T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ADÖLESAN ERKEK FUTBOL OYUNCULARINDA GÖVDE STABİLİZASYON EGZERSİZLERİNİN TOPA VURUŞ HIZI, KOŞU HIZI VE ÇEVİKLİK PERFORMANSINA ETKİSİ Uzm. Fzt. Ceyda SOFUOĞLU Spor Fizyoterapistliği Programı DOKTORA TEZİ ANKARA 2024 T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ADÖLESAN ERKEK FUTBOL OYUNCULARINDA GÖVDE STABİLİZASYON EGZERSİZLERİNİN TOPA VURUŞ HIZI, KOŞU HIZI VE ÇEVİKLİK PERFORMANSINA ETKİSİ Uzm. Fzt. Ceyda SOFUOĞLU Spor Fizyoterapistliği Programı DOKTORA TEZİ TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Volga BAYRAKCI TUNAY ANKARA 2024 iii ONAY SAYFASI iv v ETİK BEYAN Bu çalışmadaki bütün bilgi ve belgeleri akademik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi, görsel, işitsel ve yazılı tüm bilgi ve sonuçları bilimsel ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu, kullandığım verilerde herhangi bir tahrifat yapmadığımı, yararlandığım kaynaklara bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunduğumu, tezimin kaynak gösterilen durumlar dışında özgün olduğunu, Prof. Dr. Volga Bayrakcı Tunay danışmanlığında tarafımdan üretildiğini ve Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tez Yazım Yönergesi’ne göre yazıldığını beyan ederim. Uzm. Fzt. Ceyda SOFUOĞLU vi TEŞEKKÜR Doktora eğitimim boyunca değerli bilgileriyle bana yol gösteren, doktora tezinin konusunun belirlenmesinde, içeriğinin düzenlenmesinde, tezle ilişkili yayın aşamasında değerli katkıları ve desteklerinden dolayı danışman hocam Prof. Dr. Volga BAYRAKCI TUNAY’a, Tez bulgularının yayınlanması sürecinde yön gösteren, yardım ve desteğini esirgemeyen hocam Prof. Dr. Tüzün FIRAT’a, Tez savunma sınavıma jüri olarak katılan ve tezimin iyileştirilmesine katkı sağlayan değerli hocalarım; Prof. Dr. Nilgün BEK’e, Prof. Dr. İrem DÜZGÜN’e, Prof. Dr. Tüzün FIRAT’a, Prof. Dr. Elif TURGUT’a ve Prof. Dr. Aydan AYTAR’a, Tez çalışmasının etik izin sürecine destek olan sevgili Prof. Dr. Mehtap MALKOÇ’a ve Zehra GÜÇHAN TOPÇU’ya, Tezim için gerekli malzemelerin sağlanmasına yardımcı olan Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği Başkanı Sayın Dr. Günay KİBRİT’e, Tezimi yürütmek için gerekli izinlerin alınmasında büyük katkısı olan Gönyeli Futbol Akademi Koordinatörü Sayın Hasan ÖZKAN’a Gönüllü olarak tezimde yer alan çok değerli Gönyeli Futbol Akademi sporcuları ve ailelerine, Tez egzersiz programı uygulama aşamasında desteklerinden dolayı sevgili Mehmet KARAMERCAN’a ve Mert KARAMERCAN’a, Tez sürecinin her aşamasında yanımda olan sevgili İbrahim YAVUZ’a, Tez fotoğraf çekimlerinde gönüllü olarak yer alan sevgili Ömer BAYRAKTAR’a, Baran CANDAŞ’a ve Bulutcan ÖZMEZZİN’e, Her koşulda yanımda olan, güvenen, desteği ve sevgisini esirgemeyen sevgili annem, babam ve kardeşime sonsuz teşekkürlerimi sunarım. vii ÖZET SOFUOĞLU C. Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına etkisi, Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Spor Fizyoterapistliği Programı, Doktora Tezi, Ankara, 2024. Bu çalışmanın amacı, adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersiz eğitiminin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına olan etkisini araştırmaktı. Çalışmaya 12-14 yaş aralığında olan 36 sporcu dahil edildi. Çalışma grubu n=19, kontrol grubu n=17 olarak iki guruba ayrıldı. Bushnell velocity radar tabanca ile topa vuruş hızı, 20 metre koşu testi ile koşu hızı ve 505 çeviklik testi ile çeviklik performansı ölçüldü. Değerlendirme sonrası çalışma grubuna, rutin antrenman programına ek olarak haftada üç gün, 8 hafta süreyle gövde stabilizasyon egzersiz eğitimi uygulandı. Kontrol grubu rutin antrenman programına devam etti. Ölçümler eğitim sonrası 8. hafta tekrarlandı. Eğitim sonrası çalışma grubunda; topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı değerlerinde anlamlı fark bulundu (p<0,05). Kontrol grubunda topa vuruş hızı ve koşu hızı ölçümlerinde anlamlı değişim gözlenmezken (p>0,05), çeviklik performansında anlamlı artış gözlendi (p<0,05). Gruplar arası karşılaştırma yapıldığında topa vuruş hızı ve koşu hızı değerleri çalışma grubu lehine değişim gösterirken (p<0,05), çeviklik performasında gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç olarak, bu çalışmada rutin antrenman programına ek olarak verilen gövde stabilizasyon eğitiminin adölesan erkek futbol oyuncularında topa vuruş hızı ve koşu hızı performansında gelişme sağlayabileceği gösterildi. Anahtar Kelimeler: Gövde stabilizasyonu, egzersiz, futbol, adölesan. viii ABSTRACT SOFUOĞLU C. The Effect of Core Stabilization Exercise Program on Ball- Kicking Velocity, Sprint Speed And Agility Performance ın Male Adolescent Football Players, Hacettepe University, Graduate School of Health Sciences, Sports Physiotherapy Program, PhD Thesis, Ankara, 2024. This study investigated the effect of the core stability training program on ball-kicking velocity, running speed, and agility in adolescent male football players. Thirty-six male football players aged between 12 to 14 were divided into the training and control groups. Before implementing the core stability training program, participants’ ball- kicking velocity, sprint speed, and agility performance were measured with a Bushnell velocity radar gun, 20 m sprint test, and 505 agility test, respectively, in both the training and control groups. After the baseline measurements, the training group followed the core stability training program three days a week for eight weeks in addition to the routine training program, while the control group only followed the routine training program. After completing the core stability training program the ball-kicking velocity, sprint speed, and agility performance were re-measured in both groups. Significant improvements were detected in all parameters, i.e., ball-kicking velocity, sprint speed, and agility performance in the training group (p<0.05). On the other hand, in the control group, no significant change was detected in the ball- kicking velocity and sprint speed (p>0.05). In contrast, a considerable improvement was observed in agility performance (p<0.05) in control group. Inter-group comparisons revealed statistically significant differences between the groups in ball- kicking velocity and sprint speed in favour of the training group (p<0.05). In contrast, no significant difference was found between the groups in agility performance (p>0.05). In conclusion, this study’s findings proved that core stability exercises can improve the ball-kicking velocity and sprint speed performance parameters in adolescent male football players. Keywords: Core stability, exercise, football, adolescent. ix İÇİNDEKİLER ONAY SAYFASI iii YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI ivi ETİK BEYAN SAYFASI v TEŞEKKÜR vi ÖZET vii ABSTRACT viii İÇİNDEKİLER ix SİMGELER ve KISALTMALAR xi ŞEKİLLER xii TABLOLAR xiii 1. GİRİŞ 1 2. GENEL BİLGİLER 4 2.1. Futbol 4 2.1.1. Adölesan Futbol 5 2.1.2. U12-U13-U14 Futbol Oyun Kuralları 6 2.1.3. Futbolda Topa Vuruş 9 2.1.4. Futbolda Hız 11 2.1.5. Futbolda Çeviklik 12 2.1.6. Futbolda Kuvvet Antrenmanı 13 2.1.7. Çocuk ve Gençlerde Kuvvet Antrenmanı 16 2.2. Gövde Stabilizasyonu 17 2.2.1. Pasif Alt Sistem 21 2.2.2. Aktif Alt Sistem 21 2.2.3. Nöral Kontrol Sistemi 21 2.3 Gövde Stabilizasyon Kaslarının Anatomisi 22 2.3.1. Abdominal Kaslar 22 2.3.2. Paravertebral Kaslar 24 2.3.3. Kalça Kasları 25 2.3.4. Kuadratus Lumborum 26 2.3.5. Diyafram 27 2.3.6. Pelvik Taban Kasları 28 x 2.3.7. Torakolomber Fasya 29 2.4. Futbolda Gövde Stabilizasyonunun Önemi 30 3.BİREYLER ve YÖNTEM 32 3.1. Bireyler 32 3.2. Yöntem 34 3.3. Değerlendirme 35 3.4. Gövde Stabilizasyon Egzersiz Programı 36 3.5. Rutin Antrenman Programı 55 3.6. İstatistiksel Analiz 55 4.BULGULAR 57 4.1. Demografik Bilgiler 57 4.2. Çalışma ve Kontrol Grubu Eğitim Öncesi Gruplar Arası Karşılaştırma 58 4.3. Çalışma ve Kontrol Grubu Eğitim Sonrası Gruplar Arası Karşılaştırma 58 4.4. Çalışma Grubu Grup İçi Karşılaştırma 60 4.5. Kontrol Grubu Grup İçi Karşılaştırma 60 5. TARTIŞMA 62 6. SONUÇ ve ÖNERİLER 70 7. KAYNAKLAR 73 8. EKLER EK-1: Etik Kurul Onayı EK-2: Araştırma Amaçlı Çalışma İçin Aydınlatılmış Onam Formu EK-3: Gövde Stabilizasyon Eğitimi Değerlendirme Formu EK-4: Orjinallik Ekran Çıktısı EK-5: Dijital Makbuz 9. ÖZGEÇMİŞ xi SİMGELER ve KISALTMALAR α : Anlamlılık düzeyi ark : Arkadaşları CI : Güven aralığı cm : Santimetre dk : Dakika FIFA : Fédération Internationale de Football Association hf : Hafta ICC : Intraclass Correlation Coefficient Jamovi : İstatistik Programı JASP : İstatistik Programı kg : Kilogram kg-f : Kilogram-Kuvvet kg/m² : Kilogram/Metrekare km/sa : Kilometre/Saat m : Metre ms : Milisaniye N : Olgu Sayısı p : İstatiksel Yanılma Düzeyi sn : Saniye vb. : Ve Benzeri ± : Artı Eksi ° : Derece Δ% : İki Zaman Arasındaki Yüzde Farkı % : Yüzde xii ŞEKİLLER Şekil Sayfa 2.1. Futbolda vuruş fazları. 9 2.2. Abdominal kaslar. 23 2.3. Paravertebral kaslar. 25 2.4. Kalça kasları. 26 2.5. Kuadratus lumborum. 27 2.6. Diyafram kası. 28 2.7. Pelvik taban kasları. 29 2.8. Torakolomber fasya. 30 3.1. Olgu akış şeması. 33 3.2. Pressure Biofeedback Eğitimi. 35 3.3. Bushnell Velocity Radar Tabanca. 35 3.4. 20 m mekik koşu testi. 36 3.5. 505 çeviklik testi. 36 3.6. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 1). 43 3.7. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 2). 48 3.8. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 3). 54 xiii TABLOLAR Tablo Sayfa 2.1. Türkiye Futbol Federasyonu U12 futbol oyun kuralları değişiklikler. 7 2.2. Türkiye Futbol Federasyonu U13, U14 futbol oyun kuralları. 8 2.3. Yaş katagorilerine göre 10 m, 20 m ve 30 m sprint test değerleri. 12 2.4. Virgilio'ya göre çocuklarda ve gençlerde yaş grupları ve kuvvet çalışmalarının genel özellikleri. 16 2.5. Bölgesel ve genel kasların özellikleri. 18 2.6. Gövde kasların sınıflandırılması. 19 2.7. Gövde bölgesi kas kategorileri ve birincil fonksiyonları. 20 3.1. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı fazları. 38 3.2. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 1). 40 3.3. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 2). 45 3.4. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 3). 49 3.5. Rutin antrenman programı. 55 4.1. Demografik bilgiler. 57 4.2. Gruplar arası topa vuruş hızı, koşu hızı, çeviklik performansı eğitim öncesi ve sonrası değerlerinin karşılaştırılması. 59 4.3. Çalışma grubu eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı ortalamaları arasındaki karşılaştırmalar. 60 4.4. Kontrol grubu eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı ortalamaları arasındaki karşılaştırmalar. 61 1 1. GİRİŞ Futbol hem oyuncu hem de seyirci sayısı giderek artan dünya çapında en popüler sporlardan biridir. Oyuncunun çok tekrarlı ve yüksek yoğunluktaki; ani hızlanma ve yavaşlama, yön değiştirme, sıçrama ve yere inme gibi hareketleri kusursuz sergilemesini gerektiren, kassal performansa dayanan ve müsabaka sırasında farklı yönde koşuların yoğun olduğu aralıklı fiziksel aktiviteleri içeren bir oyundur (1). Bir futbol maçı esnasında oyuncuların farklı aktiviteleri yerine getirdiği, orta saha oyuncularının 11,4 km, defans oyuncularının 10,1 km, forvet oyuncularının ise 10,5 km’lik mesafe kat ettikleri belirlenmiştir. Oyuncular müsabaka süresince %17,01 ayakta durma, %40,4 yürüme, %35,1 düşük şiddette koşu, %8,1 yüksek tempoda koşu, %0,7 yüksek tempoda sprint, ikili mücadele, kafa ve ayak vuruşları, top sürme, sıçrama ve dönüşler gibi farklı aktiviteler yerine getirmektedir. Oyun süresince koşulan mesafenin yaklaşık olarak %98’ini futbolcu topsuz kat etmektedir. Oyunun önemli bir bölümü topsuz ve düşük-orta şiddetli koşularla geçse de, yüksek şiddetli kısa süreli ve kısa mesafeli eforlar da söz konusudur (2). Futbolda koşu aktivitesi baskın olmakla birlikte, sprint, sıçrama, topa vuruş gibi patlayıcı aktiviteler de başarı için önemli bir yere sahiptir (3). Sportif performans, belirli bir motorik düzeyin biçimlenme derecesidir. Performansın öğeleri; kondisyonel özellikler, teknik-taktik, psikososyal faktörler ve genel sağlık durumundan oluşmaktadır (2). Gelişen dünyayla birlikte futbol, bileşenlerinin en üst düzeyde yapıldığı, üst düzey mücadele gerektiren ve maksimum verim beklentisi olan bir branş olarak da tanımlanabilir (4). Futbolda yürüme ve koşmayı sağlayan kaslar üzerinde tek yönlü bir yük vardır. Kaslar üzerinde oluşan bu tek taraflı yük, kasların tek açıdan gelişmesine yani kuvvetlenen koşu kasları ile destek kasları arasında bir dengesizliğe yol açmaktadır. Bu dengesizlik özellikle gövde kaslarında meydana gelmektedir. Kassal dengesizlik hareket mekanizmasının dayanıklılığını düşürmekte ve aşırı yüklenmelerle yaralanmalara yol açmaktadır. Bu durum, sportif performansın düşmesine ve eklemlere binen yükün artması ile bağlarda hassasiyetin artmasına ve kaslarda yaralanmalara neden olmaktadır (2). Adölesan futbol oyuncularında, çoğunlukla aşırı kullanıma bağlı gelişen 2 yaralanmalar görülmekte, diz ve ayak bileği yaralanmalarına daha çok rastlanılmaktadır (5). Core kelimesi merkez, çekirdek anlamına gelmektedir. Çift katmanlı bir silindir veya kutu olarak da tanımlanmaktadır. Core bölgesi, vücudun ağırlık merkezini de içinde bulunduran bel, pelvis, kalça ve karın kısımlarından oluşur (6-8). Anatomik açıdan core bölge, iskelet sistemi ve yumuşak dokular ile bağlantılı vücut bölgelerinin stabilitesini sağlayan ve aktif hareketlerde görev alan kaslar bütünü olarak açıklanmaktadır (9). Kibler ve ark. (10) core kasların; karın, sırt, omurga ve kalça stabilitesini sağladığını bildirmişlerdir. Bu kasların kalça ve omuz arasındaki dönme hareketini gerçekleştirirken ihtiyaç duyulan kuvveti oluşturmada etkili bir rol oynadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur (11-14). Core kuvveti, gövde kaslarının güç üretmesi ve bu gücü sürdürebilme kabiliyetidir (15). Literatürde core egzersiz uygulamalarının sağlık ve sportif performans olmak üzere iki temel yaklaşımla ele alındığı görülmektedir. Core gücü ile kol ve bacak kaslarında üretilen güç doğru orantılıdır. Bundan dolayı sportif performansın geliştirilmesi amacıyla birçok spor branşında antrenman programlarında yer almaktadır. Futbolcuların kuvvet gelişimlerinin desteklenmesinde core egzersizler önerilmektedir (16). Gövde stabilizasyonu; vücudun merkezi olarak kabul edilen lumbo-pelvik bölge çevresinde bulunan kasların postüral devamlılık sağlayabilmesi veya gerçekleşecek hareketin yörüngesini saptaması; bir başka deyişle, core kaslarının statik stabilite ve dinamik stabiliteyi sağlamasıdır (17). Zazulak (15) bunu vücudun, gövde düzensizliklerine karşı dengesini koruma biçimi olarak ifade eder. Gövde stabilizasyonu araştırmacılar tarafından farklı tanımlamalarla açıklanmaya çalışılmıştır. Kibler ve ark. (10), ‘‘distal hareketlilik için prosimal stabilite’’ presibine göre açıklarken, Brown (18) gövde kaslarının sağladığı dinamik kısıtlama ile vertebra, fasya ve ligamanlar tarafından sağlanan pasif sertlikle meydana geldiğini açıklamaktadır. Panjabi (19) ise; kemikler, ligamentler ve kassal yapılarla birlikte merkezi sinir sisteminin de nöromusküler kontrol sağlayarak katkı sağladığını söylemekte ve gövde stabilizasyonunu pasif, aktif ve nöral kontrol olmak üzere üç başlıkta ele almaktadır. Çalışmalar, gövde stabilizasyonunu etkileyebilecek olan gövde kas kuvveti, gövde kaslarının endurans, propriosepsiyon ve nöromusküler 3 kontroldeki bozukluklarının alt ekstremite yaralanmalarının gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirtmektedir (20, 21). Gövde stabilizasyon egzersizlerinin amacı; omurganın dinamik stabilizasyonunda önemli görevleri olan gövde ve pelvik taban kaslarının nöromusküler kontrol, güç ve enduransını arttırmaktır (22). Literatürde, gövde kaslarına yönelik egzersiz programının etkisini araştıran bir çok çalışma bulunmakla birlikte, adölesan futbol oyuncularında gövde kaslarına yönelik stabilizasyon eğitiminin performans üzerine etkisini araştıran çalışmalara az rastlanılmaktadır (20, 23). Bu çalışmanın amacı; adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersiz eğitiminin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına etkisini araştırmaktır. Adölesan erkek futbol oyuncuları ve alt ekstremitenin yoğun kullanıldığı spor dalları ile çalışanlar için core stabilite egzersiz eğitiminin, antrenman rutini içerisinde yer almasının sağlayabilecekleri hakkında yol gösterecektir. Ayrıca, aşırı kullanıma bağlı yaralanmaların sık görüldüğü adölesan futbol oyuncularında, gövde stabilizasyon egzersizlerinin yaralanmaların önlenmesi ve yaralanma sonrası rehabilitasyon programına olası katkıları hakkında rehberlik edeceği düşünülmektedir. Çalışmanın hipotezleri; H1: Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin topa vuruş hızı üzerine etkisi vardır. H2: Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin koşu hızı üzerine etkisi vardır. H3: Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin çeviklik üzerine etkisi vardır. 4 2. GENEL BİLGİLER 2.1. Futbol Futbol 11’er kişiden iki takım arasında oynanan ve oyuncuların bir topu el ve kollarını kullanmadan (kaleci hariç) rakip kaleye atmaya çalışmasına dayanan bir takım sporudur (24). Futbolda mevkiler ve görevleri;  Kaleci: Ceza sahası içinde topu elle tutabilen, kaleye topun girmesini engelleyen, diğer oyunculardan farklı renk forma giyen kişidir.  Bek: Takımın savunma hattında sol ve sağ kenarlarda görev yapan, rakibi karşılayan savunma oyuncusudur.  Defans: Savunma hattının ortasında görev yapan, rakibin kaleye doğru ilerlemesini engelleyen savunma oyuncusudur.  Libero: Savunma hattında kalecinin önünde oynayan, topu geriden ilerideki oyunculara gönderen savunma oyuncusudur.  Orta saha: Genellikle oyunu sahanın orta kısmında oynayan, defans ve hücum hattı arasındaki bağlantıyı kuran, gerektiğinde hücuma çıkan, gerektiğinde savunmaya yardım eden oyuncudur.  Forvet: Rakibe gol atmak için görevlendirilen, rakip kaleye en yakın görev yapan, amacı gol atmak olan oyuncudur (24). Futbol günümüzde dünyanın en popüler sporları arasında yer almaktadır. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve yetişkinler tarafından neredeyse tüm dünya ülkelerinde oynanmaktadır (25). Aerobik ve anaerobik egzersizlerin birlikte ve art arda kullanıldığı, çeviklik, hız, dayanıklılık, esneklik, denge, koordinasyon, hız, güç ve kuvvet gibi fiziksel performans özelliklerini içinde barındıran ve bütün bu parametrelerden etkilenen karmaşık bir spor branşıdır (2, 26, 27). Futbolda kısa mesafeli sprintler, yön değiştirmeler, ani duruşlar, kafa vuruşu, sıçrama ve topa vurma gibi kısa sürede ve yüksek şiddette meydana gelen anaerobik enerji ile ilgili hareketler sıklıkla kullanılmaktadır. Bir futbol maçında 40 kez sprint, 15-20 m ve 60- 90 sn aralıklı sprintler ve sıçramalar meydana gelmektedir. Bu durum, bir futbol oyuncusunda anaerobik metabolizma ve anaerobik gücün yüksek olmasının önemini 5 göstermektedir. Futbol oyununun %30’u aerobik metabolizma, %70’i ise anaerobik metabolizma ile uygulandığı belirtilmektedir. Futbolda performansı etkileyen faktörlerin teknik, taktik ve kondisyon olduğu kabul edilir (2). Futbol oyununda hücumdan savunmaya, savunmadan hücuma geçebilmek için dengeli ve hızlı hareket değişimi ile iyi bir kondisyon gereklidir. Kondisyonun temelini, diğer takım oyunlarında da olduğu gibi kuvvet, hız, dayanıklılık ve hız oluşturmaktadır. İyi bir performans sergilemek, doğru teknik uygulamaya bağlıdır. Futbolda tekniğin geliştirilmesi için topsuz hareketler ve toplu hareketler kullanılmaktadır. Topsuz hareketler; Koşma ve yer değiştirme, atlamalar, topsuz çalım olarak listelenebilir. Topla yapılan hareketler; Vuruşlar, top stopları, kafa vuruşu, top sürme, vücut çalım, markaj (durdurma), taç atışı ve kaleci tekniğini içermektedir (28). 2.1.1. Adölesan Futbol Adölesan, Latincede ‘‘erişkinliğe doğru büyümek’’, ‘‘gelişmek’’ anlamına gelmektedir. Çocukluk ve olgunlaşma arasındaki fiziksel, ruhsal, bilişsel ve çevresel açıdan gelişim ve yetkinleşme dönemidir (29). Dünya Sağlık Örgütüne göre 10-19 yaş aralığı adölesan dönem olarak kabul edilmektedir (30). Adölesan futbolcularda antropometri, motor koordinasyon ve fiziksel performansın komponentleri olan çeviklik, hız ve dayanıklılık başarının önemli faktörlerindendir (31). Uzun boylu oyuncular genellikle kaleci, orta defans ve orta forvet olmaktadır. Uzun forvetler yüksek toplarda etkili olurken, kısa forvetler ise toplu veya topsuz ataklarda daha başarılı olmaktadırlar. Futbolcular genellikle teknik, taktik becerileri ve kondisyonel özellikleriyle fiziksel yetersizliklerini kompanse edebilmektedirler (32). Atletik performans adölesan dönemde kas-tendon adaptasyonundan etkilenmektedir. Kas- tendon ünitesindeki mekanik yüklenme ve biyolojik maturasyon, adölesan sporcularda kas dayanıklılığını, kuvvetini ve tendonun mekanik özelliklerini etkileyerek kas-tendon dengesizliği riskini arttırmaktadır (33). Motor performans ve dayanıklılık kapasitesi adölesan erkeklerde yaşla birlikte artmaktadır ve özellikle büyüme atağı döneminde belirgin artmaktadır. Bu durumda yaş artışı ile futbol becerisinde de artış beklenmektedir. Hız, güç ve dayanıklılık erkek adölesanlarda matürite derecesi ile ilişkilidir (34). Yaşa bağlı olarak hız, çeviklik ve kuvvet 10-14 yaş aralığındaki erkeklerde incelendiğinde; hız erkeklerde 10-11 yaşlarda, çeviklik 6 en yoğun 10 yaşlarında ve kuvvet 12-13 yaşlarında gelişim göstermektedir (35). Adölesan sporcularda yaralanmaların önlenmesine yönelik birçok branşta çalışmalar yapılmaktadır. Futbolda yaralanma oranı diğer bireysel ve takım sporlarına kıyasla daha yüksek bulunmuştur (36). Bu yaralanmalar özellikle alt ekstremitede ve sıklıkla kas yaralanmaları olarak karşımıza çıkmaktadır (37). Adölesan dönemde kuvvet antrenmanı ile statik vücudun oluşturulması, futbol gibi performans ve dayanıklılık gerektiren oyunlarda; kas dengesini oluşturmak, vücut ve kuvvet gelişimi arasında uyum sağlamak, hareket mekanizmasındaki yaralanmaları en aza indirmek için gereklidir (2). 2.1.2. U12-U13-U14 Futbol Oyun Kuralları Türkiye Futbol Federasyonu U12 ve U13-U14 futbol oyun kuralları Tablo 2.1. ve Tablo 2.2.’de verilmiştir (38, 39). 7 Tablo 2.1. Türkiye Futbol Federasyonu U12 futbol oyun kuralları değişiklikler (38). KURALLAR U – 12 Oyun Alanı 50x70 m Top Top No: 4 Hafif Oyuncu sayısı Kadro: 14 9x9 Hakemler eğitici ve yardım edici Tek ve HİF hakemi Oyunun süresi 2x25 dakika Devre: 10 dakika Ofsayt Uygulanır Oyuncu değişikliği Sınırsız 3. kurala göre Ceza alanı Ceza alanı: 12x29 m Penaltı: 9 m Baraj mesafesi: 7 m Kale ölçüleri 2x5 m Cinsiyet Erkek-Kız ayrı Disiplin cezaları Uygulanır Kaleciye geri pası Verilmez Antrenör- oyuncu ilişkisi Taç çizgisinden talimat verilmesine izin verilmez Tesis Çim / Suni çim saha Lisans HİF lisansı 8 Tablo 2.2. Türkiye Futbol Federasyonu U13, U14 futbol oyun kuralları (39). KURALLAR U – 13 U – 14 Oyun Alanı Normal Saha Normal Saha Top Top No: 4 Top No: 5 Kadro, Oyuncu ve Yedek Oyuncu Sayısı Kadro : 16 11 x 11 Yedek Oyuncu: 5 Kadro : 16 11 x 11 Yedek Oyuncu: 5 Oyuncu Giysi ve Gereçleri Zorunlu giysiler: Forma, çorap, şort, tekmelik, futbol ayakkabısı. (Kaleci farklı renk giysi giyer) Zorunlu giysiler: Forma, çorap, şort, tekmelik, futbol ayakkabısı. (Kaleci farklı renk giysi giyer) Hakem (Eğitici ve Yardım Edici) Tek Hakem Tek Hakem Yardımcı Hakem Yok Yok Oyun Süresi Oyun : 2 x 30 dakika Devre : 10 dakika Uzatma: 2 x 10 dakika Oyun : 2 x 35 dakika Devre : 10 dakika Uzatma: 2 x 10 dakika Oyuncu Değişikliği Yöntemi Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Topun Oyunda ve Oyun Dışında Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Gol Yapma Yöntemi Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Ofsayt Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Fauller, Fena Hareketler Direkt serbest vuruşu gerektiren 10 ihlal “6+4” aynen uygulanır. Avantaj uygulanır. Sarı ve kırmızı kart uygulanır. Sarı kartın takibi yok Direkt serbest vuruşu gerektiren 10 ihlal “6+4” aynen uygulanır. Avantaj uygulanır. Sarı ve kırmızı kart uygulanır. Sarı kartın takibi yok Serbest Vuruşlar Direkt ve endirekt serbest vuruş kuralları uygulanır. Direkt ve endirekt serbest vuruş kuralları uygulanır. Penaltı Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Taç Atışı Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Kale Vuruşu Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır Köşe Vuruşu Normal oyun kuralları uygulanır Normal oyun kuralları uygulanır 9 2.1.3. Futbolda Topa Vuruş Futbolda topa vuruş; maksimum güç ve kuvvete, zamanlamaya, vuruşa katılan vücut segmentleri arasındaki uygun enerji transferine, oyuncunun topa yaklaşma açısı ve hızına, vuruş yapan bacak kaslarının gerilme-kasılma döngüsüne bağlı olan bir çoklu eklem aktivitesidir (40). Topa vuruş aktivitesi bazı kademelere ayrılarak incelenebilir. (1) uyluk ve bacağın geri alınması, (2) kalça fleksiyonu sonucunda gerçekleşen, uyluk ve bacağın ileriye doğru rotasyonu, (3) uyluğun açısal hızının düşmesi ve buna uygun olarak topa etki edebilmek için bacağın açısal hızının artışı, (4) topa vuruşun gerçekleşmesidir (41). Lees ve Nolan (42), futbolda vuruşu 5 faza ayırmaktadır (Şekil 2.1.). Bu fazlar;  Yaklaşma fazı  Geriye savurma fazı  İleriye savurma fazı  Topla temas fazı  Tamamlama fazı’dır. Şekil 2.1. Futbolda vuruş fazları (42): A) Topa yaklaşma ve geriye savurma fazı, B) İleriye savurma fazı, C) Topla temas fazı, D) Tamamlama fazı. A B C D 10 Topa vuruş şekillerinin çok çeşitli olmaları ve değişik uygulamalara imkân tanımaları, önemlerini arttırmaktadır. Futbolda vuruş; İç vuruş, iç üst vuruş, üst vuruş, üst dış vuruş, dış vuruş, burun vuruşu, diz vuruşu, topuk vuruşu ve kafa vuruşu olarak sınıflandırılabilir (28). Futbolda oyunun esas amacı, şut veya kafa atışı kullanarak rakip kaleye gol atabilmektir. Topa vuruş tekniği, futbolda başarılı olmak için gereken özelliklerin başında yer almaktadır (43). Hedefe iletilen isabetli pas ve şut özel teknik gerektirir (44). Şut ve pas tekniği temelde benzerlik gösterse de şut tekniği daha sert uygulanmaktadır (43). Vuruş teknikleri 6 başlıkta incelenebilir; 1- Ayak içi vuruş: En sık kullanılan vuruş tekniğidir. Bu vuruş esnasında vücudun pozisyonu topun gidiş yönünü gösterir.Vuruş sırasında bel geriye doğru bükülürse, topun havalanma olasılığı artar. Vuruş anında uyluk topun üzerinde bulunursa, top yüzey boyunca alçaktan gider. Vuruş doğası gereği hızlı olmamasından dolayı, kısa ve orta mesafeli pas ve şutlarda kullanılmaktadır (44). 2- Ayak iç üst vuruş: Rakip oyuncunun pas yolunu kesme ve topun havalandırılarak rakip oyuncu üzerinden gönderilmesi istendiğinde kullanılır. Vuruş esnasında vücut geriye yatırılarak, topun alt kısmına vurulur. Topa vuran bacak maksimum savrulur ve hareket devamında maksimum seviyede yukarı kaldırılır (43). 3- Ayak iç üst falsolu vuruş: Atak unsuru olarak kullanılan serbest vuruşlarda ve bazen pas amaçlı kullanılmaktadır (45). Bu vuruş tekniğinde top havada döndüğü için, topa daha iyi manevra verilebilir. Dinamik etkinin en yüksek olduğu vuruştur (44). 4- Üst vuruş: Bu vuruşta top alçaktan gittiği için, gol vuruşlarında kullanılan bir tekniktir (45). 5- Dış üst vuruş: Oyuncu genellikle 4-5 m uzaklıktaki takım arkadaşına pas atmak için bu vuruşu kullanır (44). 11 6- Dış üst falsolu vuruş: Kısa, aldatıcı, uzun paslarda, falsolu vuruşlarda, rakip savunma arkasında bulunan takım arkadaşlarına pas gönderirken kullanılmaktadır (44). Futbolda mobilite ve stabilitenin aynı anda en yoğun kullanıldığı vuruştur (46). Topa vuruşun başarısı; Oyuncunun düzeyine, topa geliş açısına, vuruş esnasında ayağın geriye açılma oranına ve topa vuruşa kadar devam eden ayağı savurma hızına, ayağın topa vuruş esnasındaki pozisyonuna, atılan şutların hızına ve mesafesine bağlı olarak değişmektedir (47). Topa yaklaşma esnasında oyuncuların 43°’lik bir açı kullandığı söylenmektedir (48). Topa yaklaşmadaki son adımın uzunluğu da maksimal vuruş üzerinde etkilidir. Büyük son adım uzunluğu daha fazla pelvik rotasyonun açığa çıkmasını sağlar (49). Literatürde maksimal vuruş hızı elde etmek için destek bacağının önemi vurgulanmaktadır. Destek bacağınının zeminle temas sağlamasını takiben, kalça hızı ve vücut yavaşlayarak stabilizasyon oluşturur. Böylece vuruş bacağında daha fazla kas kuvveti oluşur (50). Destek bacağı zeminle temas sağlasığında, diz 26°’lik bir açıdadır. Topla temas anında 42°’lik açıda fleksiyona gelerek vuruş performasına etki eder (51). 2.1.4. Futbolda Hız Kişinin bir hareketi veya hareketleri mümkün olduğu kadar yüksek hızda yapması ya da kendisini en yüksek hızda bir yerden bir yere hareket ettirme yeteneğidir (23). Grosser ve ark. (53) göre hız; Reaksiyon hızı, aksiyon hızı (hareket hızı), devirli hareketler hızı (hızlı koordinasyon), kuvvet hızı (çabuk kuvvet) diye alt sınıflara ayrılır. Hollmann (53) ise; Reaksiyon süresi, bir hareketin hızı, hareket frekansı ve lokomotorsal (yer değiştirme) hız olarak dört bölümde ele alarak incelemektedir. Hızı etkileyen faktörler; Kalıtım, teknik, kas fibril türü, kas kuvveti, tendon özellikleri, kas koordinasyonu, antropometrik etkenler, cinsiyet, kas esnekliği, psişik etkenler, ısınma ve kas yorgunluğudur (53, 54). Motorik parametrelerin önemli bir öğesi olan hız futbolda performansı etkilemektedir. Bir futbolcu maç süresince koşarken, hücum ve defans yaparken hızlı olmalıdır. Vücudun yüksek hızda hareket edebilmesi kuvvete, hareket edilen mesafeye en kısa zamanda ulaşmak da hıza bağlıdır (2). Futbolda hız atletizmden farklı olarak sadece çabuk hızlı koşmayı değil, aynı zamanda durmayı, tekrar başlamayı ve yön değiştirmeyi gerektirmektedir (35). Biyolojik ve biyomekanik olarak; kas fibril tipi, kaslar arası koordinasyon, kas içi 12 kooordinasyon, kas esnekliği, ısınma düzeyi, yorgunluk, kalıtım ve cinsiyete bağlıdır (55). Ayrıca; konsantrasyon, algılama, dikkat, sezinleme yeteneği, karar verme yeteneği, motivasyon gibi hareket bilimsel ve psikolojik özelliklerle de ilişkilidir (35). Futbol maçı esnasında oyuncular değişik yönlerde ve değişik uzaklıklarda sprint yaparlar. Burada futbolcuların ortaya koyacakları performans motorsal özelliklerine, aerobik, anaerobik kapasitelerine, teknik, taktik ve psikolojik özelliklerine ve diğer oyuncuların durumuna bağlı olmaktadır (35, 56). Futbolcunun koşma tekniğinde, bir atlet gibi zeminden itme kuvveti alma yoktur. Futbolcu her an yön değiştirmek zorunda kalabilir. Hareketler rakibe bağlı olarak da etkilenmektedir. Atlama ve şıçramalarda da futbolcunun kendisini hazırlama süresi çok kısa olmakta ve genellikle refleksleriyle ayakta dururken sıçrama yaparak atletik anlamda doğru bir teknik kullanamamaktadır (28). Bir futbol müsabakası %35 yürüme, %45 tempolu koşu, %20 orta ve yüksek şiddetli hareketler şeklinde tamamlanmaktadır (57). Topla kat edilen mesafe mevkilere göre farklılık göstermekle birlikte 10,169 m ile 12,194 m arasında değişmektedir. En fazla mesafeyi orta saha oyuncuları kat etmektedir. Toplam mesafeler içinde atılan sprint en çoktan en aza doğru forvet, orta saha, defans, bek ve kaleci olarak sıralanmaktadır (35). Hız gelişimi ilkokul çağında başlar ve ergenlik döneminde sinir-kas reaksiyonlarının adaptasyonunun da gelişmesi ile artar (58). 12-14 yaş aralığının 10 m, 20 m ve 30 m sprint performans değerleri Tablo 2.3.‘de gösterilmektedir (59). Tablo 2.3. Yaş katagorilerine göre 10 m, 20 m ve 30 m sprint test değerleri (59). Sprint Mesafesi U12 U13 U14 10 m Sprint 1.95 sn 1.91 sn 1.81 sn 20 m Sprint 3.52 sn 3.44 sn 3.26 sn 30 m Sprint 5.05 sn 4.92 sn 4.65 sn 2.1.5. Futbolda Çeviklik Bir hareket serisi boyunca çok hızlı yön değiştirmeler esnasında vücudun doğru pozisyonda hareket edebilmesini sağlayan kontrol ve koordinasyon becerisidir. Karar verme mekanizmaları ve yön değiştirme hızı gibi psikolojik ve fiziksel iki ana bileşenden oluşmaktadır (60). Fisher ve Jensen’a (61) göre, ‘‘bir yana koşmak, 13 atlamak, zig zag yapmak, durmak, başlamak ve hareketin tersine yön değiştirmek gibi hareketlerde görülen vücudun veya onun parçalarının yön değiştirme yeteneği’’ olarak tanımlanmaktadır. Çeviklik performansını etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Bunlar; Vücut ağırlığı, boy, denge, reaksiyon zamanı, hareketin hızı ve isabetlilik, hareket yönü ve mesafesi, kas tonusu, yorgunluk, duyu organlarının hassaslığı ve doğruluğu, kondisyonel özelliklerin düzeyi, teknik-taktik ve sporsal zekâ olarak sıralanabilir (62). Çeviklik incelenirken genetik kapasite, reaksiyon hızı, çabuk kuvvet, hız, yaratıcılık gücü, konsantrasyon, denge, vücut veya bacakların yön ve pozisyon değiştirme hızı, esneklik, koordinasyon gibi unsurlara birlikte bakılmalıdır. Bir futbolcunun en karmaşık motorsal özelliği olmakla birlikte hızla yerine getirilmesi gereken bir eylem biçimidir. Eylemin yapılabilmesi için bir uyarım olmalıdır. Uyarım sonucu yapılan eylem iki şekilde olur. Daha önceden öğrenilen bir hareketi pozisyon gelince hemen yapmak veya hiç bilinmeyen bir pozisyonun ortaya çıkması ile en doğru eylemi bir anda yapmak olabilir (35). Futbol aerobik temelli düzensiz aralıklarla hız, hızda devamlılık, kuvvette patlayıcılık ve çeviklik gibi temel motorik özellikler ve kuvvet türlerinin etkili olduğu bir branştır (63). Çevikliğin top sürme yeteneğine %43,30 oranında katkısı olduğu söylenmektedir. Futbol oyununda başarılı bir performans için gerekli bir fiziksel bileşendir (64). Çevik bir sporcunun dinamik denge, uyum ve çevresel kontrol gibi özelliklere sahip olduğu söylenebilir. Çeviklik, hız ve kuvvet gibi birçok sportif parametre ile uyum içerisindedir (65). Futbolda; diğer oyuncuları takip etme, diğer oyunculardan kaçma ve top hareketlerine göre ani pozisyon alma gibi aktiviteler vardır. Çevikliğe ihtiyaç duyulan bu aktivitelerin bir oyunda toplamda yaklaşık olarak 1200-1400 defa uygulandığı söylenmektedir (66). Orta saha ve hücum oyuncularının diğer mevkilere kıyasla çeviklik performansının daha iyi olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır (67). 2.1.6. Futbolda Kuvvet Antrenmanı Kuvvetin fiziksel tanımı; Bir cismin şeklini, iş düzenini veya bulunduğu yeri değiştiren etki olarak yapılmaktadır. Sporda kuvvet ise bir kaldıraç sistemi gibi düşünülen kemik, eklem ve kas yapısıyla oluşturulur. Bu kuvvet kas kütlesi ile bu kas kütlesinin ortaya koyduğı hızın bir bileşkesidir (2). Kuvvetin tanımı bazı 14 antrenman bilimciler tarafından; ‘‘İş yapabilme kapasitesi’’, ‘‘Vücudun belirli bir zorluk yada ağırlık karşısında direnç sağlaması’’ olarak yapılmıştır (2, 52, 68). Bazı bilim adamları da kuvveti, bir kas grubunun optimal hızda ürettiği en yüksek direnç olarak tanımlamıştır (69, 70). Kuvvet oluşumunu etkileyen faktörler; Fizyolojik etkenler, koordinatif etkenler, morfolojik etkenler ve psikodinamik etkenlerdir (53). Sporda kuvvet dört sınıfa ayrılarak incelenmektedir (53). 1. Sınıflama:  Genel Kuvvet: Bir spor türüne özgü olmayan, tüm kas gruplarının çok yönlü ürettiği kuvveti anlatır.  Özel Kuvvet: Bir spor branşında gerekli olan kuvvet (sıçrama kuvveti, atış kuvveti vb.) anlamına gelir. 2. Sınıflama:  Maksimal Kuvvet: Kasların yavaş kasılmasıyla ürettiği en büyük kuvvettir.  Çabuk Kuvvet: Belirli bir direnci, birim zamanda en sık yenen kuvvettir.  Kuvvette Devamlılık: Bir direnci uzun süre yenebilme özelliğidir. Bu sınıflamanın alt sınıflaması; Patlayıcı kuvvet, başlama kuvveti, çabuk kuvvette devamlılık’dır. 3. Sınıflama:  Statik Kuvvet: İzometrik kas çalışması sonucu ortaya çıkan kuvvettir.  Dinamik Kuvvet: İzotonik (konsantrik-eksantrik-oksotonik) kas çalışmaları sonucu ortaya çıkan kuvvettir. 4. Sınıflama:  Absolut (Mutlak) Kuvvet: Tüm kasların ürettiği maksimal kuvvettir.  Relatif (Göreli) Kuvvet: Vücudun kilogramı başına ürettiği kuvvettir. Kuvvet antrenmanlarının faydaları;  Kas kütlesinin büyümesi ve kuvvet artışı  Kas kuvvet dayanıklılığının gelişmesi  Kas kaybının engellenmesi  Preventatif ve rehabilitatif yararları 15  Performansın geliştirilmesi  Beden formunun korunması ve geliştirilmesi  Psikolojik iyilik hali sağlama şeklinde maddelere ayrılabilir (71-73). Kuvvet antrenmanı sporcunun kuvvet parametrelerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Organizma üzerinde fiziksel ve fizyolojik değişimler görülmekte, artan kas hacmi ile kasın enine kesit alanının artması hipertrofi olarak adlandırılmaktadır. Kuvvet gelişimi için serbest ağırlıklar, vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler, çeşitli materyaller ve egzersiz aletlerinden faydalanılabilir (74). Kuvvet antrenmanları;  Genel kuvvet antrenmanı  Özel kuvvet antrenmanı  Dinamik ve statik kuvvet antrenmanı  Maksimal kuvvet antrenmanı  Çabuk kuvvet antrenmanı  Kuvvette devamlılık antrenmanı  Rölatif kuvvet antrenmanları  Pliometrik kuvvet antrenmanı  İzometrik ve izotonik antrenmanlar  Eksantrik ve konsantrik kuvvet antrenmaları  Desmodromik kuvvet antrenmanları olarak çeşitlendirilebilir (52, 72, 73, 75). Futbol müsabakaları esnasında değişken bir kuvvet gereksinimi oluşmaktadır. Bu kuvvet gereksinimini sağlamak için özel kuvvet antrenmanları planlanmalıdır (56). Bangsbo (76), futbolda kuvvet antrenmanlarını oluştururken oyun içerisinde karşılaşılabilecek açılardaki hareketlerin seçilmesi gerektiğini söylemektedir. Bu durumda nörofizyolojik olarak sinir-kas koordinasyonu gelişerek, kas fibrillerinin daha hızlı yanıt vermesi ve futbol tekniğinin gelişmesi sağlanacaktır (77). Futbolda maksimal kuvvet gelişimi önemli bir yere sahiptir. Maksimal kuvvet ne kadar iyi gelişirse sporcunun güç gelişimi de o kadar iyi olacaktır. Ayrıca; Sprint, hız ve çeviklik gibi motorsal yetilerin de gelişmesine katkı sağlar (78, 79). Bir futbol 16 müsabakasında sporcu 90 dakika boyunca kuvvete ihtiyaç duymakta ve burada kuvvette devamlılık, kassal dayanıklılık ön plana çıkmaktadır. 2.1.7. Çocuk ve Gençlerde Kuvvet Antrenmanı Çocuk ve gençlerde genel ve çok yönlü mekanizmanın oluşmasında, kuvvet antrenmanı önemli bir rol üstlenmektedir. Yapılacak olan kuvvet antrenmanlarının yaş ve gelişim ilkelerine uyması gerekir. Çocuk ve gençlerin kemik gelşimi 17-20 yaş arasında sona ermektedir. Kas gelişimiyle birlikte kuvvet performansının en üst seviyeye çıkması yine 20 yaş sınırındadır. Bundan dolayı tek yönlü bir antrenman tercih edimemeli, erken branşlaşma yapılmamalıdır. Kas ve kemik gelişimine uygun antrenman yükü tercih edilmelidir. Bu dönemde kuvvet antrenmanlarının amacı; vücut stabilitesinin oluşmasına katkı sağlamak, dayanıklılığı geliştirmek, kas dengesini sağlamak, kuvvet ile vücut gelişimi arasında uyum oluşturmaktır (2, 80). Virgilio (81), çocuk ve gençlerde yaş gruplarına göre kuvvet antrenmanlarının genel özelliklerini sınıflandırmıştır (Tablo 2.4.). Tablo 2.4. Virgilio’ya göre çocuklarda ve gençlerde yaş grupları ve kuvvet çalışmalarının genel özellikleri (81). 4-6 Yaş Teknik öğretime yönelik ağırlıksız kuvvet antrenmanları uygulanabilir 6-10 Yaş Hafif ağırlıklar ve çok tekrara dayalı kuvvette devamlılık çalışmaları ile hafif ağırlıklarla atma ve sıçrama kuvveti çalışmaları yapılabilir 10-12 Yaş Düşük dirençler ile branş tekniklerini anımsatan koordinatif kuvvet çalışmaları yapılabilir 12-14 Yaş Postürü koruyan kasları kuvvetlendirmeyi amaçlayan çalışmalar yapılabilir 14 Yaşından Sonra Hipertrofi çalışmalarına başlanabilir 16 Yaşından Sonra Spor türüne özgü kuvvet çalışmalarına başlanabilir 17 2.2. Gövde Stabilizasyonu Önde abdominal kas grubu, arkada paraspinal ve gluteal kasların, yukarıda diyafram kası ve aşağıda pelvik taban kasları ile kalça kaslarının oluşturduğu, vücudun merkezi olarak kabul edilen bir kas korsesi olarak tanımlanmaktadır (82, 84). Gövde stabilizasyonuna pasif ve aktif yapıların katkısı bulunmaktadır. Pasif yapıların stabiliteye katkısı aktif yapılara göre oldukça azdır. Musküler destek olmadan lomber bölgenin 9 kg-f şiddetindeki yüklenmede stabilitesi bozulmaktadır. Günlük yaşamda omurga yaklaşık olarak 900 kg-f şiddetindeki kuvvetlere maruz kalmakta ve stabilite sağlayabilmektedir (83). Gövde stabilizasyonu, lokal olarak stabilite ve kuvvet üretimi fonksiyonlarının yanında; koşma, topa vurma, top fırlatma gibi ekstremitelerle gerçekleşen aktivitelerde de büyük rol oynamaktadır. Kinetik zincirin merkezinde yer almasından kaynaklı gövde kaslarının kuvveti, ekstremitelerde optimal mobilitenin meydana gelmesi için gereklidir (10). Jones (84) core kuvveti, abdominal basınç ve core bölgesi kaslarının kasılabilir elemanlarının dirence karşı koyma yeteneği olarak tanımlar. Gövde stabilizatör kasları; ekstremite hareketi ile ve ekstremite hareketi olmadan da omurga ve vücudun stabilizasyonunu bir kas korsesi ünitesi olarak sağlamaktadır (83). Omurga stabilite sistemi; ‘‘Pasif alt sistem’’, ‘‘aktif alt sistem’’ ve ‘‘nöral kontrol sistemi’’ olarak incelenmektedir (85). Nötral alan spinal hareketlerin en az dirençle karşılaştığı, hareketin minimum enerji ile gevşek ve esnek olarak yapılabildiği bölge olarak tanımlanmaktadır. Nötral alanı lokal (derin) ve genel (yüzeyel) kaslar oluşturmaktadır. Lokal kaslar; Transversus abdominis, multifidus, internal oblik ve pelvik taban kaslarıdır. Genel kaslar; Erektör spina, eksternal oblik, rektus abdominis ve kuadratus lumborumdur (19, 86). Genel kasların hız ve güç üzerinde etkili olduğu söylenmektedir (87). Lokal kas sistemi primer olarak yavaş kasılan kas lifleri, genel kas sistemi ise primer olarak hızlı kasılan kas liflerinden oluşmaktadır (88). Bergmark (86) tarafından sınıflandırılan bölgesel ve genel kas kasların özellikleri Tablo 2.5.’de verilmiştir. 18 Tablo 2.5. Bölgesel ve genel kasların özellikleri (86) Panjabiye (19) göre nötral alanın stabilizasyonu için üç sistemin koordineli çalışması gerekmektedir. Bunlardan birincisi pasif sistemdir. Vertebralar, faset eklemler, intervertebral disk ve spinal ligamanlardan (anterior longitudinal ligaman, posterior longitudinal ligaman, ligamentum flavum) oluşmaktadır. İkincisi aktif kas sistemidir. Bu sistemde transversus abdominis ve multifidus kasları majör rol oynar. Üçüncüsü ise nöral kontrol (ligaman, tendon ve kaslardaki kuvvet, hareket alıcı ve ileticileri, vestibuler-görsel sistem, geri besleme, yorumlayıcı) mekanizmalarıdır (89). Bergmark (86) core kas yapısını ‘‘Bölgesel Kas Sistemi’’ ve ‘‘Genel Kas Sistemi’’ olarak sınıflandırmıştır (Tablo 2.6.). Bölgesel Genel  Derin  Yavaş kasılır  Dayanıklılık özelliği yüksektir  Genellikle zayıftır  Düşük dirençlerde aktive olur (Maksimal kasılmanın %40’ından düşük)  Uzunluk bağımlı kas aktivasyonu  Yüzeysel  Hızlı kasılır  Güç aktivitelerinde etkindir  Genellikle kuvvetlidir  Yüksek dirençlerde aktive olur (Maksimal kasılmanın %40’ından yüksek)  Kuvvet bağımlı kas aktivasyonu 19 Tablo 2.6. Gövde kaslarının sınıflandırılması (86) Willardson (90) ise core kasları; ‘‘Global Gövde Stabilizatörleri’’, ‘‘Lokal Gövde Stabilizatörleri’’ başlıklarına ek olarak: ‘‘Üst Ekstremite Transfer Kasları’’ ve ‘‘Alt Ekstremite Transfer Kasları’’ da ekleyerek sınıflandırmıştır (91). Willardson’a (90) göre kas kategorileri ve ilgili kasların birincil fonksiyonları Tablo 2.7.‘de gösterilmiştir. Bölgesel Kaslar (Stabilizasyon Sistemi) Genel Kaslar (Hareket Sistemi) Birincil İkincil  Rektus abdominis  Eksternal oblik lateral fibrilleri  Psoas majör  Erektör spina  İliokostalis (göğüse ait kısım)  Transversus abdominis  Multifidus  İnternal oblik  Eksternal oblik medial fibrilleri  Kuadratus lumborum  Diyafram  Pelvik taban kasları  İliokostalis ve longissimus (lomber kısmı) 20 Tablo 2.7. Gövde bölgesi kas kategorileri ve birincil fonksiyonları (90). Global Gövde Stabilizatörleri Kaslar Birincil Dinamik Fonksiyon(lar) Erektör spina Gövde ekstansiyonu Kuadratus lumborum Gövde lateral fleksiyonu Rektus abdominis Gövde fleksiyonu Posterior pelvik tilt Eksternal oblik Gövde lateral fleksiyonu Gövde rotasyonu İnternal oblik Gövde lateral fleksiyonu Gövde rotasyonu Transversus abdominis Karın içi basıncı arttırmak için karın duvarını içeriye doğru çeker Lokal Gövde Stabilizatörleri Kaslar Birincil Dinamik Fonksiyon(lar) Multifidus Gövde ekstansiyonu Rotatorlar Gövde rotasyonu İntertransversalis Gövde lateral fleksiyonu İnterspinalis Gövde ekstansiyonu Diyafram Karın içi basıncı arttırmak için aşağıya doğru hareket gerçekleştirir Pelvik taban kas grubu Karın içi basıncı arttırmak için yukarıya doğru hareket gerçekleştirir Üst Ekstremite Transfer Kasları Kaslar Birincil Dinamik Fonksiyon(lar) Pektoralis majör Omuz fleksiyonu Omuz horizontal adduksiyonu Omuz diagonal adduksiyonu Latissimus dorsi Omuz ekstansiyonu Omuz horizontal adduksiyonu Omuz diagonal adduksiyonu Pektoralis minör Skapulanın aşağıya indirilmesi Serratus anterior Skapulaların birbirinden uzaklaştırılması Rhomboidler Skapulaların birbirine yaklaşması Trapez Skapulaların yükseltilmesi (üst fibriller) Skapulaların birbirine yaklaştırılması (orta hattaki fibriller) Skapulaların aşağı çekilmesi (alt fibriller) Alt Ekstremite Transfer Kasları Kaslar Birincil Dinamik Fonksiyon(lar) İliopsoas kas grubu Kalça fleksiyonu Anterior pelvik tilt Gluteus maksimus Kalça ekstansiyonu Posterior pelvik tilt Hamstring kas grubu Kalça ekstansiyonu Posterior pelvik tilt Gluteus medius Kalça abduksiyonu Lateral pelvik tilt 21 2.2.1. Pasif Alt Sistem Vertebral diskler, ligamentler, faset eklemler ve eklem kapsülünden oluşur. Nöral sistemle birlite çalışır. Spinal kolonun nötral pozisyonunda meydana gelen değişimler ilk buraya etki ederek, omurga pozisyonunun ve hareketin algılanması için merkezi sinir sitemine sinyaller gönderir. Spinal bağlar, normal eklem hareket açıklığı sonunda, kuvvet oluşturup gerilim sağlayarak stabilizasyona katkı koyarlar (19). 2.2.2. Aktif Alt Sistem Spinal kolonu saran kas, tendon ve torakolomber fasyadan oluşur (19, 92). Omurga ve pelvisi kinetik zincirin fonksiyonel hareketlerinde stabilize etmektedirler (93, 94). Sportif aktiviteler esnasında; vücudun büyük parçalarından, küçük parçalarına doğru enerji transferine de katkı sağladıkları söylenmektedir (95). Aktif alt sistem, pasif alt sistemin spinal postürdeki değişikliği algılayıp, nöral kontrol sisteme sinyaller iletmesi sonucunda kaslara efferent uyarılar gönderilmesiyle devreye girmektedir (96). 2.2.3. Nöral Kontrol Sistemi Kas iğcikleri, golgi tendon organı ve spinal ligamentlerin verdiği geri bildirimlere göre kas kuvvetini kontrol etme ve ayarlama görevi vardır. Bir problem gelişmesi durumunda bunu algılayarak aktif alt sistemde uygun cevabın oluşmasını sağlar (19, 97). Uygun cevabın oluşmasını ileri ve geri bildirim nöromusküler kontrol mekanizmaları kontrol eder (90, 92). İleri bildirim nöromusküler kontrol mekanizması, geçmişten gelen deneyimlerden elde edilen duyusal bilgilere göre motor cevabı planlayarak, motor cevabı oluşturacak kaslardan önce, destek kasların aktive olmasını sağlar (92, 98). Geri bildirim nöromusküler kontrol mekanizmaları, birçok defa tekrar edilen ve işlenen sportif beceriler gibi çalışır. Motor kontrol sürekli olarak düzenlenir. Geri bildirim pozitif veya negatif olabilir. Özellikle sportif performans taleplerini karşılamak için gövde kaslarına özgü nöral aktiviteleri aktifleştirmesi sebebiyle önem taşımaktadır (90). Aktif, pasif ve nöral alt sistemler spinal stabilizasyonun sağlanması için uyum içinde çalışmalıdırlar (99). 22 2.3 Gövde Stabilizasyon Kaslarının Anatomisi Gövde (Core); önde karın kasları, arkada paraspinaller ve glutealler, üstte diyafram, altta pelvik taban ve kalça kaslarından oluşur. Fonksiyonel hareketlerde omurga ve pelvis stabilitesini sağlayan 29 çift gövde kası bulunmaktadır. Bu kaslar olmaksızın çok az kompresif güç karşısında bile omurga stabiliteyi sürdürmekte zorlanır. Omurga stabilitesi için nöromusküler sistem, kemik, kas ve bağ doku koordineli çalışmalıdır (82). Ayrıca gövde stabilizasyonundan sorumlu kasların uyumlu faaliyet göstermesi de önemlidir. Bu pasif ve aktif yapıların herhangi birinin zarar görmesi durumunda omurgada instabilite gerçekleşecektir (83). Gövde kaslarının görevleri;  Aktivite esnasında göğüs kafesi ve pelvisin dengelenmesi,  Biyolojik fonksiyonlar için iç basınç sağlama,  Omurga kuvvet, stabilite ve hareketliliğini sağlama,  Kinetik zincir ekseni oluşturmaktır (84). 2.3.1. Abdominal Kaslar Rektus abdominis, internal oblik, eksternal oblik ve transversus abdominis gövde stabilitesinden sorumlu abdominal kaslardır (10, 83). Abdominal kasların kontraksiyonu ile sagittal, frontal ve transvers düzlemde kuvvetler dengelenir (100). Lomber ekstansörlerle birlikte kasılması gövde stabilizasyonunda artış sağlar (101,102). Rektus abdominis kontraksiyonu lomber bölgede fleksiyon hareketini oluşturur. Ateşlenme eşiği yüksek olan bu kas; yük kaldırma, itme gibi aktivitelerde stabilizasyona katkı koyarak omurganın korunmasına yardımcı olur (83). Eksternal oblik kasların altına yerleşen internal oblikler, gövdenin rotasyon ve lateral fleksiyon içeren hareketleri yerine getirmesine yardımcı olur (84). Transversus abdominisin fibril yapısına benzerlik göstermesine rağmen, dıştan gelen kuvvetlere karşı daha az katkı sağlamaktadır (103). Eksternal oblikler, rektus abdominisin her iki yanında bulunan yüzeysel kaslardır. Rotasyonel gövde ve lateral fleksiyon hareketleri için önemlidir. Lumbal ekstansiyon ve torsiyon sırasında eksentrik kasılarak anterior pelvik tilti kontrol ederler (84, 104). Ateşlenme eşiği daha düşük olan eksternal ve internal oblik kaslar postürün korunmasına katkı sağlayarak stabilizasyonda yer 23 alırlar (83). Transversus abdominis abdominal bölgenin en derininde yer alan ve gövde stabilizasyonu üzerinde en etkin role sahip kastır. Kasın fibrilleri abdomen etrafında horizontal seyreder ve dıştan gelen kuvvetlere karşı en kısa sürede ateşlenerek ilk aktive olur. Bu kasın izole hareketi, abdomeni içe çekme tekniği olarak kullanılan abdominal hollowing sırasında gerçekleşir (84, 105, 106). İzometrik gövde kas kuvveti ve stabilite için önemi büyüktür ve tüm gövde aktivitelerinin içerisinde yer almaktadır. Gövdenin izometrik fleksiyonunda ve ekstansiyonunda aktif olabilen tek kastır. Pelvik taban yapılarıyla bağlantılı çalışmaktadır (84). Sağlıklı bireylerde lomber omurgayı stabilize etmek için transversus abdominis ve multifidus kaslarının omuz hareketlerinden 30 ms, bacak hareketlerinden 110 ms önce aktive olduğu gösterilmiştir (94, 107, 108). Şekil 2.2. Abdominal kaslar (109). Rektus abdominis Transversus abdominis İnternal oblik Eksternal oblik 24 2.3.2. Paravertebral Kaslar Erektör spina, multifidus, rotatörler ve intertransversi spinal stabilizasyona katkı sağlayan posterior omurga kaslarıdır. Lomber bölgedeki erektör spina; pelvise doğru uzanan tendonları sayesinde lomber bölge kası gibi davranan, aslında torasik bölge kasları olan longissimus ve iliokostalllerdir (83, 103, 110). Bu kaslar, kinetik zincir aktiviteleri sırasında gövde fleksiyonu ve rotasyonun dinamik intersegmental stabilizasyonunu ve eksantrik yavaşlamasını sağlamak üzere işlev görür (111). Multifidus kası omurganın düz ve sabit olması için çalışan, omurgaya bağlanmış bir seri kas grubu olarak tanımlanabilir. 2 veya 3 spinal segment boyunca uzanarak, vertebraların ufak hareketlerine uyum sağlayarak segmental stabilizasyonun kontrol edilmesine katkıda bulunur (84, 112). Transversus abdominis ile kasılması spinal stabiliteyi arttırır. Aynı zamanda oblik kaslar ve iliokostalis lumborum ile transvers düzlemde gövde stabilizasyonu sağlar (104). Kronik bel ağrısı olan bireylerde multifidus kası atrofik bulunmuştur. Bacak hareketi öncesinde kronik bel ağrısı olanların transversus abdominis ve multifidusun kontraksiyonunda gecikme olduğu gösterilmiştir (88). Rotatörler ve intertransversi kaslarının büyük moment kolları yoktur. Lokal postüral stabilizasyondan sorumludurlar. Zengin kas iğciklerine sahiptirler ve bu sayede pozisyon sensörü olarak görev yaparlar (83). 25 Şekil 2.3. Paravertebral kaslar (113). 2.3.3. Kalça Kasları Kalça kasları ayakta yapılan tim aktivitelerde aktif olmakla birlikte, yürüme aktivitesinde gövde ve pelvis stabilizasyonunu sağlamada önemli bir role sahiptir (94). Kinetik zincirde alt ekstremiteler ile pelvis ve omurga arasında bağlantı sağlama görevi vardır (90). Gluteus maksimus, kalça kasları arasındaki en büyük ve yüzeysel kastır ve kalçaya esas görünüşünü verir (84). Açık zincir pozisyonunda kalça ekstansiyonu ve eksternal rotasyonu hızlandırmak için konsantrik olarak çalışır. Kalça fleksiyonu ve femoral iç rotasyonu yavaşlatmak için ise eksantrik olarak hareket eder (111, 114). Kalçadaki ikinci büyük kas olan gluteus medius, fonksiyonel hareketler esnasında birincil frontal düzlem stabilizatörü olarak işlev görür. Kapalı zincir hareketlerinde femoral adduksiyon ve iç rotasyonu yavaşlatır (84, 111, 114). Gluteus minimus, kalça rotasyonunda görev alır ve pelvisin sabit pozisyonda kalmasını sağlar. Gluteus mediusla birlikte, kapalı kinetik zincir egzersizlerinde pelvisin stabilitesini sağlar (84, 115). Kronik bel ağrısı olan kişilerde, gluteus maksimus ve gluteus medius kaslarının zayıf enduransa sahip oldukları ve İliokostalis lumborum Transvers prosesler İnterspinaller Semispinalis kapitis Longissimus kapitis İntertransversi Semispinalis servisis İliokostalis thoracis Longissimus thoracis Longissimus servisis İliokostalis serivisis Spinalis thoracis Semispinalis thoracis Multifidus Rotatör brevis Kısa rotatör Rotatör longus 26 ateşlenme hızında gecikme görüldüğü söylenmektedir (116, 117). Psoas majör, açık zincir pozisyonunda kalça fleksiyonu ve eksternal rotasyon üretir. Kapalı zincir pozisyonunda ise konsantrik çalışır (111, 114). Psoas kası gerginse, lomber bölgedeki diskleri zorlayacak ve stabilizasyona etki edecektir (83). Şekil 2.4. Kalça kasları (109). 2.3.4. Kuadratus Lumborum Lomber omurganın her iki yanında yer alan, omurgayla direkt bağlantısı olan dikdörtgen şekilli bir kastır. Mcgill (101) tarafından omurganın majör stabilizatörü olarak tanımlanmaktadır. Frontal planda meydana gelen fleksiyon ve ekstansiyon hareketinde lomber stabilizasyonu sağlar, ayrıca lateral fleksiyon sırasında omurgaya destek olur. Solunum esnasında 12. Kostayı stabilize ederek, ikincil bir solunum kası olarak da çalışmaktadır (101). Psoas majör Gluteus minimus Gluteus maksimus Gluteus medius Spinalis Psoas minor İliakus Kuadratus lumborum Multifidus İliokostalis Longissimus 27 Şekil 2.5. Kuadratus lumborum (118). 2.3.5. Diyafram Diyafram, göğüs kafesini karın boşluğundan ayıran kubbe şeklinde muskulotendinöz bir yapıdır (84). Kasılmasıyla birlikte karın içi basınç artar ve lomber stabilizasyona katkı sağlar. Diyaframda disfonksiyon gelişmesi durumunda, lomber omurga bölgesine gelen kompresif yüklerde artış meydana gelecek ve stabilizasyon etkilenecektir. Gövde egzersizleri esnasında diyaframa yönelik solunum tekniklerinin kullanılması, stabilizasyona olan katkısını arttıracaktır (83). Kuadratus lumborum Sakrum İlyum Psoas majör İliakus 28 Şekil 2.6. Diyafram kası (109). 2.3.6. Pelvik Taban Kasları Pubis ve sakrum arasında yer alan bu küçük kas grupları, karın içi organlara destek sağlamanın yanı sıra gövde kuvveti ve stabilite üzerinde de etkilidir (84). Transversus abdominis kasının kontraksiyonu ile aktive olan pelvik taban kasları, gövde ve omurga çevresine destek sağlayarak stabilizasyona katkı koyar (119). Yapılan bazı çalışmalar, sakroiliak ağrısı olan bireylerde pelvik taban ve diyafram kaslarında kuvvet kaybı olduğunu tespit etmiştir (120). Akciğer Diyafram kası Sternum 29 Şekil 2.7. Pelvik taban kasları (109). 2.3.7. Torakolomber Fasya Kinetik zincir sistemindeki yeri, üst ve alt ektremiteyi birbirine bağlaması açısından önemlidir (83). Transversus abdominis torakolomber fasyanın orta ve arka tabakalarına tutunmaktadır. Torakolomber fasya arka tabakasının derin laminası lomber spinöz proçeslere bağlanmaktadır. Bu durum gövde kasların çalışması esnasında torakolomber fasyanın proprioseptör görevi görerek, gövde pozisyonuna katkı sağlar. Bu sebeple gövde kasları, torakolomber fasya üzerinden doğal bir lomber korse olarak davranmaktadır (121). Torakolomber fasyanın neden olduğu gerilme kuvvetine karşı, eksternal oblik ve transversus abdominisle birlikte intraabdominal basıncı arttırarak lomber omurgaya fonksiyonel stabilite sağlarlar (103). Latissimus dorsi bağlantısı sayesinde de abdominal korse üzerinde gerim oluşturur ve stabilite sağlar (101). Levatör ani Koksigeus kası İliokoksigeus kası Pubokoksigeus kası Puborektalis kası 30 Şekil 2.8. Torakolomber fasya (122). 2.4. Futbolda Gövde Stabilizasyonunun Önemi Futbol fiziksel dayanıklılık, teknik beceri ve taktik uygulamanın bütünleştiği bir branştır. Gövde aktivasyonu, stabilitenin sağlanması ve güç üretimi yanı sıra topa vuruş, koşu, top fırlatma gibi ektremite hareketlerinde de rol oynamaktadır. Ayrıca, gövde stabilizasyonu yaralanmalarının önlenmesinde de önemli bir role sahiptir (10, 19, 123). Adölesan futbol oyuncularında yaralanmaların %60-90’ı travmatiktir. Bu travmatik yaralanmaların %10-40’ı aşırı kullanıma bağlı gelişmektedir. Alt ekstremite yaralanmaları %60-90 oranla en fazla görülmekte ve ayak bileği, diz, uyluk en çok etkilenmektedir. Yaralanma tipi olarak en sık; strain, sprain ve kontüzyona rastlanılmaktadır (124). Ayak bileği yaralanmalarında lateral ayak bileği spraini ve kronik ayak bileği instabilitesi daha sık görülmektedir (125). Diz ekleminde, büyüme ve gelişmeye bağlı olarak aşırı kullanım yaralanmalarına sık rastlanılmakta ve performansı olumsuz yönde etkilemektedir (5, 126). Diz yaralanmalarının önlenmesinde gövde stabilizasyon egzersizlerinin etkili olduğu Torakolomber fasya 31 söylenmektedir (11, 102, 127). Üst ekstremite yaralanmaları sık olmamakla birlikte, en fazla omuz eklemi, klavikula, başparmak, parmaklar, dirsek ve el bileği eklemlerinde görülmektedir (128). Gövde stabilite egzersizlerinin adölesan futbol oyuncularında atletik performansı geliştirdiği söylenmektedir (12, 129, 130). Gövde kaslarının güçlü olması, vücuttaki diğer kas grupları ile daha uyumlu çalışmasına olanak sağlar. Böylece sporcunun koordineli hareket etmesi; Şut çekme, top kontrolü, pas verme, hız, güç, dayanıklılık gibi atletik performansa etki eden özelliklerini geliştirir (131). Adölesan futbolda gövde stabilizasyon gelişiminin performansa etkisini araştıran çalışma oldukça azdır. Bu nedenle literatüre bu alanda katkı sağlamak amaçlı bu araştırma yapılmıştır. 32 3. BİREYLER ve YÖNTEM 3.1. Bireyler Çalışmaya başlamadan önce, G*Power (Version 3.0.10) programı ile yapılan güç analizi sonucuna göre minimum örneklem büyüklüğü belirlendi. Örneklem büyüklüğü belirlenirken, α değeri 0,05 ve güç 0,95 olarak hesaplandı ve tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılarak minimum örnek sayısı 36 olarak bulundu. Bu çalışma Gönyeli Spor Kulübü (KKTC)’ne bağlı futbol akademisinde U12, U13 ve U14 kategorilerinde oynayan ve benzer antrenman programı alan oyuncularla yapıldı. Değerlendirme basamağından önce akademi koordinatörü ve ilgili yaş grubu antrenörlerine araştırma hakkında bilgi verilerek izin yazısı alındı. Bu çalışmaya 12-14 yaşları aralığında, çalışma (N=23) ve kontrol (N=22) grubu olacak şekilde toplam 45 erkek futbol oyuncusu dahil edildi. Gruplar belirlenirken yaşa dikkat edilerek rastgele dağılım yapıldı. Bu şekilde 12, 13, 14 yaşlara ait sporcular her iki gruba da eşit veya yakın sayılarda alınarak homojenlik sağlandı. Değerlendirmeler ve eğitim sürecinde çalışma grubunda 4, kontrol grubunda 5 kişi dahil edilme kriterlerini sağlayamadığı için çalışmadan çıkarıldı. Çalışma grubunda 19, kontrol grubunda 17 kişi ile çalışma sonlandırıldı (Şekil 3.1.). ETK00-2020-0243 kayıt numaralı bu çalışma, Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Etik Alt Kurulu Başkanlığı tarafından 29.09.2020 tarih ve 2020/06 sayılı toplantıda değerlendirilip tıbbi etik açısından uygun bulundu. Araştırmaya dahil edilme kriterleri; • Alt ekstremite ve omurgayı içeren güncel ağrı şikayeti olmayan erkek sporcular, • Omurga ve ekstremitelere ait son 6 ay içerisinde herhangi bir cerrahi geçirmemiş olan ve patolojisi olmayan sporcular, • Düzenli olarak antrenmanlara katılan sporcular, • 12-14 yaş aralığında olan ve yasal temsilcisi tarafından yazılı olarak çalışmaya katılım onayı vermiş sporcular çalışmaya dahil edildi. Araştırmadan dışlanma kriterleri; • Spora ara vermiş olan, • Üç defadan fazla antrenmanlara katılmayan, • Egzersiz programına adapte olamayan sporcular araştırmaya dahil edilmedi. 33 Şekil 3.1. Olgu akış şeması. 34 3.2. Yöntem Değerlendirmeye ve egzersiz programına başlamadan önce; sporcuları ve velileri bilgilendirmek için uygulanacak test protokolü, egzersiz programının içeriği ve çalışmanın amacıyla ilgili sözel bilgilendirme yapıldı. Sporcular ve velilerin danışmak isteyebilecekleri konular ve program gün, saat, yer takibi için bir sosyal medya iletişim grubu kuruldu. Gönüllü katılmak isteyen tüm sporcular, velileri tarafından Aydınlatılmış Onam Formu imzalatılarak çalışmaya alındı. Birer kopya velilere dağıtıldı. Takım antrenörleri ve ilgili kulüp başkanları da çalışma hakkında bilgilendirildi ve izin belgesi alındı. Değerlendirmeler, Gönyeli Futbol Akademi sahasında yapıldı. Değerlendirmeleri takiben çalışma grubu, rutin egzersiz programlarına ek olarak 8 hafta süresince, haftada üç gün aynı fizyoterapist eşliğinde ‘‘Gövde Stabilizasyon Egzersiz Eğitimi’’ programına alındı. Uygun ağırlık ve renk, katılımcının düşük seviyede zorlukla 10 tekrarı tamamlayabildiği ağırlık ve dirençli lastiğin skala ile sözel sorgulanmasıyla belirlendi. Her faza geçişte tekrar değerlendirilerek direnç arttırıldı. Egzersiz fazlarına başlamadan önce; motor kontrol, endurans ve kinestetik farkındalık kazanılması amacıyla transversus abdominis kası ve multifidus kası kontraksiyonu anlatılarak palpasyonla kontrol edildi. Pressure biofeedback cihazı kullanılarak; Nötral omurga pozisyonu, abdominal hollowing ve abdominal bracing tekniklerini içeren 4 seans bireysel eğitim verildi (Şekil 3.2.). Değerlendirmeler program öncesinde ve sonrasında yapıdı. Egzersiz programı ve değerlendirmeler sezon içinde uygulandı. Eğitim sürecinde, kontrol grubu rutin antrenman programını uygulamaya devam etti. 35 Şekil 3.2. Pressure Biofeedback Eğitimi. 3.3. Değerlendirme Topa vuruş hızı; Bushnell Velocity radar tabancası (Bushnell Performance Optics, Overland Park, KS) ile yapıldı (Şekil 3.3.) (132). Top hedef noktadan 15 metre uzaklığa yerleştirilerek, radar tabanca yerden 1.22 metre yükseklikte hedef noktanın 1 metre gerisinde tutuldu. Sporcunun 5 metre mesafeden koşarak, topa maksimum gücü ile ayaküstü vuruş yapmasıyla değerlendirildi. 1 denemenin ardından 3 vuruş yapılarak ortalama değer km/sa olarak kaydedildi. FIFA standartlarına uygun olarak 12-13 yaş için 4 numara, 14 yaş için 5 numara topla vuruş yaptı (40, 41, 133). Radar tabanca test güvenirliği ICC> 0.94’tür (134, 135). Şekil 3.3. Bushnell Velocity Radar Tabanca. Koşu hızı; Katılımcıların hız performansı 20 metre mekik koşu testiyle belirlendi. Katılımcılar başlama çizgisinin 50 santimetre gerisinden sprint koşusuna başladı ve 20 metreyi tamamlama süresi saniye cinsinden kaydedildi (Şekil 3.4.). 20 36 metre sprint testi güvenirliği U12’de ICC= 0.73, U13’de ICC= 0.90 ve U14’de ICC= 0.83’dür (136). Şekil 3.4. 20 m mekik koşu testi. Çeviklik; Çevikliğin belirlenmesinde Draper ve Lancaster (137)’in geliştirdiği 505 çeviklik testi kullanılmıştır. Test 10 metrelik bir yaklaşma koşusunun ardından 5 metrelik bir mesafenin gidiş ve 180° dönüş ile tamamlanmasından ibarettir. 5 metrelik mesafenin gidiş dönüş zamanı saniye cinsinden kayıt edildi (Şekil 3.5.). 505 çeviklik testi güvenirliği U12’de ICC= 0.57, U13’de ICC= 0.91 ve U14’de ICC= 0.89’dur (136). Şekil 3.5. 505 çeviklik testi. 3.4. Gövde Stabilizasyon Egzersiz Programı Egzersiz eğitimi üç faza bölünerek, 8 hafta süresince haftada üç gün fizyoterapist eşliğinde uygulandı. Fazlar haftalara göre Faz 1 (1-3 hf), Faz 2 (3-5 hf) 37 ve Faz 3 (5-8 hf ) aralıklarında uygulandı. Seans süreleri 40 dakika ile başlayıp haftalar ilerledikçe 60 dakikaya çıkarıldı. Her seans 10 dakika ısınma programı ile başladı ve seans sonunda 10 dakika soğuma programı uygulandı (Tablo 3.1.). Isınma programı düşük şiddetli aerobik aktiviteler ve kısa süreli germe egzersizlerini içermekteydi. Anterior-posterior-inferior kapsül germe, trapez kası sağ-sol germe, chin tug ile postero-lateral boyun kasları germe, latissimus dorsi kası germe, kalça fleksör kas grupları germe, kuadriseps kası germe, hamstring kası germe, gastrokinemius kası ve aşil tendonu germe, adduktör kas grubu germe, iliotibial bant germe, lumbal ekstansör kas grubu germe, kedi- deve, top üzerinde sırt ekstansörleri, anterior ve lateral gövde kasları germe egzersizleri yapıldı. Soğuma programında; 3-5 dakika düşük şiddetli düz koşu ve triseps kası, biseps kası, el bilek ekstansör ve fleksör kasları, latissimus dorsi kası, kalça fleksörleri, kalça adduktörleri, hamstringler, kuadriseps ve sırt ekstansörlerine yönelik statik germe egzersizleri yapıldı. Isınma ve soğuma programı; gövde stabilizasyon egzersiz eğitimi uygulanan çalışmalarda tercih edilen egzersizlerle ve rutin antrenman programında kullanılan egzersizler birleştirilerek elde edildi (98, 129,158) (Tablo 3.1.). 38 Tablo 3.1. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı fazları. Fazlar Faz 1 (1-3 hf) Faz 2 (3-5 hf) Faz 3 (5-8 hf) Isınma • Anterior-posterior-inferior kapsül germe, • Chin tug ile levator skapula ve trapez kaslarını germe, • Latissimus dorsi, kalça fleksör kas grupları, kuadriseps femoris, hamstringler, gastrosoleus ve aşil tendonu germe, • Adduktör kas grubu, iliotibial bant, lumbal ekstansör kas grubu, top üzerinde posterior, anterior ve lateral gövde kaslarına germe egzersizleri • Kedi-deve egzersizi Egzersizler Abdominal hollowing ve abdominal bracing pozisyonu korunarak, nötral omurga düzgünlüğü ve solunum kontrolüne dikkat edilerek yapılan egzersizler • Çengel pozisyon, sırtüstü, yan yatış, yüzüstü, emekleme ve egzersiz topu üzerinde oturma pozisyonları kullanıldı Güç, kuvvet endurans ve koordinasyon içerikli egzersizler, stabil zeminden - stabil olmayan zemine dirençsiz hareketlerden - dirençli hareketlere ilerleme • Sırtüstü, yan yatış, yüzüstü, emekleme ve top üzerinde (sırtüstü, yüzüstü ve oturma) bilateral, unilateral, kontralateral ekstremite hareketleri İleri düzey dinamik egzersizler ve futbola özgü hareketlerin simulasyonu • Top üzerinde sırtüstü, yüzüstü egzersizler, top üzerinde yüzüstü ve yan yatışda top fırlatma ve yakalama • Ayakta dirençli bant ile 4 yönlü alt ekstremite kuvvetlendirme • Ayakta, çömelme ve yarı çömelme pozisyonlarında top fırlatma ve yakalama • Dirençli bantla toplu ve topsuz ayak içi, ayak dışı, ayaküstü vuruş Metaryal • Egzersiz topu • Egzersiz topu • Kum torbası • Ağırlık • Egzersiz topu • Dirençli elastik bant • Futbol topu Soğuma • 3-5 dakika düşük şiddetli düz koşu • Triseps, biseps, el bilek ekstansör ve fleksörleri, latissimus dorsi, kalça fleksörleri, kalça adduktörleri, hamstringler, kuadriseps ve sırt ekstansör kaslarına yönelik statik germe egzersizleri 39 Faz 1’de yavaş hızdaki hareketleri içeren motor kontrol, endurans ve kinestetik farkındalık gelişmesine yönelik sensorimotor eğitim uygulandı. Nötral omurga farkındalık egzersizleri ile tüm poziyonlarda solunum kontrolünün sağlanması öğretildi. Faz 1 egzersizleri Tablo 3.2.’de verildi ve Şekil 3.6.’da gösterildi. 40 Tablo 3.2. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 1). Faz 1 Egzersizleri (1-3 hf) 1- Sırtüstü pozisyonda dizi göğse çekme X15, 1 set 2- Sırtüstü pozisyonda topuk kaydırma X15, 1 set 3- Sırtüstü pozisyonda iki dizi göğse çekme X15, 1 set 4- Sırtüstü pozisyonda spinal twist X15, 1 set 5- Yan yatma pozisyonunda midye egzersizi X15, 1 set 6- Yan yatma pozisyonunda kol ve bacak abdüksiyonu X15, 1 set 7- Dirsek üzerinde yan köprü, 10 sn tut X15, 1 set 8- Superman egzersizi, 10 sn tut X15, 1 set 9- Alterne superman egzersizi, 10 sn tut X15, 1 set 10- Emekleme pozisyonda abdominal drawing, 5 sn tut X15, 1 set 11- Emekleme pozisyonda alterne kol bacak kaldırma X15, 1 set 12- Emekleme pozisyonda knee lift egzersizi, 5 sn tut X15, 1 set 13- Önkollar üzerinde yüzüstü plank, 5 sn tut X15, 1 set 14- Sırtüstü pozisyonda köprü egzersizi (kollar gövde yanında) 5 sn tut X15, 1 set 15- Sırtüstü pozisyonda köprü (kollar göğüs üzerinde çapraz), 5 sn tut X15, 1 set 16- Sırtüstü köprü pozisyonunda diz ekstansiyonu, 5 sn tut X15, 1 set 17- Sırtüstü köprü pozisyonunda tek bacak marching egzersizi, 5 sn tut X15, 1 set 18- Egzersiz topunda oturma pozisyonunda abdominal drawing, 5 sn tut X15, 1 set 19- Egzersiz topunda oturma pozisyonunda marching egzersizi, 5 sn tut X15, 1 set 41 Gövde Stabilizasyon Egzersiz Programı Faz 1 (1-3 hf); 1 2 4 3 7 6 5 42 12 11 10 9 8 43 Şekil 3.6. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 1). 13 17 16 15 14 19 18 44 Faz 2’de ekstremite hareketleriyle birleştirilmiş, daha hızlı, dinamik, çok düzlemli, endurans, kuvvet, güç ve koordinasyon parametreleriyle ilerlendi. Dinamik hareketlere geçiş yapılırken nötral omurga pozisyonu ve solunum kontrolünün sağlanmasına dikkat edildi. Egzersizler konsentrik, izometrik, eksentrik ve proprioseptif nöromusküler fasilitasyonlarla birlikte unilateral, bilateral ve kontralateral olarak uygulandı. Stabil zeminden unstabil zemine, yerçekimi yardımı ile yapılan hareketlerden yerçekimine karşı ve egzersiz ekipmanı ile yapılan hareketlere geçildi. Egzersiz topu, kum torbası ve ağırlık kullanıldı. Faz 2 egzersizleri Tablo 3.3.’de verildi ve Şekil 3.7.’de gösterildi. 45 Tablo 3.3. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 2). Faz 2 Egzersizleri (3-5 hf) 1- Sırtüstü dead bugs X12, 2 set 2- Rolling like a ball, başlangıç pozisyonunda 2 sn tut X12, 2 set 3- Dirsek üzerinde yan köprüde kalça abduksiyonu X12, 2 set 4- Önkollar üzerinde yüzüstü köprüde kalça ekstansiyonu X12, 2 set 5- Emeklemede knee lift pozisyonundan eller üzerinde yüzüstü köprüye gelme X12, 2 set 6- Emekleme pozisyonunda zıt kol bacak kaldırma (ağırlık ve kum torbası ilave edildi) X12, 2 set 7- Egzersiz topu üzerinde mekik egzersizi, 2 sn tut X12, 2 set 8- Egzersiz topu üzerinde yan mekik egzersizi, 2 sn tut X12, 2 set 9- Egzersiz topu ile baş destekli köprü egzersizi, 5 sn tut X12, 2 set 10- Egzersiz topu ile ayak destekli sırtüstü köprü egzersizi, 5 sn tut X12, 2 set 11- Egzersiz topu ile ayak destekli sırtüstü köprü pozisyonunda, kollar 90° fleksiyonda iken kalça fleksiyonu X12, 2 set 12- Sırtüstü pozisyonda egzersiz topu ile alt karın kaslarına yönelik egzersiz X12, 2 set 13- Egzersiz topu üzerinde şınav egzersizi X12, 2 set 14- Egzersiz topuna oturma pozisyonunda diz ekstansiyonu, 5 sn tut X12, 2 set 46 Gövde Stabilizasyon Egzersiz Programı Faz 2 ( 3-5 hf ); 1 2 3 4 5 47 6 7 8 9 12 10 11 48 Şekil 3.7. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 2). Faz 3’de unstabil zeminde ileri düzey dinamik egzersizlerden, fonksiyonel pozisyonlara ve aktivitelere geçiş sağlandı. Futbola özel hareketlerin simulasyonunu içeren egzersizler unstabil zemin ve direnç kullanılarak çalışıldı. Egzersizler uygulanırken egzersiz topu, elastik dirençli bant ve futbol topu kullanıldı. Faz 3 egzersizleri Tablo 3.4.’de verildi ve Şekil 3.8.’de gösterildi. 14 13 49 Tablo 3.4. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 3). Faz 3 Egzersizleri (5-8 hf) 1a- Ayak tabanları egzersiz topu üzerinde sırtüstü köprü egzersizi, 5 sn tut X10, 3 set 1b- Ayak tabanları egzersiz topu üzerinde sırtüstü köprü pozisyonunda diz ekstansiyonu, 5 sn tut X10, 3 set 2- Egzersiz topu ile jackknife egzersizi X10, 3 set 3- Egzersiz topu üzerinde yüzüstü pozisyonda, futbol topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 3- Egzersiz topu üzerine yan uzanma pozisyonunda, futbol topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 5- Alt ekstremite 4 yönlü kuvvetlendirme egzersizleri (egzersiz bandı ile) X10, 3 set 6- Ayakta dik durma pozisyonunda egzersiz topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 7- Squat pozisyonunda futbol topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 8- Tek ayakta durma pozisyonunda egzersiz topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 9- Walking lunges ile futbol topu fırlatma ve yakalama X10, 3 set 10- Egzersiz topu yakalarken, simultane ayak içi vuruş (Egzersiz bandı direncine karşı) X10, 3 set 11- Egzersiz topu yakalarken, simultane ayak dış vuruş (Egzersiz bandı direncine karşı) X10, 3 set 12- Egzersiz topu yakalarken, simultane ayak üstü vuruş (Egzersiz bandı direncine karşı) X10, 3 set 13- Futbol topuna ayak içi (13a), ayak dışı (13b) ve ayak üstü (13c) vuruş (Egzersiz bandı direncine karşı) X10, 3 set 50 Gövde Stabilizasyon Egzersiz Programı Faz 3 ( 5-8 hf ); 1a 2 1b 51 3 4 5 52 8 7 6 9 53 12 11 10 54 Şekil 3.8. Gövde stabilizasyon egzersiz eğitim programı (Faz 3). 13a 13b 13c 55 3.5. Rutin Antrenman Programı Çalışmaya dahil edilen tüm sporcular rutin antrenman programına devam etti. Çalışma sezon içinde yürütüldü. Antrenman programları haftada 3-4 kez, her biri 70 dakika olmak üzere antrenör eşliğinde yapıldı. Takımların rutin antrenman programı Tablo 3.5.’de verildi. Tablo 3.5. Rutin antrenman programı. U12-U13 Rutin Antrenman Programı U14 Rutin Antrenman Programı - Haftada 3, 70 dk - 15-20 dk ısınma (Düz koşu, top sürme, engelli koşu, esneklik egzersizleri) - 40 dk Yüklenme: Teknik antrenman, kuvvet ve güç antrenmanı, dayanıklılık antrenmanı, taktik antrenman, hız antrenmanı, kondisyon, koordinasyon - 2 Haftada bir otojen antrenman - 2-3 Haftada 1 maç - 10 dk soğuma - Haftada 3-4, 70 dk - 15-20 dk ısınma (Düz koşu, top sürme, engelli koşu, esneklik egzersizleri) - 40 dk Yüklenme: Teknik antrenman, kuvvet ve güç antrenmanı, dayanıklılık antrenmanı, taktik antrenman, hız antrenmanı, kondisyon, koordinasyon - Haftada 1 otojen antrenman - Haftada 1 Maç - 10 dk soğuma 3.6. İstatistiksel Analiz Çalışmadan elde edilen verilerin özetlenmesinde tanımlayıcı istatistikler sürekli (sayısal) değişkenler için dağılıma bağlı olarak ortalama ± standart sapma veya medyan, minimum ve maksimum olarak tablo halinde verildi. Kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak özetlendi. Sayısal değişkenlerin normallik durumları; Shapiro-Wilk, Kolmogorov-Smirnov ve Anderson-Darling testleri ile kontrol edildi. Bağımsız iki grup karşılaştırılmalarında; sayısal değişkenlerin normal dağılım gösterdiği durumlarda Bağımsız gruplarda T-Test, sayısal değişkenlerin normal dağılım göstermediği durumlarda ise Mann Whitney U Test kullanıldı. Bağımlı iki grup karşılaştırmalarında; Paired Samples T- Test kullanıldı. İstatistiksel 56 analizler Jamovi (Version 2.2.5.0) ve JASP (Version 0.16.1) programları ile yapılmış olup ve istatistik analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p-value) olarak dikkate alındı. 57 4. BULGULAR 4.1. Demografik Bilgiler Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına etkisinin araştırılması amacı ile yapılan çalışmaya 36 sporcu dahil edildi. Rutin antrenman programına ek olarak gövde stabilizayon egzersiz eğitimi verilen çalışma grubu (n=19) ve sadece rutin antrenman programı yapan kontrol grubuna (n=17) dahil olan sporculardan elde edilen bulgular analiz edildi. Çalışma ve kontrol grubundaki sporcuların yaş, spor yaşı, vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve vücut kütle indeksi tabloda gösterildi. Sporcuların demografik özellikleri karşılaştırıldığında homojen dağılım sağlandığı görülmektedir (p>0,05) (Tablo 4.1.). Tablo 4.1. Demografik bilgiler. Tanımlayıcı istatistikler ortalama ± standart sapma ve ortanca [minimum-maksimum] şeklinde verildi. CI: Güven aralığı p*: Bağımsız gruplarda T-test sonuçları p**: Mann-Whitney U test sonuçla Çalışma Grubu (n=19) Kontrol Grubu (n=17) Cohen’s d [95% CI] p Yaş (yıl) 13,05 ± 0,78 12,82 ± 0,81 0,161 [-0,217 – 0,497] 0,381** 13,00 [12,00 – 14,00] 13,00 [12,00 – 14,00] Spor yaşı (yıl) 6,11 ± 2,26 5,24 ± 2,39 0,375 [-0,288 – 1,033] 0,269* 6,00 [1,00 – 10,00] 5,00 [2,00 – 9,00] Vücut ağırlığı (kg) 54,00 ± 9,71 52,59 ± 8,75 0,152 [-0,504 – 0,807] 0,651* 52,00 [38,00 – 78,00] 51,00 [40,00 – 70,00] Boy uzunluğu (cm) 161,21 ± 7,76 159,18 ± 9,28 0,336 [-0,420 – 0,894] 0,479* 162,00 [144,00 – 176,00] 158,00 [144,00 – 179,00] Vücut kütle indeksi (kg/m²) 20,72 ± 3,13 20,72 ± 2,84 0,193 [-0,394 – 0,335] 0,862** 18,97 [17,30 – 28,31] 21,08 [16,42 – 28,15] 58 4.2. Çalışma ve Kontrol Grubu Eğitim Öncesi Gruplar Arası Karşılaştırma Çalışma ve kontrol grubu erkek futbolcuların eğitim öncesi topa vuruş hızı değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (71,89 ± 16,21 vs 67,71 ± 13,80; p=0,204). Çalışma ve kontrol grubu erkek futbolcuların eğitim öncesi koşu hızı değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (3,86 ± 0,40 vs 3,96 ± 0,25; p=0,376). Çalışma ve kontrol grubu erkek futbolcuların eğitim öncesi çeviklik parametresi değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (3,03 ± 0,28 vs 3,03 ± 0,20; p=0,987) (Tablo 4.2). 4.3. Çalışma ve Kontrol Grubu Eğitim Sonrası Gruplar Arası Karşılaştırma Çalışma grubundaki erkek futbolcuların eğitim sonrası topa vuruş hızı, kontrol grubundaki erkek futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (81,05 ± 8,46 vs 69,12 ± 13,04; p=0,002). Kontrol grubundaki erkek futbolcuların eğitim sonrası koşu hızı test süresi, çalışma grubundaki erkek futbolculara göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (3,95 ± 0,34 vs 3,60 ± 0,23; p=0,001). Aynı zamanda eğitim öncesi ve eğitim sonrası koşu hızı arasındaki yüzde değişim ortancaları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,006) ve çalışma grubundaki erkek futbolcuların eğitim öncesine göre koşu hızı test süresinin azalışı, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (-5,56 [-21,03 – 4,13] vs -0,71 [-7,19 – 17,62]). Çeviklik parametresi değerlendirmesinde yapılan karşılaştırmalar arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05) (Tablo 4.2.). 59 Tablo 4.2. Gruplar arası topa vuruş hızı, koşu hızı, çeviklik performansı eğitim öncesi ve sonrası değerlerinin karşılaştırması. Çalışma Grubu (n=19) Kontrol Grubu (n=17) Cohen’s d [95% CI] p Topa vuruş hızı (km/sa) Eğitim öncesi 71,89 ± 16,21 67,71 ± 13,80 0,248 [-0,129 – 0,562] 0,204** 78,00 [35,00 – 92,00] 68,00 [29,00 – 88,00] Eğitim sonrası 81,05 ± 8,46 69,12 ± 13,04 1,099 [0,388 – 1,796] 0,002*† 82,00 [63,00 – 97,00] 69,00 [32,00 – 89,00] Δ% 7,14 [-8,75 – 87,50] 4,41 [-14,71 – 19,61] 0,381 [0,018 – 0,655] 0,051** Koşu hızı (sn) Eğitim öncesi 3,86 ± 0,40 3,96 ± 0,25 -0,300 [-0,956 – 0,361] 0,376* 3,78 [3,28 – 4,81] 4,00 [3,50 – 4,31] Eğitim sonrası 3,60 ± 0,23 3,95 ± 0,34 -1,237 [-1,947 – -0,513] 0,001*† 3,59 [3,09 – 4,00] 3,94 [3,44 – 4,94] Δ% -5,56 [-21,03 – 4,13] -0,71 [-7,19 – 17,62] -0,542 [-0,757 – -0,220] 0,006** Çeviklik (sn) Eğitim öncesi 3,03 ± 0,28 3,03 ± 0,20 -0,006 [-0,660 – 0,649] 0,987* 2,94 [2,66 – 3,60] 2,96 [2,81 – 3,53] Eğitim sonrası 2,80 ± 0,28 2,93 ± 0,20 -0,513 [-1,175 – 0,156] 0,134* 2,75 [2,41 – 3,58] 2,90 [2,68 – 3,40] Δ% -4,82 [-21,94 – 4,07] -3,68 [-9,37 – 10,33] -0,245 [-0,560 – 0,133] 0,211** Tanımlayıcı istatistikler ortalama ± standart sapma ve ortanca [minimum-maksimum] şeklinde verildi. Δ%: İki zaman arasındaki yüzde farkı (pozitif değer artış, negatif değerler ise azalışı ifade etmektedir). CI: Güven aralığı p*: Bağımsız gruplarda T-test sonuçları p**: Mann-Whitney U test sonuçları †: Gruplar arası anlamlı fark (p<0,05) 60 4.4. Çalışma Grubu Grup İçi Karşılaştırma Çalışma grubunda yer alan erkek futbolcuların eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik ortalamaları arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak değerlendirildi. Buna göre çalışma grubundaki erkek futbol oyuncularının eğitim sonrası topa vuruş hızı (81,05 ± 8,46), eğitim öncesine (71,89 ± 16,21) göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (p=0,002). Eğitim sonrası koşu hızı test süresi (3,60 ± 0,23), eğitim öncesine (3,86 ± 0,40) göre anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,001). Eğitim sonrası çeviklik test süresi (2,80 ± 0,28), eğitim öncesine (3,03 ± 0,28) göre anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,001) (Tablo 4.3.). Tablo 4.3. Çalışma grubu eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı ortalamaları arasındaki karşılaştırmalar. Çalışma Grubu Cohen’s d [95% CI] p Eğitim öncesi Eğitim sonrası Topa vuruş hızı (km/sa) 71,89 ± 16,21 81,05 ± 8,46 -0,834 [-1,351 – -0,301] 0,002*† 78,00 [35,00 – 92,00] 82,00 [63,00 – 97,00] Koşu hızı (sn) 3,86 ± 0,40 3,60 ± 0,23 0,903 [0,358 – 1,431] <0,001*† 3,78 [3,28 – 4,81] 3,59 [3,09 – 4,00] Çeviklik (sn) 3,03 ± 0,28 2,80 ± 0,28 0,952 [0,397 – 1,488] <0,001*† 2,94 [2,66 – 3,60] 2,75 [2,41 – 3,58] Tanımlayıcı istatistikler ortalama ± standart sapma ve ortanca [minimum-maksimum] şeklinde verildi. CI: Güven aralığı p*: Bağımsız gruplarda T-test sonuçları †: Eğitim öncesi ve sonrası arasında anlamlı fark (p<0,05) 4.5. Kontrol Grubu Grup İçi Karşılaştırma Kontrol grubunda yer alan erkek futbolcuların eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik ortalamaları arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak değerlendirildi. Buna göre kontrol grubundaki erkek futbol oyuncularının eğitim sonrası çeviklik test süresi (2,93 ± 0,20), eğitim öncesine (3,03 ± 0,20) göre anlamlı düzeyde daha düşüktü (p=0,009). Topa vuruş hızı ve koşu hızına ait eğitim öncesi ve sonrası ortalamaları arasındaki farkın, istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü (p>0,05) (Tablo 4.4.). 61 Tablo 4.4. Kontrol grubu eğitim öncesi ve sonrası topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı ortalamaları arasındaki karşılaştırmalar. Kontrol Grubu Cohen’s d [95% CI] p Eğitim öncesi Eğitim sonrası Topa vuruş hızı (km/sa) 67,71 ± 13,80 69,12 ± 13,04 -0,241 [-0,720 – 0,245] 0,335* 68,00 [29,00 – 88,00] 69,00 [32,00 – 89,00] Koşu hızı (sn) 3,96 ± 0,25 3,95 ± 0,34 0,027 [-0,449 – 0,502] 0,913* 4,00 [3,50 – 4,31] 3,94 [3,44 – 4,94] Çeviklik (sn) 3,03 ± 0,20 2,93 ± 0,20 0,715 [0,171 – 1,242] 0,009*† 2,96 [2,81 – 3,53] 2,90 [2,68 – 3,40] Tanımlayıcı istatistikler ortalama ± standart sapma ve ortanca [minimum-maksimum] şeklinde verildi. CI: Güven aralığı p*: Bağımsız gruplar T-test sonuçları †: Eğitim öncesi ve sonrası arasında anlamlı fark (p<0,05) 62 5. TARTIŞMA Bu çalışmada, adölesan erkek futbol oyuncularında sezon içinde rutin antrenman programına ek olarak uygulanan gövde stabilizasyon egzersizlerinin topa vuruş hızı ve koşu hızını geliştirmede etkili olduğu gösterildi. Çeviklik performansı değerlerinde gruplar arasında anlamlı değişim bulunmadı. Literatürde daha önce yapılmış olan ve atıfta da bulunulan farklı yaş grupları, cinsiyet, sporcular ve sağlıklı bireylerdeki çalışmaların sonuçları ile tutarlı sonuçlar ve bazı spora özgü parametrelerde farklılıklar bulundu. Topa vuruş futbolda en önemli becerilerden biridir. Topa vuran ve destek sağlayan ayağın maksimum güç ve kuvvetine bağlı olan, çok eklemin katılımı ile gerçekleşen bir eylemdir. Agonist (vastus lateralis, medialis, rektus femoris, tibialis anterior, iliopsoas) ve antagonist (gluteus maksimus, biseps femoris ve semitendinosus) kaslar arasındaki koordinasyona da bağlıdır (138, 139). Vuruş hızı ve kas kuvveti arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir derlemede dahil edilme kriterlerini sağlayan 96 çalışma yer almıştır (141). Bu derleme çalışmasında, İzokinetik kuvvet ve vuruş hızına bakıldığında; genç futbol oyuncularında maksimal izokinetik kuvvetle vuruş hızı arasında önemli bir ilişki olduğu söylenmektedir. Maksimal kuvvet, patlayıcı kuvvet ve topa vuruş performansı değerlendirildiğinde; genç futbol oyuncularında patlayıcı güç testleri ile vuruş hızı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. 10 m koşu testi ve topa vuruş hızı arasında da anlamlı düzeyde ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak; kuvvet ve topa vuruş hızı arasındaki ilişkide tutarsızlıklar olduğundan bahsedilmekle birlikte, antrenman rutini içerisinde pliyometrik ve patlayıcı kuvvet antrenmanlarının yer almasının maksimum vuruş hızını geliştirebileceği söylenmektedir (140). Sporis ve ark. (41) vuruş hızı ve koşu hızı arasındaki ilişkiyi değerlendirdikleri araştırmaya yaş ortalaması 15±2,9 olan 27 futbol oyuncusu dahil etmiştir. Topa vuruş hızı radar tabanca ile, koşu hızı 5 m, 10 m, 20 m ve 30 m sprint testleri ile ölçülmüştür. Bu çalışmada, Rodríguez-Lorenzo ve ark. (140) aksine topa vuruş performansının koşu hızı ile ilişkili bulunduğu söylenmiştir. Vuruş hızı ve kas kuvveti arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir çalışmada amatör futbol oyuncularının izokinetik dinamometre ile dominant alt ekstremite 63 kuvveti 90°ve 240° açısal hızlarda ölçülmüştür. Diz ekstansiyon konsantrik kuvveti daha fazla olan katılımcıların topa vuruş hızı değerlerinin daha yüksek bulunduğu ve pozitif korelasyon gösterilmiştir (141). Bizim çalışmamızda topa vuruş hızı radar tabanca ile ölçüldü. Hem grup içi hem de gruplar arası değerlendirmelerde topa vuruş hızındaki artış çalışma grubu lehineydi. Kontrol grubuna kıyasla meydana gelen bu artışın gövde stabilite egzersiz eğitimi ile artan kas kuvveti ve postüral kontrol yeteneği ile ilişkili olduğunu düşünmekteyiz. Panagoulis ve ark. (142) erken adölesan dönem futbol oyuncularında yapmış oldukları çalışmada benzer sonuçlar bulmuştur. Sezon içi yapılan bütünleştirici nöromusküler kuvvet eğitiminin performans gelişimine etkisini araştırdıkları randomize kontrollü çalışmada; nöromusküler eğitim programına yaş aralığı 11,4±0,57 olan n=14, kontrol grubuna yaş aralığı 11,2±0,5 olan n=14 futbol oyuncusu dahil edilmiştir. Kontrol grubu rutin futbol antrenman programına devam ederken, çalışma grubuna buna ek olarak 8 hafta, haftada üç gün nöromusküler eğitim verildi. Topa vuruş hızı, 10-20 m koşu hızı, sıçrama performansı ve alt ekstremite kas kuvveti değerlendirilmiştir. Nöromusküler eğitim uygulanan grupta tüm parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı gelişim kaydedilmiştir (142). Zemkova ve ark. (143) yapmış oldukları bir derleme çalışmasında, gövde stabilite egzersizlerinin spora özgü performansı geliştirmeye katkısını araştırmıştır. Postüral stabilitenin öneminin vurgulandığı futbol, basketbol, hokey, tenis gibi takım sporları ve koşu, bisiklet gibi dallarda 21 çalışma incelenmiştir. Temas sporlarında vestibular ve proprioseptif bilginin yoğun kullanımı nedeniyle postüral kontrolün önemi de artmaktadır. Bu çalışmada gövde stabilite egzersiz eğitiminin, futbol oyuncularında dinamik görsel-motor görevlerde daha iyi bir dengeye sahip olmalarına katkı sağladığı vurgulanmaktadır (143). Bizim araştırmamızda çalışma grubu vuruş hızında meydana gelen artışın atıfta bulunan çalışmadaki gibi dinamik görsel-motor gelişime de bağlı olduğunu düşünmekteyiz. Barnes ve ark. (145) göre maç esnasında yapılan koşular daha kısa ve patlayıcı tarzdadır. Futbol maçında yapılan koşuların %96’sı 30 metreden daha kısa , %49’u ise ≤10 metredir. Aynı zamanda bir futbol maçı esnasında 45°ile 135°arasında yaklaşık 35-38 defa yön değiştirme olmaktadır. Sırt ekstansiyonu, 64 gövde fleksiyonu, yan köprü egzersizlerinde uygulanan izometrik kontraksiyon süresinin kısa mesafe sprint ve sıçrama performansıyla ilişkili olduğu bulunmuştur (1, 12, 144, 145). Hoshikawa ve ark. (129) erkek futbol oyuncularında stabilizasyon egzersiz eğitiminin gövde kasları ve fiziksel performans üzerine etkisini araştırdığı çalışmaya 12-13 yaş aralığında olan 28 sporcu dahil etmiştir. Çalışma grubuna rutin antrenman programına ek olarak haftada 4, 6 hafta boyunca gövde stabilizasyon eğitimi verilirken, kontrol grubu sadece antrenman programına devam etmiştir. Manyetik rözenans görüntüleme kullanılarak gövde kaslarının (rektus abdominis/oblikler, psoas majör, kuadratus lumborum, erektör spina) enine kesit alanı değerlendirmişlerdir. Squat jump ve countermovement jump sıçrama mesafesi, 15 m sprint test koşu hızı ve izokinetik dinamometre ile dinamik kuvvet ölçmüşlerdir. Çalışma sonucunda gövde kaslarının enine kesit alanlarındaki değişimler karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Koşu hızı testi ve kalça fleksiyon tork değerlerindeki değişim anlamlı bulunmazken, kalça ekstansiyon tork değeri ve squat jump-countermovement jump sıçrama mesafelerindeki değişim çalışma grubu lehine bulunmuştur