Yakınını Kaybetmiş Yaşlılarda Uzamış Yas Belirtilerini Yordayan Etkenlerin İncelenmesi
| dc.contributor.author | Fatma Özlem Coşkun Kurban | |
| dc.contributor.department | Ruh Sağlığı ve Hastalıkları | |
| dc.date.accessioned | 2026-04-17T12:34:00Z | |
| dc.date.issued | 2025 | |
| dc.description.abstract | Kurban Coşkun, Ö., Investigation of Factors Predicting Prolonged Grief Symptoms in Bereaved Older Adults, Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Psychiatry, Dissertation Thesis in Psychiatry, Ankara, 2025. Grief is a complex and multidimensional adaptation response to the loss of a loved one. Although most individuals are able to adapt to their loss over time, in some individuals, this process can become prolonged, leading to significant emotional distress and loss of functionality. Due to increased physical, cognitive, and social frailties in old age, the grief process becomes more complex, and prolonged grief disorder stands out as an important mental health problem in this age group. The aim of this study is to examine the severity of prolonged grief symptoms and the sociodemographic and psychosocial factors associated with the diagnosis of Prolonged Grief Disorder in older adults who have experienced the loss of a first-degree relative. The study, conducted in a descriptive, cross-sectional, and relational design, included 82 older adults aged 60 and over who applied to the psychiatry and geriatrics outpatient clinics of Hacettepe University Adult Hospital and whose loss of a first-degree relative had occurred at least 6 months prior. All participants were administered the Prolonged Grief Disorder Scale (PG-13), Beck Depression Inventory, Multidimensional Continuing Bonds Scale, Grief and Meaning Reconstruction Inventory, Coping Skills Scale, Multidimensional Scale of Perceived Social Support, and Lawton-Brody Instrumental Activities of Daily Living Scale. Data were evaluated using descriptive statistics, correlation analyses, one-way analysis of variance, and multiple hierarchical regression. As a result of the evaluations, it was determined that the severity of prolonged grief symptoms in the sample was at a moderate-to-high level and that approximately one-third of the participants (32.9%) had a diagnosis of Prolonged Grief Disorder. In comparisons made according to the type of loss, it was found that those who experienced the loss of a child had significantly higher PG-13 scores, particularly compared to those who experienced the loss of a spouse or parent. It was determined that as the severity of depression increased, prolonged grief symptoms also increased significantly. In the final model of the hierarchical regression analysis; type of loss, time elapsed since the loss, age of the deceased, cognitive restructuring, perceived social support, continuing bonds, depression level, and daily living functionality were determined as significant predictors of prolonged grief symptom severity. Additionally, the established model explained a very large portion (91.9%) of the variance in prolonged grief symptom severity. In conclusion, it was determined that prolonged grief is prevalent among older adults, and the nature of the loss, accompanying depression, coping patterns, and daily living functionality significantly affect this process. Systematically questioning prolonged grief symptoms in the clinical assessment of older adults in the grieving process and developing targeted psychosocial interventions are of critical importance in terms of clinical course and quality of life. | |
| dc.description.ozet | Kurban Coşkun, Ö., Yakınını Kaybetmiş Yaşlılarda Uzamış Yas Belirtilerini Yordayan Etkenlerin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2025. Yas, sevilen bir kişinin kaybına verilen karmaşık ve çok boyutlu bir uyum tepkisidir. Çoğu birey zaman içinde kaybına uyum sağlayabilse de, bazı kişilerde bu süreç uzayarak belirgin duygusal sıkıntı ve işlevsellik kaybına yol açabilmektedir. Yaşlılık döneminde artan fiziksel, bilişsel ve sosyal kırılganlıklar nedeniyle yas süreci daha karmaşık bir hale gelmekte ve uzamış yas bozukluğu bu yaş grubunda önemli bir ruh sağlığı sorunu olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, birinci derece yakın kaybı yaşamış yaşlı bireylerde uzamış yas belirti şiddetini ve Uzamış Yas Bozukluğu tanısı ile ilişkili sosyodemografik ve psikososyal etkenleri incelemektir. Tanımlayıcı, kesitsel ve ilişkisel desende yürütülen araştırmaya, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi psikiyatri ve geriatri polikliniklerine başvuran, 60 yaş ve üzeri, birinci derece yakın kaybının üzerinden en az 6 ay geçmiş 82 yaşlı birey dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara; Uzamış Yas Ölçeği (PG-13), Beck Depresyon Ölçeği, Süregiden Bağlar Ölçeği, Anlamı Yeniden Yapılandırma Envanteri, Stresle Başa Çıkma Becerileri Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Lawton-Brody Enstrümantal Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği uygulanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizleri, tek yönlü varyans analizi ve çoklu hiyerarşik regresyon ile değerlendirilmiştir. Değerlendirmelerin sonucunda, örneklemde uzamış yas belirti şiddetinin orta-yüksek düzeyde olduğu ve katılımcıların yaklaşık üçte birinde (%32.9) Uzamış Yas Bozukluğu tanısı olduğu tespit edilmiştir. Kayıp türüne göre yapılan karşılaştırmalarda, çocuk kaybı yaşayanların, özellikle eş ve ebeveyn kaybı yaşayanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek PG-13 puanına sahip olduğu bulunmuştur. Depresyon şiddeti arttıkça uzamış yas belirtilerinin de belirgin biçimde yükseldiği saptanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizinin nihai modelinde; kayıp türü, kaybın üzerinden geçen süre, kaybedilen kişinin ölüm yaşı, bilişsel yeniden yapılanma, algılanan sosyal destek, süregiden bağlar, depresyon düzeyi ve günlük yaşam işlevselliği uzamış yas belirti şiddetinin anlamlı yordayıcıları olarak belirlenmiştir. Ayrıca oluşturulan model, uzamış yas belirti şiddetindeki varyansın çok büyük bir kısmını (%91.9) açıklamıştır. Sonuç olarak, yaşlı bireylerde uzamış yasın yaygın olduğu; kaybın niteliği, eşlik eden depresyon, başa çıkma örüntüleri ve günlük yaşam işlevselliğinin bu süreci belirgin biçimde etkilediği saptanmıştır. Yas sürecindeki yaşlı bireylerin klinik değerlendirmesinde uzamış yas belirtilerinin sistematik olarak sorgulanması ve hedefe yönelik psikososyal müdahalelerin geliştirilmesi, klinik gidişat ve yaşam kalitesi açısından kritik önem taşımaktadır. | |
| dc.embargo.lift | 2026-04-17T12:34:00Z | |
| dc.embargo.terms | Acik erisim | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/38201 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | Tıp Fakültesi | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Uzamış Yas Bozukluğu, Yaşlılık, Yas, Depresyon, Anlamı Yeniden Yapılandırma, Sosyal Destek. | |
| dc.subtype | medicineThesis | |
| dc.title | Yakınını Kaybetmiş Yaşlılarda Uzamış Yas Belirtilerini Yordayan Etkenlerin İncelenmesi | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/doctoralThesis |