Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorÇelebi, Nalan
dc.contributor.authorKısıklı, Asena
dc.date.accessioned2024-03-22T08:42:45Z
dc.date.issued2023
dc.date.submitted2023
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11655/34822
dc.description.abstractFacet joint syndrome is a widespread issue, estimated to be responsible for 15-40% of all chronic lower back pains. Medial brach denervation with Radiofrequency (RF) is an effective and safe method in treating facet joint syndrome, and is standartly performed with conventional RF method. On the other hand, approved in technical literature during 2010s, combined RF method is an up-to-date method, and is being used in our clinic for the last 2 years to patients with lumbar facet joint syndrome. In this study, we aimed to compare the standart method with the newly applied combined RF method. The files of patients with a lumbar facet joint syndrome diagnosis who received medial branch denervation between January 1st 2022 and April 1st 2022 were analyzed. Thirty-seven from each group, a total of 74 patients were included in the study. The patients were assessed through demographic data with NRS and DN4 scores; marked at 3 occasions, pre-operatively, 6 and 12 months after the procedure. No statistically significant difference was found between the 2 groups regarding demographic data, which were; age, duration of lower back pain, body mass index, gender, history of lumbar surgery and additional comorbidities. To assess the effectiveness of treatment, differences in the two scoring systems between pre-operative and follow-up findings (6. and 12th month following procedure) were compared. DN4 score comparison, revealed a statistically significant drop for both groups of patients; although no significant difference was noted between the two groups. NRS score evaluation on the other hand, still held no difference between groups at the 6th month evaluation, but for the 12th month comparison; concluded that the drop in NRS score for the combined RF group was statistically significantly higher (p: 0,048). As a result; usage of combined RF to achieve medial branch denervation is effective and safe, it can enhance the success rate of the procedure in the long run. Following studies on combined RF method with longer follow-up periods and higher patient counts will help improve the literature.tr_TR
dc.language.isoturtr_TR
dc.publisherTıp Fakültesitr_TR
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccesstr_TR
dc.subjectfaset eklem sendromutr_TR
dc.subjectkombine rftr_TR
dc.titleLomber Faset Eklem Sendromu Olan Hastalara Uygulanan Medyal Dal Denervasyonunda Konvansiyonel Radyofrekans Ablasyon Yöntemi ile Kombine (Konvansiyonel + Pulsed ) Radyofrekans Ablasyon Yöntemi Etkinliğinin Retrospektif Olarak Karşılaştırılmasıtr_TR
dc.typeinfo:eu-repo/semantics/doctoralThesistr_TR
dc.description.ozetFaset eklem sendromu, tüm kronik bel ağrılarının %15-40’ından sorumlu olduğu düşünülen yaygın bir sorundur. Radyofrekans (RF) ile medyal dal denervasyonu, faset eklem sendromu tedavisinde etkin ve güvenli bir yöntem olup standart olarak konvansiyonel RF yöntemi ile yapılmaktadır. Kombine RF yöntemi ise 2010’larda literatüre giren güncel bir yöntem olup ünitemizde son 2 yıldır lomber faset eklem sendromu hastalarında uygulanmaya başlanmıştır. Çalışmamızda, bu işlem için standart yöntem olan konvansiyonel RF ile yeni uygulamaya başladığımız kombine RF yöntemi etkinliğini karşılaştırmayı amaçladık. Çalışma için, Hacettepe Üniversitesi Algoloji Bilim Dalı‘nda 1 Ocak 2022 – 1 Nisan 2022 tarihleri arasında lomber faset eklem sendromu tanısı ile medyal dal denervasyonu yapılan hastaların dosyaları incelendi. Çalışmaya 37 konvansiyonel RF ve 37 kombine RF uygulanan hasta olmak üzere 74 hasta dahil edildi. Hastaların demografik verileri ile birlikte NRS ve DN4 skorları; radyofrekans ablasyon işlemi öncesinde, işlem sonrası 6.ayda ve işlem sonrası 12.ayda olmak üzere 3 farklı zaman diliminde incelendi. İki grup arasında; incelenen demografik veriler olan yaş, bel ağrısının süresi, vücut kitle indeksi, cinsiyet, geçirilmiş lomber cerrahi öyküsü varlığı ve ek dahili hastalık varlığı açılarından fark saptanmadı. Yöntemlerin etkinliğinin ölçülmesinde iki adet ağrı ölçeğinin 6.ay ve 12.aydaki skorlarının işlem öncesine göre değişimleri kullanıldı. DN4 skoru açısından her iki grupta da izlemde istatistiksel anlamlı düşüş saptandı ancak, gruplar arasında fark saptanmadı. NRS skoru açısından her iki grupta istatistiksel anlamlı düşüş saptandı. Gruplar arasında NRS skoru açısından 6.ayda fark saptanmazken 12. ayda kombine RF grubunda NRS skorundaki düşme diğer gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek saptandı (p 0.048). Sonuç olarak; lomber faset eklem sendromu olan hastalara uygulanan medyal dal denervasyonu yöntemi olarak kombine RF ‘in güvenli ve etkin bir yöntem olduğu, işlem başarısını uzun dönemde arttırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Kombine RF yöntemi ile ilgili yapılacak, daha uzun izlem süreli ve daha geniş hasta sayılı çalışmalar faydalı olacaktır.tr_TR
dc.contributor.departmentAnesteziyoloji ve Reanimasyontr_TR
dc.embargo.termsAcik erisimtr_TR
dc.embargo.lift2024-03-22T08:42:45Z
dc.fundingYoktr_TR
dc.subtypemedicineThesistr_TR


Bu öğenin dosyaları:

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster