyopsilerin %68,9 oranında klinik yönetimi etkilediği saptandı. Biyopsinin tanısal katkısı son tanı gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdi; tanısal katkının neoplazik, enfeksiyöz ve vaskülitik süreçlerde daha yüksek, metabolik/nörodejeneratif hastalıklarda ve immün aracılı ensefalitlerde ise daha sınırlı olduğu görüldü (p=0,002). Biyopsi sonrası tanı değişikliği özellikle vaskülitik süreçlerde daha sık gözlendi; bu olgularda biyopsi öncesi ön tanılar arasında vaskülitin yer almadığı görüldü (p=0,008). Biyopsinin klinik yönetime etkisinin de son tanı gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği saptandı (p<0,001); klinik etki özellikle neoplazik, enfeksiyöz, vaskülitik ve immün aracılı süreçlerde yüksekken, metabolik/nörodejeneratif hastalıklarda sınırlı bulundu. Beyin manyetik rezonans görüntülemesinde kontrast tutulumu varlığı (p=0,005), lezyonun bulunduğu baskın kompartman (p=0,012) ve yakınma başlangıcından biyopsiye kadar geçen sürenin daha kısa olması (p=0,005) biyopsinin tanısal katkısı ile anlamlı ilişkili bulundu. Buna karşılık biyopsi öncesi tedavi kullanımı, biyopsi tekniği (açık/stereotaktik) ve biyopsi tipi (insizyonel/eksizyonel) ile tanısal katkı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Biyopsi ile ilişkili komplikasyon oranı %6,7 olarak bulundu; biyopsi ile ilişkili mortalite izlenmedi. Komplikasyon gelişimi ile biyopsi alınan anatomik bölge arasında sınırda anlamlı ilişki saptanırken (p=0,050), biyopsi tekniği, biyopsi tipi ve biyopsi sırasında hastanın klinik durumu ile komplikasyon gelişimi arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç olarak, pediatrik kriptojenik nörolojik hastalıklarda beyin biyopsisinin, özellikle hedeflenebilir ve kontrast tutan lezyon varlığında ve uygun zamanlama ile uygulandığında tanısal sürecin aydınlatılması ve klinik yönetimin şekillendirilmesinde önemli katkı sağlayan, kabul edilebilir güvenlik profiline sahip bir yöntem olduğu sonucuna varıldı. | |
| dc.embargo.lift | 2026-09-10T06:22:04Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/39223 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | kriptojenik nörolojik hastalık, beyin biyopsisi, tanısal katkı, klinik yönetim, komplikasyon | |
| dc.subtype | medicineThesis | |
| dc.title | Pediatrik Kriptojenik Nörolojik Hastalıklarda İnsizyonel Beyin Biyopsisinin Tanıya Katkısı | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis |