dc.description.abstract | Erciyes Stratovolcano is located in the Central Anatolian Region, with an altitude of 3917
m, and considered active due to its activities in the last 10000 years. It’s composition
varies from rhyolite to basalt. On the northern and southern slopes, there are dacitic
Yılanlı Dağ dome and rhyolitic Perikartın, Karagüllü and Dikkartın domes and widely
distributed pyroclastic products. These are the Holocene products of the stratovolcano.
Field research was conducted to investigate the origin of the Holocene volcanological
evolution of the volcano. A new stratigraphic section was taken and samples were
collected in these studies. Petrographic observations with a polarized microscope were
performed on the samples, and mineralogical and chemical analyzes such as major
element, mineral point and linear analyzes with SEM-EDS and EMP-WDS were
conducted on the glass and minerals. Additionally, whole rock major and trace elementiv
analyzes and glass trace element analyzes were carried out. Yılanlı Dağ dome
mineralogically contains clinopyroxene minerals that are not found in other products. For
the first time, a typology study on zircons separated from Dikkartın, Perikartın and
Karagüllü pyroclastics was performed. This study shows hybrid origin (crust and mantle).
Furthermore, temperature ranges were determined using zircon typology and zircon
saturation calculations, which yielded results that were consistent with each other (700-
800 °C). Thermobarometric calculations were performed using data obtained from
mineral analyzes. These results were interpreted and compared, and the magma chamber depths were similar for the three units (8-19 km), indicating shallow crustal origin. According to the whole-rock trace element data, it was determined that the Karagüllü pumice sample differed from other pumices (Sr 206-210 ppm, Co 19-25 ppm) with high Sr (241 ppm) and low Co (16 ppm) ratios. Karagüllü samples have approximately 60-90 ppm Zr and 430-57 ppm Ba contents in the glass trace element analyzes, whereas Dikkartın samples include higher Zr (115-150 ppm) and Ba (474-597 ppm) contents. Ta element in lavas are high (1.6 ppm), indicating crustal contamination. The findings are generally consistent with fractional crystallization processes. Although the similarities in mineral analyzes, zircon types, and thermobarometer calculations indicate the same origin, differences in glass analyzes raise concerns. As a result of these studies and interpretations, magma reservoir models were made.
Experimental studies were also carried out on the samples. It has been tested whether the phenocryst ratios obtained by the point counting method for modal analyze from rocks can be represented by the ratios calculated on the thin section photograph. The
phenocrystal ratios were generally high (3-23%) in the point counting method, indicating
that the second method could not represent them. Another experimental study is the
comparison of wavelength and energy dispersion X-ray spectrometric techniques on some samples. In the results, both techniques gave the same results. However, it was observed that, on smaller scale, the SiO2 values of glass and minerals were lower for EMP-WDS analyzes, while SEM-EDS analyzes present lower values for the total alkaline ratios. | tr_TR |
dc.description.ozet | Erciyes Stratovolkanı, Orta Anadolu Bölgesi’nde yer alan, 3917 m yüksekliğe sahip, son
10000 yıl içinde faaliyetleri olduğundan aktif olarak değerlendirilen bir volkandır.
Bileşimi bakımından riyolitten bazalta kadar çeşitlilik göstermektedir. Kuzey ve güney
yamaçlarında dasitik Yılanlı Dağ domu ve riyolitik Perikartın, Karagüllü ve Dikkartın
domları ile geniş yayılımlı piroklastik ürünleri yer almaktadır. Bunlar stratovolkanın
Holosen ürünleridir. Volkanın Holosen volkanolojik evrimi hakkında kökenine yönelik
çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu
çalışmalarda yeni bir stratigrafik kesit atılmış ve örnekler alınmıştır. Alınan örnekler
üzerinde polarizan mikroskobu ile petrografik, SEM-EDS ve EMP-WDS ile, camlarda
ana ve iz element, mineral nokta ve çizgisel analizleri gibi mineralojik ve kimyasal
analizler yapılmıştır. Ayrıca tüm kayaç ana ve iz element analizleri ve cam iz element
analizleri de gerçekleştirilmiştir. Yılanlı Dağ domu mineralojik olarak, diğer ürünlerdeii
bulunmayan, klinopiroksen mineralleri barındırmaktadır. Dikkartın, Perikartın ve
Karagüllü piroklastiklerinden ayrılan zirkonlar üzerinde tipoloji çalışması ilk kez
gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışma hibrit kökeni (kabuk ve manto)
göstermektedir. Ayrıca zirkon tipolojisi ve zirkon doygunluğu hesaplamaları ile de
sıcaklık aralıkları belirlenmiş olup birbiriyle uyumlu sonuçlar (700-800 °C) göstermiştir.
Mineral analizleri ışığında elde edilen verilerden, termobarometrik hesaplamalar
yapılmıştır. Bu sonuçlar karşılaştırılarak yorumlanmış ve üç birim için magma odası
derinlikleri benzer çıkmış olup (8-19 km) sığ kabuk kökeni işaret etmektedir. Tüm kayaç
iz element verilerine göre Karagüllü pomza örneğinin yüksek Sr (241 ppm) ve düşük Co
(16 ppm) oranları ile diğer pomzalardan (Sr 206-210 ppm, Co 19-25 ppm) ayrıldığı tespit
edilmiştir. Cam iz element analizlerinde Karagüllü örnekleri yaklaşık 60-90 ppm Zr ve
430-570 ppm Ba gösterirken Dikkartın örnekleri daha çok 115-150 ppm Zr ve 474-597
ppm Ba içermektedir. Ta elementinin de lavlarda (1.6 ppm) yüksek değerler göstermesi
kabuksal kirlenmenin belirtisidir. Sonuçlar genel olarak fraksiyonel kristallenme süreçleri
ile uyumludur. Mineral analizlerinin, zirkon tiplerinin ve termobarometre
hesaplamalarının benzerliği bir kökene işaret etse de cam analizlerindeki farklılıklar soru
işareti oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmalar ve yorumlamalar neticesinde magma
rezervuarı modellemeleri yapılmıştır.
Örnekler üzerinde deneysel çalışmalar da gerçekleştirilmiştir. Kayaçlardan modal analiz
için nokta sayma yöntemi ile elde edilen fenokristal oranlarının, ince kesit fotoğrafı
üzerinden hesaplanan oranlarla temsil edilip edilemeyeceği test edilmiştir. Fenokristal
oranlarının nokta sayma metodunda genellikle yüksek (%3-23) çıkması ile ikinci
yöntemin ilkini temsil edemeyecek olduğu görülmüştür. Diğer bir deneysel çalışma ise
bazı örneklerin dalga boyu ve enerji dağılımlı X-ışını spektrometrik teknikleri ile
karşılaştırmasının yapılması üzerinedir. Sonuçlarda iki tekniğin de aynı sonuçları verdiği
görülmüştür. Buna karşın daha küçük ölçekte cam ve mineraller için SiO2 değerlerinde
EMP-WDS analizleri için daha düşük ölçümler yaptığı gözlenirken toplam alkali
oranlarında SEM-EDS analizlerinin daha düşük değerler verdiği tespit edilmiştir. | tr_TR |