dc.contributor.advisor | Güdeloğlu, Ahmet | |
dc.contributor.advisor | Güner, Güneş | |
dc.contributor.author | Kısıklı, Alp | |
dc.date.accessioned | 2025-03-10T08:41:47Z | |
dc.date.issued | 2025-02-17 | |
dc.date.submitted | 2024-12-04 | |
dc.identifier.citation | Dr. Alp KISIKLI
04/12/2024 | tr_TR |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/36676 | |
dc.description.abstract | ABSTRACT
Aim: Our study aims to reveal the incidental oncological diagnosis rates of patients who
underwent HoLEP, open prostatectomy and TUR-P and which clinical parameters this may be
related to.
Materials and Methods: A total of 771 patients who were treated at the Hacettepe University
Urology Department between January 2021 and October 2023, who were given a surgical
indication due to BPH despite medical treatment, and who underwent Open Prostatectomy,
TUR-P or HoLEP surgeries were included in our study. Patients diagnosed with prostate
cancer before surgery were excluded from the study. The patients' age, pre-operative PSA
values, prostate volumes and prostate specimen volumes included in the study by Pathology
were taken as parameters and compared between the surgery groups. In addition, PSA
densities, resected prostate volumes and pre-operative and post-operative IPSS scores were
also included in the comparison.
Results: 310 HoLEP, 106 SPTV-P and 355 TUR-P patients were included in the study. When
the homogeneity between the groups was examined for comparison, it was understood that the
SPTV-P group was statistically significantly higher than the other two groups with a mean of
70.1 in terms of age; however, in the eta squared evaluation made for statistical power, this
difference was understood to be below moderate significance. In the comparison made in
terms of PSA and pre-operative prostate volume, the SPTV-P group was found to be
statistically significantly different, and it was found to be compatible with our clinical
practice, together with the frequent referral of patients with larger prostates (>100 g) to SPTV-
P during pre-operative patient evaluation. PSA density between the groups was compared and
no significant difference was found. In the correlation analyses between the groups, a strong
correlation was found between PSA and prostate volume in the total cohort and in the internal
examination of all three groups; it was seen that the trend arising from this correlation
disappeared in patients diagnosed with malignancy. In the comparison made between the
groups, incidental prostate cancer was detected in 6.6% of the total cohort. In multiple and
binary analyses between the groups, it was observed that there was no statistically significant
difference in terms of iPca detection rates. iPca was detected in 5.5% of patients in the
HoLEP group, 3.8% in the SPTV-P group, and 7.9% in the TUR-P group. When the
significance level of the parameters in terms of iPca detection was examined, it was calculated
that age and the specimen volume included in the study by Pathology created statistically
significant results. It was found that the PSAd value of the patient group diagnosed with iPca
was 0.13 on average, and the PSAd average of the patients diagnosed benign was 0.06; the
difference between them was found to be statistically significant. In addition, analysis was
performed for patients whose IPSS scores were determined pre-operatively and at the 3rd
month post-operatively within the three surgery groups, and it was determined that there was
a statistically significant improvement in IPSS for all three surgery types; and no superiority
between the three groups.
Conclusion: According to our results, HoLEP surgery is reliable in oncological terms, despite
offering different specimen morphology. iPca detection rates are mainly related to patient age
and prostate specimen volume examined by Pathology.
Keywords: Prostate, Holmium laser prostate enucleation, open prostatectomy, incidental
prostate cancer, prostate volume | tr_TR |
dc.language.iso | tur | tr_TR |
dc.publisher | Tıp Fakültesi | tr_TR |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | tr_TR |
dc.subject | Prostat, Holmium lazer prostat enükleasyonu, açık prostatektomi, insidental prostat kanseri, prostat hacmi | tr_TR |
dc.subject.lcsh | Cerrahi | tr_TR |
dc.title | Transüretral Prostat Rezeksiyonu, Prostat Enükleasyonu veya Açık Prostatektomi Uygulanan Benign Prostat Hiperplazisi Hastalarının Patoloji Sonuçlarının Retrospektif Karşılaştırması | tr_TR |
dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis | tr_TR |
dc.description.ozet | ÖZET
Amaç: Çalışmamızda, HoLEP, açık prostatektomi ve TUR-P yapılmış hastaların, insidental
onkolojik tanı taşıma oranları ve bunun hangi klinik parametreler ile ilintili olabileceğinin
ortaya konulması amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2021 ve Ekim 2023 tarihleri arasında Hacettepe
Üniversitesi Üroloji Anabilimdalı’nda tedavi görmüş, medikal tedaviye rağmen BPH’ya bağlı
cerrahi endikasyonu konulmuş, Açık Prostatektomi, TUR-P veya HoLEP ameliyatları
uygulanmış toplam 771 hasta dahil edilmiştir. Cerrahi öncesinde, prostat kanseri tanısı olan
hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların yaşı, pre-operatif PSA değerleri, prostat
hacimleri ve Patoloji tarafından çalışmaya alınan prostat spesimen hacimleri parametre olarak
alınarak ameliyat grupları arasında karşılaştırılmıştır. Ayrıca, PSA dansiteleri, rezeke edilen
prostat hacimleri ve pre-operatif ve post-operatif IPSS skorları da karşılaştırmaya dahil
edilmiştir.
Bulgular: 310 HoLEP, 106 SPTV-P ve 355 TUR-P hastası çalışmaya alınmıştır. Gruplar arası
homojenliği karşılaştırma için bakıldığında, yaş açısından SPTV-P grubunun 70,1 ortalama ile
diğer iki gruptan istatistiksel anlamlı olarak yüksek olduğu; ancak istatistik kuvveti için
yapılan eta kare değerlendirmesinde bu farkın orta derecenin altında bir öneme sahip olduğu
anlaşılmıştır. PSA ve pre-operatif prostat hacmi açısından yapılan karşılaştırmada da SPTV-P
grubu istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuş, pre-operatif hasta değerlendirmesi
esnasında daha büyük prostatlı (>100g) hastaların sıklıkla SPTV-P’ye yönlendirilmesi ile
birlikte klinik pratiğimizle uyumlu bulunmuştur. Gruplar arası PSA dansitesi karşılaştırılmış,
anlamlı bir fark saptanmamıştır. Gruplar arası korelasyon analizlerinde, total kohortta ve her
üç grubun iç incelemesinde PSA ve prostat hacmi arasında kuvvetli korelasyon bulunmuş; bu
korelasyondan doğan trendin malignite tanısı alan hastalarda kaybolduğu görülmüştür.
Gruplar arasında yapılan karşılaştırmada, toplam kohortta %6,6 hastada insidental prostat
kanseri saptanmıştır. Gruplara arası çoklu ve ikili analizlerde, iPca saptama oranları açısından
istatistiksel anlamlı fark olmadığı görülmüştür. HoLEP grubunda %5,5, SPTV-P grubunda
%3,8, TUR-P grubunda ise %7,9 hastada iPca saptanmıştır. iPca saptanması açısından
parametrelerin anlamlılık düzeyine bakıldığında, yaş ve Patoloji tarafından çalışmaya alınan
spesimen hacminin istatistiksel açıdan anlamlı sonuç yarattığı hesaplanmıştır. iPca tanısı alan
hasta grubunun PSAd değerinin ortalama 0,13, benign tanı alan hastaların PSAd ortalamasının
ise 0,06 olduğu bulunmuş; aradaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır.
Ayrıca üç ameliyat grubu içerisinde pre-operatif ve post-operatif 3.ayda IPSS skorları tespit
edilen hastalar için de analiz yapılmış, üç ameliyat tipi için de IPSS’te istatistiksel açıdan
anlamlı düzelme olduğu tespit edilmiş; gruplar arası üstünlük olmadığı saptanmıştır.
Sonuç: Sonuçlarımıza göre, onkolojik açıdan HoLEP cerrahisi, farklı spesimen morfolojisi
sunmasına rağmen güvenilirdir. iPca saptanma oranları başlıca hasta yaşı ve Patoloji
tarafından incelemeye alınan prostat spesimen hacmi ile ilişkilidir.
Anahtar Kelimeler: Prostat, Holmium lazer prostat enükleasyonu, açık prostatektomi,
insidental prostat kanseri, prostat hacmi | tr_TR |
dc.contributor.department | Üroloji | tr_TR |
dc.embargo.terms | Acik erisim | tr_TR |
dc.embargo.lift | 2025-03-10T08:41:47Z | |
dc.funding | Yok | tr_TR |
dc.subtype | medicineThesis | tr_TR |