Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorTuncer, Meryem Aslı
dc.contributor.authorSolmaz, İsmail
dc.date.accessioned2025-02-11T08:35:28Z
dc.date.issued2025-01-22
dc.date.submitted2025-01-15
dc.identifier.citationİsmail Solmaz. Çocukluk Çağı Santral Sinir Sistemi Sınıflanmamış Otoimmün İnflamatuvar Demiyelinizan Hastalıklarının Çok Merkezli Retrospektif Araştırılması. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İleri Nörolojik ve Psikiyatrik Bilimler Programı. Yüksek Lisans Tezi. Ankara, 2025.tr_TR
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11655/36461
dc.description.abstractDemyelinating diseases of the central nervous system (CNS) are distinguished by specific diagnostic criteria, and there may be cases with or without clinical symptoms that do not meet any diagnostic criteria, but in which inflammatory demyelinating lesions are observed on magnetic resonance imaging (MRI). These patients may evolve to a specific diagnostic group over time or remain isolated without progression. The study was multicentre and retrospectively designed and included pediatric patients under 18 years of age. Demographic, clinical and radiological data of the patients were obtained from hospital databases. The study included 20 male (59%) and 14 female (41%) patients. The mean age of the patients was 13.27 ± 5.38 [range 1.8-23, median (med): 14.3]. Six of the patients (18%) exhibited no neurological clinical signs or symptoms, and the lesion was detected incidentally on MRI. The follow-up period was 32.14±25.08 (range 6-74, med:21) months. Patients with polysymptomatic clinics (n=17, 61%) exhibited a higher prevalence of indications for attack treatment (p=0.014) and maintenance treatment (p=0.014) in comparison to those with monosymptomatic clinics (n=11, 39%). Those with poly-focal findings on initial MRI (n=14, 41%) exhibited a more multiphasic clinical course (p=0.016) and required more maintenance treatment (p=0.007). Patients with multiphasic clinics (n=7, 25%) exhibited a higher prevalence of poly-focal lesions on MRI (p=0.016) and received more maintenance therapy (p=0.023) compared to patients with monophasic clinics (n=21, 75%). Patients who do not meet any diagnostic criteria but have been found to have demyelinating lesions on MRI and have polifocal MRI findings at the first clinical attack, patients with tumefactive lesions and those with polysymptomatic clinical findings at the first presentation should be considered as having the potential to exhibit a multiphasic clinical course, necessitating further attacks and maintenance treatment, and resulting in the possibility of residual sequelae.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherNörolojik Bilimler ve Psikiyatri Enstitüsütr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectÇocukluk çağıtr_TR
dc.subjectdemiyelinizantr_TR
dc.subjectsınıflandırılmamıştr_TR
dc.subjectatipiktr_TR
dc.subject.lcshÜniversiteler ve Öğrenim kurumları (Genel)tr_TR
dc.titleÇocukluk Çağı Santral Sinir Sistemi Sınıflanmamış Otoimmün İnflamatuvar Demiyelinizan Hastalıklarının Çok Merkezli Retrospektif Araştırılmasıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/masterThesistr_TR
dc.description.ozetSantral sinir sistemi (SSS)’nin belirli tanı kriterlerine sahip demiyelinizan hastalıkları olduğu gibi; herhangi bir tanı kriterine uymayan klinik semptomu olan veya olmayan ancak manyetik rezonans görüntüleme (MRG)’de inflamatuar demiyelinizan karakterde lezyonların izlendiği durumlar olabilmektedir. Bu hastalar zaman içinde belirli bir tanı grubuna evrilebilmekte veya progresyon olmaksızın izole olarak kalabilmektedir. Çalışma çok merkezli ve retrospektif olarak dizayn edilmiş ve 18 yaş altı çocuk hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik, klinik ve radyolojik verileri hastane veri tabanlarından elde edilmiştir. Çalışmaya 20 erkek (%59) ve 14 kız (%41) kız hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 13.27 ± 5.38 [yaş aralığı 1.8-23, ortanca (med): 14.3] idi. Hastalardan 6’sı (%18) herhangi bir nörolojik klinik belirti/bulgu vermemiş olup rastlantısal olarak MRG’de lezyon görülmüştü. Hastaların takip süresi 32.14±25.08 (aralık 6-74, med:21) aydı. Polisemptomatik (n=17, %61) kliniği olanların monosemptomatik (n=11, %39) olanlara göre, daha fazla atak tedavisi (p=0.014) ve idame tedavisi (p=0.014) alma endikasyonun olduğu saptandı. İlk MRG’de polifokal bulgusu olanlarda (n=14, %41) daha fazla multifazik klinik seyrin (p=0.016) olduğu ve daha fazla idame tedavisine (p=0.007) ihtiyaç duydukları görüldü. Multifazik kliniği olanlar (n=7, %25), monofazik kliniği olanlara göre (n=21, %75); MRG’deki lezyonları daha fazla polifokal olma (p=0.016) ve daha fazla idame tedavisi alma eğiliminde (p=0.023) oldukları saptandı. Herhangi bir tanı kriterine uymayan ancak MRG’de demiyelinizan lezyonu olup ilk klinik atakta polifokal MRG bulguları olan hastaların, tümefaktif lezyonunu olanların ve ilk başvuruda polisemptomatik klinik bulguları olanların; klinik seyirlerinin multifazik olabileceği, daha fazla atak ve idame tedavisi almaları gerekebileceği ve hastaların kısmen daha fazla sekelli kalabileceğine göz önünde tutulmalıdır.tr_TR
dc.contributor.departmentNörolojik ve Psikiyatrik Temel Bilimlertr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift2025-02-11T08:35:28Z
dc.fundingYoktr_TR


Bu öğenin dosyaları:

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster