dc.contributor.advisor | Şahin Tekinalp, Ayşe Pelin | tr_TR |
dc.contributor.author | Özkan, Esra | tr_TR |
dc.date.accessioned | 2015-10-14T13:10:07Z | |
dc.date.available | 2015-10-14T13:10:07Z | |
dc.date.issued | 2015 | tr_TR |
dc.identifier.uri | http://hdl.handle.net/11655/1347 | |
dc.description.abstract | Having started department of Art History at Istanbul University in 1949, Sezer Tansuğ served as a research assistant of Mazhar Şevket İpşiroğlu betwen the the years 1953 and 1956. While he was about to complete his doctoral thesis, which was called “Surname-i Muradiye Minyatürleri” during his assistantship, he resigned from his post due to various reasons in 1956.Sezer Tansuğ published his views on art history at different magazines and newspapers and collected his writings in which he expressed his criticism and opinions into boks. When looked at his writings, it is understood that he didn’t limit himself to one field; instead, he wrote about many fields of art history. On the other hand, when the writings of Tansuğ are studied, it is possible to understand the development trend of art history in Turkey. | tr_TR |
dc.language.iso | tur | tr_TR |
dc.publisher | Sosyal Bilimler Enstitüsü | tr_TR |
dc.subject | Art history | tr_TR |
dc.title | Sanat Tarihi Yazımı ve Eleştirisi: Sezer Tansuğ | tr_TR |
dc.type | info:eu-repo/semantics/masterThesis | tr_TR |
dc.callno | 2015/2059 | tr_TR |
dc.contributor.departmentold | Sanat Tarihi | tr_TR |
dc.description.ozet | Sezer Tansuğ, 1949’da İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde eğitimine başlamış, 1953-56 yılları arasında Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun asistanı olmuştur. Asistanlığı süresince hazırladığı “Surname-i Muradiye Minyatürleri” adlı doktora tezini tamamlamak üzereyken çeşitli sebeplerden ötürü 1956 yılında görevinden istifa etmiştir.Sezer Tansuğ, sanat tarihi üzerine görüşlerini değişik dergi ve gazetelerde yayınlamış, eleştiri ve görüşlerini dile getirdiği yazılarını kitaplaştırmıştır. Yazılarına bakıldığında Tansuğ’un kendisini tek bir alanda sınırlamadığı, sanat tarihinin pek çok alanıyla ilgili yazdığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, Tansuğ’un yazıları incelendiğinde Türkiye’de sanat tarihinin gelişim çizgisini anlamak mümkündür. Tansuğ, yazılarında üslup olarak oldukça öznel bir yaklaşım benimsemiş; akademik olmamakla birlikte uzun, anlaşılmaz ve oldukça sert bir dil kullanmıştır. | tr_TR |