dc.contributor.advisor | Hanalioğlu, Şahin | |
dc.contributor.advisor | Işıkay, Ahmet İlkay | |
dc.contributor.author | Altuğ, Muhammed Yakup | |
dc.date.accessioned | 2025-03-10T08:24:13Z | |
dc.date.issued | 2024 | |
dc.date.submitted | 2024-11-04 | |
dc.identifier.citation | Altuğ, M.Y. Diffüz gliomlarda tümör sınırlarının komşu beyaz cevher ile ilişkisinin
cerrahi sonuçlar üzerine etkisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirürji
Anabilim Dalı, Ankara 2024 | tr_TR |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11655/36654 | |
dc.description.abstract | Introduction and Aim: Diffuse gliomas are common primary tumors of the central
nervous system, especially exhibiting an infiltrative behavior pattern in the brain. Due
to this characteristic, they are closely associated with the brain's white matter. The
primary treatment for these tumors is surgical resection, and the most commonly used
method for preoperative diagnosis is FLAIR-weighted magnetic resonance imaging.
However, the relationship between the tumor and the adjacent white matter can affect
surgical outcomes and is closely linked to the patients' functional and oncological
outcomes. The infiltrative nature and heterogeneity of tumor burden within the tumor
raise challenges in defining tumor boundaries and better identifying peritumoral areas.
This study aims to better elucidate the cellular heterogeneity of diffuse gliomas and the
tumor boundaries, as well as peritumoral areas, using diffusion tensor imaging.
Materials and Methods: The main hypothesis of the study is that tumor cell
infiltration is also present in the peritumoral areas that do not appear hyperintense on
FLAIR imaging. Additionally, the cellular heterogeneity of these tumors and the
decrease in cellular density from the tumor center toward the tumor periphery can be
revealed through correlates based on diffusion-weighted imaging and diffusion tensor
imaging. For this purpose, preoperative FLAIR-weighted MR images of 90 patients
with grade 2 and grade 3 diffuse gliomas, classified according to the World Health
Organization criteria, were segmented into four areas: tumor center, tumor periphery,
peritumoral area, and normal brain tissue in the contralateral hemisphere. The changes
in tumor burden across these areas were investigated by measuring major DWI and
DTI metrics, including ADC, FA, OD, RD, and AD. Additionally, the major white
matter tracts located near the tumor in four cadavers' eight hemispheres were identified
through central core and white matter dissection and standardized according to the
relevant brain lobe. Subsequently, tractographic techniques were applied
preoperatively in 90 patients and postoperatively in 19 patients, and DTI metrics were
measured. Case-based analyses also examined patients' postoperative functional
outcomes in relation to the association between the tumor and white matter tracts.
Results: The measurements of ADC, FA, OD, RD, and AD in the four segmented
areas showed a statistically significant change from the tumor center toward the
periphery and normal brain tissue, which was explained by the tumor's cellular
heterogeneity. Moreover, the metric differences between the peritumoral area, which
appeared normal on FLAIR imaging, and normal brain tissue suggested that tumor cell
infiltration might be present in the peritumoral regions not detected on FLAIR
imaging. In measurements performed on 90 patients targeting the white matter tracts
that were found to occupy a wide area in the cadaver dissections, significant metric
differences were observed between the affected hemisphere and the contralateral
hemisphere. No significant changes in DTI metrics were found in postoperative tract
analyses.
Conclusion: Diffuse gliomas can exhibit cellular heterogeneity, and tumor infiltration
may also be present in the peritumoral regions seen on preoperative surgical-
radiological evaluations. In this case, it may be necessary to evaluate the extent of
surgical resection individually for each patient, and considering the options for
supratotal resection may emerge as a viable approach.
Keywords: diffuse glioma, peritumoral area, heterogeneity, DTI, tractography | tr_TR |
dc.language.iso | tur | tr_TR |
dc.publisher | Tıp Fakültesi | tr_TR |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | tr_TR |
dc.subject | diffüz gliom, peritümöral alan, heterojenite, DTG, traktografi | tr_TR |
dc.subject.lcsh | Cerrahi | tr_TR |
dc.title | Diffüz Gliomlarda Tümör Sınırlarının Komşu Beyaz Cevher İle İlişkisinin Cerrahi Sonuçlar Üzerine Etkisi | tr_TR |
dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis | tr_TR |
dc.description.ozet | Giriş ve Amaç: Diffüz gliomlar, santral sinir sisteminin yaygın görülen primer tümörlerindendir. Bu tümörler özellikle beyinde infiltratif davranış paternine sahiptir. Bu nedenle beynin beyaz cevheri ile yakın ilişki içerisindedir. Öncelikli tedavisi cerrahi rezeksiyon olan bu tümörlerin preoperatif tanısında sıklıkla kullanılan yöntem FLAIR ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemedir. Bununla birlikte tümör komşuluğunda bulunan beyaz cevher ile ilişkileri, cerrahi sonuçları etkileyebileceği gibi hastaların fonksiyonel ve onkolojik sonuçlarıyla da yakından ilişkilidir. İnfiltratif davranış paternine sahip olmaları ve ayrıca tümör yükünün tümör içerisinde heterojenite göstermesi, bu tümörlerin sınırlarının belirlenmesi ve peritümöral alanların daha iyi tanınması ile ilgili problemleri gündeme getirir. Bu çalışmada diffüz gliomların hücresel heterojenitelerinin ve tümör sınırları ile peritümöral alanlarının diffüzyon tensör görüntüleme ile daha iyi aydınlatılabilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Araştırmanın temel hipotezi; diffüz gliomların FLAIR görüntülemede parlamayan peritümöral alanarında da tümöral hücre infiltrasyonunun mevcut olduğu ve bu tümörlerin hücresel heterojenitesinin ve tümör merkezinden tümör periferi yönünde hücresel yoğunluğun azalışının, diffüzyon ağırlıklı görüntüleme ve diffüzyon tensör görüntülemeye dayanan korelatlar ile açığa çıkarılabileceğidir. Bu amaçla Dünya Sağlık Örgütü sınıflandırmalarına göre derece 2 ve derece 3 diffüz glioma sahip 90 hastanın preoperatif FLAIR ağırlıklı MR görüntüleri, tümör merkezi, tümör periferi, peritümöral alan ve karşı hemisferde normal beyin dokusu olmak üzere 4 alanda segmente edilmiştir. Bu alanlarda belli başlı DAG ve DTG metrikleri olan ADC, FA, OD, RD ve AD değerleri ölçülerek tümör yükünün bu alanlardaki değişimi tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca tümöre komşu beyaz cevherde bulunan majör beyaz cevher bağlantı yolları 4 kadavraya ait 8 hemisferde santral core ve beyaz cevher disseksiyonu yapılarak tespit edilmiş ve ilgili beyin lobuna göre standardize edilmiştir. Ardından preoperatif 90 hastada, postoperatif ise 19 hastada traktografik teknikler kullanılarak incelenmiş ve DTG metrikleri ölçülmüştür. Vaka bazlı analizlerde de hastaların postoperatif fonksiyonel durumları, tümör ile beyaz cevher bağlantı yollarının ilişkisi bağlamında incelenmiştir.
Bulgular: Segmente edilen dört alana ait ADC, FA, OD, RD ve AD ölçümleri, tümörün merkezinden periferine ve normal beyin dokusuna doğru istatistiksel olarak anlamlı bir değişim göstermiştir. Bu durum tümörün hücresel heterojenitesi ile açıklanmıştır. Bununla birlikte FLAIR görüntülemede normal intensiteye sahip olan peritümöral alan ile normal beyin dokusu arasındaki metrik farklılıkları ise FLAIR görüntülemede tespit edilemeyen peritümöral alanlarda da tümör hücresi infiltrasyonunun söz konusu olabileceğini göstermektedir. Kadavra disseksiyonlarında beyaz cevherde yaygın olarak yer kapladığı tespit edilen beyaz cevher bağlantı yollarına yönelik 90 hastada yapılan ölçümlerde tümörden etkilenen hemisfer ile karşı hemisfer arasındaki metriklerin anlamlı olarak farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Postoperatif traktus analizlerinde ise ölçülen DTG metriklerinde anlamlı bir değişim tespit edilmemiştir.
Sonuç: Diffüz gliomlar hücresel heterojenite gösterebilir ve preoperatif cerrahi- radyolojik değerlendirmelerde peritümöral alana ait görülen alanlarda da tümör infiltrasyonundan bahsedilebilir. Bu durumda cerrahi rezeksiyon kapsamının her hasta için ayrı olarak değerlendirilmesi, supratotal rezeksiyon imkanlarının gözden geçirilmesi bir seçenek olarak belirebilir.
Anahtar Kelimeler: diffüz gliom, peritümöral alan, heterojenite, DTG, traktografi | tr_TR |
dc.contributor.department | Beyin ve Sinir Cerrahisi | tr_TR |
dc.embargo.terms | Acik erisim | tr_TR |
dc.embargo.lift | 2025-03-10T08:24:13Z | |
dc.funding | Yok | tr_TR |
dc.subtype | medicineThesis | tr_TR |