METABOLİK SENDROMU OLAN BİREYLERDE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİNİN VE TAKİP SIKLIĞININ METABOLİK SENDROM İLE İLİŞKİLİ PARAMETRELERE ETKİSİ

dc.contributor.authorKÜBRA GÜLER
dc.contributor.departmentBeslenme ve Diyetetik
dc.date.accessioned2026-03-17T07:04:39Z
dc.date.issued2026
dc.descriptionEnstitü tarafından onaylanan lisansüstü tezimin/raporumun tamamını veya herhangi bir kısmını, basılı (kağıt) ve elektronik formatta arşivleme ve aşağıda verilen koşullarla kullanıma açma iznini Hacettepe Üniversitesine verdiğimi bildiririm. Bu izinle Üniversiteye verilen kullanım hakları dışındaki tüm fikri mülkiyet haklarım bende kalacak, tezimin tamamının ya da bir bölümünün gelecekteki çalışmalarda (makale, kitap, lisans ve patent vb.) kullanım hakları bana ait olacaktır. Tezin kendi orijinal çalışmam olduğunu, başkalarının haklarını ihlal etmediğimi ve tezimin tek yetkili sahibi olduğumu beyan ve taahhüt ederim. Tezimde yer alan telif hakkı bulunan ve sahiplerinden yazılı izin alınarak kullanılması zorunlu metinlerin yazılı izin alınarak kullandığımı ve istenildiğinde suretlerini Üniversiteye teslim etmeyi taahhüt ederim. Yükseköğretim Kurulu tarafından yayınlanan “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” kapsamında tezim aşağıda belirtilen koşullar haricince YÖK Ulusal Tez Merkezi / H.Ü. Kütüphaneleri Açık Erişim Sisteminde erişime açılır.
dc.description.abstractThe aim of this study was to evaluate the effects of different frequencies of dietitian-led nutrition counseling on dietary intake, anthropometric measurements, biochemical parameters, and blood pressure in individuals diagnosed with metabolic syndrome (MetS). The study was conducted using a randomized, controlled, three-arm design with a follow-up period of 12 weeks. Participants were allocated into three groups. In Group 1, participants received nutrition counseling at baseline and at weeks 4, 8, and 12. In Group 2, in addition to the same face-to-face counseling sessions, nutrition counseling was also provided via telephone during weeks 1–3, 5–7, and 9–11. Group 3 reflected routine clinical practice and received nutrition counseling only at baseline and after 12 weeks. Dietary intake was assessed using 24-hour dietary recalls. Anthropometric measurements, biochemical parameters, and blood pressure were evaluated using standard and appropriate methods. In the statistical analysis, nutrient intake data, anthropometric measurements, biochemical parameters, and blood pressure values obtained from monthly face-to-face visits were analyzed using repeated-measures ANOVA. The relationship between the number of nutrition counseling sessions and MetS criteria was assessed using Spearman correlation analysis. A linear regression model was constructed to examine the effect of the number of counseling sessions on the number of MetS criteria.The findings showed that although there were no differences among groups in dietary intake at baseline, energy, carbohydrate, and fat intake were significantly lower in Groups 1 and 2 compared with Group 3 at the end of the follow-up period (p=0,002; p=0,002; p=0,016, respectively). Similarly, while no baseline differences were observed among groups in fasting plasma glucose and diastolic blood pressure, both parameters were significantly lower in Groups 1 and 2 than in Group 3 at the end of the study (p<0,001; p=0,013, respectively). In the regression model in which change in the number of MetS criteria was set as the dependent variable, each one-unit increase in the number of nutrition counseling sessions was associated with a 0,055-unit decrease in the number of MetS criteria (R²=0,163; F(5,78) = 3,039; p = 0,015). In conclusion, more frequent dietitian-led nutrition counseling as part of medical nutrition therapy in individuals with MetS is associated with improvements in dietary habits as well as key MetS parameters, including fasting plasma glucose and diastolic blood pressure. These findings suggest that regular and more frequent nutrition counseling may enhance the effectiveness of MetS management.
dc.description.ozetBu araştırmada, metabolik sendrom (MetS) tanısı alan bireylerde diyetisyen tarafından gerçekleştirilen beslenme görüşmelerinin farklı sıklıklarda uygulanmasının besin tüketimi, antropometrik ölçümler, biyokimyasal parametreler ve kan basıncı üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, randomize kontrollü ve üç kollu bir tasarımda yürütülmüş olup izlem süresi 12 hafta olarak planlanmıştır. Katılımcılar üç gruba ayrılmıştır. Grup 1’de katılımcılarla başlangıç, 4., 8. ve 12. haftalarda görüşme yapılmış, Grup 2’de aynı görüşmelere ek olarak 1-3., 5-7 ve 9-11. haftalarda telefon görüşmesi yolu ile beslenme görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Grup 3’te ise klinikteki mevcut pratik uygulamayı yansıtan, başlangıç ve 12 hafta sonrasında görüşme yapılmıştır. Çalışma kapsamında katılımcıların besin tüketim durumları 24 saatlik hatırlatma metodu ile alınan besin tüketim kaydı ile izlenmiştir. Antropometrik, biyokimyasal ve kan basıncı ölçümleri uygun yöntemlerle değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde ayda bir yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen besin öğeleri analizleri, antropometrik ölçümler, biyokimyasal parametreler ve kan basıncı ölçümleri tekrarlayan ölçümlerde ANOVA yöntemi ile analiz edilmiştir. Görüşme sayısı ve MetS kriterleri arasındaki ilişki Spearman korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Görüşme sayısının MetS kriter sayısına etkisini açıklayan lineer regresyon modeli oluşturulmuştur. Araştırma bulgularına göre, başlangıçta gruplar arasında besin tüketimi açısından fark yokken, izlem süresi sonunda Grup 1 ve Grup 2’de enerji, karbonhidrat ve yağ tüketiminin Grup 3’teki bireylere göre daha düşük olduğu bulunmuştur (p=0,002; p=0,002; p=0,016; sırasıyla). Benzer şekilde, başlangıçta gruplar arasında açlık plazma glikozu ve diastolik kan basınçları arasında farklılık bulunmazken; izlem süresi sonunda Grup 1 ve Grup 2’deki bireylerin açlık plazma glikozu ve diastolik kan basıncı düzeyleri Grup 3’teki bireylerden daha düşük bulunmuştur (p<0,001; p=0,013; sırasıyla). MetS kriter sayısındaki değişimin bağımlı değişken olarak kurulduğu regresyon modelinde, bireylerle gerçekleştirilen beslenme görüşme sayısında meydana gelen her bir birimlik artışın MetS kriter sayısını 0,055 birim azaltmakta olduğu bulunmuştur (R2= 0,163; F(5,78) = 3,039; p=0,015). Sonuç olarak, MetS’li bireylerde diyetisyen tarafından gerçekleştirilen tıbbi beslenme tedavisi kapsamında beslenme görüşmelerinin daha sık gerçekleştirilmesi; beslenme alışkanlıklarının, MetS parametrelerinden açlık plazma glikozu ve diastolik kan basıncının iyileşmesi ile ilişkilidir. Bu bulgular, MetS yönetiminde düzenli ve daha sık gerçekleştirilen beslenme danışmanlığının tedavi etkinliğinde destekleyici olabileceğini düşündürmektedir.
dc.embargo.lift2026-03-17T07:04:39Z
dc.embargo.termsAcik erisim
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11655/38090
dc.language.isotr
dc.publisherSağlık Bilimleri Enstitüsü
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectmetabolik sendrom, abdominal obezite, diyet tedavisi, beslenme danışmanlığı
dc.titleMETABOLİK SENDROMU OLAN BİREYLERDE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİNİN VE TAKİP SIKLIĞININ METABOLİK SENDROM İLE İLİŞKİLİ PARAMETRELERE ETKİSİ
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesis

Files

Original bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
10450613.pdf
Size:
7.04 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

License bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
license.txt
Size:
1.71 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: