dc.description.abstract | ABSTRACT
Arslan V., Factors That Can Be Used to Predict Covid-19 Cases Confirmed by RT-PCR Test in a University Emergency Department; Hacettepe University Health Science Institude, Epidemology Thesis, Ankara 2025
The COVID-19 (SARS-CoV-2) pandemic, which started in Wuhan, China at the end of 2019 and spread all over the world, is still ongoing, although its impact seems to have decreased in terms of hospitalizations and deaths. Due to the different variants that have emerged in more than two years, no specific symptom or finding has been identified for the diagnosis of COVID-19; the fact that the symptoms of the disease can also be seen in other diseases is another factor that makes diagnosis difficult. No test other than COVID-19 PCR gives disease-specific results; on the other hand, false-negative tests may also occur depending on the severity of the disease, time of test collection, type of test used, vaccination status of the patient, etc. COVID-19 infection can be seen in clinical practice as it can have a significantly asymptomatic course, and COVID-19 PCR positivity can be detected in tests performed even if the reason for the patient's presentation to healthcare services is different (e.g. traffic accident). In order to minimize the transmission in the community, RT-PCR testing for COVID-19 should be performed for all patients admitted to clinics during the pandemic period, regardless of the reason for admission, in all hospital admissions and/or before invasive procedures, confirming our clinical observation. With the decrease in the impact of the pandemic, the number of patients undergoing COVID PCR testing has decreased considerably. On 26.04.2022, based on the meeting held by the Scientific Advisory Board on 26.04.2022, according to the circular published by the General Directorate of Public Health on 05.05.2022, the obligation to perform COVID PCR test during hospitalizations or before invasive procedures (surgery, endoscopy, etc.) was abolished (3). Today, the suspicion of COVID must be aroused in the physician evaluating the patient in order to perform a COVID PCR test. In addition to the highly probable asymptomatic course of the disease, it is possible that COVID diagnoses are missed in some patients in emergency departments due to the current high patient density and rapid circulation. It can be predicted that the false negative diagnosis of patients after the abolition of the test requirement may increase the risk of nosocomial transmission/infection by increasing the possibility of COVID-19 transmission to healthcare personnel serving the patient and/or patients followed up in hospitals. With a retrospective study, based on the records of patients who applied to the Emergency Department of the Adult Hospital of our University during the pandemic and test obligation period and for whom a PCR test was requested, it is aimed to determine whether the diseases whose PCR test result is positive and whose COVID-19 diagnosis is confirmed can be predicted by personal characteristics, anamnesis, physical examination, laboratory and imaging findings, and if so, which symptoms and findings will be guiding. In this way, it is aimed to provide physicians who are likely to encounter COVID-19 patients in the coming period with a list of factors that they should question and/or check, and accordingly, to catch and isolate possible COVID-19 patients in the early period, even if the reason for admission is unrelated (e.g. traffic accident), thus preventing transmission and protecting healthcare personnel and other patients and their relatives from SARS-CoV-2 virus transmission.
Key Words: COVID-19, emergency medicine, RT-PCR | tr_TR |
dc.description.ozet | Arslan V., Bir Üniversite Acil Servisinde RT-PCR Testi İle Teyit Edilmiş Covid-19 Vakalarını Öngörmede Kullanılabilecek Faktörler, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Epidemiyoloji Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2025
2019 yılı sonunda Çin’in Wuhan kentinde başlayarak tüm dünyaya yayılmış olan COVID-19 (SARS-CoV-2) pandemisi hastane yatışları ve ölüm sayıları üzerinden, etkisi azalmış gibi görünmekle birlikte halen devam etmektedir. İki yılı aşkın sürede ortaya çıkan farklı varyantların da etkisiyle COVID-19 tanısı için özgül olan bir belirti veya bulgu tanımlanamamıştır; hastalığa ait belirtilerin başka hastalıklarda da görülebiliyor olması tanı koymayı güçleştiren bir diğer faktördür. COVID-19 PCR dışında hiçbir tetkik hastalığa özgü sonuçlar vermemektedir; öte yandan hastalık şiddeti, test alım zamanı, kullanılan test türü, hastanın aşılama durumu vb. ne göre yanlış negati testler de ortaya çıkabilmektedir. COVID-19 enfeksiyonu önemli ölçüde asemptomatik seyredebildiği için klinik pratikte görülebilmektedir, hastaların sağlık hizmetlerine başvuru nedeni farklı olsa dahi (ör. trafik kazası) yapılan testlerde COVID-19 PCR pozitifliği saptanabilmektedir. Pandeminin yaygın olduğu dönemde kliniklere başvuran tüm hastalara, toplumdaki bulaşı minimize edebilmek için, kişilerin başvuru nedenlerinden bağımsız olarak tüm hastane başvurularında ve/veya invazif işlemler öncesinde tüm hastalara COVID-19 için RT-PCR testi yapılması klinik gözlemimizi doğrular özelliktedir. Salgının etkisinin azalması ile birlikte COVID PCR testi yapılan hasta sayısı oldukça azalmıştır. 26.04.2022 tarihinde Bilimsel Danışma Kurulunca gerçekleştirilen toplantıya binaen Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından 05.05.2022 tarihinde yayınlanan genelge uyarınca hastaneye yatışlarda veya invazif işlemler (ameliyat, endoskopi, vb.) öncesinde COVID PCR testi yapılması zorunluluğu kaldırılmıştır (3). Günümüzde COVID PCR tetkiki yapılması için hastayı değerlendiren hekimde COVID şüphesinin uyanması gerekmektedir. Hastalığın yüksek olasılıkla asemptomatik seyrinin yanı sıra, halihazırda hasta yoğunluğunun üst düzeyde olması ve hızlı sirkülasyon görülmesi nedeniyle acil servislerde bazı hastalarda COVID tanılarının atlanması olasıdır. Test zorunluluğunun kaldırılması sonrasında hastaların yanlış negatif tanı alması hastaya hizmet veren sağlık personeli ve/veya hastanelerde izlemi yapılan hastalara COVID-19 bulaş olasılığını arttırarak, nosokomiyal bulaş/enfeksiyon riskini arttırması öngörülebilir. Retrospektif olarak yapılacak bir çalışma ile pandemi ve test zorunluluğu döneminde Üniversitemiz Erişkin Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran ve PCR tetkiki istenmiş hasta kayıtları üzerinden yola çıkarak, PCR tetkiki sonucu pozitif çıkarak COVID-19 tanısı konfirme edilmiş olan hastalıkların kişisel özellikler, anamnez, fizik muayene, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ile öngörülüp görülemeyeceğini, öngörülebilecek ise hangi belirti ve bulguların yol gösterici olacağını belirlemeyi hedeflemiştir. Bu sayede önümüzdeki süreçte COVID-19 hastaları ile karşılaşma ihtimali olan hekimlere sorgulamaları ve/veya kontrol etmeleri gereken faktörlerin bir listesini sunmayı, buna bağlı olarak başvuru nedeni ilgisiz olsa bile (örn. trafik kazası) olası COVID-19 hastalarının erken dönemde yakalanarak izole edilmesi, bu sayede bulaşın önlenmesi ve sağlık personeli ve diğer hasta ve hasta yakınlarının SARS-CoV-2 virüs bulaşından korunması hedeflenmektedir.
Anahtar kelimeler: COVID-19, acil servis, RT-PCR | tr_TR |