Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Kamu Yönetimi Bilim Dalı E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZLERİNİN İNCELENMESİ: TÜRKİYE İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ Umay Tuba CURACI Yüksek Lisans Tezi Ankara, 2022 E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZLERİNİN İNCELENMESİ: TÜRKİYE İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ Umay Tuba CURACI Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Kamu Yönetimi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Ankara, 2022 KABUL VE ONAY Umay Tuba CURACI tarafından hazırlanan “E-Devlet Araştırma Merkezlerinin İncelenmesi: Türkiye İçin Bir Model Önerisi” başlıklı bu çalışma, 20.12.2021 tarihinde yapılan savunma sınavı sonucunda başarılı bulunarak jürimiz tarafından Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir. Doç. Dr. Cenay BABAOĞLU (Başkan) Prof. Dr. Mete YILDIZ (Danışman) Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül SAYLAM (Üye) Yukarıdaki imzaların adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım. Prof. Dr. Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN Enstitü Müdürü YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI Enstitü tarafından onaylanan lisansüstü tezimin tamamını veya herhangi bir kısmını, basılı (kağıt) ve elektronik formatta arşivleme ve aşağıda verilen koşullarla kullanıma açma iznini Hacettepe Üniversitesine verdiğimi bildiririm. Bu izinle Üniversiteye verilen kullanım hakları dışındaki tüm fikri mülkiyet haklarım bende kalacak, tezimin tamamının ya da bir bölümünün gelecekteki çalışmalarda (makale, kitap, lisans ve patent vb.) kullanım hakları bana ait olacaktır. Tezin kendi orijinal çalışmam olduğunu, başkalarının haklarını ihlal etmediğimi ve tezimin tek yetkili sahibi olduğumu beyan ve taahhüt ederim. Tezimde yer alan telif hakkı bulunan ve sahiplerinden yazılı izin alınarak kullanılması zorunlu metinleri yazılı izin alınarak kullandığımı ve istenildiğinde suretlerini Üniversiteye teslim etmeyi taahhüt ederim. Yükseköğretim Kurulu tarafından yayınlanan “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” kapsamında tezim aşağıda belirtilen koşullar haricince YÖK Ulusal Tez Merkezi / H.Ü. Kütüphaneleri Açık Erişim Sisteminde erişime açılır. o Enstitü / Fakülte yönetim kurulu kararı ile tezimin erişime açılması mezuniyet tarihimden itibaren 2 yıl ertelenmiştir. (1) o Enstitü / Fakülte yönetim kurulunun gerekçeli kararı ile tezimin erişime açılması mezuniyet tarihimden itibaren ….. ay ertelenmiştir. (2) o Tezimle ilgili gizlilik kararı verilmiştir. (3) ……/………/…… Umay Tuba CURACI “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” (1) Madde 6. 1. Lisansüstü tezle ilgili patent başvurusu yapılması veya patent alma sürecinin devam etmesi durumunda, tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulu iki yıl süre ile tezin erişime açılmasının ertelenmesine karar verebilir. (2) Madde 6. 2. Yeni teknik, materyal ve metotların kullanıldığı, henüz makaleye dönüşmemiş veya patent gibi yöntemlerle korunmamış ve internetten paylaşılması durumunda 3. şahıslara veya kurumlara haksız kazanç imkanı oluşturabilecek bilgi ve bulguları içeren tezler hakkında tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulunun gerekçeli kararı ile altı ayı aşmamak üzere tezin erişime açılması engellenebilir. (3) Madde 7. 1. Ulusal çıkarları veya güvenliği ilgilendiren, emniyet, istihbarat, savunma ve güvenlik, sağlık vb. konulara ilişkin lisansüstü tezlerle ilgili gizlilik kararı, tezin yapıldığı kurum tarafından verilir *. Kurum ve kuruluşlarla yapılan işbirliği protokolü çerçevesinde hazırlanan lisansüstü tezlere ilişkin gizlilik kararı ise, ilgili kurum ve kuruluşun önerisi ile enstitü veya fakültenin uygun görüşü üzerine üniversite yönetim kurulu tarafından verilir. Gizlilik kararı verilen tezler Yükseköğretim Kuruluna bildirilir. Madde 7.2. Gizlilik kararı verilen tezler gizlilik süresince enstitü veya fakülte tarafından gizlilik kuralları çerçevesinde muhafaza edilir, gizlilik kararının kaldırılması halinde Tez Otomasyon Sistemine yüklenir. * Tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulu tarafından karar verilir. ETİK BEYAN Bu çalışmadaki bütün bilgi ve belgeleri akademik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi, görsel, işitsel ve yazılı tüm bilgi ve sonuçları bilimsel ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu, kullandığım verilerde herhangi bir tahrifat yapmadığımı, yararlandığım kaynaklara bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunduğumu, tezimin kaynak gösterilen durumlar dışında özgün olduğunu, Prof Dr. Mete YILDIZ danışmanlığında tarafımdan üretildiğini ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Yazım Yönergesine göre yazıldığını beyan ederim. Umay Tuba CURACI iv ÖZET CURACI, Umay Tuba. E-Devlet Araştırma Merkezlerinin İncelenmesi: Türkiye İçin Bir Model Önerisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2022. E-Devlet araştırma merkezlerinin incelenmesi, desteklenmesi ve geliştirilmesi e-Devlet ekosisteminin etkinleştirilmesi bakımından faydalıdır. Ayrıca, bu tür merkezler vasıtasıyla e-Devlet çalışmalarına ilişkin olarak hem kavramsal gelişimin sağlanması hem de var olan veya planlanan uygulamaların bilimsel bir zeminde incelenmesinin ve geliştirilmesinin önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, e-Devlet ve e-Dönüşüm alanında akademik bakış açısının kurumsal bir yapı ile üniversitelerin bünyelerinde kurulan merkezler marifetiyle kazanılması hususu, e-Devlet ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından değerlendirilmiştir. Bu anlamda, öncelikle e-Devlete ilişkin kavramsal ve kuramsal çerçeveyi ortaya koymak adına literatür taraması yapılmıştır. Daha sonra Dünya’daki önde gelen e-Devlet araştırma merkezleri ile Türkiye’de bir dönem aktif çalışmalar yapmış veya halen aktif olan e-Devlet araştırma merkezleri incelenmiştir. Merkezler; resmi internet siteleri, belgeler, makaleler, arşivler üzerinden incelenmiş olup aktif olmayan merkezlere ilişkin arşiv incelemeleri ve mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında, Türkiye’de e-Devlet alanında uzmanlaşmış, gerekli yetkilerle donatılmış, organizasyon yapısı ve insan kaynakları bakımından güçlü, mali açıdan desteklenen, e-Devlet ekosistemindeki paydaşların katılımıyla çalışmalarını gerçekleştiren, esnek ve bağımsız yapıda, bir üniversite çatısı altında kurulacak bir araştırma merkezi ihtiyacı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, başarılı örnekler olarak karşımıza çıkan, söz konusu merkezlerin dikkat çeken, e-Devlet çalışmalarında katkıda bulunabilecek ve sürdürülebilirliği sağlayacak özelliklerinden hareketle Türkiye için bir e-Devlet Araştırma Merkezi Modeli öneri olarak geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler (En az 3, en fazla 7 kelime) E-Devlet, E-Devlet Araştırma Merkezleri, Dijital Dönüşüm, E-Devlet Stratejisi, E-Devlet Ekosistemi v ABSTRACT CURACI, Umay Tuba. Examination of E-Government Research Centers: A Model Proposal For Turkey, Master’s Thesis, Ankara, 2022. Examination, support, and development of e-Government research centers are beneficial in terms of activating the e-Government ecosystem. In addition, it is understood that it is important to provide conceptual development and examine and develop existing or planned applications on a scientific basis regarding e-Government studies through such centers. In this study, the issue of acquiring an academic perspective in the field of e- Government and e-Transformation through an institutional structure and centers established within universities has been evaluated in terms of the sustainability of the e- Government ecosystem. In this sense, first of all, a literature review was conducted to reveal the conceptual and theoretical framework of e-Government. Then, the leading e- Government research centers in the world and the e-Government research centers that have been active for a while or are still active in Turkey were examined. Centers; official websites, documents, articles, and archives were examined and archive analyzes and interviews were carried out regarding closed centers. In the thesis study, it is understood that there is a need for a new research center established within a university that is specialized in the field of e-Government; has a flexible and independent structure, is financially well-supported, equipped with the necessary authority, with a strong organizational structure, and qualified human resources, and has the capacity of carrying out its work with the participation of the stakeholders who constitute e- Government ecosystem. Therefore, an e-Government Research Center Model for Turkey has been developed as a proposal, based on the remarkable features of the aforementioned centers, which stand out as successful examples, contribute to e- Government studies and ensure sustainability. Keywords (Minimum 3, maximum 7 words) e-Government, e-Government Research Centers, Digital Transformation, e-Government Strategy, e- Government Ecosystem vi İÇİNDEKİLER KABUL VE ONAY .......................................................................................................... i YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI.................................. ii ETİK BEYAN ................................................................................................................. iii ÖZET .............................................................................................................................. iv ABSTRACT ..................................................................................................................... v İÇİNDEKİLER .............................................................................................................. vi KISALTMALAR DİZİNİ ............................................................................................. ix TABLOLAR DİZİNİ ...................................................................................................... x ŞEKİLLER DİZİNİ ....................................................................................................... xi GİRİŞ ............................................................................................................................... 1 1. BÖLÜM: E-DEVLETİN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ .. 4 1.1. E-DEVLET NEDİR? ........................................................................................... 4 1.2. E-DEVLETİN KURAMSAL ALTYAPISI ..................................................... 10 1.2.1. Yeni Kamu İşletmeciliği ve e-Devlet .................................................. 10 1.2.2. Kamu Değeri Yaklaşımı ve e-Devlet .................................................. 13 1.2.3. Yönetişim ve e-Devlet .......................................................................... 15 1.2.4. Dijital Çağ Yönetişimi ve e-Devlet ..................................................... 18 1.2.5. E-Devletin Kuramsal Altyapısına İlişkin Değerlendirme ................ 20 1.3. E-DEVLETİN GELİŞİMİ ................................................................................ 21 1.3.1. Dünyada e-Devlet Gelişimi ................................................................. 25 1.3.2. Türkiye’de e-Devlet Gelişimi .............................................................. 30 1.4. E-DEVLET EKOSİSTEMİ .............................................................................. 44 1.4.1. Türkiye’de E-Devlet Ekosistemi ........................................................ 47 vii 2. BÖLÜM: E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZLERİNİN İNCELENMESİ ............................................................................................................................. 53 2.1. METODOLOJİ ................................................................................................. 53 2.1.1. Genel Bakış .......................................................................................... 53 2.1.2. Araştırma Soruları .............................................................................. 53 2.1.3. Araştırmanın Deseni ve Yöntemi ....................................................... 54 2.1.4. Alan Araştırması Yöntemi .................................................................. 55 2.1.5. Araştırmanın Geçerliliği, Güvenilirliği ve Aktarılabilirliği ............ 57 2.1.6. Araştırmanın Kısıtları ........................................................................ 58 2.2. E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZLERİ .................................................. 59 2.2.1. Dünya’daki e-Devlet Araştırma Merkezleri ..................................... 61 2.2.1.1. Devlette Teknoloji Merkezi (Center for Technology in Government- CTG) / Amerika Birleşik Devletleri .................................................................... 62 2.2.1.2. E-Yönetişim Akademisi (E-Governance Academy- eGA) / Estonya . 68 2.2.1.3. Avusturya E-Devlet İnovasyon Merkezi (Austrian e-Government Innovation Center-EGIZ) / Avusturya ................................................................ 73 2.2.1.4. Kore Akıllı Bilgi Toplumu Ajansı (National Information Society Agency -NIA) /Kore Cumhuriyeti ........................................................................ 76 2.2.1.5. Birleşmiş Milletler Üniversitesi Politikaya Dayalı Elektronik Yönetişim Operasyon Birimi (United Nations University Operating Unit on Policy-Driven Electronic Governance- UNU-EGOV) ........................................ 80 2.2.1.6. Dijital Yönetişim Merkezi (Center For Digital Governance) /Almanya ........................................................................................................... 86 2.2.2. Türkiye’deki e-Devlet Araştırma Merkezleri ................................... 90 2.2.2.1. Orta Doğu Teknik Üniversitesi e-Devlet Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-EDMER) ................................................................................. 90 2.2.2.2. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü e-Devlet Merkezi (TODAİE EDEM) ............................................................................................... 95 2.2.3. Değerlendirme ..................................................................................... 98 viii 2.2.3.1. Araştırma Merkezlerinin Değerlendirilmesi.......................................... 98 2.2.3.2. Araştırma Sorularının Değerlendirilmesi ............................................ 102 3. BÖLÜM: TÜRKİYE İÇİN BİR E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZİ MODELİ ÖNERİSİ .................................................................................................... 104 3.1. E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZİ MODELİNİN ÖZELLİKLERİ .. 106 3.1.1. Kamu Kurum/Kuruluşlarını Koordine Edebilecek Yetkiye ve Mali Yönden Güçlü Bir Yapıya Sahip Olmalıdır. ................................................. 106 3.1.2. E-Devlet Ekosistemine Katkı Sağlayan Bir Yapıya Sahip Olmalıdır. ............................................................................................................. 106 3.1.3. Yeniliklere ve Yeni Teknolojilere Uyum Sağlayacak Çevik Bir Yapıya Sahip Olmalıdır .................................................................................. 107 3.1.4. Çok Disiplinli ve Disiplinlerarası Çalışmaları Mümkün Kılacak Sisteme Sahip Olmalıdır. ................................................................................ 107 3.1.5. Çalışanları ve katkı verenleri teşvik edecek, üst düzey çalışmaları gerçekleştirmeyi sağlayabilecek örgüt ortamına ve insan kaynakları politikasına sahip olmalıdır. ........................................................................... 107 3.1.6. Uluslararası Alanda Temsil Yeteneğine Sahip Olmalıdır. ............ 109 3.1.7. Uluslararası Alanda Bilgi Üreten Bir Yapıya Sahip Olmalıdır. ... 109 3.1.8. Uluslararası Göstergeleri ve Gelişmeleri Takip Edebilecek Mekanizmalara Sahip Olmalıdır. .................................................................. 110 3.1.9. Kurumsal Hafızanın Korunmasını ve Devamlılığını Sağlayacak Düzenlemeleri Yapılmış Olmalıdır. ............................................................... 110 3.2. E-DEVLET ARAŞTIRMA MERKEZİ MODELİNİN ORGANİZASYON YAPISI ......................................................................................................................... 111 3.3. SONUÇ VE ÖNERİLER ................................................................................ 113 KAYNAKÇA ............................................................................................................... 119 EK 1. ORİJİNALLİK RAPORU ............................................................................... 133 EK 2. ETİK KURUL / KOMİSYON İZNİ ............................................................... 135 ix KISALTMALAR DİZİNİ AB : Avrupa Birliği ABD: Amerika Birleşik Devletleri BİT: Bilgi ve İletişim Teknolojileri BM: Birleşmiş Milletler BTD: Bilgi Toplumu Dairesi CTG: Center for Technology in Government (Devlette Teknoloji Merkezi) DPT: Devlet Planlama Teşkilatı DDO: T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi E-Devlet : Elektronik Devlet eGA: E-Governance Academy (E-Yönetişim Akademisi) EGIZ: Austrian e-Government Innovation Center (Avusturya E-Devlet İnovasyon Merkezi) e-Posta: Elektronik Posta e-Hizmet: Elektronik Hizmet KHK: Kanun Hükmünde Kararname NIA: National Information Society Agency (Kore Akıllı Bilgi Toplumu Ajansı) ODTÜ : Orta Doğu Teknik Üniversitesi ODTÜ EDMER: Orta Doğu Teknik Üniversitesi E-Devlet Uygulama ve Araştırma Merkezi OECD: Organisation for Economic Co-operation and Development SBB: T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı TODAİE: Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü TODAİE EDEM: Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü E-Devlet Merkezi TÜBİTAK : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırmalar Kurumu TÜRKSAT A.Ş.: Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi TÜİK: Türkiye İstatistik Kurumu UN: United Nations UNU EGOV: United Nations University Operating Unit on Policy-Driven Electronic Governance (Birleşmiş Milletler Üniversitesi Politikaya Dayalı Elektronik Yönetişim Operasyon Birimi) x TABLOLAR DİZİNİ Tablo 1. Geleneksel Devlet ile e-Devletin Karşılaştırılması ............................................. 9 Tablo 2. Dijital Çağ Yönetiminin Temel Bileşenleri ...................................................... 18 Tablo 3. E-Devlet Gelişim Aşamaları ............................................................................. 23 Tablo 4. Kamu Yönetiminin ve Dijital Devletin Evrimi................................................. 25 Tablo 5. BM 2003-2020 Yılları e-Devlet Gelişmişlik Endeksi ...................................... 29 Tablo 6. Kalkınma Planları Dönemlerinde Türkiye’de E-Devlet Gelişimini Etkileyen Çalışmalar ve Kurumsal Yapılar ..................................................................................... 31 Tablo 7. 2004-2021 Yılları Arası Türkiye Bilgi Toplumu İstatistikleri.......................... 34 Tablo 8. 2022 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Planı e-Devlet Hedefleri ................................. 43 Tablo 9. Belirli Paydaş Rolleriyle İlişkili En Önemli Üç Fayda..................................... 45 Tablo 10. Türkiye’de E-Devlet Gelişiminin Kurumsal Yapısı ....................................... 48 Tablo 11. Araştırma Örnekleminde Yer Alan Merkezler ............................................... 54 Tablo 12. Mülakat Katılımcılarının Profili ..................................................................... 56 Tablo 13. Örneklem Seçim Tablosu................................................................................ 61 Tablo 14. CTG Özet Bilgiler ........................................................................................... 63 Tablo 15. eGA Özet Bilgiler ........................................................................................... 68 Tablo 16. EGIZ Özet Bilgiler.......................................................................................... 74 Tablo 17. NIA Özet Bilgiler............................................................................................ 77 Tablo 18. UNU-EGOV Özet Bilgiler.............................................................................. 81 Tablo 19. Dijital Yönetişim Merkezi Özet Bilgi ............................................................. 86 Tablo 20. ODTÜ EDMER Paydaşları ve Paydaş Rolleri ............................................... 94 Tablo 21. Araştırma Merkezlerinin Öne Çıkan Özellikleri ............................................ 98 xi ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 1. E-Devletin Kuramsal Çerçevesi ......................................................................... 20 Şekil 2. 2002-2021 Yılları Arası Kamu BİT Yatırımları ................................................ 34 Şekil 3. 2016-2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı ....................................... 39 Şekil 4. Bilgi Toplumu Ajansı Organizasyon Yapısı ...................................................... 51 Şekil 5. CTG Çalışanlarının Görev Bazında Dağılımı .................................................... 65 Şekil 6. CTG Yöneticilerinin Cinsiyet Bazından Dağılımı ............................................. 66 Şekil 7. eGA Çalışanlarının Görev Bazında Dağılımı .................................................... 70 Şekil 8. eGA Çalışanlarının Cinsiyet Bazında Dağılımı ................................................. 71 Şekil 9. eGA Yöneticilerinin Cinsiyet Bazında Dağılımı .............................................. 72 Şekil 10. eGA Gelirleri ................................................................................................... 73 Şekil 11. NIA Organizasyon Şeması ............................................................................... 78 Şekil 12. UNU-EGOV Çalışanlarının Görev Bazında Dağılımı ..................................... 82 Şekil 13. UNU-EGOV Çalışanlarının Cinsiyet Bazında Dağılımı ................................. 84 Şekil 14. UNU-EGOV Yöneticilerinin Cinsiyet Bazında Dağılımı ............................... 85 Şekil 15. Dijital Yönetişim Merkezi Çalışanlarının Görev Bazında Dağılımı................ 88 Şekil 16. Dijital Yönetişim Merkezi Çalışanlarının Cinsiyet Bazında Dağılımı ............ 89 Şekil 17. ODTÜ-EDMER Organizasyon Şeması ........................................................... 92 Şekil 18. E-Devlet Araştırma Merkezi Modeli Organizasyon Şeması ......................... 111 1 GİRİŞ Teknolojinin dinamik yapısı birçok avantajı barındırsa da kamu hizmetlerinin dönüştürülmesinde etkin ve hızlı adımlarla takip edilmesi gereken bir olgudur. Güncelde ne kadar önemli bir yenilik veya buluş olarak ortaya çıkarsa çıksın, yeni teknolojilerin benimsenmesinin uzun sürmesi durumunda, modasının geçme ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca, bu alanda yapılan kamu yatırımlarının politik ve mali anlamda ağır bir yük olmasının yanı sıra başarısız olması açısında yüksek risk taşımaktadır. Dolayısıyla, e-Devlet çalışmalarında bilgi birikimi, istikrar ve sürdürülebilirlik önem arz etmektedir. Bunların yanı sıra, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) gelişimi, bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin temel yapı taşlarından biridir. Bu süreçte, söz konusu teknolojiler, yönetilenlerin çok çeşitli kanallardan bilgiye ulaşımını kolaylaştırmıştır. Bununla birlikte, yönetenlerin kendi aralarında aldıkları kararlar ve bunlar doğrultusunda ortaya çıkan uygulamalar daha çok sorgulanmaya başlanmıştır. Seçilmiş ve atanmışların etkileşimi genişlemiş, vatandaşlar da karar alma süreçlerine dâhil olmaya başlamışlar veya bu yöndeki talepleri daha görünür olmaya başlamıştır. Özel sektörün elektronik ortamda sunduğu hizmetlerin, vatandaşların gündelik hayattaki iş ve işlemlerini kolaylaştırması ve yapılabilirliğini göstermesi, kamu hizmetlerinin de benzer şekilde sunulması talebini ve dolayısıyla, teknolojinin talep oluşturma açısından itici güç olarak kamu hizmetlerinin internet başta olmak üzere BİT’ler aracılığıyla verilme ihtiyacını ön plana çıkarmıştır. Bu gelişmeler, e-Devlet gelişimini tetiklemiştir. Teknolojinin kamu hizmetleri sunumunda kullanılması açısından, özel sektörün tecrübesinden faydalanma gerekliliği, akademi ve özel sektörden bu alanda uzman desteği alınması, vatandaşların taleplerinin artması gibi sebeplerle birlikte kamu yönetimi paydaşlarının, karar verme mekanizmalarına entegrasyonu söz konusu olmuştur. Bu entegrasyon sürecinde, Yeni Kamu İşletmeciliği anlayışı doğrultusunda “esnekleşme, yerelleşme ve küçülme temelli eğilimler” ile yeniden yapılanan kamu yönetiminde, çok aktörlü ve etkileşimli katılımcı yönetim tarzını adapte etme felsefesine sahip olan “yönetişim” (Babaoğlu ve Çobanoğlu, 2018, s. 184) kavramı etkili olmuştur. 2 Tüm bu süreçler göz önüne alındığında ülkelerin dinamiklerini oluşturan kamu-özel sektör-sivil toplum etkileşimi sonucu kamu yönetimi başarısı/başarısızlığı da aleniyet kazanmaya başlamıştır. “Kamu ihtiyaçlarının etkin bir şekilde karşılanabilmesi ancak kolektif ve işbirliğine dayanan süreçlerle elde edilebilir”(Mintrom ve Luetjens, 2017, s.171) anlayışı yaygınlaşmıştır. Kamu değeri yaklaşımında bu vurgu açıkça yer almaktadır. “Meşruiyet ve güvenin” oluşması, öncelikli ihtiyaç olarak görülmektedir. Kamu yönetimi ekosisteminde her bir paydaşın, etkileşimden elde edecekleri sonuçlar olumsuz dışsallıkların en aza indirgendiği dengeli bir yapı ile mümkündür. Dolayısıyla, bu ekosistemin uzaktan fotoğrafını çekebilecek objektifliğe sahip olan “akademi”, denge kurmak açasından önemli bir rol oynamaktadır. Araştırmaya, bilime, yani, kanıta dayalı politikalar üretmede en önemli aktör olarak görülebilmektedir. Ayrıca, siyaset- bürokrasi tarafından üretilen politikalar ve uygulamaların, bilimsel üretimin temeli olan akademinin dâhil olması ile sağlam bir zemin üzerine inşa edilmeleri mümkündür. Bu tez çalışması, kamu yönetiminde büyük bir dönüşümün karşılığı olan e-Devlet alanında politika ve strateji belirlenmesinde, yapılan çalışmalarda denge kurmak açısından akademinin gerekliliğini ortaya koyma ve e-Devlet ekosisteminin sürdürülebilirliğini sağlama açısından önemini vurgulama amacı taşımaktadır. Tez amacına, e-Devlet araştırma merkezlerinin ontolojik ve epistemolojik açılardan incelenmesi yoluyla ulaşılmıştır. Bu minvalde yapılmış başka bir çalışma olmaması nedeniyle alan yazınına katkı sunulması beklenmektedir. Ayrıca, tez çalışması ile önerilen e-Devlet araştırma merkezi modelinin, diğer alanlarda da örnek teşkil etmesi ve bu yolla kamu yönetimi kurumsal kapasitesine katkı yapılması öngörülmektedir. Tezin birinci bölümünde, e-Devletin kavramsal ve kuramsal çerçevesi belirlenmeye çalışılmıştır. Kavramsal ve kuramsal çerçevenin oluşturulabilmesi için literatür taraması yapılmış, ulusal/uluslararası raporlar, resmi internet siteleri, politika ve strateji belgeleri, birincil ve ikincil mevzuat incelenmiştir. Bu kapsamda, e-Devletin birçok farklı tanımına yer verilerek temel alınması gereken özellikler belirlenmiştir. E-Devletin kuramsal altyapısını oluşturan Yeni Kamu İşletmeciliği, Kamu Değeri, Yönetişim ve Dijital Çağ Yönetişimi yaklaşımları ele alınarak e-Devlet ile ilgili noktaları ortaya 3 konulmuştur. Ayrıca, e-Devlet gelişim aşamaları anlatılmış olup hem Dünya’da hem de Türkiye’deki tarihsel ve mevcut durum tespit edilmeye çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde araştırma yöntemine ve araştırma merkezlerinin incelenmesi sonucu elde edilen bulgulara yer verilmiştir. E-Devlet araştırma merkezlerinin hangi yöntemlerle incelendiği, alan çalışması kapsamında yapılan mülakatların süreçleri, örneklem türü, araştırmanın kısıtları açıklanmış olup araştırma sorularına ilişkin bilgiler verilmiştir. Ayrıca, araştırmanın geçerliliğinin, güvenilirliğinin ve aktarılabilirliğinin sağlanması açısından izlenen yollar ve teknikler anlatılmıştır. Bulguların anlatıldığı alt bölümlere ise e-Devlet ekosisteminin tanımlanması ve Türkiye’deki e-Devlet ekosisteminin açıklanması ile başlanmış olup araştırma merkezlerinin ekosistem içindeki oluşum şekilleri ve önemi anlatılmıştır. Dünya’daki e-Devlet araştırma merkezlerinden ulaşılabilir bilgiye sahip olan örnekler seçilmiş, seçim yapılırken ait olduğu ülkenin e-Devlet çalışmalarındaki bilinirliği ve başarısı da göz önüne alınmıştır. Söz konusu merkezlerin organizasyon yapısı, insan kaynakları politikası ve yapısı, faaliyetleri, e-Devlet alanındaki etkinliğine değinilmeye çalışılmıştır. Tezin üçüncü ve son bölümünde ise elde edilen tüm bilgiler ışığında, Türkiye için geliştirilen bir e-Devlet araştırma merkezi önerisine yer verilmiştir. Modelde olması gereken özellikler, karşılaştırma yapılan e-Devlet araştırma merkezi özelliklerinden, kuramsal çerçeveyi oluşturan yaklaşımlardan biri olan Dijital Çağ Yönetişimi yaklaşımının önerilerinden faydalanılarak belirlenmiş ve model önerisi bu özellikler üzerine kurgulanmıştır. 4 1. BÖLÜM: E-DEVLETİN KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVESİ 1.1. E-DEVLET NEDİR? Günümüzde çok hızlı evrilen yeni teknolojiler ve yenilikçilik düşüncesi, e-Devletin de tanımını zamanla değiştirmekte ve geliştirmektedir. Literatürde, Elektronik Devlet, Dijital Devlet, Akıllı Devlet gibi farklı isimlerle anılan e-Devletin farklı tanımlarıyla karşılaşılmaktadır. Dar anlamda “kamu hizmetlerinin elektronik ortamda verilmesi” olarak algılanabilirken, daha geniş anlamda “devlet” kavramının ve etkileşimde olduğu tüm unsurların dijital ortamdaki potansiyeline işaret edilmektedir. Geleneksel devlet ile e-Devletin farklı iki kavram olarak mı algılandığı, yoksa aynı kavramın farklı sürümleri mi olduğuna dair görüşler bulunmaktadır. Devletin teknolojik boyutundaki değişikliğin vurgulandığı e-Devlet kavramının, işlevsel olarak bir farklılığı ifade etmese de devletin işlevlerinin yerine getirilme şekli, kullanılan araçlar ve tekniklerdeki tasarımsal farklılığı ifade ettiği söylenebilmektedir(Baştan ve Gökbunar, 2004, s. 73). Bu durum “doğru dengenin kurulmaya çalışıldığı, eski ile yeni arasında bir savaş” (Reinermann, 2001, s. 7) olarak da algılanabilmektedir. Bu kapsamda, geçmişten günümüze e-devletin gelişimi göz önüne alındığında geniş anlamda yapılmış tanımlar, araştırma temelli çalışmalara ışık tutmaktadır. Bu çerçevede yapılmış tanımlardan bazıları aşağıda verilmiştir: Silcock (2001, s. 88) yönetişim ve işbirliği temelinde açıkladığı e-Devlet kavramını, devletin teknolojiyi, paydaşlarına sunduğu hizmetleri geliştirmek, hizmetlere erişimi kolaylaştırmak ve bu hizmetlerden beklenen faydayı sağlamak amacıyla kullanması olarak ifade etmiş, hatta e-Devletin, kamu kurumlarının “modern, entegre ve kusursuz bir hizmet sunduğu yeni bir kamu hizmeti tarzı yaratma gücüne sahip” olduğunu da eklemiştir. Ayrıca, “artık sadece tek yönlü bir "biz-onlara karşı" önermesi değildir; daha ziyade, devlet ve vatandaşlar arasında bir ortaklık kurmakla ilgilidir.” sözleriyle e- Devleti etkileşimi güçlendirmesi açısından ön plana çıkarmıştır. 5 Layne ve Lee (2001, s. 123) elektronik devlet kavramının, web tabanlı internet teknolojileri temelinde devlet ile vatandaşlar arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi; kamu hizmetlerinin tüm paydaşlara sunumunda daha hızlı, ucuz ve kapsayıcı bir duruma getirilmesi potansiyeli ile açıklandığını ifade etmişlerdir. Uçkan (2003, s. 6) tarafından, “E-devlet modeli, yurttaşların “müşteri”, kamu yönetimi faaliyetlerinin de “hizmet” olarak görüldüğü, “kalite / fiyat performansı” ölçütlerinin uygulandığı, en az maliyet ve emekle en kaliteli hizmetin üretilmesini hedefleyen bir verimlilik yönetimi sistemi” olarak tanımlanmıştır. Curtin vd. (2003, s. 2) tarafından kamusal bilginin ve hizmetlerin sunulmasının yanı sıra yönetim süreçlerine vatandaş katılımının, yönetişimin sağlanması ve geliştirilmesi amacıyla her türlü bilgi iletişim teknolojisinin kullanımı ve olarak ifade edilmiştir. Baştan ve Gökbunar (2004) yeniden yapılanma ve dönüşüm süreci olarak tanımladıkları e-Devletin, genel anlamda yönetimin modernleşme yönündeki yapısal değişimini; özel anlamda ise yönetimin bilgi teknolojilerine adaptasyonunu sağladığını belirtmişlerdir. Palvia ve Sharma (2007, s. 2) e-devlet tanımlarının büyük farklılıklar gösterdiğini belirtmiş ancak ortak bir temanın olduğuna vurgu yapmışlardır. Buna göre, e-Devlet, vatandaşların saat ve gün kısıtlaması olmadan (7/24) kamu otoriteleri ile etkileşime girmelerine ve hizmet almalarına olanak tanımakta; vatandaş/özel sektör/diğer devlet kurumlarına sunulan kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi için öncelikli internet olmak üzere, bilgi teknolojilerinin kullanılmasını içermektedir. Yıldız ve Saylam (2013, s. 141)’a göre “Elektronik veya Dijital Devlet, bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) aracılığıyla devletin bilgi ve hizmetlerinin sağlanması ve siyasi katılım, şeffaflık ve hesap verebilirlik için ek kanalların açılması olarak tanımlanmaktadır.” 6 Çukurçayır ve Ekşi (2004, s. 103) tarafından “bütünleşmiş strateji, süreç, organizasyon ve teknolojiyi ifade eden bir kavram” olarak nitelendirilen e-Devlet, Gil-García ve Pardo (2005, s. 187-188) tarafından yönetsel verimliliği ve etkinliği geliştirmek, demokratik değerleri ve mekanizmaları teşvik etmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinin kamu yönetimi alanında yoğun veya genelleştirilmiş kullanımı olarak ifade edilmiştir. Uluslararası kuruluşların da e-Devlet’in tanımının yapılması yönünde önemli katkıları olmuştur. Dünya Bankası tarafından yapılan tanımda, e-Devlet, “vatandaşlar, özel sektör ve diğer devlet kurumları ile ilişkileri dönüştürme yeteneğine sahip bilgi teknolojilerinin, Devlet kurumları tarafından kullanımı” olarak ifade edilmektedir (World Bank, 2015). OECD tarafından yapılan tanımda ise “e-Devlet” kavramının, devletlerin yeni bilgi ve iletişim teknolojilerini geniş anlamda tüm idari işlevlerini yerine getirmesi için kullanılmasına odaklandığı ifade edilmiştir. İnternet ve ilgili teknolojilerin “ağ oluşturma potansiyeli”nin devletlerin yapılarını ve işleyişlerini dönüştürme potansiyeline sahip olduğu vurgulanmıştır (OECD, 2002). Avrupa Birliği (AB), tanımları biraz daha geliştirerek, e-Devleti BİT’in devlet otoriteleri tarafından yaygın kullanılan araçlardan daha öte olduğunu belirtmiş, e- Devleti, kurumların ve süreçlerin gözden geçirilmesini teşvik eden, kamu yönetiminde davranış değişikliklerini ortaya çıkaran ve dolayısıyla kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha verimli sunulmasını sağlayan bir yapı olarak açıklamıştır. Ayrıca, doğru uygulandığında, paydaşların (vatandaşlar, işletmeler, kuruluşlar) devlet ile daha düşük maliyetle, hızlı ve kolay bir şekilde etkileşimlerinin gerçekleştirilebildiğini de ekleyerek e-Devletin demokrasi için önemini ortaya koymuştur (European Commission, t.y.). BM tarafından yapılan tanımda da paydaşların ön plana çıkarıldığı görülmektedir. E- devlet kavramının vatandaşlar ve işletmelerle etkileşimin artırılması çerçevesinde geniş bir yelpazeye sahip olduğu vurgulanmış ve etkin bir e-yönetişimin kurumsallaştırılması bakımından iş akış ve süreçlerinin iyi bütünleştirilmesi ve tüm dünyada kaynakların etkili bir şekilde kullanımının sağlanması için maliyet ve işlem sürelerinin azaltılarak kamu sektörünün iç işleyişinin iyileştirilmesi olarak ifade edilmiştir. Verimlilik, 7 şeffaflık, yüksek hizmet kalitesi, hesap verebilirlik, kapsayıcılık gibi vatandaşların beklentilerinin daha iyi karşılanabileceği ve böylece vatandaşların devlete olan güveninin artabileceği yönünde öngörüde bulunulmuştur. Ayrıca, Birleşmiş Milletler e- Devleti aşağıdaki üç kategoride değerlendirmiştir (BM, t.y.): Devletten Devlete (G2G): Devlet aktörleri arasındaki etkileşimi temel alan bir kategoridir. Yerel ve ulusal düzeyde kamu kurumlarının kendi içlerinde ve diğer kamu kurumlarıyla verilerin elektronik ortamda hizmetlerin karşılıklı yürütülmesi ve verilerin paylaşılmasını içermektedir. Devletten İşletmeye (G2B): Devlet ile özel sektörün ortak alanlarını ifade eden kategoridir. İşletmelere özgü işlemlerin ve daha geniş anlamda da sektörel hizmetlerin sağlanmasını içermektedir. Devletten Tüketiciye / Vatandaşa (G2C): Kamu hizmetlerinin tüketicisi olan insanların ve vatandaşların devlet ile olan etkileşimini ifade eden kategoridir. Kamu hizmetlerinin sunulmasının yanında “danışma” ve “karar alma” süreçlerine katılımı da içermektedir. Sosyal medya gibi yeni iletişim kanallarının özellikle kamu kurumları tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanması, veri paylaşım teknolojilerinin gelişmesi, vatandaşların çeşitlenen rolleri ile daha aktif aktörler haline gelmesi ile birlikte yukarıda belirtilen e-Devlet etkileşim kategorilerinin hızla değişen durumu yansıtmadığı ve güncellenerek yeni etkileşimlerin etkilerinin de tanımlar içinde yer alması gerektiği düşünülmektedir. Bu kapsamda, “devletten STK’lere (G2NGO), devletten uluslararası kuruluşlara (G2IO), makineden makineye (M2M) ve vatandaştan vatandaşa (C2C)” olarak sıralanabilecek yeni kategorilerin eklenmesi, e-Devlet alanının doğru tespit edilmesi açısından önemli görülmektedir (Yıldız, 2003, s. 304; 2019, s. 259-260). Yukarıdaki tanımlar incelendiğinde, e-Devletin, geleneksel devleti hangi açılardan dönüştüreceğine dair öngörü ve beklentilere ilişkin fikir sahibi olunabilmektedir. Bu 8 anlamda, geleneksel devlet ile e-Devlet arasındaki farklar da belirginleşmektedir. Yıldız ve Karakaya Polat (2012, s. 623)’ın da vurguladığı gibi “Teknolojik ilerleme e-Devleti mümkün kılan bir gerçek olsa da, e-Devleti sadece teknolojik olanakların kullanımı olarak görmek yerine aynı zamanda ve belki de daha çok, insan kaynaklarının, iş süreçlerinin ve kamu hizmeti anlayışının değişmesini de içeren bir zihniyet değişimi olarak görmek gerekir.” Özetlemek gerekirse, e-Devlet kavramına ilişkin bilinmesi gereken en önemli özellikler şu şekilde sıralanabilir: 1. Durağan bir kavram değildir; yeni teknolojilerin eklemlenmesiyle sürekli bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. 2. Bu değişime uyum sağlanabilmesi için daha çevik bir kamu yönetimi yapısı gerekmektedir. Dolayısıyla, reform ve yeniden yapılanma yönünde itici bir güç olarak görülmektedir. 3. E-Devletin geleneksel devletten işlevsel olarak bir farkı bulunmamaktadır. Devlet işlevlerinin yerine getirilmesinde, kamu hizmetlerinin sunulmasında veya yönetilmesinde yeni bir yöntem, farklı bir yol olmasının yanı sıra modern, kaliteli, hızlı, bütünleşik, vatandaşla güçlü iletişimi sağlayan yeni bir kamu hizmeti tarzı üretme potansiyeline de sahiptir. 4. E-Devleti sadece teknolojik yönüyle değil, kamu yönetimini etkileyen sosyal, kültürel, ekonomik vs. tüm değişkenlerle birlikte algılamak gerekmektedir. 5. Tüm paydaşlarla tek yönlü ilişkiyi değiştirerek etkileşimli bir ortaklığı mümkün kılmaktadır. 6. Bir anda başlamadığı gibi, her ülkede her bölgede kendi şartları ve yapısı dâhilinde farklılaşan ama belirli bir sonu olmayan bir süreçtir. 9 Tablo 1. Geleneksel Devlet ile e-Devletin Karşılaştırılması Geleneksel Devlet E-Devlet Pasif Yurttaş Aktif Müşteri-Yurttaş Kâğıt-temelli İletişim Elektronik İletişim Dikey/Hiyerarşik Yapılanma Yatay/Koordineli Ağ Yapılanması Yönetimin Veri Yüklemesi Yurttaşın Veri Yüklemesi Eleman Yanıtı Otomatik Sesli Posta, Çağrı Merkezi vb. Eleman Yardımı Kendi kendine Yardım / Uzman Yardımı Eleman-temelli Denetim Mekanizması Otomatik Veri Güncellemesiyle Denetim Nakit Akışı / Çek Elektronik Fon Transferi (EFT) Tek tip Hizmet Kişiselleştirilmiş/Farklılaştırılmış Hizmet Bölümlenmiş / Kesintili Hizmet Bütünsel / Sürekli / Tek-duraklı Hizmet Yüksek İşlem Maliyetleri Düşük İşlem Maliyetleri Verimsiz Büyüme Verimlilik Yönetimi Tek Yönlü İletişim Etkileşim Uyruk İlişkisi Katılım İlişkisi Kapalı Devlet Açık Devlet Kaynak: Uçkan (2003, s. 7) Uçkan (2003, s. 8) paradigma değişimi olarak tanımladığı bu dönüşümü, hazırlamış olduğu Tablo (1)’de ikinci sütunun “bilgiyi, dolayısıyla iktidarı paylaşan katılımcı bireylerin oluşturduğu açık toplum”u işaret ettiğini belirtmiştir. Söz konusu tablodan hareketle e-Devletin beklenen faydalarını şu şekilde sıralamak mümkündür: • Vatandaşın kamu işlemlerini kişiselleştirilme seçenekleri ile hizmet ve yardım taleplerinin yeterli derecede karşılanabilmesi • İşlem maliyetlerinin azaltılması • Kesintisiz, mekân ve zaman sınırlaması olmadan kamu hizmeti verilmesi • Mali işlemlerin kolaylaşması • Verimliliğin artırılması • Vatandaşın karar mekanizmalarına etkin katılımının sağlanarak demokrasinin geliştirilmesi 10 • Kırtasiyeciliğin ve bürokrasinin azaltılması • Kamu idareleri tarafından bilgilerin ve kayıtların güncel tutulabilmesi ve arşivleme sistemlerinin kullanışlı hale getirilebilmesi • Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi • Kamu yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin artırılması 1.2. E-DEVLETİN KURAMSAL ALTYAPISI E-Devlet, Kamu Değeri Yaklaşımı, Yeni Kamu İşletmeciliği ve Dijital Çağ Yönetişimi ile ilgilendirilen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. BİT’in kamu yönetiminde kullanılması ve yönetişim yaklaşımını temel alması noktasında, diğer yaklaşımlarla ortak bir görüş birliği ortaya çıkmaktadır. Bu bölümde her bir yaklaşıma değinilerek, e- Devletle ilgileri anlatılmaya çalışılmıştır. 1.2.1. Yeni Kamu İşletmeciliği ve e-Devlet İkinci dünya savaşı sonrası “refah devleti” anlayışıyla devlet ekonomide en önemli aktör haline gelmiştir. Ancak, 1970’lerde yaşanan ekonomik krizler, devletin aşırı büyümesi sonucu ortaya çıkan olumsuzlukları ön plana çıkarmış ve bu olumsuzluklara vurgu yapan “kamu tercihi kuramı” ile birlikte iktisat teorisine “devletin başarısızlığı” kavramı eklenmiştir (Aktan, 2002, s. 29-30). “Kamu harcamalarının artışı ve refah devleti hizmetlerine olan talebin yükselişi, batılı refah devletlerini mali kriz içine sokmuştur. Söz konusu gelişmeler karşısında, sınırlı bir devletin yanı sıra ekonomik, etkin ve etkili kamu hizmet sunumu sağlayabilecek yönetsel yapıların arayışına girişilmiştir.” (Karcı, 2008, s. 43) Dolayısıyla, devlet başarısızlığının ön plana çıktığı bu kriz döneminde, özel sektörün olumlu görüntüsü, kamu sektöründe değişimi tetiklemiştir. Devletin, bu sorunlarla başa çıkmak ve verimliliği artırmak için özel sektör teknikleri (Leblebici ve Kurban, 2011) ile “özelleştirme, yerelleşme, yatay yapılanma” gibi uygulamaları kamu yönetimine dâhil etmesine (Ökmen vd., 2004) neden olmuştur. Keynezci politikalar terkedilmeye başlanmış; bir yandan kamu mal ve hizmetlerinin özel sektör tarafından üretilebilmesi 11 ve çıktılar öncelenirken; bir yandan da işletmecilik mantığı kamu yönetim sisteminde benimsenmeye başlanmıştır. Özel sektör anlayışlı, piyasanın rolüne ve verimliğe odaklı yeni bir yönetim tarzı ortaya çıkmıştır. Girdiler yerine çıktıların öncelendiği, rekabetin, özelleştirmenin, dış kaynak kullanımının, performans ölçümünün yer aldığı (Katsonis ve Botros, 2015), “Yeni Kamu İşletmeciliği” olarak adlandırılan bu yaklaşım özellikle, 1980’lerden itibaren etkili olmuş ve yaygınlaşmıştır (Leblebici vd., 2001). Hood (1991, s. 5-6)’a göre, YKİ iki farklı akımın birleşiminden ortaya çıkmıştır. İki akımdan biri, temelinde “rekabet edebilirlik, kullanıcı seçimi, şeffaflık ve teşvik yapıları” bulunan yeni kurumsal iktisat hareketi kapsamındaki “kamu tercihi, işlem teorisi ve asil vekil teorisi”; diğeri ise, örgütsel çıktılara odaklanan performans yönetimi ile yönetim özgürlüğü üzerine kurulmuş olan özel sektör temelli “profesyonel işletmecilik”tir. YKİ ile uluslararası alanda birçok idari reform söz konusu olmuştur. Ancak, bu reformlar ülkelerin kendi yapılarına göre farklılıklar göstermiştir. Pek çok ülkede yaygınlaşmasının sebebi ise çok büyümüş, verimsizleşmiş ve yüksek maliyete sahip olan ve dolayısıyla verdiği hizmetler beklentileri karşılayamayan kamu yönetiminin sorunlarını çözme amacını taşıması olarak düşünülebilir. Bu kapsamda, YKİ’nin devletin büyümesinin yavaşlatılması ve durdurulması; hizmette yerindelik anlayışı dolayısıyla özelleştirme/kısmi özelleştirmeye ve merkezden yerele kayan bir kamu yönetimi anlayışına yönlendirmesi; kamu yönetiminde yaklaşımlar ve uygulamalar bakımından uluslararası gündemi güncel tutması; BİT kullanımını teşvik ederek kamu hizmet sunumunda otomasyon sisteminin gelişmesini öngörmesi gibi eğilimleri etkili olmuştur (Bonina ve Cordella, 2008; Hood, 1991. s. 3) YKİ’de en önemli ilke, kamu yönetiminin “piyasa mekanizmaları”nı kullanmasıdır. Yani, “etkin ve verimli” hizmet sunumunun “piyasa sistemi”ne göre işleyen kurumlar olduğu düşüncesi, bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, devlet faaliyetlerinin öncelikle ekonomik alanlarda küçültülmesi, bu alanlarda kamu hizmetlerinin özel sektör tarafından yürütülmesi veya üretilmesi, hatta “vatandaş” kavramının “müşteri” kavramıyla aynı anlamda kullanılarak, vatandaşların “aldıkları kamu hizmetlerinin karşılığını ödemesi” gibi uygulamaların gerçekleştirilmesini 12 içermektedir. Ayrıca, özel sektör yapılarının kamu yönetimine uyarlanması ile birlikte, rekabete teşvik etme ve işletmecilik anlayışının temel alınmasına dayanmaktadır. Bu yolla kamu kurumları hizmetlerini sözleşmeler kapsamında özel sektörden satın alma yoluyla tedarik ederken, kamu-özel sektör ilişkilerini de bu yönde geliştirmektedir. Bu çerçevede, devletin kamu hizmetlerini özel sektöre ürettirmesine ilişkin sözleşmeler önem kazanırken bir yandan da “performans değerlendirme”, “stratejik planlama”, “iç/dış denetim mekanizmalarının kurulması” gibi çalışmalar da kamu yönetimi uygulamaları arasına girmiştir (Karcı, 2008). Düşük işlem maliyetleri ve yüksek verimlilik hedefleyen YKİ yaklaşımı, getirdiği yeni uygulamalar ve örgüt süreçlerine yaptığı yeni eklemelerle “stratejik plan, performans esaslı bütçe, performans göstergeleri, değerlendirme süreçleri vb. uygulamaların çeşitli maliyetler doğuracağı ve kendi çevresinde yeni bir bürokrasi oluşturacağı” iddia edilmektedir. Ayrıca, sosyal ihtiyaçların da karşılanmasını sağlayan kamu hizmetlerinin doğasının, özel sektör ürün ve hizmetlerinden farklı olduğuna vurgu yapan, “vatandaş” ile “müşteri” kavramlarının birbirinden ayırt edilmesi gerektiği yönünde eleştiriler de bulunmaktadır (Demirhan ve Sadioğlu, 2016, s. 113). YKİ, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) kullanımının verimlilik, etkin politika, hizmet kalitesi, hesap verebilirlik ve demokratik değerler açısından olumlu etkilere sahip olduğu düşüncesine sahiptir (Bonina ve Cordella, 2008). E-Devletin ortaya çıkışı YKİ olarak adlandırılan bu kamu yönetimi döneminde olmuştur (Katsonis ve Botros, 2015). YKİ’nin mali sorunlar, idari ve/veya siyasi krizler, kamu yöneticileri arasındaki memnuniyetsizlik gibi motivasyonlarına karşın e-Devletin modern BİT tarafından sağlanan potansiyel doğrultusunda teknoloji odaklı bir reform hareketi olduğu belirtilmektedir (Schedler ve Scharf, 2001, s.776). E-Devletin temelde apolitik olması, hızlı gelişmeyi teşvik eden teknolojik tarafının gelişiminin durdurulamaması ve süreç tasarımlarının daha hızlı yapılabilmesi gibi özelliklerinin benzer karşılaştırmalarda YKİ’ye oranla daha avantajlı olduğu öne sürülerek, kamu yönetiminin modernizasyonunu destekleyecek ve kolaylaştıracak bir reform unsuru olarak görülebileceği düşünülmektedir (Schedler ve Scharf, 2001, s.787). 13 Bunlara karşın, özel sektörün temel değerleri (müşteri memnuniyeti, karlılık, verimlilik) ile kamu sektörünün daha karmaşık bir sistem içinde yer alan temel değerlerinin (şeffaflık, hesap verebilirlik, eşitlik, adalet, demokratik katılım, kamu yararı) birbirini karşılayamayacağını ifade eden Castelnovo (2013)’ya göre e-Devlet anlayışı ve uygulamaları devlette verimlilik ve vatandaş memnuniyeti amacıyla her ne kadar YKİ ilkelerinden etkilenmiş olsa da e-Devletin sınırlı bir etkiye sahip olmaması için kamu değerine dayanan ve temel değerleri karşılayabilen bir yapı içinde algılanması mümkündür. 1.2.2. Kamu Değeri Yaklaşımı ve e-Devlet Kamu Yönetiminde “değer yaratma” kavramını, paydaşların değeri nasıl algıladığını ve kolektif anlayışı merkezine alan “Kamu Değeri Yaklaşımını” (Moore, 1995; Talbot, 2008), e-Devlet ekosisteminin dengesi ve sürdürülebilirliğinin anlaşılması açısından irdelemek doğru görünmektedir. Meynhardt (2009, s. 213)’a göre kamu değerinin değer yüklü olmasının sebebi sadece sosyal sonuçları değildir, her zaman meşruiyet ve güven temelinde olmasıdır. Moore (1995, s. 2-3) kamu sektöründe değer üretebilmek için koşulları tanımlayan stratejik üçgen (strategic triangle) önermiştir. Bu üçgen “meşruiyet ve destek”, “işlevsel kapasite” ve “kamu değeri” köşelerinden oluşmaktadır. Yani kamu kurumunun amacının değer yaratmaya yönelik olması, bu amacı gerçekleştirmek için gerekli meşru zeminin oluşturulması ve paydaşlarca desteklenmesi ve ayrıca siyasal olarak sürdürülebilir, idari olarak da uygulanabilir olması gerekmektedir. Yeterli kapasite olmaması durumunda işbirlikleri ve ortaklıklar ile kapasitesini artırması mümkündür (Moore, 2000, s. 197-198). Kamu yönetiminin kamu hizmetlerini, halkın istekleri doğrultusunda sunabilmesi ve değer yaratabilmesi için vatandaşların karar verme süreçlerine katılımlarını kolaylaştıracak ve müzakere etmelerine imkan sağlayacak mekanizmaların üretilmesi, kamu yöneticilerinin görevi olarak görülmektedir (Bryer ve Sahin, 2012, s. 931). Dolayısıyla, kamu değeri kavramının, kamu yönetiminin siyasi özellikleri çerçevesinde gerçekleştirdiği faaliyetlerinden ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kamu kurumlarının 14 kamu değeri yaratma amacı, halkın ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasını sağlamaktadır. (Harrison vd., 2011). Kearns (2004, s. 6)’e göre kamu değerinin üç önemli kaynağı bulunmaktadır. Bunlar; 1. Yüksek kaliteli hizmet sunulması (Sunulan hizmete yönelik algı, memnuniyet, verilen önem, sağladığı adalet, düşük maliyet vs.). 2. Halk tarafından talep edilen sonuçların elde edilmesi (Azalan yoksulluk, halk sağlığında iyileşmeler, çevresel iyileştirmeler vs.). 3. Kamu kurumlarına duyulan güven (Devlet eylemlerinin meşruiyetinin artması, vatandaşların aidiyet duygusunun artması vs.). Harrison vd. (2011a, s. 6), kamu değeri türleri ile kamu değerini üreten mekanizmaları tanımladıkları çalışmalarında, devlet tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin kamu değerini üreten mekanizmaları etkilediğine vurgu yapmışlardır. Değer türlerini şu şekilde açıklamışlardır: Mali : Mevcut veya gelecekteki gelir, varlık değerleri, yükümlülükler, haklar veya zenginliğin diğer yönleri üzerindeki etkiler veya bunlardan herhangi birine yönelik riskler. Siyasi : Kişilerin veya grupların hükümet eylemleri veya politikası üzerindeki etkisi, siyasi ilişkilerdeki rolü, siyasi partiler üzerindeki etkisi veya kamu görevi beklentileri üzerindeki etkiler. Sosyal : Aile veya topluluk ilişkileri, sosyal hareketlilik, statü ve kimlik üzerindeki etkiler. Stratejik : Yenilik veya planlama için kişinin veya grubun ekonomik veya politik avantajı veya fırsatları, hedefleri ve kaynakları üzerindeki etkiler. İdeolojik : İnançlar, ahlaki veya etik taahhütler, devlet eylemlerinin veya politikalarının veya sosyal sonuçların inançlarla veya ahlaki veya etik pozisyonlarla uyumu üzerindeki etkiler. İdari : Halkın, kamu görevlilerini kamu güveni, bütünlüğü ve meşruiyeti açısından hükümetin değerinin güvenilir temsilcileri veya koruyucuları olarak görmesi üzerindeki etkiler. Harrison vd. (2011b, s.3) yukarıda belirtilen altı değer türünü de iki ayrı grup sonuçlarla ilişkilendirmiştir. Buna göre, ilk dört değer türü olan ve “mali, siyasi, sosyal ve stratejik” olarak tanımlanan değerlerin, bireylere/gruplara özel maddi çıkarlar ile ilgili etkiler olduğu değerlendirilirken, diğer iki değer türü olan ideolojik ve idari değerlerin 15 ise içsel/toplumsal ve demokratik sonuçlarla ilgili olduğu belirtilmiştir. İdari kamu değerinin, devlete olan güvenin ve memnuniyetin artmasını sağladığı; ideolojik kamu değerinin ise devlet tarafından gerçekleştirilen faaliyetleri ahlaki ve etik olarak uyumlu hale getirdiği ifade edilmiştir. Bir veya daha fazla kamu değerinin ortaya çıkmasını sağlayan devlet faaliyetlerinde ilgili araçların belirlenebilmesi için değer üreten mekanizmalar tanımlanmıştır. Söz konusu mekanizmalar ise şu şekilde açıklanmıştır: Verimlilik Aynı kaynaklarla artan çıktılar veya hedeflere ulaşma veya daha düşük kaynak tüketimi ile aynı çıktılar veya hedefler elde etme Etkililik İstenen sonucun kalitesini artırmak İçsel geliştirmeler Bir paydaşın çevresini veya koşullarını, kendi iyiliği için değer verilen şekillerde değiştirmek Şeffaflık Hükümet yetkililerinin eylemleri veya hesap verebilirliği veya hükümet üzerindeki etkiyi artıran hükümet programlarının işleyişi hakkında bilgilere erişim. Katılım Hükümet programlarının işleyişine veya karar verme süreçlerine veya yetkililerin seçimine veya eylemlerine doğrudan katılımın sıklığı ve yoğunluğu. İşbirliği Birden fazla paydaş grubunun hükümetin işleyişi, politikaları veya eylemleri hakkındaki kararlarda sorumluluk veya yetkiyi paylaştığı faaliyetlerin sıklığı veya süresi Dolayısıyla, “Kamu Değeri” kavramı kamu kurumları için bir odak noktası olarak görülebilmektedir. Özel sektör kurumları için amaç özel/ekonomik değer yaratmakken, kamu kurumları kamu/sosyal değer yaratma amacı taşımaktadırlar. Kamu değeri kavramının genel bir tanımı olmamakla beraber “e-Devlet, BİT kullanımı yoluyla devleti iyileştirmeyi/dönüştürmeyi amaçladığından, e-Devlet'in, kamu sektörü yenilikçiliği yoluyla kamu değeri üretme kapasitesini geliştirmesini beklemek mantıklıdır.” Yani, BİT’in kamu kurumları tarafından kullanılması, yukarıda belirtilen mekanizmaların değer yaratma kapasitelerini artırabilmektedir (Castelnovo, 2013, s. 95). 1.2.3. Yönetişim ve e-Devlet Yönetim, yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkiyi açıklayan iki boyutlu mekanizmayı açıklayan bir kavramken; yönetişim, çok aktörlü ve sorumluluk paylaşımını öngören etkileşimli yönetim olarak da genel çerçevesi çizilebilecek bir kavram olarak 16 değerlendirilebilir. Yönetimden farklı olarak yönetişim, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimler, özel sektör, sivil toplum örgütleri ve vatandaşları, sistemi oluşturan unsurlar olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla, yönetimsel açıdan yatay, adem-i merkeziyetçi bir yapılanma öngörmektedir. Yönetişim temel olarak devlet otoritesinin paylaşıldığı “yönetme mekanizmalarını” tarif etmekte ve aktör sayısının çok olduğu etkileşimli bir yapıyı ifade etmektedir (Stoker, 1998, s. 15-16). Yani devletin karar alma süreçlerine dâhil olabilecek kapasitede paydaşların varlığına işaret etmektedir. İlk defa Dünya Bankası’nın 1989 tarihli “Aşağı Sahra Afrikası: Krizden Sürdürülebilir Büyümeye” adlı raporunda yeni bir kavram olarak yer alan (Demir vd., 2017) yönetişim, sistemsel olarak yeni aktörleri sisteme eklemekte; siyasal olarak vatandaşın demokrasi temelli katılımını çoğulculuk ekseninde teşvik etmekte; yönetsel anlamda ise hukukun üstünlüğü, şeffaflık, sorumluluk, eşitlik, etkinlik, hesap verebilirlik ve stratejik vizyon gibi öne sürülen ilkeleri vurgulamaktadır. Yönetişim, klasik yönetimin hiyerarşik olan yukarıdan aşağıya yönetim yapısını değiştirerek heterarşik bir yapı önermektedir (Işık ve Çetenak, 2018). “İdare/Yönetim” ile farklı anlamlara sahip olan yönetişimin kapsamı daha geniştir. Geniş açıdan bakıldığında yönetişim, “ekonomik ve sosyal kaynaklar” üzerinde otorite sahipliğini ifade eden “toplumun işleyiş ve örgütlenme biçimi” (Nath, 2003) olarak tanımlandığında resmi kurumların, toplumu oluşturan diğer aktörlerle etkileşimi üzerine inşa edildiği de söylenebilir. Dolayısıyla yönetişim, pek çok aktörün politika ve kararların yürürlüğe konulmasında güç ve etki sahibi olduğu bir süreç olarak da ifade edilebilir (Schedler ve Scharf, 2001). Sivil toplumu güçlendiren bu süreçte “müzakere, diyalog, esneklik, yerellik, meşruiyet, çoğulculuk, katılım ve demokrasi gibi özellik ve kavramlar amaçsal nitelik edinerek öne plana çıkmıştır” (Atmaca ve Karaçay, 2020, s. 261) “Bu çerçevede yönetişim modeli, yönetimin işlem, eylem ve kararlarından etkilenecek olan tüm aktörlerin işbirliği içerisinde ülkenin yönetiminde söz sahibi olmalarının sağlanmasıdır”(Çakır vd., 2018, s.129). Yönetişim, literatürde postmodernizmin, modernizme olan eleştirilerinin bir kısmını karşılayan bir kavram olarak nitelendirilmiştir. Postmodernizm bu anlamda evrensellik 17 anlayışına karşı yerelliği, çoğunlukçuluğa karşı çoğulculuğu, bütüncülüğe karşı parçacılığı, standartlaşmaya karşı farklı ölçüleri savunduğu söylenebilir (Doğan, 2017, s. 31). Bazı yazarlar yönetişimin, YKİ’nin, 1990’lı yıllardan sonraki devamı olduğunu iddia etmektedirler. Ancak, yönetişimin, aynı zamanda piyasaya dönük örgüt kuramsal bir yaklaşım olan YKİ’nin üstünde bir kavram olduğu ve farklı yaklaşımlara da uyum sağlayabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır (Doğan, 2017, s. 32,39). Yeni kamu hizmeti anlayışının temelini oluşturan unsurun kamu yararının üstünlüğü olduğu söylenmektedir. Dolayısıyla, kamu yararı kapsamında da, yönetişim ilkelerinin yorumlanması mümkün olmaktadır (Kaya, 2017). Örneğin, hesap verilebilirlik ilkesi kamu görevlilerinin yasal ve siyasal açıdan sorumluluk sahibi olmalarının yanı sıra toplumsal talep ve çıkarlara, mevzuatla belirtilmemiş kurallara da duyarlı olmaları anlamında değerlendirilmektedir. Çok aktörlülük ise demokratik hak ve idealler temelinde kamu, özel ve sivil örgütlerin koalisyonu olarak nitelendirilmektedir (Denhardt ve Denhardt, 2000, s. 553-554). Yönetişim genellikle, küresel yönetişim, kamu yönetişimi, iyi yönetişim ve dijital yönetişim olarak türlere ayrılmaktadır. Küresel yönetişim uluslararası aktörler arasındaki etkileşimi ifade ettiği kadar ulus devletlerde bulunan sivil toplum kuruluşları ile diğer devletler arasındaki etkileşimi de tanımlamaktadır. İyi yönetişim ise hesap verebilirlik, şeffaflık, hukukun üstünlüğü, adalet, eşitlik ve insan hakları gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiş olan ve diğer yönetişim türlerine çatı kavram olarak nitelendirilebilecek yönetişim türü olarak ifade edilebilmektedir (Özer, 2017). Literatürde e-Devlet, yönetişim ilkelerinin kamu yönetimlerinde güçlendirilmesi açısından fırsat olarak görülmektedir. Bu açıdan, verimliliğin, yeni hizmetlerin, katılımın, hesap verebilirliğin, şeffaflığın artırılması, karar alma mekanizmalarının iyileştirilmesi ve paydaşların toplumsal sorunların çözüm aşamalarında yer almalarının sağlanması gibi amaçlara hizmet edeceği düşünülmektedir (Torres vd., 2005). 18 1.2.4. Dijital Çağ Yönetişimi ve e-Devlet Dunleavy vd. (2006)’e göre YKİ’nin doğası “ayrıştırma, teşvik ve rekabet” kavramlarından oluşmaktadır. Doğası dolayısıyla, kurumsal ve siyasi açıdan karmaşıklıkların artmasına neden olmuş ve vatandaşların sosyal sorunlarını çözmede, devlet yapılarını olumsuz olarak etkilemiştir. Özellikle lider ülkeler, bu gibi sorunlarla baş edebilmek için, yönetim yaklaşımlarında değişime gitmişler ve bilgi ve iletişim teknolojilerini merkezine alan YKİ sonrası döneme geçiş yapmışlardır. Dijital Çağ Yönetişimi olarak adlandırılan bu dönem, sorunlara sürdürülebilir çözümler sunması açısından bir fırsat olarak görülmekte ve odağına devlette “yeniden entegrasyon, ihtiyaç temelli bütünsellik ve dijitalleşme” temalarını almaktadır. Tablo 2. Dijital Çağ Yönetiminin Temel Bileşenleri Tema Unsur Bütünleşme Birimleşmenin Geri Alınması Birleştirilmiş Yönetişim Yeniden Devletleştirme Merkezi Süreçleri Eski Haline Getirme Üretim Maliyetlerinin Radikal Bir Şekilde Düşürülmesi İdari Birimlerin İşlevlerini Yeniden Yapılandırma Tedarik Yoğunlaşması ve Uzmanlaşma Ağ Yalınlaştırma İhtiyaç Temelli Bütünsellik Müşteri Tabanlı veya İhtiyaç Tabanlı Yeniden Yapılanma Tek Duraklı Hizmet Etkileşimli ve Tek Sorgulamalı Bilgi Arama Veri Depolama Uçtan Uca Hizmet Yeniden Yapılandırması Çevik Devlet (Hızlı ve Kolay İdari Süreçler) Dijitalleşme Süreçleri Elektronik Hizmet Sunumu Yeni Otomatikleştirilmiş İşlem Biçimleri -Temassız Teknolojiler Radikal Bir Şekilde Aracısızlaştırma Etkin Kanal Akışı İzokratik (Devlet-Vatandaşlar Arasında Eşit Siyasi Güç ile) Yönetim ve Ortak Üretimin Kolaylaştırılması Açık Devlete Doğru Hareket Etmek Kaynak:(Dunleavy vd., 2006, s. 481) 19 Dunleavy ve Margetts (2010, s. 3-4) Dijital Çağ Yönetişimi’nde teknolojinin bir araç olarak yer almakta olduğunu belirtmişlerdir. Asıl itici güçlerin, “devlet aygıtının içindeki ilk örgütsel ve bütçesel faktörleri barındıran yeniden bütünleşme; kamu hizmetlerinde vatandaş ve kullanıcı odaklı faktörleri barındıran bütünsellik; teknolojik faktörlerin toplumsal ve kültürel adaptasyonundan gelen etkileri barındıran dijitalleşme” olarak üç grupta toplandığını ifade etmişlerdir. Bu kapsamda, dijital çağ yönetişiminin temel bileşenlerini daha iyi anlamak için bahse konu itici güç gruplarını aşağıdaki şekilde açıklamak mümkündür (Dunleavy vd., 2006; Dunleavy ve Margetts, 2010): Yeniden bütünleşme temasında, vatandaşlarla/sivil toplum aktörleriyle işbirliğinin güçlü bir şekilde olması gerektiği belirtilmekte ve bu bakış açısı kapsamında devletin doğası gereği yapması gereken konuların yeniden devletleştirilmesi söz konusudur. YKİ yaklaşımıyla mükerrer hiyerarşileri ve iş/işlemleri ortaya çıkaran çok birimli yapının, süreç maliyetlerini düşürerek paylaşılan hizmetler de temel alınıp basitleştirilmesi de yine bu kavram dâhilinde ifade edilmektedir. Yeniden bütünleşme, YKİ ile büyük kurumların farklı uzmanlık alanlarına ayrılarak birimlere dağıldığından dolayı güçleşen işbirliği ve koordinasyonun gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla tekrar sağlanabilmesidir. İhtiyaç temelli bütünsellik teması yeniden bütünleşme temasının tamamlayıcı unsuru olarak ifade edilebilir. Devlet ile vatandaşlar arasındaki ilişkinin dönüştürülerek basitleştirilmesine vurgu yapılmaktadır. Bu kavramda, maliyeti artıran ve süreçleri zorlaştıran gereksiz tüm detayların ve yapıların “uçtan-uca yeniden yapılanma” ile ortadan kaldırılması söz konusudur. Vatandaş/kullanıcı odaklı; hızlı ve kolay idari süreçleri olan “çevik” devlet yapıları oluşturma amacı bulunmaktadır. Dijitalleşme süreçleri, mümkün olan kamu faaliyetlerinin tümünün dijital ortama geçirildiği, vatandaşların kendi iş/işlemlerini herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan hatta temassız teknolojiler ile yapabildiği, kısmi/çok sınırlı bilgi yerine tüm bilgilere ulaşılabilen açık devlet yapısının gerçekleştirildiği e-Devlet tanımı kapsamına alınabilecek tema olarak karşımıza çıkmaktadır. 20 Dijital çağ yönetişiminin, hem e-Devlet’in ideal yapısını hem de yönetişimin ilkelerini bir araya getiren bir yaklaşım olduğu söylenebilir. BİT aracılığıyla güçlü bir katılımcılığı öngörmekte ve toplumu merkezine almaktadır. 1.2.5. E-Devletin Kuramsal Altyapısına İlişkin Değerlendirme E-Devlet sürekli değişim ve gelişim gösteren dinamik bir yapıya sahip olup bu yapısına uyum sağlayacak çevik bir kamu yönetimi sistemine yönelik bir reform hareketi olarak görülmektedir. Aynı zamanda sadece teknolojik yönüyle algılanmasının eksik bir tanıma neden olabileceği bilinmekle beraber kamu yönetimini etkileyen sosyal, kültürel, ekonomik vs. tüm değişkenlerle birlikte algılamak gerekmektedir. Tüm paydaşlarla tek yönlü ilişkiyi, etkileşimli bir ortaklığa dönüştürme imkânı sağlamakta ve yönetişim mekanizmalarını güçlendirmektedir. E-Devletin bu özellikleri temel alındığında, alan yazınında ilişkilendirilen ve kuramsal bir zemin oluşturduğu düşünülen yaklaşımların ortak kavramlarının yönetişim ve BİT olduğu görülmektedir. Şekil 1. E-Devletin Kuramsal Çerçevesi Kaynak: Yazar tarafından tasarlanmıştır. 21 YKİ döneminde ortaya çıktığı iddia edilen e-Devletin, YKİ’nin BİT kullanımını teşvik etmesi açısından gelişim gösterdiği ancak, müşteri memnuniyeti, verimlilik, karlılık gibi özel sektör değerlerinin üzerine kurulu bir yaklaşım olan YKİ’nin, kamu yönetimi tarafından üretilmesi beklenen değerleri karşılamayacağı konusunda alan yazınında yer alan eleştiriler göz önüne alındığında, e-Devlet anlayışından farklılıkları da ortaya çıkmaktadır. Ancak, YKİ’nin yerindenlik ilkesi ile yönetişime açılan kapısı, paydaşların varlık göstermesi açısından e-Devlet ile ortak bir nokta olarak söylenebilmektedir. Devlet dışı aktörlerle etkileşimli ve katılımlı yönetimi ifade eden yönetişim kavramı, bahsi geçen tüm yaklaşımlarda olduğu gibi e-Devlet için de bir çatı kavram olarak karşımıza çıkmakla birlikte, e-Devlet ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Hatta, e-Devletin yönetişimin kamu yönetimlerinde güçlendirilmesi bakımından bir fırsat olduğu da ifade edilmiştir. Bu noktada, kamu kurumları için bir odak noktası olarak işaret edilen kamu değerinin, yönetişim ve BİT kullanımı ile üretilebileceği öngörülmüştür. Bu çerçevede, e-Devletin kamu yönetimi kapasitesini yükseltmeyi ve devleti iyileştirme/dönüştürme amaçlarının kamu değeri kapasitesini de yükseltmesi beklenmektedir. Dijital çağ yönetişiminin ise e-Devlet ekosistemini bütünsel olarak algılayan, teknolojiyi bütünleşme, bütünselleşme ve dijitalleşme süreçleri için bir araç olarak ortaya koyan ve yönetişim ilkelerini benimseyen bir yaklaşım olduğu görülmektedir. BİT aracılığıyla güçlü bir katılımcılığı öngörmesi ve toplumu merkezine alması bakımından da e-Devlet’in ideal yapısını tanımladığı söylenebilmektedir. 1.3. E-DEVLETİN GELİŞİMİ Dinamiğini teknolojinin hızından; ruhunu ise Devletten alan bu yapı sürekli bir devinim halindedir. Bir diğer deyişle, “Elektronik devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmış bir kavram değildir. Aksine, zaman içinde giderek artan ihtiyaçların yarattığı ve bilgi ve iletişim teknolojileri yardımıyla ayakta duracak olan yeni devlet anlayışının bir ifadesidir.” (İnce, 2001, s. 12) Toplumsal ve bireysel hayatın büyük bir kısmını etkileyen ve değiştiren hızlı teknolojik gelişmeler, kamunun hizmet şekillerinde de büyük çaplı değişimlere neden olmuştur. Özellikle özel sektörün kendi alanında devrim 22 niteliğinde büyük teknolojik gelişmeler göstermesi ve devlette de benzer bir dönüşüm ihtiyacını ve potansiyelini oraya çıkarması, e-Devletin ortaya çıkmasında en önemli neden olarak görülmektedir (Silcock, 2001) Ayrıca, vatandaşlar özel sektördeki teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan yeni hizmet sunum şekillerini, kamu sektöründen de talep etmeye başlamışlar ve birçok farklı kamu kurumuna ait hizmetlerin bütünleştirilmesini beklentilerine dâhil etmişlerdir (Hazlett ve Hill, 2003). Dolayısıyla, e-Devlet, farklı dönemlerin kendi teknolojik ve toplumsal yapılarına göre aşamalardan geçmiştir. Teknolojik yapıların gelişimi toplumun yapısı tarafından belirlenebilmektedir. Bu görüşten hareketle e-Devletin kavramsal karşılığının literatürde “Tarım Toplumu”, “Sanayi Toplumu” aşamalarından sonra “Bilgi Toplumu”nda bulunduğu çokça belirtilmektedir. Özellikle, bilgisayarların oluşturduğu ağ ile temellenen web tabanlı internet teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte zaman/mekân kısıtlamalarının ortadan kalkması, bilgi toplumunun sanayi toplumuna nispeten hızı tahmin edilemeyen bir ilerleme içinde bulunduğu düşünülmektedir (Samadova, 2021). Bilgi toplumunun bazı temel özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür (Isazadeh, 2004, s. 3-4): • Bilgi toplumu küreseldir. Çünkü coğrafi sınırları olmayan bilgi akışı, bilgi toplumunu doğal süreç içinde küresel hale getirmektedir. • Bilgi toplumunun bilgiye ulaşımı kolaydır. Dolayısıyla, yanlış veya yanıltıcı bilgiye karşı doğru bilgiye ulaşabilmesi mümkündür. Bu anlamda, bilgi toplumunun talebi “şeffaflık, kesinlik, dürüstlük ve açıklık” yönündedir. • Bilgi toplumu bilgi temelli kararlar ve eylemler ile yönetilirler. Yetkinliklerin önem kazandığı bu toplum yapısında, nitelikli ve yetenekli yöneticiler talep edilmektedir. • Bilgi toplumunun yeni bir yapısı ve kuralları vardır. Dolayısıyla, bilgi toplumunda yer edinebilmek için bu yapı ve kurallara uyum sağlamak gerekmektedir. 23 • Bilgi toplumunda bilgi akışının serbest olması tüm vatandaşlar açısından fırsat eşitliği sağlamaktadır. Bilginin önemli bir güç olmasından dolayı bu güç de toplumda eşit dağılmaktadır. İdeal bir çizgide belirlenen bu özelliklere göre, bilgi toplumlarını oluşturan her bir bireyin bilgiye ulaşma imkânı talepleri artırırken, bir yandan da bilgiyi üreten birimler haline de getirmektedir. Dolayısıyla, bireylerin oluşturduğu kümülatif bilgi ve tüm bireylerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan toplum, bilgi ve iletişim teknolojilerinde itici güç haline gelmiştir. Teknoloji ile toplum arasında bir etkileşim süreci olduğunu söylemek mümkündür ki bu süreçte hangi tarafın daha etkili olduğu konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Bu durumda, etkileşimi değişim kaynağı olarak belirlemenin daha rasyonel olduğu düşünülmektedir (Yeşilorman ve Firdevs, 2014). Tarihsel perspektiften bakıldığında, devletlerin varlıklarını sürdürebilmelerinin en önemli yolunun toplumsal ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamaları olduğu vurgulanmaktadır. Bu anlamda teknolojinin devletlerin sınırlarını belirleme gücüne sahip olacağı öngörülmektedir. Devletlerin, paydaşları ile kamu kurumları vasıtasıyla iletişimi sayesinde işlevlerini yerine getirdiği ve dolayısıyla bilgiyi yöneten örgütler olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla, güçlü devletlerin bu iletişimi etkin şekilde yönettiği; yönetememesi durumunda toplumu da yönetemeyeceği düşünülmektedir. Ülkelerin e-Devlet projelerine olan yoğun ilgilerinin bu durumdan kaynaklandığı söylenebilmektedir (Civelek, 2019). Tablo 3. E-Devlet Gelişim Aşamaları Hiller ve Bélanger (2001) Layne ve Lee (2001) Torres vd. (2005) Gil-Garcia ve Martinez- Moyano (2007) Janowski (2015) 1. Aşama Bilgi Katalog Duyuru Aşaması İlk Yapı Sayısallaştırma (Devlette Teknoloji) 2. Aşama İki Taraflı İletişim İşlem Kısmi Hizmet Sunumu Aşaması Genişletilmiş Yapı Dönüşüm (Elektronik Devlet) 3. Aşama İşlem Dikey Bütünleşme Portal Aşaması Etkileşimli Yapı Katılım (Elektronik Yönetişim) 4. Aşama Birleşme Yatay Bütünleşme Kesintisiz Aşama İşlem Yapısı Bağlamsallaştırma (Politika Odaklı Elektronik 24 Yönetişim) 5. Aşama Siyasi Katılım Etkileşimli Demokrasi Aşaması Dikey Bütünleşme 6. Aşama Yatay Bütünleşme 7. Aşama Tamamen Bütünleşik Yapı Kaynak: Yazar tarafından tabloda belirtilen kaynaklardan alınan bilgilerle hazırlamıştır. Örnekleri yukarıdaki Tablo (3)’de bulunan ve e-Devletin evrimsel olarak çeşitli aşamalarda geliştiği üzerine yapılan çalışmalar literatürde çokça karşımıza çıkmaktadır (Hiller ve Bélanger, 2001; Janowski, 2015; Layne ve Lee, 2001; Moon, 2002; Reddick, 2004; Torres vd., 2005). Teknolojinin dönemsel durumuna, temel alınan özelliklere, e- Devlette meydana gelen değişikliklere göre aşamalar farklı isimler altında tanımlanmış olsa da benzer içeriklere ve öngörülere sahip olduğu söylenebilir. Birinci aşama, genel itibariyle devletin farklı birimlerinin kendi web siteleri üzerinden vatandaşlara dönük bilgilendirme şeklindeki paylaşımlar yaptığı, yani pasif bir yapının tanımlandığı başlangıç aşaması olarak ifade edilmiştir. Diğer aşamaların ise bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve toplumsal taleplerin karşılanması bakımından hızlı bir ilerlemeyi işaret ettiği görülmektedir. Bu anlamda, e-devlette, devletin kullanıcılarla etkileşiminin e-posta gibi iletişim araçlarının kullanılmasıyla başladığını, etkileşim yollarının artarak demokrasinin de ilerlemesini sağlayacak interaktif bir yapıya doğru dönüştüğünün/ dönüşeceğinin öngörüldüğü söylenebilmektedir. Ayrıca, bu aşamalarda internet teknolojilerinin daha yoğun yer edinmesiyle birlikte çevrimiçi hizmet sayısının ve kullanım kolaylığının arttığı; kamu kurum/kuruluşlarının bağımsız web siteleri yerine dikey ve yatay bütünleştirme ile entegre edilmiş hizmet verilmeye başlandığına/başlayacağına ilişkin görüşler bu aşamalarda yer almaktadır. Van der Meer vd. (2014, s. 491) “Bilgi”, “Etkileşim” ve “İşlem" kavramları ile ifade edilen aşamaları geleneksel "e-hizmet"in gelişim aşamaları olarak görmenin mümkün olacağını belirtmişlerdir. Civelek (2019, s. 2534)’e göre toplumsal dönüşümün yer aldığı son evre en önemli aşamadır ve bu aşamada “vatandaş ve devlet elektronik devlet uygulamaları vasıtasıyla internette buluşur”. Olgunlaşma dönemi olarak adlandırılabilecek ve “e- Demokrasi” veya “e-Katılım” olarak da ifade edilen son aşama, devletin dönüşümüne 25 ve vatandaşın karar verme mekanizmalarına katılımının yükselmesine işaret etmektedir (Van der Meer vd., 2014). Tablo 4. Kamu Yönetiminin ve Dijital Devletin Evrimi 1990'lar 2000'ler 2010'lar Yeni Kamu İşletmeciliği Kanıta Dayalı Politika Platform Olarak Hükümet Piyasanın Etkisi Strateji Biriminin Yükselişi Ortak Tasarım Ve Ortak Üretim Hizmetlerin Rekabet Edilebilirliği Üçlü Bilanço Piyasa Tasarımı Müşteri/Sağlayıcı Bölünmesi Ortak Değer Oluşturma Kullanıcı Tarafından Oluşturma Sonuçlara/Çıktılara Geçiş Birleştirilmiş Devlet Yenilişkçilik ve İşbirliği Mega Bölümlerin Oluşturulması Paylaşılan Hizmetler Hizmete Alma E-Devlet Devlet 2.0 Dijital Devlet Kaynak: (Katsonis ve Botros, 2015, s. 46) Bu tez çalışmasında, her ne kadar “e-Devlet” ortak bir kavram olarak kullanılıyor olsa da Katsonis ve Botros (2015, s. 45)’a göre e-Devlet ile dijital devlet arasında büyük farklar bulunmaktadır ve bu farklar sadece teknoloji ile ilgili değildir. Dijital devlet, e- Devletin evrimleşmiş yapısıdır. Farkları şu şekilde ifade etmişlerdir: “E-devlet, esas olarak hizmetleri ve bilgiyi vatandaşlara, ağırlıklı olarak web siteleri aracılığıyla ileten, devlet merkezli ve tek yönlü bir ilişkiydi. Dijital devlet ise devlet ve vatandaş arasında iki yönlü bir ilişki ile birden fazla dağıtım kanalını kapsamaktadır.” Bu anlamda Tablo (4)’te teknolojinin kamu yönetimini değiştirdiği evrimsel süreç özetlenmektedir. Yazarlar, BİT kullanımının katılımcı ve açık devlete ulaşmayı ve kamu değeri yaratmayı sağladığını belirtmişlerdir. 1.3.1. Dünyada e-Devlet Gelişimi E-devlet girişimlerinin ilk zamanlarında, ABD, Kanada ve Singapur daha fazla uygulamayı hayata geçirmiştir (Çukurçayır ve Çelebi, 2009). Kamu yönetim süreçlerinin iyileştirilmesi amacıyla ABD’de e-Devlete geçiş 1993 yılı olarak belirtilmektedir. Dolayısıyla, E-Devlet alanındaki gelişmelerin öncü ülkesi olarak 1993 yılında kamu yönetiminde dijitalleşmeye başlayan ABD olarak görülmektedir. E-Devlet 26 stratejilerinde bürokrasiden uzaklaşarak vatandaşlar ve sonuçlar; yeniliklerin desteklendiği pazar üzerine odaklanılmıştır. Kamu hizmetlerinin entegre edilerek “tek durak” portal üzerinden vatandaşlara sunulması amacıyla “firstgov” portalı oluşturularak 2001’de hizmete açılmıştır (Demirel, 2006). 2002 yılında yürürlüğe giren “Amerikan E-Devlet Yasası” ile, Yönetim ve Bütçe Dairesine bağlı Federal Bilişim Kurulu Başkanı atanmıştır. Söz konusu yasa ile geniş tedbirler kapsamında vatandaşların internet tabanlı bilgi teknolojisini kullanarak kamu hizmetlerine ve bilgiye ve diğer alanlara ulaşması amaçlanmıştır (Halachmi, 2004) Bu gelişmelerle beraber, birçok ülke BİT kullanımı ile birlikte kamu yönetim süreçlerini yeniden yapılandırmaya ve kendi ulusal web sitelerini kurmaya başlamıştır (Kurfalı vd., 2017). ABD’nin internet temelli yeni teknolojileri, ekonomisine başarılı bir şekilde yansıttığını düşünen Avrupa Birliği’nin, bu durumdan etkilendiği, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan e-Avrupa: Herkes İçin Bilgi Toplumu (eEurope:Information Society for All) strateji belgesinde de ifade edilmiştir. Sanayi Devriminden sonra bu yeni değişimin herkesi ve her kesimi etkileyeceği görüşünden hareketle dönüşümün iyi yönetilmesi yönünde adımlar atılmasını ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesini sağlamak üzere eAvrupa stratejisi geliştirilmiştir (European Commission, 1999). Aynı stratejinin aday ülkelerde de uygulanması için eAvrupa+ (eEurope+) başlığı altında bir eylem planı oluşturulmuştur. Avrupa’da e-Devlet, bilgi toplumuna dönüşümde önemli bir araç olarak görülmektedir. e-Devletin daha ön plana çıktığı ve 2002 yılında hazırlanan e- Avrupa 2005 girişimi, Avrupa’da e-Devletin gelişimini belirleyen Avrupa 2020’nin bir parçası olan “Avrupa için Dijital Gündem”in stratejik çerçevesini oluşturmuştur. Avrupa bu temelde e-Devlet eylem planları oluşturarak çalışmalarına devam etmiştir (Ardielli ve Halásková, 2015). Mukhoryanova vd. (2016), Dünyadaki gelişmeleri farklı modeller altında incelemişlerdir. Modeller, ülke tecrübelerinin benzer özelliklerinden hareketle geliştirilmiştir. Buna göre: Kıta modeli: Bu model, Büyük Britanya, Almanya, Fransa, İsveç, Finlandiya, Danimarka, Portekiz, İspanya, Estonya gibi ülkelerin e-Devlet tecrübelerinin 27 birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Avrupa Birliği’nin çatı olması, kurumlar ve yasalar üzerindeki standartlaştırıcı ve yönlendirici etkisi dolayısıyla bu modeldeki ülkeler daha bütünleşik bir şekilde aşağıdaki özellikleri göstermektedirler: • İnsan potansiyeline yatırım • Devlet -sivil toplum ortaklığı • Kamu yönetiminde verimliliğin ön plana çıkarılması • Elektronik rekabet ve hibeler • Yüksek teknolojiler aracılığıyla devlet ile vatandaşlar (iş dünyası) arasındaki iki yönlü iletişim • Kurum/Kuruluşların faaliyetlerine ilişkin açık veri Asya Modeli: Bu model, Asya tipi kurumsal kültürün etkisi ile yönetimsel kontrol ve hiyerarşinin temel olduğu bir yapıyı ifade etmektedir. Güney Kore ve Singapur gibi ülkelerin tecrübelerinden ortaya çıkmıştır. Bu modelde en başarılı e-Devlet uygulamalarına ve stratejisine sahip olan ülke Güney Kore olarak görülmektedir. E- ticaretin diğer modellerden daha ön planda olduğu bu yapıda, kamu hizmetlerinin sadeleştirilmesi söz konusudur. Ayrıca, vatandaşların e-devlete ulaşım yollarında seçenekler daha çoktur. O nedenledir ki kamu hizmet ve sistemlerinin uygulamalar aracılığıyla mobil cihazlara entegrasyonunun sağlanıyor olması bu modeli diğerlerinden ayıran en önemli özellik olarak görülmektedir. Asya modelinde aşağıdaki özellikler vurgulanmıştır: • Toplumsal bilgi sisteminin geliştirilmesi • Bilgi sistemleriyle ikame edilecek görevlerde memurların işten çıkarılmaları • BİT kullanımı alanında bilimsel gelişme • Elektronik Ticaret • Terminal sunucu ağlarının halka açık yerlere yerleştirilmesi • Hizmet sağlama portallarının mobil cihazlarla senkronizasyonu 28 Anglo-Amerikan modeli: Dünyada öncü olan ABD ve İngiltere’nin tecrübelerinden faydalanılarak oluşturulmuş bir modeldir. Özellikleri aşağıdaki gibidir: • Hizmet odaklı devlet • Devletin idari fonksiyonlarının yeniden düzenlenerek gereksiz olanlarının çıkarılması • Birçok hizmet için çevrimiçi ödeme • İstatistiksel verilerin ağda yayınlanma olanaklarının genişletilmesi • İdari kararların yayımlanmasının etkililiği • Telekomünikasyon araçlarıyla kamu kurumlarının entegrasyonu • Kamu taleplerinin işleyiş açısından karşılanması Dünyada bazı kurum ve kuruluşlar tarafından ülkelerin e-Devlet gelişimleri, kendi oluşturdukları göstergeler ve ölçüm metodolojileri ile periyodik olarak izlenmektedir. Bunlardan bazıları, “telekomünikasyon altyapısının yeterliliği, insan kaynaklarının bilgi ve iletişim teknolojilerini tanıtma ve kullanma becerisi ve çevrimiçi hizmetlerin ve içeriğin mevcudiyeti” boyutları üzerinden ölçümleme yapan Birleşmiş Milletler e- Devlet Gelişmişlik Endeksi; “Kullanıcı Odaklılık, Şeffaflık, Temel Kolaylaştırıcılar, Sınır Ötesi Hareketlilik” kategorileri ve alt değişkenleri üzerinden ölçümleme yapan Avrupa Birliği e-Devlet Kıyaslaması ile “Ağ Altyapısı Yeterliliği, “Çevirim İçi Hizmetler, Yönetim Optimizasyonu, Ulusal Portal, Kamu Bilişim Üst Yöneticisi, Dijital Devlet Tanıtımı” göstergelerine, 2010 yılından sonra “e-Katılım, Siber Güvenlik ve Açık Devlet Verisi ve Yeni Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Kullanımı”nın da eklenmesiyle birlikte, on temel gösterge üzerinden ölçümleyen “Waseda Uluslararası Dijital Devlet Sıralaması” olarak sayılabilir. Bu ölçümlemeler, tez çalışmasının Dünya’da e-Devlet Gelişimi bölümü için ülkelere dair bilgi vermesi açısından iyi bir kaynak olarak görülmüştür. Dolayısıyla, aralarından Birleşmiş Milletlerin e-Devlet Gelişim Endeksi seçilerek incelenmiştir. 29 Tablo 5. BM 2003-2020 Yılları e-Devlet Gelişmişlik Endeksi ÜLKE 2020 2018 2016 2014 2012 2010 2008 2005 2004 2003 Danimarka 1 1 9 16 4 7 2 2 2 4 Kore Cumhuriyeti 2 3 3 1 1 1 6 5 5 13 Estonya 3 16 13 15 20 20 13 19 20 16 Finlandiya 4 6 5 10 9 19 15 9 9 10 Avustralya 5 2 2 2 12 8 8 6 6 3 Kaynak: BM internet sayfasından1 alınan bilgilerle yazar tarafından hazırlanmıştır. BM tarafından 2003-2020 yılları arasında 193 ülkenin incelenmesi ile ortaya çıkan endekslerden, 2020 yılına göre ilk beşte yer alan ülkelerin sıralaması Tablo (5)’te gösterilmiştir. Buna göre, Avustralya hariç olmak üzere, ülkelerin dönemsel dalgalanmalar yaşasalar da 2003 yılına göre büyük gelişme gösterdikleri görülmektedir. Özellikle, Estonya’nın 2018 yılı sonrası çok büyük başarı farkı oluşturmasından dolayı en dikkat çeken ülke olduğu görülmektedir. BM Rapor’unda da Estonya’nın dijital dönüşümdeki hızlı yükselişine dikkat çekilerek, mümkün olan tüm alanlarda vatandaşların hizmetleri çevrimiçi olarak alabildiği belirtilmektedir. Ayrıca raporda, siber güvenliğin yüksek olduğu, sivil toplumun geliştirilmesine yönelik stratejilerin ve bu kapsamda vatandaşların dijital ortamda karar verme mekanizmalarında yer alabildikleri, görüşlerini paylaşabildikleri platformların ve uygulamaların bulunduğu da ifade edilmektedir. Kore Cumhuriyeti ise özellikle çevrimiçi hizmet sunumu endeksinde küresel lider konumundadır. Ayrıca, gelişmişlik endeksi sıralamasında, Asya bölgesinde en yüksek performansı gösteren ülke olma özelliğini taşımaktadır. Raporda, Kore Cumhuriyeti’nin kamu kurumlarının bilgilerini entegre etmek üzere kurulmuş, 45 merkezi hükümet kurumuna bağlı, 1.230 dijital devlet hizmetinin işletilmesinden ve yönetiminden sorumlu ve yaklaşık 45.000 devlet bilgi kaynağını kontrol eden Ulusal Bilgi Kaynakları Servisi, başarılı bir uygulama örneği olarak verilmiştir. 1 https://publicadministration.un.org/egovkb/Data-Center, Erişim Tarihi:06.11.2021 30 Ayrıca, yüksek gelir seviyesine sahip ülkelerin, endekste de yüksek performans gösterdikleri Raporda vurgulanan konulardan biridir. Buna göre Avrupa Birliğine üye ülkeler genel olarak üst sıralamalarda yer alırken, Afrika bölgesinde yer alan ülkeler daha düşük puanlara sahip bulunmaktadırlar. Afrika bölgesindeki ülkeler, e-Devlet teknik altyapılarını oluşturmak için yeterli kaynağa sahip olmamakla birlikte, gelişimlerinin de çok yavaş olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, hızla ilerleyen teknolojik yeniliklerle aralarındaki mesafenin aynı hızla açıldığına dikkat çekilmiştir. Tüm bu teknik zorluklardan daha önemli olan hususun ise sosyoekonomik sorunlar olduğunun altı çizilmektedir (BM 2020 Endeks Raporu). Bunların yanı sıra, gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerin karşılaştırması yapıldığında, gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerin e-devlet yapısı oluşturma motivasyonlarında farklar bulunduğu düşünülmektedir. Gelişmiş ülkelerin “yüksek düzeyde teknolojik (high tech) bir görünüm ve şeffaflık” amacı ön plana çıkarken; gelişmekte olan ülkelerin genellikle yolsuzlukla mücadele ihtiyaçları doğrultusunda e- devlet dönüşümüne yöneldiğine dikkat çekilmektedir. (Çukurçayır ve Çelebi, 2009, s. 66) 1.3.2. Türkiye’de e-Devlet Gelişimi Tarihsel perspektiften incelenecek olursa Türkiye’de e-Devlet çalışmalarının çok yoğun bir şekilde yapıldığı, birçok kurum/kuruluşun bu çalışmalar içinde bulunduğu, karar verme danışma, destekleme mekanizmaları olarak farklı kurulların oluşturulduğu görülmektedir. Tüm bu çalışmaların detaylarını tez çalışmasının bir bölümü olarak aktarmak mümkün olmayacağı için, Türkiye’de e-Devlet gelişimi genel hatlarıyla tasvir edilmeye çalışılmıştır. Kalkınma planlarının bu kapsamdaki çalışmaların yönlenmesinde önemli bir rol oynaması ve plan dönemlerinin mevcut durumlarının daha iyi anlaşılabilmesi açısından Tablo (6) hazırlanmıştır. Söz konusu tablonun hazırlanması için Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı itibariyle tüm planlar ve plan dönemlerindeki politika belgeleri ve raporlar incelenmiş olup mümkün olan tüm önemli gelişmeler özetlenmeye çalışılmıştır. 31 Tablo 6. Kalkınma Planları Dönemlerinde Türkiye’de E-Devlet Gelişimini Etkileyen Çalışmalar ve Kurumsal Yapılar Kalkınma Planı Dönemi Çalışmalar/Kurumsal Yapılar Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı (1990-1994) (DPT, 1989) Türk Bilim ve Teknoloji Politikası Belgesi (1993) Bilişim ve Ekonomik Modernizasyon Raporu (1993) Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1996-2000) (DPT, 1995) Türkiye Ulusal Enformasyon Altyapısı Ana Planı (TUENA) (1996) Kamu Bilgisayar Ağı Çalışmaları- T.C. Başbakanlık Kamu-Net Üst Kurulu ve KamuNet Teknik Kurulu Oluşturulması (1998) TUENA Sonuç Raporu-Bilgi Toplumu Kurumu Önerisi (1999) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) (DPT, 2000) e-Avrupa+ Eylem Planının Türkiye'ye Uyarlanması: e-Türkiye Girişimi Eylem Planı (2001) Türkiye Bilişim Şurası (2002) KamuNet-e-Devlete Geçiş Eylem Planı (2002) 58. Hükümet Acil Eylem Planı (2003) e-Dönüşüm Türkiye Projesi 2003-2004 Kısa Dönem Eylem Planı Bilgi Toplumu Dairesinin Kurulması E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu Kurulması (2003) 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu (2004) 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu (2004) Bilgi Toplumuna Dönüşüm Politika Belgesi (2004) e-Dönüşüm Türkiye Projesi (2005) Eylem Planı Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi 1.0 (2005) Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) (DPT, 2006b) 2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı (2006) e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu, Dönüşüm Liderleri Kurulu ve e-Dönüşüm Türkiye Danışma Kurulu Kurulması(2007) e-Devlet Kapısının Hizmete Alınması (2008) e-Devlet ve Bilgi Toplumu Kanun Tasarısı Taslağı (2009) Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi 2.0 (2009) Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Görevlendirilmesi ve e- Devlet Hizmetleri Dairesi Başkanlığının Kurulması (2011) Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi 2.1 (2012) Siber Güvenlik Kurulu (2012) Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2013-2014 Eylem Planı Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı (2014-2018) (Kalkınma Bakanlığı, 2013) 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı 2016-2019 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı(2016) 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (2016) E-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (2016) 2016-2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı(2016) Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin Kurulması(2018) Onbirinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2019-2023) (SBB, 2019) Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi (2020) 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2020) Bilgi ve İletişim Güvenliği Denetim Rehberi (2021) 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021) Kaynak: Farklı kaynaklardan yazar tarafından derlenmiştir. Türkiye’de bilgi toplumu yönünde atılan adımlar ve devletin üst düzeyince kabul gören e-Devlet politikalarının izleri Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine kadar uzanmaktadır. Bu planda, “Bilgi İşleme” başlığı altında enformasyon teknolojisinin 32 kullanımının verimi artıracağına dair vurgu yapılmış, bilgi işleme teknolojilerinin geliştirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekliliği vurgulanmıştır. Ayrıca, bilgisayar imkanına ilişkin bir envanter oluşturulması, bilgisayar ağlarının kurulması, bilgisayar teknolojilerine yönelik nitelikli personel istihdamı gibi konular hedefler içinde yer almıştır (DPT, 1984) Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde ise Dünya Bankası tarafından hazırlanan raporların etkileri görülmektedir. Ayrıca bu dönemde, Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) tarafından onaylanan “Türk Bilim ve Teknoloji Politikası Belgesi” tüm kamu kurumları arasında ağ bağlantılarının kurularak, teknolojik bir boyuta geçilmesi ve bilgi iletişim kapasitesinin artırılması ve bilgisayar teknolojilerinin daha etkili kullanılması gerekliliğini ön plana çıkardığı için e-Devlet altyapısının kurulması açısından önemli bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır (DPT, 1989). Aynı dönemde Dünya Bankası ile işbirliği içinde hazırlanan “Bilişim ve Ekonomik Modernizasyon Raporu”nda yer alan öneriler, kredi anlaşmasının tamamlanamamış olması dolayısıyla hayata geçirilememiştir (Kalkınma Bakanlığı, t.y.). Türkiye’de internet kullanımına başlangıç yılı 1993, ilk e-devlet uygulamalarının başlangıcı Yedinci Kalkınma Planı dönemi içinde olan 1998 yılı olarak kabul edilmektedir. İlk e-devlet uygulamalarına örnek olarak ise Vergi Dairesi Otomasyon Projesi (VEDOP), Merkezi Nüfus Kayıt Sistemi (MERNIS) verilebilir (Kurfalı vd., 2017). Ayrıca, Yedinci Kalkınma Planı döneminde, Ulaştırma Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından 1996 yılında başlatılan ve 1999 yılında tamamlanan “Türkiye Ulusal Enformasyon Altyapısı Ana Planı (TUENA)” çalışması kapsamında enformasyon politikalarının oluşturulması için enformasyon teknolojileri altyapı tespit ve ihtiyaçları, gerekli düzenlemeler, bu alandaki yatırımlar, diğer ülkelerdeki yaklaşımlar, bu çerçevede ortaya konulacak vizyon ve hedefler gibi konuları kapsayan sonuç raporu ortaya çıkmıştır. E-Devlet ile ilgili konular yoğun olarak “Yönetimde Enformatik Teknolojilerin Kullanımıyla İlgili Yapılanma” başlığı altında bulunmaktadır. Bu raporda aynı zamanda “Bilgi Toplumu Kurumu” önerisi “kamu kurumlarında bilgi teknolojisi kullanımında eşgüdümü sağlayacak bir merkeze ihtiyaç duyulmasından dolayı “politik yapılardan uzak tutulan, özerk, hükümetler değiştikçe değişime 33 uğramayacağına güvenilebilecek ve kamu kuruluşlarına vesayet eder nitelikte değil, hizmet verir nitelikte” olarak tanımlanan bir kurumsal yapılanmayı kapsamaktadır. Ayrıca, birçok belgede de karşımıza çıkan Kamu-Net, bu raporda “Kamunun enformatikleşmesini sağlayacak olan ve TT’nin kuracağı ulusal enformasyon altyapısının fiziksel omurgası üzerinden kamu kesiminin her türlü gereksinimi sağlayacak bir tek kamusal ağ” olarak tanımlanmış ve “kurulması/işletilmesi” ise Bilgi Toplumu Kurumunun görevleri arasında olması gerekliliği ifade edilmiştir (TÜBİTAK, 1999). Türkiye’nin e-Devlet ile ilgili girişimlerini yoğunluklu olarak AB politikalarının etkisiyle artırdığı dönemin Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma dönemi olduğu söylenebilir. Avrupa Komisyonu tarafından AB’nin gelecek 10 yılda ulaşmayı öngördüğü “dünyadaki en rekabetçi ve dinamik bilgi merkezli ekonomisi haline gelme” hedefi doğrultusunda hazırlanmış olan e-Avrupa Eylem Planı’nın, aday ülkelerin bu kapsamdaki stratejileri, e-Avrupa+ başlığı altında, kendi ülkelerine uyarlanması teşvik edilmiştir. Bu planın amaçları, bilgi toplumu için ucuz, hızlı ve güvenli internet erişimi ve iletişim hizmetlerinin sağlanması, ilgili müktesebata uyum çalışmalarının yapılması; insanların ve becerilerinin bu alanda geliştirilmesi için gerekli yatırımların yapılması ve internet kullanımının teşvik edilmesi olarak sayılabilmektedir (European Commission, 2001). Avrupa Komisyonu tarafından bu girişime katılmak üzere davet edilen ülkelerden biri de Türkiye olmuştur. Bu gelişme itibariyle Türkiye’de e-Devlet çalışmaları, e-Avrupa+ Eylem Planının gerekliliklerini yerine getirmek üzere 58. ve 59. Hükümet tarafından hazırlanan acil eylem planları ile hızlanmıştır (Kurfalı vd., 2017). 34 Şekil 2. 2002-2021 Yılları Arası Kamu BİT Yatırımları Kaynak: (SBB, 2021a) Tablo 7. 2004-2021 Yılları Arası Türkiye Bilgi Toplumu İstatistikleri (%) 2004 2005 2006 (*) 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 Bilgisayar Kullanımı - 87,8 - 88,7 90,6 90,7 92,3 94,0 93,5 92,0 94,4 95,2 95,9 97,2 97,0 96,7 - - İnternet Erişimi - 80,4 - 85,4 89,2 88,8 90,9 92,4 92,5 90,8 89,9 92,5 93,7 95,9 95,3 94,9 94,9 95,3 Web Sitesi Sahipliği (1) - 48,2 - 63,1 62,4 58,7 52,5 55,4 58,0 53,8 56,6 65,5 66,0 72,9 66,1 51,5 53,7 49,4 Bilgisayar Kullanımı 23,6 22,9 - 33,4 38,0 40,1 43,2 46,4 48,7 49,9 53,5 54,8 54,9 56,6 59,6 - - - İnternet Kullanımı 18,8 17,6 - 30,1 35,9 38,1 41,6 45,0 47,4 48,9 53,8 55,9 61,2 66,8 72,9 75,3 79,0 82,6 Hanelerde İnternet erişimi 7,0 8,7 - 19,7 25,4 30,0 41,6 42,9 47,2 49,1 60,2 69,5 76,3 80,7 83,8 88,3 90,7 92,0 TÜİK, Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması, Hanelerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması (*) Araştırma 2006 yılında yapılmamıştır. (1) Sosyal medya uygulamaları, 2019 yılından itibaren web sitesi kapsamında değerlendirilmemiştir. - Bilgi yoktur. Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Hanelerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Kaynak: TÜİK’in resmi internet sitesinden2 alınmıştır. Yukarıda yer alan Türkiye Bilgi Toplumu İstatistiklerini gösteren Tablo (7) ve Kamu BİT Yatırımlarını gösteren Şekil (2)’den de anlaşılacağı üzere, yapılan çalışmaların toplumun BİT’e erişimini artırdığı, kamu yatırımlarında ise anlamlı bir değişim olduğu anlaşılabilmektedir. Özellikle, Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma 2 https://data.tuik.gov.tr/Search/Search?text=bilgi%20toplumu, ErişimTarihi:28.10.2021 https://data.tuik.gov.tr/Search/Search?text=bilgi%20toplumu 35 Planı döneminde gerçekleştirilen e-Devletin yasal alt yapısına ilişkin mevzuat çalışmaları; kamu kurumları arasında kurumsal yapı ile koordinasyonun güçlendirilmesi adımları; eylem planlarının gözden geçirilerek iyileştirilmeler yapılması gibi atılımlar ilerlemeyi sağlayan önemli adımlar olarak görülebilmektedir (Çukurçayır ve Çelebi, 2009; Kurfalı vd., 2017; Öktem ve Aydın, 2005). Ayrıca, yine bu Kalkınma Planı döneminde e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulunun kararı ile Bilgi Toplumuna Dönüşüm Politika Belgesi kabul edilmiş olup amaçları aşağıdaki gibidir3: 1. Ekonomik gelişme ve rekabetçiliğin artırılması 2. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi 3. İstihdamın artırılması 4. Rekabetçi bilgi ve iletişim teknolojileri piyasasının oluşumu 5. Şeffaf ve etkin kamu yönetiminin oluşturulması, kamu hizmetleri sunumunun iyileştirilmesi 6. Bölgesel gelişmenin sağlanması 7. Avrupa Birliğine uyum Söz konusu politika belgesindeki amaçlar ve stratejiler, Dokuzuncu Kalkınma Planı itibariyle hazırlanan “2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı” ile “2015- 2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı”nda dönemsel olarak güncelleştirilerek, Avrupa Birliğine uyum içinde devam ettirilmiştir. 2006 yılında hazırlanan ilk belgede, bilgi toplumu olma stratejisinin, dönüşümü sağlayacak aktörlere yönelik olması gerekliliğine vurgu yapılarak stratejik öncelikler bu kapsamda hazırlanmıştır. Buna göre, vatandaşlar, kamu sektörü, özel sektör ve BİT altyapısını sağlayacak sektör olarak belirlenen aktör gruplarında değişim ve gelişimi sağlayacak yedi temel stratejik öncelik tanımlanmıştır. İlk dördü bilgi toplumu aktörlerinin değişimini sağlaması yönünde kararlaştırılan stratejik öncelikler olmakla birlikte diğer üç stratejik öncelikler ise öngörülen dönüşümün gerçekleştirilmesi amacıyla belirlenmişlerdir. Bu çerçevede söz konusu öncelikler, 1. Vatandaşların BİT kullanımı ile sosyal dönüşümünün sağlanması, 2. Özel sektörün e-ticaret kapasitesinin ve BİT kullanım seviyelerinin artırılması, 3 http://bilgitoplumu.gov.tr/Documents/1/BT_Strateji/10062004_IcraKurulu_VI_Karar4-Ek.pdf, Erişim Tarihi:07.11.2021 36 3. Kamu sektöründe, kamu hizmetlerini vatandaş odaklı bir şekilde elektronik ortama taşınması ve etkinliğin artırılması, 4. Kamu yönetiminin modernizasyonu için kurumsal yapılarda ve süreçlerde reform yapılması ve bu yolla etkin bir e-devlet yapısının oluşturulması, 5. Bilgi teknolojileri sektörünün küresel anlamda rekabetçi bir konuma taşınması, 6. Telekomünikasyon sektöründe rekabetçi bir yapı oluşturularak, düşük maliyetli yaygın iletişim ve altyapı hizmetlerinin sağlanması, 7. BİT sektöründe Ar-Ge ve yenilikçiliğin geliştirilmesinin teşvik edilmesi olarak özetlenebilir. Dokuzuncu Kalkınma Planının “7.5.4. e-Devlet Uygulamalarının Yaygınlaştırılması ve Etkinleştirilmesi” başlığı altında yer alan 706’ncı maddede: e-Devlet, kamunun yeniden yapılandırılmasında etkin bir araç olarak kullanılacak, yerel yönetimler de dâhil olmak üzere, esnek, kaliteli, etkili, hızlı ve birlikte çalışabilir nitelikte hizmet sunabilen, iyi yönetişim ilkelerinin benimsendiği kamu yönetimi yapısının oluşmasına destek olunacaktır. Bu kapsamda; mevcut kurumsal yapılar, e-devlet oluşumuna uygunlukları bakımından değerlendirilecek ve güçlendirilecektir (DPT, 2006). ifadesi yer almaktadır. Kamu Hizmetlerinin temelinde “şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik ve vatandaş memnuniyeti” (DPT, 2006) ilkelerinin olması gerekliliğine vurgu yapan Planı, Türk Kamu Yönetiminde e-Devlet dönüşümünün olgunlaşmaya adım atıldığı dönem olarak görmek mümkündür. Özellikle 2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisinde yer alan ve yönetişim temelinde öngörülen “Bilgi Toplumu Stratejisi Kurumsal Yapılanma Modeli”nde tüm paydaşların bilgi toplumuna dönüşüm mekanizmalarına dâhil edildiği görülmektedir. Özellikle, karar mekanizmalarına yönelik etkili bir kurul olarak belirlenen ve “siv