dc.contributor.advisor | Sevgili Gençay, Fatma Didem | |
dc.contributor.author | Ay, İhsan Deniz | |
dc.date.accessioned | 2025-01-29T06:58:41Z | |
dc.date.issued | 2025 | |
dc.date.submitted | 2025-01-03 | |
dc.identifier.citation | AY, İhsan Deniz. Bölge İdare Mahkemelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arası İçtihat Aykırılığı veya Uyuşmazlığının Giderilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2025. | tr_TR |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/36403 | |
dc.description.abstract | The principle of legal security obliges the legislative, executive and judicial powers to be specific, predictable and consistent in their activities. One of the most serious threats to the principle of legal security in the context of the judicial power is conflicts of jurisprudence. With the transition to a three-tier system in terms of judicial procedure, Regional Administrative Courts have been designated as appellate authorities and it has been regulated that the legal remedy of appeal is closed for some decisions of the Regional Administrative Courts. Thus, in order to eliminate the contradictions between the final decisions of the ICJs, which is a new area where case law contradictions may occur, the way of eliminating the contradiction has entered our legal system with the provision of Article 3/C/4-(c) of the Law No. 2576 on the Establishment and Duties of Regional Administrative Courts, Administrative Courts and Tax Courts. As a new legal remedy, the remedy of remedy of incompatibility has controversial issues, particularly the binding nature and effectiveness of the decisions. The starting point of this study is to examine the effectiveness of the remedy of redress of incompatibility on the grounds of legal security. The study is divided into two parts and the remedy of remedy of incompatibility is analyzed with a focus on case law and practice from the perspective of the principle of legal security. In the first part, the principle of legal security and the meaning of this principle in the contexts of legislative, executive and judicial powers, the scope, causes and remedies of the problem of inconsistency of jurisprudence, and the perspective of the Constitutional Court on the problem are discussed, which constitute the basis of the second part. In the second part, the effectiveness of the remedy, the conditions of application and some controversial issues in the merits review are discussed and solutions are proposed. | tr_TR |
dc.language.iso | tur | tr_TR |
dc.publisher | Sosyal Bilimler Enstitüsü | tr_TR |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | tr_TR |
dc.subject | Hukuk güvenliği | tr_TR |
dc.subject | İçtihat aykırılığı | tr_TR |
dc.subject | Aykırılığın giderilmesi yolu | tr_TR |
dc.subject | Bölge idare mahkemesi | tr_TR |
dc.subject | Danıştay | tr_TR |
dc.subject | Kararların bağlayıcılığı | tr_TR |
dc.subject.lcsh | K- Hukuk | tr_TR |
dc.title | Bölge İdare Mahkemelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arası İçtihat Aykırılığı veya Uyuşmazlığının Giderilmesi | tr_TR |
dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis | tr_TR |
dc.description.ozet | Hukuk güvenliği ilkesi gereğince yasama, yürütme ve yargı erki, kendi faaliyetlerinde belirli, öngörülebilir ve istikrarlı olmakla yükümlüdür. Hukuk güvenliği ilkesini yargı erki bağlamında tehdit eden en ciddi olgulardan biri içtihat aykırılıklarıdır. Yargılama usulü bakımından üç dereceli sisteme geçilmesiyle birlikte Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) istinaf mercileri olarak belirlenmiş ve BİM'lerin bazı kararlarına temyiz kanun yolunun kapalı olduğu düzenlenmiştir. Böylece içtihat aykırılıklarının oluşabileceği yeni bir alan olan BİM'lerin kesin nitelikli kararları arasındaki aykırılıkları gidermek amacıyla 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun m.3/C/4-(c) hükmüyle aykırılığın giderilmesi yolu hukuk sistemimize girmiştir. Yeni bir hukuki çare olan aykırılığın giderilmesi yolu, başta kararların bağlayıcılığı ve etkililiği olmak üzere muhtevasında tartışmalı konular barındırmaktadır. Çalışmanın çıkış noktasını hukuk güvenliği zemininde aykırılığın giderilmesi yolunun etkililiğinin irdelenmesi oluşturmaktadır. Çalışma iki bölüme ayrılmış olup aykırılığın giderilmesi yolu, hukuk güvenliği ilkesi perspektifiyle içtihat ve uygulama odaklı olarak ele alınmıştır. İlk bölümde, ikinci bölümün temelini teşkil etmek üzere hukuk güvenliği ilkesi ve bu ilkenin yasama, yürütme, yargı erkleri bağlamlarında taşıdığı anlam, içtihat aykırılığı sorununun kapsamı, nedenleri ve giderilme yolları, Anayasa Mahkemesinin (AYM) soruna bakış açısı ele alınmıştır. İkinci bölümde ise aykırılığın giderilmesi yolunun etkililiği ile başvuru koşulları ve esas incelemesindeki birtakım tartışmalı konular ele alınmış ve çözüm önerileri getirilmiştir. | tr_TR |
dc.contributor.department | Kamu Hukuku | tr_TR |
dc.embargo.terms | Acik erisim | tr_TR |
dc.embargo.lift | 2025-01-29T06:58:41Z | |
dc.funding | Yok | tr_TR |