RETİNAL VEN VE DAL TIKANIKLIĞINA BAĞLI MAKULA ÖDEMİNDE UZUN DÖNEM SONUÇLAR VE POTANSİYEL PROGNOSTİK FAKTÖRLER
| dc.contributor.author | Kzban Azra Kargalı | |
| dc.contributor.department | Göz Hastalıkları | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-12T13:24:13Z | |
| dc.date.issued | 2026-07-30 | |
| dc.description.abstract | ABSTRACT Kargalı KA. Long-Term Outcomes and Potential Prognostic Factors in Macular Edema Secondary to Central and Branch Retinal Vein Occlusion, Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Ophthalmology, Specialization Thesis, Ankara, 2025. Retinal vein occlusion (RVO) is the second most common retinal vascular disorder after diabetic retinopathy and may cause severe visual loss. This study aimed to evaluate long-term functional (BCVA) and anatomical outcomes in patients with central retinal vein occlusion (CRVO) and branch retinal vein occlusion (BRVO), to compare the efficacy of different treatment regimens, and to analyze the impact of optical coherence tomography (OCT) biomarkers on visual prognosis. This retrospective cohort study included data from 124 eyes of 124 patients with RVO who were followed for at least one year at the Department of Ophthalmology, Hacettepe University, between January 1, 2010, and January 1, 2025. Patients were classified as CRVO (n=49) or BRVO (n=75). The mean follow-up period was 52.27 ± 37.6 months, and the mean number of injections was 11.15 ± 9.33 BCVA (ETDRS letters) and OCT parameters (central macular thickness (CMT), macular volume (MV), outer nuclear layer thickness (ONLT), external limiting membrane (ELM) and ellipsoid zone (EZ) integrity, disorganization of retinal inner layers (DRIL), hyperreflective foci (HRF), intraretinal fluid (IRF), subretinal fluid (SRF), vitreomacular traction (VMT), vitreomacular adhesion (VMA), posterior vitreous detachment (PVD), prominent middle limiting membrane (p-MLM), epiretinal membrane (ERM), and foveal bulge) were evaluated. Of the patients, 51.6% were female and 48.4% were male; BRVO was more common in females, whereas CRVO predominated in males (p<0.001). Following anti-VEGF therapy, both groups demonstrated significant anatomical improvement (decrease in CMT, p<0.001) and functional gain (increase in BCVA, p<0.001). Although visual improvement was greater in BRVO than in CRVO, the difference was not statistically significant (p=0.055). V In the CRVO group, the presence of DRIL, HRF count >20, and disruption of ELM/EZ were associated with poorer BCVA, while VMA, VMT, SRF height >150 μm, HRF count >20, and cystic/diffuse/mixed IRF were significantly correlated with increased CMT (p<0.05). In the BRVO group, ELM/EZ disruption was significantly associated with reduced BCVA (p<0.001), and both VMT and SRF height >150 μm correlated with higher CMT (p<0.001). Preservation or disruption of ELM/EZ integrity was identified as the strongest predictor of visual prognosis in both groups. In BRVO eyes, changes in BCVA were significantly correlated with changes in CMT (p=0.007) and ONLT (p=0.034). There were no significant differences in anatomical or functional outcomes among treatment subgroups (anti-VEGF, steroid, or combination therapy) (p>0.05). Anti-VEGF therapy provides significant long-term anatomical and functional improvement in both CRVO and BRVO. Integrity of the outer retinal layers (ELM/EZ), hyperreflective foci, and DRIL were identified as the most reliable OCT biomarkers predicting visual prognosis. The presence of vitreomacular traction, as well as subretinal and intraretinal fluid, was found to delay macular edema resolution and adversely affect the rate of anatomical recovery. Keywords: Retinal vein occlusion, anti-VEGF, optical coherence tomography, macular edema, ETDRS | |
| dc.description.ozet | ÖZET Kargalı KA. Retinal Ven ve Dal Tıkanıklığı Bağlı Makula Ödeminde Uzun Dönem Sonuçlar ve Potansiyel Prognostik Faktörler, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2025. Retinal ven tıkanıklığı (RVT), diyabetik retinopatiden sonra en sık görülen ikinci retinal vasküler hastalıktır ve ciddi görme kaybına neden olabilmektedir. Bu çalışmada santral retina ven tıkanıklığı (SRVT) ve retina ven dal tıkanıklığı (RVDT) olgularında uzun dönem fonksiyonel (EİDGK) ve anatomik değişimlerin değerlendirilmesi, uygulanan tedavi rejimlerinin etkinliğinin karşılaştırılması ve optik koherens tomografi (OKT) biyobelirteçlerinin görsel prognoz üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu retrospektif kohort çalışmasına, 1 Ocak 2010 – 1 Ocak 2025 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda en az 1 yıl takip edilen 124 RVT hastasının (124 göz) verileri dâhil edilmiştir. Olgular SRVT (n=49) ve RVDT (n=75) olarak iki gruba ayrılmıştır. Ortalama takip süresi 52,27 ± 37,6 ay, ortalama enjeksiyon sayısı 11,15 ± 9,33’tür. Tüm hastalarda en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (ETDRS eşeli) ve OKT parametreleri (SMK, MV, ONLT, ELM/EZ bütünlüğü, DRİL, HRN, İRS, SRS, VMT, VMA, PVD, p-MLM, ERM, foveal bulge) değerlendirilmiştir. Olguların %51,6’sı kadın, %48,4’ü erkekti; kadınlarda RVDT, erkeklerde SRVT daha sık izlendi (p<0,001). Her iki grupta da anti-VEGF tedavisi sonrası anlamlı anatomik (SMK azalması, p<0,001) ve fonksiyonel (EİDGK artışı, p<0,001) iyileşme gözlendi. RVDT olgularında görme artışı SRVT’ye göre daha fazla olmakla birlikte fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. (p=0,055). SRVT olgularında DRİL varlığı, HRN sayısı >20 olması, ve ELM/EZ kaybı düşük EİDGK ile, VMA, VMT, subretinal sıvı yüksekliği >150 μm, HRN sayısı >20 olması ve kistik/diffüz/mikst intraretinal sıvı artmış SMK ile anlamlı ilişkili bulunmuştur. (p<0,05). RVDT olgularında ELM/EZ kaybı anlamlı görme keskinliği azalmasıyla (p<0,001), VMT ve subretinal sıvı yüksekliği >150 μm SMK artışıyla (p<0,001) ilişkiliydi. Her iki grupta da ELM/EZ bütünlüğünün korunması/bozulması, iyi görsel prognozun en güçlü belirleyicisi olarak saptanmıştır. RVDT grubunda EİDGK değişimi, SMK (p=0,007) ve ONLT (p=0,034) değişimleriyle anlamlı korelasyon gösterdi. Tedavi alt grupları (anti-VEGF, steroid, kombine) arasında görsel ve anatomik sonuçlar açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). III Anti-VEGF tedavisi hem SRVT hem RVDT olgularında uzun dönemde anlamlı anatomik ve fonksiyonel iyileşme sağlamaktadır. Dış retina tabakalarının bütünlüğü (ELM/EZ), HRN, ve DRİL, görsel prognozu öngören en güçlü OKT biyobelirteçleri olarak saptanmıştır. VMT ile subretinal ve intraretinal sıvı varlığının, maküler ödemin rezorpsiyonunu geciktirerek anatomik iyileşmenin hızını olumsuz yönde etkilediği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Retinal ven tıkanıklığı, anti-VEGF, optik koherens tomografi, makula ödemi, ETDRS | |
| dc.embargo.lift | 2026-07-17T13:24:13Z | |
| dc.embargo.terms | 6 ay | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/37494 | |
| dc.subject | Anahtar Sözcükler: Retinal ven tıkanıklığı, anti-VEGF, optik koherens tomografi, makula ödemi, ETDRS | |
| dc.title | RETİNAL VEN VE DAL TIKANIKLIĞINA BAĞLI MAKULA ÖDEMİNDE UZUN DÖNEM SONUÇLAR VE POTANSİYEL PROGNOSTİK FAKTÖRLER | |
| dc.title.alternative | RETİNAL VEN VE DAL TIKANIKLIĞI OLAN HASTALARDA UZUN DÖNEM SONUÇLAR VE POTANSİYEL PROGNOSTİK FAKTÖRLERİN ANALİZİ | |
| dc.type | info:eu-repo/semantics/article |
Files
License bundle
1 - 1 of 1
Loading...
- Name:
- license.txt
- Size:
- 1.89 KB
- Format:
- Item-specific license agreed upon to submission
- Description: