ADLĠ BĠLĠMLERDE SES KAYITLARI ÜZERĠNDE MANĠPÜLASYON ĠNCELEMESĠ FORENSIC MANIPULATION ANALYSIS AT DIJITAL AUDIO RECORDINGS ERKAN BURUCU DR.ÖĞR.ÜYESĠ. AYġE ZEYNEP AÇAN AYDIN Tez DanıĢmanı Hacettepe Üniversitesi Lisansüstü Egitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin Adli Bilimler Anabilim Dalı için Öngördüğü DOKTORA TEZĠ olarak hazırlanmıĢtır. 2023 i ÖZET ADLĠ BĠLĠMLERDE SES KAYITLARI ÜZERĠNDE MANĠPÜLASYON ĠNCELEMESĠ Erkan BURUCU Doktora, Adli Bilimler Anabilim Dalı Tez DanıĢmanı: Dr. Öğr. Üyesi AyĢe Zeynep AÇAN AYDIN Haziran 2023, 146 sayfa Bu çalıĢma ile Türkçe sesletilmiĢ ses kayıtları üzerinde yapılmıĢ olan manipülasyonların belirlenmesi için görsel, iĢitsel ve dilbilimsel parametrelerden oluĢan bir inceleme yönteminin önerilmesi amaçlanmıĢtır. Bu bağlamda analiz edilmesi gereken parametreler literatür araĢtırması sonucunda belirlenmiĢtir. Farklı disiplinlere ait kavramları içeren bu parametrelerin, önerilen yöntem bağlamındaki uygulamaları örneklerle açıklanarak incelemelere nasıl katkı saylayacağı üzerinde durulmuĢtur. Belirlenen parametrelerin bütünleyici bir biçimde uygulanabilmesi için, inceleme yöntemine göre tasnifleri yapılmıĢ ve oluĢturulan Ġnceleme Formu ile uygulanabilirliği sağlanmıĢtır. Önerilen yöntem, kesme (X), kopyalama (C) ve karıĢtırma (M) yöntemleriyle manipüle edilerek, anlam bütünlüğü bozulmuĢ test kayıtları üzerinden sınanmıĢtır. Hazırlanan 10 adet test kaydı, araĢtırmaya gönüllü incelemeci olarak katılan 3‟ü dilbilim uzmanı ve 3‟ü ise adli ses inceleme alanında uzman olan katılımcılar tarafından bir birinden bağımsız olarak incelenmiĢtir. Katılımcıların önerilen yöntem ile yaptığı incelemeler sonucunda 60 adet inceleme formu elde edilmiĢtir. Her bir kayıt için ii inceleme formlarında belirtilen bulgular üzerinde yapılan analizler sonucunda; (i) her bir kayıttan elde edilen görsel, iĢitsel ve dilbilimsel bulgular birlikte değerlendirildiğinde kayıtların tamamında yapılan tüm manipülasyonların belirlendiği, (ii) Manipülasyon yöntemi bakımından kopyalama ve karıĢtırma yöntemiyle yapılan manipülasyonlardan elde edilen bulgu sayısının kesme yöntemine nazaran daha yüksek olduğu, (iii) bu farkın görsel ve iĢitsel incelemede yüksek iken dilbilimsel incelemede düĢük olduğu, (iv) ölçüt olarak belirlenen tüm parametrelerden bulgular elde edilmiĢ olması önerilen yöntemin uygulanabilir olduğunu, (v) dilbilimsel incelemenin, görsel ve iĢitsel incelemenin yanında tamamlayıcı mahiyette olduğu ve ulaĢılan sonuçların doğruluğunu artıracağı sonucuna varılmıĢtır. Anahtar Kelimeler: Adli Dilbilim, Manipülasyon Ġncelemesi, Doğrulama, Özgünlük Ġncelemesi, Adli Ses Analizi. iii ABSTRACT FORENSIC MANIPULATION ANALYSIS AT DIJITAL AUDIO RECORDINGS Erkan BURUCU Ph.D., Department of Forensic Sciences Thesis Advisor: Dr. Instructor U. Ayse Zeynep AÇAN AYDIN June 2023, 146 pages In this study, it is aimed to propose an examination method consisting of visual-auditory and linguistic parameters in order to determine the manipulations made on Turkish voiced sound recordings. In this context, the parameters to be analyzed were determined as a result of the literature research. The applications of these parameters, which include concepts from different disciplines, in the context of the proposed method are explained with examples and how they contribute to the studies is emphasized. In order for the determined parameters to be applied in an integrative way, they were classified according to the examination method and their applicability was ensured with the Examination Form created. The proposed method has been manipulated by cutting (X), copying (C) and mixing (M) methods and tested on test records whose semantic integrity has been compromised. The 10 test records prepared were examined independently of each other by the participants, 3 of whom were linguistics experts and 3 of them were experts in the field of forensic sound analysis, who participated in the research as volunteers. As a result of the examinations made by the participants with the proposed method, 60 examination forms were obtained. As a result of the analyzes iv made on the findings specified in the examination forms for each record; (i) When visual-auditory and linguistic findings obtained from each recording are evaluated together, all manipulations made in all recordings are determined, (ii) In terms of the manipulation method, the number of findings obtained from the manipulations made with the copying and mixing method is higher than the cutting method, (iii) While this difference is high in visual - auditory examination, it is low in linguistic examination, (iv) Findings were obtained from all parameters determined as criteria, the proposed method is applicable, (v) It has been concluded that linguistic analysis is complementary to visual - auditory analysis and will increase the accuracy of the results reached. Keywords: Forensic Linguistics, Manipulation Analysis, Authentication, Authenticity Analysis, Forensic Audio Analysis. v TEġEKKÜR Bu çalıĢmanın tamamlanma sürecinde değerli katkılarını her zaman hissettiğim, baĢta çok değerli danıĢman hocam, Dr.Öğr.Ü. AyĢe Zeynep Açan Aydın‟a ve değerli zamanlarını ayırarak görüĢlerini paylaĢan sayın Doç. Dr. Mutlu Er‟e ve sayın Doç. Dr. Elif Arıca Akkök‟e sonsuz teĢekkürlerimi sunarım. Ayrıca çalıĢmaya gerek katılımcı olarak gerekse akademik anlamda katkı sağlayan, etik nedenlerle ismen belirtemediğim tüm hocalarıma, dost ve arkadaĢlarıma içtenlikle teĢekkür ederim. Hayatımın her alanında desteklerini gördüğüm sevgili eĢim ġeyda‟ya ve evlatlarım; Emine, Hamza, Mehmet ve Hilâl„e sevgi ve teĢekkürlerimi sunarım. vi ĠÇĠNDEKĠLER ÖZET….. .......................................................................................................................................... i ABSTRACT ................................................................................................................................... iii TEġEKKÜR .................................................................................................................................... v ĠÇĠNDEKĠLER ............................................................................................................................... vi ġEKĠLLER DĠZĠNĠ ........................................................................................................................ ix ÇĠZELGELER DĠZĠNĠ ................................................................................................................... x SĠMGELER VE KISALTMALAR ................................................................................................ xi 1. GĠRĠġ ......................................................................................................................................... 1 1.1. Amaç: .................. …………………………………………………………………………2 1.2. AraĢtırma Soruları ............................................................................................................... 3 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE ................................................................................................ 5 2.1. Adli Bilimler ........................................................................................................................ 5 2.2. Adli Dilbilim ....................................................................................................................... 6 2.3. Manipülasyon ...................................................................................................................... 7 2.4. Sesbilgisi ........................................................................................................................... 14 2.4.1. Sesin Fiziksel Özellikleri ............................................................................................ 17 2.4.2. Yayılma Hızı .............................................................................................................. 17 2.4.3. Frekans, Periyot ve Dalga Boyu ................................................................................. 18 2.4.4. Sesin ġiddeti ............................................................................................................... 19 2.4.5. Sesin Perdesi (Pitch) ................................................................................................... 20 2.4.6. Genlik ......................................................................................................................... 21 2.4.7. Desibel ........................................................................................................................ 21 2.4.8. Dalga Formu ............................................................................................................... 21 2.4.9. Spektrogram ............................................................................................................... 22 2.4.10. Spektrum .................................................................................................................. 23 3. MANĠPÜLASYON ĠNCELEMESĠNDE ANALĠZ EDĠLECEK PARAMETRELER ……. 24 3.1. Görsel Ġnceleme Parametreleri .......................................................................................... 25 vii 3.1.1. Ani Genlik DeğiĢimi ve Dinamik Alan.............................................................................. 25 3.1.2. Dip Gürültü Seviyesi ..................................................................................................... 28 3.1.3. ġebeke Frekansı ............................................................................................................. 29 3.1.4. Frekans Bandı ve Dip Gürültü Paterni .......................................................................... 31 3.1.5. ĠĢlem Ġzi ......................................................................................................................... 35 3.1.6. Faz Farkı ........................................................................................................................ 38 3.1.7. Üst Veri (Metadata) ....................................................................................................... 39 3.1.8. Fiziksel Müdahale ......................................................................................................... 41 3.2. ĠĢitsel Ġnceleme Parametreleri .............................................................................................. 41 3.2.1. Kayıt Akustiği ve Dip Gürültü ...................................................................................... 42 3.2.2. Arka Plan Sesleri ve Gürültüsü ..................................................................................... 44 3.2.3. KonuĢma Hızı ................................................................................................................ 45 3.2.4. Soluk Düzeni ................................................................................................................. 46 3.2.5. Sesin Gürlüğü ................................................................................................................ 47 3.2.6. KonuĢma Kalitesi .......................................................................................................... 48 3.3. Dilbilimsel Ġnceleme Parametreleri ...................................................................................... 48 3.3.1. Metindilbilimsel Analiz .............................................................................................. 49 3.3.1.1. BağdaĢıklık ............................................................................................................. 50 3.3.1.1.1. Gönderimler .................................................................................................. 50 3.3.1.1.2. Sözcüksel BağdaĢıklık .................................................................................. 51 3.3.1.1.3. Bağlaçlar ....................................................................................................... 52 3.3.1.1.4. DeğiĢtirim ..................................................................................................... 53 3.3.1.1.5. Eksiltme ........................................................................................................ 53 3.3.1.2. Tutarlılık .............................................................................................................. 54 3.3.2. Sesbilimsel Analiz ...................................................................................................... 55 3.3.2.1. Tümce Vurgusu ...................................................................................................... 56 3.3.2.2. Tonlama .................................................................................................................. 56 3.3.2.3. Durak (Pause) ......................................................................................................... 57 3.3.2.4. KavĢak (Juncture) ................................................................................................... 57 3.3.2.5. Süre (duration ......................................................................................................... 58 3.3.2.6. Ses Perdesi (Temel Frekansı Fo) ............................................................................ 58 viii 4. ARAġTIRMA YÖNTEMĠ ........................................................................................................ 59 4.1. Verilerin Toplanması ........................................................................................................... 59 4.2. Prösedür ............................................................................................................................... 60 5. BULGULAR VE ANALĠZ ....................................................................................................... 66 6. SONUÇLAR VE ÖNERĠLER ................................................................................................ 106 6.1. Sonuçlar ........................................................................................................................... 109 6.2. Öneriler ............................................................................................................................ 109 7. KAYNAKLAR ........................................................................................................................ 110 8. EKLER .................................................................................................................................... 114 EK 1 – Etik Kurul Ġzin Belgesi ............................................................................................... 115 EK 2 – Gönüllü Katılım Formu ............................................................................................... 116 EK 3 – Kayıtların Transkripsiyonları ..................................................................................... 118 EK 4 - Ġnceleme Formu ........................................................................................................... 125 EK 5 - K4 Kaydının Ġnceleme Formu ..................................................................................... 139 EK 6 - Tezden Türet lm Ģ B ld r ler ........................................................................................ 144 EK 6 - Tez ÇalıĢması Orj nall k Raporu ................................................................................. 145 ÖZGEÇMĠġ ................................................................................................................................ 146 ix ġEKĠLLER DĠZĠNĠ ġekil 2.1. ĠĢitme Organları. ............................................................................................ 16 ġekil 2.2. Sinüs Eğrisi.. ................................................................................................... 18 ġekil 2.3. EĢit Algılanan ġiddet Düzeyi Eğrileri. ........................................................... 20 ġekil 2.4. Sinyalin Dalga Formu ve Spektrogram Grafiği. ............................................. 22 ġekil 2.5. Spektrum Grafiği.. ........................................................................................ 23 ġekil 3.1. Ani Genlik DeğiĢimi.. ..................................................................................... 27 ġekil 3.2. Histogram Grafiği.. ......................................................................................... 27 ġekil 3.3. Beyaz Gürültü ve Pembe Gürültü. .................................................................. 29 ġekil 3.4. ġebeke Frekansının Spektrografik (sağda) ve Spektrum (solda) Grafigi ...... 31 ġekil 3.5. Dalga Formu ve Spektrografik Görüntü... ...................................................... 33 ġekil 3.6. Spektrografik Görüntü.. .................................................................................. 34 ġekil 3.7. Spektrum Grafiği... ........................................................................................ 34 ġekil 3.8. Sinyal Kırılmaları.. ........................................................................................ 36 ġekil 3.9: BoĢluk Biçimindeki ĠĢlem Ġzleri. .................................................................... 37 ġekil 3.10. Kesit Biçimindeki ĠĢlem Ġzleri... .................................................................. 37 ġekil 3.11. Faz Farkı.. .................................................................................................... 38 ġekil 3.12. Distorsiyon Farklılığının Dalga Formu Üzerindeki Görüntüsü... ................ 39 ġekil 3.13. Üst Veri Bilgileri.. ....................................................................................... 40 ġekil 3.14. Doğrudan ve Yansıyan Ses Dalgalar ............................................................ 43 ġekil 4.1. Ġnceleme Formu (Görsel ve ĠĢitsel Ġnceleme). ................................................ 61 ġekil 5.1. K1 Kaydına Ait Üst Veri Bilgisi... ................................................................. 69 ġekil 5. 2. K1 kaydının inceleme formu görüntüsü.(SĠU1) ............................................ 70 ġekil 5. 3. K1 kaydının inceleme formu görüntüsü... ..................................................... 70 ġekil 5. 4. K1 kaydının Dip Gürültü Seviye Ve Parteninin Görüntüsü... ....................... 71 x ÇĠZELGELER DĠZĠNĠ Çizelge 4.1. Ġnceleme Formu (Dilbilimsel Ġnceleme).. ................................................... 62 Çizelge 5.1. ĠĢitsel ve Görsel Ġncelemede Elde Edilen Bulguların Dağılımı. ................. 66 Çizelge 5.2. Dilbilimsel Ġncelemede Elde Edilen Bulguların Oransal Gösterimi. ......... 67 Çizelge 5.3. Dilbilimsel Ġncelemede Elde Edilen Bulguların Dağılımı. ......................... 72 Çizelge 5.4. Dilbilimsel Ġncelemede Elde Edilen Bulguların Oransal Gösterimi. .......... 73 Çizelge 5.5.Manipülasyon Yöntemine Göre Belirlenen Manipülasyonların Dağılımı. 103 Çizelge 5.6. Ġnceleme Yöntemine Göre Belirlenen Manipülasyonların Dağılımı. ....... 103 1 1. GĠRĠġ Ġnsanların birbirleriyle iletiĢimlerinde kullandıkları baĢlıca yöntem sesli sözel iletiĢimdir. Bir dil ürünü olarak, sözel iletiĢimin en önemli öznesi söylem ya da baĢka bir ifadeyle konuĢmadır. Günlük hayatın her aĢamasında duygu, düĢünce ve isteklerin aktarılması sesli sözel iletiĢim yoluyla yapılmaktadır. Bu iletiĢim karĢılıklı yüz yüze olabileceği gibi telefon üzerinden veya internet üzerinden görüntülü olarak da yapılabilmektedir. Sesli iletiĢim araçlarının geliĢtiği günümüzde, teknolojik geliĢmelere paralel olarak ses ve kayıt teknolojileri de hızla geliĢmektedir. Bu geliĢim sonucunda ses kayıt cihazlarının fiziki boyutları küçülmüĢ ve çok küçük yapılara sığdırılabilir hale gelmiĢtir. Öyle ki ses kayıt özelliği, günlük hayatta kullandığımız cep telefonları, mp3 oynatıcılar vb. cihazlarda bir ayrıcalık olmaktan çıkmıĢtır. Ses kayıt cihazlarının kullanım alanlarındaki çeĢitlenme beraberinde adli sürece yansıyan ve delil olarak ileri sürülen ses kayıtlarının sayısını da artırmıĢtır. Disiplinler arası bir alan olan ve farklı disiplinlerin bakıĢ açılarıyla ele alınması gereken adli ses incelemeleri, fen bilimleri ve sosyal bilimlerden birçok bilim dalının konularıyla ilgilidir (Koenig, 1990). Örneğin; elektronik mühendisliğinin sinyal iĢleme ve analizi konularıyla ilgiliyken, dilbilimin sesbilgisi, sesbilim, anlambilim, sözdizimi, biçimbilim ve toplum dilbilim alt alanlarıyla ilgilidir. Bu alanda yaygın olarak yapılan incelemeleri üç baĢlık halinde toplamak mümkündür. Birincisi ses kaydındaki konuĢmaların aidiyetinin tespit edilmesi amacıyla Ģüphelinin sesiyle yapılan karĢılaĢtırma iĢlemi olan konuĢmacı tanıma, ikincisi gürültü içeren ve anlaĢılmayan konuĢmaların anlaĢılır hale getirilmesinin hedeflendiği ses iyileĢtirmesi, üçüncüsü ise ses kayıtlarının orijinalliğinin korunup korunmadığının belirlenmesi amacıyla yapılan manipülasyon incelemesidir. Hale hazırda adli sürece yansıyan ses kayıtlarının manipülasyon bakımından incelenmesi adli ses incelemeleri baĢlığı altında; Jandarma Kriminal Laboratuarı (JKDB), Polis Kriminal Laboratuarı (KPL), Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılmaktadır. Bu kurumların yanında özel bilirkiĢi olarak sinyal iĢleme uzmanları, elektronik mühendisleri ve dilbilimciler de bu alanda inceleme yapabilmektedir. 2 Manipülasyonun belirlenmesine yönelik olarak kriminal laboratuvarlarda yapılan incelemelerde, analiz edilen parametreler benzerlik göstermekle birlikte henüz kabul edilmiĢ bir standart söz konusu değildir (ENFSI, 2009; Gürsaçlı, 2014). Özel bilirkiĢiler tarafından yapılan incelemelerde ise kaydın orijinalliğine yönelik değerlendirmelerin çoğunlukla bilirkiĢinin sadece uzmanlık alanına yönelik parametrelerden elde ettiği bulgular üzerinden yapıldığı görülmektedir. Örneğin, Elektronik mühendisliği alan bilgisine sahip bir bilirkiĢinin dilbilimsel inceleme yöntemlerini kullanmayarak, ses kaydını sadece sinyal iĢleme prensipleriyle değerlendirmesi yapılan incelemeyi tartıĢmalı hale getirebilmektedir. BaĢka bir örnek vermek gerekirse, kayıt sistemi ve yöntemine bağlı olarak bazı kayıtlarda oluĢan elektrik Ģebeke frekansı (ENF)‟ndan elde edilen bulguya göre kayıt hakkında genel bir sonuç üretilmesi de değerlendirmenin güvenilirliğini sınırlayacak ve olumsuz yönde etkileyecektir. Manipülasyon incelemelerinde analiz edilmesi gereken parametrelerin neler olması gerektiğine yönelik kabul edilmiĢ ulusal ve uluslararası bir standardın olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte ses kayıtlarının adli süreçte geçerli bir delil sayılabilmesi için kaydın elde ediliĢ süreçleri ile incelemeye hazırlık aĢamalarındaki prosedürlerle ilgili yaygın kabul görmüĢ uygulamalar ve bunlara yönelik çalıĢmalar söz konusudur. Örneğin, incelemelerin delil bütünlüğünü bozmadan yapılması için kopya kayıtlarda yapılması, dijital delillerin kopyalama iĢlemlerinde yazma koruma (write blocker) cihazlarının kullanılması, raporlamada kullanılan ifadelerin anlaĢılır olması, vb. (ENFSI, 2009; SWGDE, 2018; Rappaport, 2000). Bu nedenle, öncelikle farklı disiplin alanlarından hangi parametrelerin, hangi yöntemle analiz edilmesi gerektiğinin ortaya konması, sonrasında da bunların derlenerek bir form üzerinde toparlanmasıyla bütünleyici bir inceleme yönteminin oluĢturulması gerekli görülmektedir. 1.1. Amaç: Bu çalıĢmada Türkçe sesletilmiĢ ses kayıtları üzerinde yapılmıĢ olan manipülasyonların tespitinde etkin bir yöntemin ortaya konulması amaçlanmıĢtır. Önerilen yöntemde farklı disiplinlere ait ölçütler, adli amaçlı olarak yapılacak olan incelemelere nasıl katkı 3 saylayacağı göz önünde bulundurularak seçilmiĢ ve inceleme parametreleri oluĢturulmuĢtur. Bu parametrelerin belirlenmesi sürecinde; bir kısmı için literatürde yer alan adli ses incelemelerine yönelik çalıĢmalardan faydalanılmıĢ, bir kısmı için ise özellikle dilbilim alanında, farklı bağlamlarda yapılmıĢ çalıĢmalardan faydalanılmıĢtır. Bir kısmı literatürde yer alan, bir kısmı da önerilen yöntem ile ortaya atılan bu parametrelerin, önerilen yöntem bağlamındaki uygulamaları örneklerle açıklanarak incelemelere nasıl katkı saylayacağı üzerinde durulmuĢtur. Yöntemin bütünleyici bir biçimde uygulanabilmesi için, belirlenen parametreler inceleme yöntemine göre tasnif edilmiĢ ve oluĢturulan inceleme formu ile özetlenmiĢtir. Bu parametreler sinyal ölçümlerine dayalı akustik analizlerin yer aldığı görsel inceleme, kaydın akustik özelliklerinin kritik dinlemeyle değerlendirildiği iĢitsel inceleme ve sözlü metinlerin dilbilimsel özelliklerinin değerlendirildiği dilbilimsel inceleme parametreleri olarak üç ana baĢlık altında tasnif edilmiĢtir. Söz konusu parametreler, uygulama yöntemleri ve açıklamalarıyla birlikte ilgili bölümlerde belirtilmiĢtir. Türkçe sesletilmiĢ ses kayıtları üzerinde yapılan adli amaca yönelik çalıĢmalar sayıca az olmakla beraber, bu bağlamda yapılan çalıĢmaların genellikle kayıt içeriğindeki konuĢmacıyı tanımaya (belirlemeye) dair motivasyonla yapıldığı görülmektedir. Manipülasyon incelemesini konu eden bu kapsamda bir çalıĢmanın yapılmamıĢ olması bu araĢtırmanın yapılmasını gerekli kılmıĢtır. ÇalıĢma sonucunda önerilen yöntemin ve elde edilen bulguların, adli ses incelemesi yapan resmi ve özel bilirkiĢilere katkı sağlaması hedeflenmiĢtir. 1.2. AraĢtırma Soruları Bu araĢtırma ile yanıtı aranacak sorular aĢağıda sıralanmıĢtır.  Ses kayıtları üzerinde yapılmıĢ olan manipülasyonların tespitinde hangi dilbilimsel parametreler analiz edilmelidir?  Manipülasyon yapılmıĢ ses kayıtlarında iĢitsel olarak hangi parametrelerden bulgu elde edilebilir?  Manipülasyon yapılmıĢ ses kayıtlarının görsel (akustik) incelemesinde hangi parametreler üzerinde bulgu elde edilebilir? 4  Manipülasyon yöntemine (kesme, kopyalama ve ekleme (karıĢtırma) göre bu parametrelerdeki bulgu dağılımı nasıldır?  Belirlenen parametrelerin tamamını değerlendirilebileceği uygulanabilir bir inceleme formu oluĢturulabilir mi? Yanıtı aranacak olan bu sorulara yönelik araĢtırma sürecinin ilk aĢaması inceleme parametrelerinin belirlenmesi olacaktır. Bu konuda literatür araĢtırması sonucunda belirlenecek parametrelerin yanında farklı disiplinlerde kullanılan ölçütlerin parametre olarak kullanılabilirliği irdelenecektir. Belirlenen her bir parametrenin analiz yöntemi ve manipülasyonun belirlenmesine nasıl katkı sağlayabileceği örnekler açıklanacaktır. Görsel verilerle sunulabilecek parametreler için uygulama örnekleri yapılarak parametrenin geçerliliği analiz edilecektir. Belirlenen parametrelerin bir kısmı konu bakımından ait oldukları disiplinde geniĢ bir alanı kapsayabilmektedir. Bu nedenle söz konusu parametrelerden incelemenin amacına yönelik bulgu elde edilebileceği değerlendirilen nitelikleri üzerinde durularak araĢtırmanın çerçevesi sınırlandırılmıĢtır. Bu bakıĢ açısıyla belirlenen parametreler inceleme yöntemine göre tasnif edilerek incelemelerde kullanılacak standart bir inceleme formu oluĢturulmuĢtur. 5 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE 2.1. Adli Bilimler Adli bilimler, farklı bilim alanlarına ait prensip ve kuramların suç ya da suçlunun tespitinde, kiĢi ve toplum açısından hak, hukuk ve adaletin adil dağılımının sağlanması amacıyla kullanılmasıdır. Günümüzde pozitif ve sosyal bilimlerin kimya, fizik, biyoloji, tıp, jeoloji, sosyoloji, dilbilim, hukuk, psikoloji, felsefe…gibi temel alanları ile ilgili eldeki birikiminin adli bilimlerin bakıĢ açısıyla değerlendirildiği görülmektedir. Bu sürecin her geçen gün bu temel alanların alt alanlarını da kapsayacak biçimde geniĢleyeceği öngörülebilir. Adli bilimlerin pratik hayata yansıyan en önemli uygulama örnekleri mahkemeler, savcılıklar ve kolluk kuvvetlerince yapılan kamusal hizmetlerde görülmektedir. Bazen bu olay yeri inceleme sürecindeki iĢlemleri düzenleyen prosedürlerin uygulanmasında, bazen de hakim ve savcının ihtiyaç duyduğu uzmanlık gerektiren teknik inceleme istekleri (CMK. Md. 63.) olarak ta görülebilmektedir. Kriminal laboratuvarlar bu ihtiyaca cevap vermekle görevli resmi kamu kuruluĢlardır. Bununla birlikte sayısı her geçen gün artan özel bilirkiĢiler ve tüzel kiĢiliğe sahip laboratuvarlar, danıĢmanlık Ģirketleri de bu alanda çalıĢmaktadır. Adli amaçlı yapılan çalıĢmaları fiziksel, kimyasal, biyolojik incelemeler ve adli biliĢim incelemeleri ana baĢlıkları altında toplayabiliriz. Bu baĢlıklar bünyesinde çok sayıda alt alanı barındırır. Bunlar; DNA analizi, parmak izi analizi, kan lekesi analizi, ateĢli silah muayenesi ve balistik, alet izi analizi, toksikoloji, saç ve lif analizi, belge ve doküman, el yazısı, imza, ayakkabı ve lastik izi analizi, ilaç kimyası, cam ve boya analizi, ses, görüntü ve fotoğraf analizi…gibi. Bu alanlarda yapılan dosya bazındaki çoğu incelemede de bu multidisipliner yaklaĢım sıklıkla gözlenebilmektedir. Örneğin; bir dava dosyasında balistik incelemeleri kapsamında mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel baskı izlerinin optik sistemlerle (makroskop…vb.) fiziki olarak tespiti yapılırken, diğer yandan atıĢ sonrasında oluĢan atıĢ artıklarının tespiti kimyasal inceleme sonucunda belirlenmektedir. 6 Adli bilimlerdeki inceleme alanları, pozitif ve sosyal bilimlere ait prensiplerin uygulama sahalarına örnek olarak gösterilebilir. Bu inceleme alanlarında uygulanan bilimsel yöntemlere bağlı olarak ulaĢılan sonuçlar “tespit” veya “kanaat” biçimde ifade edilebilmektedir. Bir baĢka değiĢle sadece objektif parametre ve kriterlere dayalı incelemeler sonucunda “tespit” yapılabilirken, objektif ve sübjektif parametrelerin birlikte incelendiği alanlarda ulaĢılan karar ifadeleri “kanaat” olarak belirtilmektedir. Örneğin; fiziki incelemelerin yapıldığı parmak izi ve balistik incelemesi sonucunda kesin bir karar ifadesi olarak “tespit” yapılabilirken, sübjektif parametrelerin de incelemelere katıldığı belge/doküman, görüntü karĢılaĢtırma ve ses incelemelerinde çeĢitli kanaat skalaları kullanılmaktadır. Adli ses incelemeleri dilbilimin; anlambilim, biçimbilim, sözdizim, toplumdilbilim, psikodilbilim, edimbilim, sesbilgisi ve sesbilim alt alanlarıyla, ses üretim organlarının yapısı ve bu organlardaki patolojik etkileri (konuĢma bozukluğu…vb.) sağlık bilimlerinin alt alanlarıyla, sinyal verilerinin analizi ise fiziğin alt alanlarıyla, ses kaydının üst veri (metadata) bilgileri bilgisayar bilimiyle ilgilidir. BaĢlıca inceleme konusu konuĢma kayıtları olan adli ses incelemeleri temel disiplin olarak dilbilim bünyesinde ele alınmaktadır. 2.2. Adli Dilbilim Dilbilimi kısaca “Dili inceleyen bilim, dilin bilimi” biçiminde tanımlanmıĢtır (Aksan, 1977). Günlük hayatta kullanılan temel dil ürünleri yazılı ve sözlü metinlerdir. Sözlü bir metin türü olan hazırlıksız doğal konuĢma, yazılı metinlere nazaran daha yalın ve kendi doğal yapısı içerisinde özgürce biçim alabilmektedir. KiĢiler arasındaki iletiĢimi sağlayan konuĢma eylemi sesletim, iĢitme, anlama, yorumlama, yaĢanmıĢlıklarla sentezleme… gibi bir çok yetiyi içeriğinde barındırır. Belirtilen bu ve bunun gibi kavramlar dilbiliminin sözdizimi, sesbilgisi, sesbilimi, biçimbilim, anlambilim, edimbilim…gibi bir çok alt alanının araĢtırma konuları olmuĢtur. Aksan (1977) dilbiliminin diğer bilim dallarıyla iliĢkisini açıklarken; dilin, insanın fizik, düĢünce ve ruh yapısıyla birlikte çeĢitli eylemleriyle olan iliĢkisi gibi dilbiliminin de tüm bu eylemleri kendisine konu eden öteki bilim dallarıyla sıkı sıkıya bir iliĢkisi olduğunu belirtmektedir. Bu iliĢki ağının zamanla ortaya çıkan bilgiye ve gerçeğe ulaĢma ihtiyacı https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6z_dizimi https://tr.wikipedia.org/wiki/Ses_bilgisi https://tr.wikipedia.org/wiki/Ses_bilimi https://tr.wikipedia.org/wiki/Bi%C3%A7imbilim https://tr.wikipedia.org/wiki/Pragmatik 7 ile geliĢmektedir. Tıpkı 1949 yılında polis merkezinde yapılan bir cinayet itirafıyla baĢlayan adli süreç sonucunda (Svartvik, 1968) adli dilbilim kavramının literatüre girmesi gibi (Olsson, 2008). Adli dilbilim, sözlü ya da yazılı metinler üzerinde dilbilimsel analiz ve ölçümlerin yapılarak adalet sistemine katkı sağlayan bir bilimdir. Literatüre giren adli anlamda öncü dilbilim çalıĢmaları yazılı metinler üzerinde yapılmıĢtır. En yaygın atıf yapılanı dilbilim Profesörü Jan Svartvik tarafından 1949 yılında iĢlenen bir cinayet Ģüphelisinin ifade tutanakları üzerinde yapılan dilbilimsel çalıĢmasıdır (Tanrıvere,2020; Özdemir, 2021; Olsson, 2008). Sorgu ve duruĢma tutanaklar, hukuki veya ticari sözleĢmeler, intihar notları, mesaj ve günümüzde yaygınlaĢan sosyal medya iletiler…gibi bir çok yazılı metin üzerinde yazar tanıma veya yazar profili belirleme çalıĢmaları yapılabilmektedir. Sözlü metinler üzerinde yapılan adli dilbilim çalıĢmaları ise ses kayıt teknolojilerinin geliĢimiyle birlikte yaygınlaĢmıĢtır. Bu çalıĢmaların ilk örnekleri manyetik teyp kasetlerine yapılan ses kayıtları üzerinde yapılmıĢken, (Watergate,1972) günümüzde cd, dvd, harddisk, flash bellek...gibi dijital kayıt sistemleri üzerinde yapılmaktadır. Elbette bu geliĢim süreci inceleme yöntem ve metotlarının geliĢimini de beraberinde getirmiĢtir. Bu husus çalıĢmanın ilgili bölümlerinde detaylandırılmıĢtır. Ses kayıtları üzerinde yapılan adli dilbilim çalıĢmaları kayıt içerisindeki konuĢucuyu tanıma, profilini belirleme, kayıt içeriğindeki ifadelerin ne olduğu ve orijinalliğini (değiĢtirilip, değiĢtirilmediği) koruyup korumadığını belirlemeyi hedeflemektedir. Ses kayıtları içeriğindeki ifadelerin orijinalliği manipülasyon incelemesiyle belirlenebilmektedir. 2.3. Manipülasyon Suça konu olan ses kaydının delil olarak nitelendirilebilmesi için o ses kaydının orijinal, güvenilir ve her hangi bir müdahale ile değiĢtirilmemiĢ olması gerekmektedir. Bu bağlamda, ses kaydının kaydedildiği ilk halini koruyup korumadığı da manipülasyon incelemesiyle belirlenmektedir. Fransızca kökenli olan manipülasyon, sözlük anlamı olarak “yönlendirme ya da seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiĢtirme” 8 olarak tanımlanmıĢtır (TDK, 2023). Ayrıca Türk Dil Kurumu yayınlarından olan Kriminal Terimleri Sözlüğünde manipülasyon; “ses kaydında ifade edilen sözcük, sözce ve/veya tümcelerin yerlerini değiĢtirmek suretiyle farklı anlamlar üretme ya da farklı sesler ekleme veya çıkarma yoluyla kaydın anlam bütünlüğünün değiĢtirilmesi iĢlemi” olarak tanımlanmaktadır (TDK, 2013). Bu alanda yapılan incelemeler için montaj, kurgu, kayıt güvenilirlik gibi terimler kullanılsa da kastedilen anlam ve inceleme süreçleri benzerdir (Gürsaçlı, 2014). Sözlük anlamı olarak montaj “ Bir makine, cihaz veya mobilyanın parçalarını yerli yerine takma, monte” (TDK, 2023) etmektir. Daha ziyade fiziksel hacimli nesneler için kullanılan bir terimdir. Kurgu ise “Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluĢan eser” veya “Bir filmin değiĢik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleĢtirme” (TDK, 2023) iĢlemidir. Kurgu, televizyon ve sinemacılık alanında sık kullanılan terimdir. Örneğin; haber bültenlerinde, önce siyasi haberlerin sonra ekonomi ve adli haberlerin verilmesi…gibi tek baĢına bir anlamı olan bölümlerin sıra ile aktarılması bir kurgu iĢlemidir. Manipülasyon terimi ise “Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiĢtirme” (TDK, 2023) olarak tarif edilmiĢtir. Literatürde yapılan incelemeyi tanımlamak için manipulation (Rappaport, 2000), authenticity analysis (Cooper, 2006; Koenig, 1990) ve authentication (Jenkins, 2009; ENFSI, 2009) terimleri kullanılmaktadır. Anlam olarak dilimizde özgünlük analizi ve doğrulama kavramlarıyla iliĢkilendirilebilecek olan “authenticity analysis” ve “authentication” terimleri ses kaydı üzerinde yapılan anlamı değiĢtirme veya yönlendirmeye yönelik iĢlemleri tam olarak ifade edememektedir. Bu alanda kayıt güvenilirliği terimi de kullanılmaktadır (Bayram, 2008). Bu terimin kullanılma gerekçesinin incelemede; ses kaydının hukuki süreçlerde kullanılmak üzere güvenilir olup olmadığının araĢtırılması olarak ifade edilmektedir. Ancak suç muhakemesinde delillin güvenilirliğinin değerlendirilmesi, hâkim veya mahkemece yapılması gereken bir husustur (Cmk.Md.217). Ayrıca bir kaydın güvenilirliği, kaydın elde ediliĢ yöntemi (TĠB aracılığıyla yapılan bir dinleme ya da Ģüphelinin elde ettiği kayıt…gibi) ve inceleme aĢamasına kadar geçtiği süreçleri de kapsayacak bir değerlendirme ile yapılabilir (Cooper, 2006). Bu nedenle kaydı inceleyen kiĢinin ses kaydının güvenilir veya güvenilmez olduğunu raporunda belirtmesi yanlıĢ yorumlamalara sebep olacaktır. Dolayısıyla ses kaydının anlam bütünlüğü silme, kopyalama ve ekleme yoluyla 9 değiĢtirilerek dinleyicinin yönlendirilmesini hedefleyen bu iĢlem için manipülasyon teriminin kullanılmasının daha uygun olduğu değerlendirilmektedir. Manipülasyon incelemesi adli bilimler alanına, Amerikan tarihinin en büyük skandallarından olan “Watergate” olayı ile girmiĢtir. 1972 yıllında Amerika BirleĢik Devletleri BaĢkanı'nın idari ofis binasında gizli mikrofonlar kullanılarak analog teyp kasetlerine yapılan ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla patlak vermiĢtir. Sonucunda halkın bir bütün olarak hükümetin ahlakını ve dürüstlüğünü sorgulamasına yol açan olay, Richard M. Nixon'un istifasıyla sonuçlanmıĢtır. Adli anlamda manipülasyon incelemesi 1972'de henüz yapılmamıĢtı (Jenkins, 2009). Watergate soruĢturmasına konu olan teyp kasetlerinin incelenmesi ve özellikle kayıt içeriğindeki 18 buçuk dakikalık bir boĢluğun 1 kaynağını belirlemek için altı kiĢiden oluĢan bir araĢtırma kurulu oluĢturuldu. O gün için yeni bir konu olması sebebiyle üyelerin inceleme alanıyla iliĢkili akustik, psiko-akustik, sinyal iĢleme, konuĢma analizi ve manyetik bant üretim teknolojisi alanlarda çalıĢmıĢ kiĢilerden seçilmiĢtir. Bu kiĢilerin hepsinin elektrik mühendisliği geçmiĢi olmakla birlikte dördünün MIT‟de 2 bilim insanı olduğu belirtilmektedir. Altı ay süren inceleme süreci sonucunda oluĢturulan raporda; kasetin 18 buçuk dakika süreli bölümünde en az beĢ ve belki de dokuza ayrı silme iĢleminin yapıldığı, kasetin silinen vızıltılı bölümünün muhtemelen konuĢma içerdiği belirtilmiĢtir (Cooper, 2006). Bugün analog kayıtlar üzerinde yürütülen manipülasyon inceleme çalıĢmalarının çoğu, hala büyük ölçüde 'Watergate' soruĢturmasında kullanılan tekniklere dayanmaktadır (Jenkins, 2009; Lombardi, 1999). Her ne kadar kurulun yaptığı çalıĢma, analog kayıtlar üzerinde olsa da adli ses inceleme alanındaki temel prensiplerin (delilin değiĢtirilmemesi, bulguları çapraz doğrulanması…gibi) oluĢmasına önemli katkılar sağlamıĢtır. Manipüle edilmemiĢ ya da ilk halini koruyan ses kaydının hangi kriterleri taĢıması gerektiğine yönelik ülkemizde belirgin bir standart bulunmamaktadır. Yasal yollarla ve kamu kurumları (Telekomünikasyon ĠletiĢim BaĢkanlığı) aracılığıyla elde edilmiĢ kayıtların orijinal kayıtlar olduğu kabul edilmektedir. Üzerinde tartıĢılan ve Ģüphe ile 1 Cooper kaydın bu bölümünde, 18 buçuk dakika boyunca vızıltı sesleriyle belirgin olmayan konuĢma seslerinin olduğunun belirtir (Cooper,2006:10). 2 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, Cambridge, Massachusetts'te bulunan özel bir araĢtırma üniversitesi. 10 yaklaĢılan kayıtlar daha ziyade kiĢilerin elde ettiği kayıtlardır. Bu kayıtlara yönelik Ģüphenin giderilmesi için savcılık ve mahkemelerce adli ses inceleme uzmanları veya özel bilirkiĢiler görevlendirilerek kayıtların incelenmesi sağlanmaktadır. Bunun yanında davanın diğer tarafları da bu incelemeyi mevzuatımızdaki uzman mütalaası 3 bağlamında özel bilirkiĢilere yaptırabilmektedir. Analog veya dijital ses kayıtlarının adli anlamda değiĢtirilmemiĢ, orijinal olduğunun değerlendirilebilmesi için Audio Engineering Society (AES) 4 tarafından öne sürülen AES27-1996 standardına göre; kaydı özelliklerinin, kaydı yapanın iddia ettiği kayıt yöntemlerine tam ve eksiksiz olarak uyumlu bir kayıt olması ve kayıt içeriğinde açıklanamayan bozulma, değiĢiklik, ekleme, çıkarma veya düzenleme yapılmamıĢ olmasını gerekli kılmaktadır. Bunun yanında bazı kayıtlarda orijinalliğin doğrulanmasına yönelik incelemelerde yapılmaktadır. Bir kaydın orijinalliğinin doğrulanabilmesi için AES43-2000 standardına göre; orijinal olduğu belirtilen kaydın, bu kaydın yapıldığı orijinal kayıt cihazı kullanılarak incelenmesi gerektiğini ve incelemecini belirtilen kayıt cihazının orijinal kaydı kaydettiğini, kaydedilen içerikte herhangi bir kurcalama, yetkisiz düzenleme veya herhangi bir Ģekilde kasıtlı silme kanıtı bulunmadığını bilimsel olarak kanıtlayacak bulgular sunmasına bağlamıĢtır. Bu yöntemle yapılan inceleme sonucunun kesin ve içeriğindeki olayın gerçek olduğunun sonucuna varılabilir (Cooper, 2006). Orijinalliğin doğrulanması daha ziyade fikri ve sınai haklar bağlamında yapılan bir inceleme olarak değerlendirilebilir. Adli bilimler alanında inceleme yapan laboratuvar ve bilirkiĢileri arasında iĢbirliği, bilgi paylaĢımı, eğitim toplantıları gibi faaliyetler yürüten ve analiz süreçlerine yönelik iyi uygulama örnekleri, prosedürler yayınlayan önemli uluslararası kuruluĢların baĢında European Network of Forensic Science Institutes (ENFSI) gelmektedir. Bu kuruluĢun alt çalıĢma gurubu olan Forensic Speech and Audio Analysis Working Group (FSAAWG) altında adli ses inceleme uzmanları bilgi paylaĢımı ve eğitim toplantıları düzenlemektedir. Bu alandaki diğer bir kuruluĢ ise Scientific Working Group on Digital Evidence (SWGDE) topluluğudur. Genel itibariyle Amerika BirleĢik Devletlerindeki 3 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK, m.67/6) 4 Audio Engineering Society, Inc.Ses mühendisliği alanında profesyonel hizmetler sunan kiĢileri birleĢtirmek ve bu alandaki bilimsel çalıĢmaları izlemek, hem teorik hem de pratik uygulamalarda iĢlerliğini sağlamak ve bu doğrultuda politikalar üreterek yayınlar hazırlamak, yayınlamayı amaçlayan New York merkezli bir kurumdur. https://enfsi.eu/about-enfsi/structure/working-groups/speech-and-audio/ https://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri 11 resmi ve özel laboratuvar ve bilirkiĢiler arasında iletiĢim ve iĢbirliğini geliĢtirerek dijital delil incelemelerine yönelik standartların geliĢtirilmesini amaçlamaktadır. Adli vakalarda suçun aydınlatılması bakımında kaydın ilk oluĢturulduğu andaki konuĢma içeriklerini ve akustik ses bileĢenlerini koruyup korumadığının belirlenmesi önemlidir. Ses kayıt olanaklarının arttığı günümüzde ses kayıtları üzerinde ekleme, çıkarma ve filtreleme gibi iĢlemleri yapabilen çok sayıda ücretli veya ücretsiz yazılım geliĢtirilmiĢtir. Öyle ki bu yazılımlar cep telefonlarında küçük uygulamalar olarak bile kullanılmaktadır. Kullanıcılar bu yazılımlarla müzik ve kiĢisel ses kayıtları üzerinde istedikleri düzenlemeleri yapabilmektedir. Her hangi bir bağlamda yapılmıĢ ses kaydı zaman içerisinde gerek ceza gerekse hukuk davalarına konu olabilmektedir. Kayıt üzerinde yapılan manipülasyonun amacı kaydın dinleyiciye ilettiği anlamı değiĢtirmek veya kayıt içeriğindeki bir bilginin silinmesi ya da değiĢtirilerek farklı anlamsal bir bütünlük elde etmektir. BaĢka bir deyiĢle bir ses kaydının içeriğindeki sözcük ya da seslemlerin eklenmesi ya da silinmesi yoluyla, yeni bir anlam oluĢturma veya etkiyi değiĢtirme iĢlemleridir. Örneğin; konuĢma içeriğindeki bir eylem tümcesine bir kiĢinin adının eklenmesi “Malzemeleri almama //Ahmet// yardım etti” gibi veya akustik ses bileĢeni olarak ortamda duyulan tren sesi, ezan sesi, duyuru veya anons…vb. seslerin eklenmesi veya silinmesiyle kaydın anlam bütünlüğü bakımından bağlamının değiĢtirilmesi adli sürecin farklı yöne sürüklenmesine sebep olabilmektedir. Kayıt içeriğindeki akustik arka plan seslerine ( araç sesi, fan sesi…vb) yönelik olarak, kaydı yapan kiĢinin ifadelerinin kayıt içeriğindeki bu arka plan sesleriyle uyumlu olmasının gerekti belirtilmektedir. Bu yüzden yapılan bazı çalıĢmalarda (SWGDE, 2018; Jenkins, 2009) ses kaydının incelemesinde tanık ifadelerine baĢvurularak kaydın hangi ortamda ve akustik etki altında (gürültü…vb), ne zaman ve hangi cihazla yapıldığı, üzerinde herhangi bir iĢlem (ses yükseltme…vb.) yapılıp yapılmadığı bilgisinin alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Analog teyp kasetlerinin yaygın olarak kullanıldığı dönemlerde ses kayıtlarında yapılabilen baĢlıca manipülasyon yöntemi kayıt baĢlat, durdur ve duraklat (start, stop ve https://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri https://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri 12 pause) tuĢlarıyla veya birden fazla kayıt cihazıyla yapılabilirdi. Bir diğer yöntem ise manyetik bant üzerinde istenmeyen bölümler fiziksel olarak kesilir ya da farklı bantlardan istenen konuĢmaların bulunduğu bölümler fiziksel olarak eklenmekteydi. Fiziksel ekleme izlerini yok etmek için baĢka bir teyp kasetine hazırlanan kayıt kaydedilerek yapılan manipülasyon maskelenmekteydi. Bu yapılan manipülasyonların belirlenmesi süreci de kayıt cihazının manyetik bant üzerinde bıraktığı fiziksel izler referans alınarak yapılmaktadır (AES 26 th,2005) (ENFSI,2009). Dijital teknolojiyle birlikte ses sinyalinin bilgisayar ortamında düzenlenmesi, iĢlenmesi çok daha kolay hale gelmiĢtir. Hale hazırdaki ses iĢleme yazılımlarının (editing software) büyük çoğunluğunda ses iĢlemeye yönelik temel iĢlevleri; kesme, kopyalama, karıĢtırma (ekleme/mixing) ve çeĢitli filtre veya seviye değiĢtirme araçları bulunmakta ve bu iĢlemler kolaylıkla yapılabilmektedir (Korycki, Rafał,2010). Dijital kayıtlar üzerinde yapılabilecek temel manipülasyon türleri de aslında analog kasetler üzerinde yapılan manipülasyonlardan farklı değildir. Bu manipülasyon yöntemlerini kesme, kopyalama ve karıĢtırma iĢlemleri olarak tanımlayabiliriz. Bu temel iĢlemler Adube Audititon, Multi-Speech, Sound forge, Audacity, GoldWave, Wavosaur… gibi bir çok yazılım ile yapılabilmektedir. Bu yöntemleri kısaca özetleyecek olursak; Kesme; ses sinyalinin anlamını değiĢtirecek bir sözcük veya hecenin (morfemin) 5 silinmesi iĢlemidir. Örneğin; bir cinayet dosyasına ait ses kaydında geçen “Ahmet yaptı ya da yapmadı bilmem.” söyleminden /ya da yapmadı bilmem/ sözcelerinin silinmesi söylemin anlamını tamamen değiĢtirecektir. Kopyalama; baĢka bir ses sinyalinden bir sözcük veya tümcenin, değiĢtirilmesi istenen ses sinyaline kopyalanması iĢlemidir. Örneğin; farklı bir kayıtta ve farklı bağlamda kullanılmıĢ olan /mı bilmem/ sözcelerinin “Ahmet yaptı.” tümcesine kopyalanması söylemin anlamını değiĢtirecektir. KarıĢtırma; BaĢka bir ses sinyalinden bir sözcük veya tümcenin değiĢtirilecek ses sinyalini kesmeden üzerine eklenerek karıĢtırılması (overlap-mix) iĢlemidir. Kopyalama iĢleminden farkı orijinal sinyalin dip gürültü ve harmoniklerinin kısmen korunarak farklı sinyal ile karıĢtırılmasıdır. Kayıt içeriğindeki söylemleri anlamını 5 Dilin anlam katmanında, anlam değeri taĢıyan en küçük yapısıdır. http://journals.pan.pl/dlibra/results?action=AdvancedSearchAction&type=-3&search_attid1=3&search_value1=Korycki%2C+Rafa%C5%82 http://www.wavosaur.com/download.php 13 değiĢtirmek veya anlam bulanıklığı meydana getirmek amacıyla yapılan karıĢtırma yöntemi diğer iki yönteme nazaran daha fazla bilgi birikimi ve profesyonellik gerektiren bir iĢlemdir. Dijital ses kayıtları üzerinde yapılan manipülasyon iĢlemleri ses iĢleme yazılımlarının yaygınlaĢması nedeniyle çok basit bir biçimde yapılabilmektedir. Bu kolaylık bu iĢlemleri yapan kiĢilerin çeĢitli izler bırakmasını da beraberinde getiriyor. Fakat dijital kayıtlar üzerindeki yapılan manipülasyonun belirlenmesine yönelik kesin ve yüzde yüz etkin bir yöntem henüz geliĢtirilememiĢtir (Broeders, 2001). Bununla birlikte dijital ses kayıtlarına ait üst veri bilgileri, hash değerleri, ses sıkıĢtırma algoritmalarına ait bilgilerinin de günümüzde incelenmesi bu alandaki ilerlemelere örnek olarak verilebilir. Kayıt ile ilgili olarak, kayıt zamanı, kayıt cihazı bilgileri, kaydın geçirdiği süreç ve üzerinde yapılan iĢlemler, kaydın yapıldığı ortamın akustik bileĢenlerine (ortam gürültüleri…vb.) ait bilgiler tanıklardan ve dava dosyasında alınarak, kayıttan elde edilen bulgularla karĢılaĢtırılması da kaydın orijinalliğine dair değerlendirmelere etki etmektedir (SWGDE, 2018; Jenkins, 2009). Cooper (2006) manipülasyon yapılmıĢ kayıtları, inceleme zorluğu bakımında temel, orta ve ileri seviye olarak tasnif etmiĢtir. Buna göre temel seviyedeki kayıtlarda, tek bir orijinal kayıt üzerinde kesme ve kopyalama iĢlemleri veya kayıt anında durdurma baĢlatma gibi iĢlemler ile yapılır. Bu iĢlemler, kaydın akustik özellikleri dikkate alınmadan yapıldığından tespiti kolaylıkla yapılabilmektir. Orta seviyedeki kayıtlarda, birden fazla kayıttan bölümler kullanılmakta ve kayıt cihazına ait özellikleri gizlemek için manipülasyon yapılmıĢ kayıt, farklı cihazlarda tekrar kaydedilmektedir. Genellikle adli ses inceleme yöntemleriyle bu tür manipülasyonların tespiti yapılabilmektedir. Ġleri seviyedeki manipülasyonlarda ise ses kayıtları bilgisayar ortamında profesyonel yazılımlarla iĢlenmekte ve izlerin kapatılmasına yönelik maskelemeler yapılmaktadır. OluĢturulan kaydın ses kartından analog sinyale çevrilerek tekrar kaydedilmesi suretiyle ses dosyasının dijital verileri ile bağı koparılmaktadır. Bu seviyede yapılan manipülasyon ancak deneyimli uzmanlarca akustik, iĢitsel incelemeler neticesinde tespit edilebilmesi mümkündür (Cooper, 2006). 14 Manipülasyon incelemesi, kayıt akustiğini oluĢturan ses bileĢenleriyle, konuĢmaların anlaĢılma süreci olan ve algıya dayalı yapılan iĢitsel inceleme ile baĢlamaktadır. Ses sinyaline ait ölçülebilir değiĢkenlerin çeĢitli yazılımlar ile görsel grafik ve sayısal veriler olarak elde edilerek sunulabildiği görsel inceleme veya diğer bir terimle enstrümantal 6 inceleme ile devam etmektedir. Ses kaydı içeriğindeki sözlü ifadelerin metinsel içerikleri bakımında dilbilimsel özelliklerinin adli dilbilim ekseninde incelendiği dilbilimsel inceleme ile tamamlanması gereken bir süreçtir. Bu alanda yapılan çalıĢmaların genellikle görsel inceleme parametrelerine yönelik çalıĢmalar olduğu görülmektedir. Ġnceleme parametrelerine yönelik yapılmıĢ çalıĢmalara dair bilgiler her bir parametre ile ilgili baĢlık altında verilmiĢtir. Bu çalıĢmada, sözlü metinler içeren ses kayıtlarının iĢitsel ve akustik özellikleri incelendiğinde, çalıĢmada belirtilen sesbilgisel kavramlara kısaca değinilmesi gerekli görülmüĢtür. 2.4. Sesbilgisi Sesbilgisi, genel olarak konuĢma seslerinin özelliklerini inceler (George, 2010). Ses bilgisi; eklemleyici (articulatory) sesbilgisi, akustik sesbilgisi ve iĢitsel (auditory, perceptual) sesbilgisi alt dallarına ayrılmaktadır. Akustik sesbilgisi, sözcüğün sesletimiyle hava basıncında oluĢan titreĢimlerin iĢitme organlarınca algılanarak beyin tarafında kod çözülme iĢleminden geçirilmesiyle ses olgusu meydana gelmektedir. Akustik sesbilgisi sesin fiziksel özelliklerinin incelemektedir (George, 2010). Sesi fiziksel özelliklerinin elektronik cihazlar ile algılanıp iĢlenmesi ve genlik, frekans, faz gibi değiĢkenlerinin spektrogram, spektrum ve dalga formu gibi araçlarla görsel olarak incelenmesi de akustik sesbilgisi kapsamındadır. Eklemleyici sesbilgisi, konuĢma seslerinin eklemlenmesini (articulation) inceler (Malkoç, 2011). KonuĢma esnasında dudaklar, dil, çene açısı, artdamak, gırtlak ve yutak gibi ses üretim organları sistemli bir biçimde hareket ve değiĢim halindedir. Bu 6 Bazı çalıĢmalarda (Cooper,2006) görsel inceleme terimi yerine tercih edilen bir terimdir. ÇalıĢmamızda görsel inceleme terimi kullanılmıĢtır. 15 nedenle fizyolojik sesbilgisi olarak ta bilinen eklemleyici sesbilgisi konuĢma seslerinin nasıl üretildiğini incelemektedir. ĠĢitsel sesbilgisi, konuĢma seslerinin nasıl algılandığını inceler. KonuĢma seslerinin üretimiyle hava basıncındaki titreĢimlerin iĢitme organlarınca algılanmasıyla baĢlayan iĢitme süreci, seslerin beyin tarafında anlamlandırılmasıyla tamamlanmaktadır. ASHA (American Speech-Language-Hearing Association) tarafından 1996‟da yapılan ortak açıklamada; iĢitme sürecini gerçekleĢebilmesi için, iĢitsel sistem birtakım fonksiyonları yerine getirebilmelidir. Bunlar; Sesin yönünü ve sesin kaynağını bulma, sesler arasındaki farklılıkları tespit etme, farklı ve benzer sesleri tanıma, seslerin Ģiddetini, süresini ve tınısını tanıma, sinyalde oluĢan değiĢiklikleri algılama, ses sinyalindeki sözel ve sözel olmayan seslerin süresini çözümleyerek sesi tanımlama, her iki kulağa gelen farklı sesleri ayırt ederek tanımlama, seslerin iĢitiliĢ önceliğine göre çözümleyip, algılanan sesin sırası ve sözce içindeki seslerin sırasını belirleme, devam eden ses veya sinyalden eksilen bölümleri tahmin etme, arka plan gürültülerinden konuĢma seslerini ayırt etme, seslerini gürültüden ayıklayıp konuĢma seslerini eksiksiz iĢitme ve uyarıyı anlama ile ilgili fonksiyonlardır (Katz, 2002). Sesli ifadeler kulak ile duyulur ve beyin tarafından algılanır. ġekil 2.1.‟de gösterilen kulak üç kısma ayrılır. Bunlar dıĢ, orta ve iç kulaktır. Kulak kepçesinden kulak zarına kadar olan bölüm dıĢ kulaktır. Kulak kepçesinde toplanan titreĢim halindeki sesler yaklaĢık 2.7cm uzunluğunda ve 0.7cm çapındaki dıĢ kulak yolu (iĢitme kanalı) vasıtasıyla kulak zarına ulaĢır. ĠĢitme kanalının fiziksel boyut sebebiyle 3 kHz‟lik rezonans sıklığındaki sesler diğer seslere nazaran çok daha yüksek olarak kulak zarına iletilmektedir (Artuner, 1994). Bu frekans bölgesi sesli ifadelerin doğal yol ile veya telefon haberleĢmesiyle iletilmesinde yoğun olarak kullanılmaktadır. 16 ġekil 2.1. ĠĢitme Organları. (JKDB, 2011:271). Kulak zarına ulaĢan titreĢimler kulak zarına yapıĢık olan çekiç ve onunla zincir oluĢturan örs ve üzengiyi titreĢtirir. Ġç kulakta bulunan kulak kemikçikleri güçlü titreĢimleri zayıflatırken, güçsüz titreĢimleri güçlendirebilen bir yapıya sahiptirler. Bu bakımdan kemikçikler otomatik bir seviye (genlik) ayarlayıcı gibi filtre görevini de yerine getirmektedir (Önen, 2007). Ġç kulakta koklea veya salyangoz olarak adlandırılan iĢitme organı bulunmaktadır. Bu organın temel görevi ise kemikçiklerden iletilen titreĢimleri içerisindeki sıvı dolu bölümdeki sinir uçları aracılığıyla beyine iletilmektir. Kokleanın her bir noktası farklı frekanslardaki sıklığı algılamaktadır. Bu özelliği nedeniyle kokleanın spektrum çözümleyici gibi bir iĢlevi gerçekleĢtirdiği söylenebilmektedir (Artuner, 1994). Beyin, sesli ifadeleri diğer çevre seslerden ayrı biçimde iĢlemekte ve tam bir ayrım yapabilmektedir (Artuner, 1994). Örneğin trafik gürültüsündeki iki kiĢinin konuĢmasına veya iki kiĢiden birinin konuĢmalarına odaklanabilmektedir. Sesin kaynağını, vektörünü ve en az 30µs‟lik zaman farkıyla duyulan iki sesi ayırt edebilmektedir (Doğudan, 1998). Ergenç‟e (1998) göre sesli ifadelerin beyin tarafından algılanma süreci aynı anda oluĢan üç ayrı öğe ile çözümler. Bunlar; sesin algılanması (Kim konuĢuyor), dilin algılanması (konuĢmacı ne diyor) ve nasıl söyleniyor (ses tonu, üslup ve duygusal etki) olmasıdır (Kanlı, 2012). 17 Ġnsan kulağı, sağlıklı ve genç bir insanda yaklaĢık 20 Hz ile 20 kHz aralığındaki sesleri yeteri genliğe sahipse duyabilmektedir. YaĢlanmaya bağlı olarak bu bant aralığının üst sınırı 10 kHz‟e kadar düĢebilmektedir (Artuner, 1994). Bir sesin duyabilmesi için frekans ve Ģiddetine bağlı olarak 0.2 ile 0.5 saniyelik bir süreye sahip olması gerekmektedir (Doğudan, 1998). 2.4.1. Sesin Fiziksel Özellikleri Ses, titreĢen bir cisimden yayılan dalgaların iĢitme organlarında (algılayıcılarda) yarattığı etki olarak tanımlanmaktadır (JKDB, 2011). Sesin iletilebilmesi için, enerji kaynağına, yayılım ortamına ve algılayıcıya ihtiyaç vardır. Enerji kaynağı olarak ses üretim organlarınca üretilen ses dalgaları, ilerleyebilmek için hava moleküllerinin iterler. Ġtilen hava molekülleri etrafındaki molekülleri iterek zincirleme bir biçimde iĢitme organını (kulak zarını) titreĢtirerek duyulabilmektedir. Duyduğumuz sesler genelde havadan iletilse de ses dalgaları katı ve sıvı ortamlarda da iletilebilmektedir. Fiziksel bir nicelik olan ses dalgası hız, frekans, enerji, periyot, dalga boyu gibi ölçülebilir değerlere sahiptir. 2.4.2. Yayılma Hızı Ses dalgalarının yayılma hızı iletim ortamına bağlı olarak değiĢmektedir. Ġletim ortamının sıkıĢabilirliğiyle ters orantılı olarak yayılım hızı da değiĢebilmektedir. Bu nedenle ses katılarda en hızlı, gazlarda en yavaĢ hızda yayılır. Ses, havada ve 21 °C‟lik bir sıcaklıkta yaklaĢık olarak saniyede 344 metre hızla iletilmektedir. Bu hız su içerisinde 1450 m/sn iken, çelikte yaklaĢık 5000 metredir (Önen, 2007). Ses dalgalarının yayılım hızı, iletim ortamında bulunun moleküllerin yoğunluğu, ortamda oluĢabilecek çeĢitli akustik değiĢkenlere veya sis, rüzgâr, kar ve yağmur gibi doğa olaylarından etkilenmektedir. 18 Ses dalgaları önüne çıkan yüzeylere (dağ, bina, cam, beton duvar…vb.) belli bir açıyla çarparak yansır (reflection), kırılarak yansır veya dağılır (diffusion) ya da engelin özelliğine bağlı olarak emilerek (absorption) soğurulabilir (Önen, 2007). Adli ses incelemeleri açısından konuĢulan ortamın akustik özellikleri o ortamda elde edilen ses kayıtlarının arka plan ses parametrelerini etkilemektedir. Bu etki sesletilen söylemlerin yankılı olarak iĢitilmesine sebep olabilmektedir. 2.4.3. Frekans, Periyot ve Dalga Boyu Frekans, bir saniyelik süre içindeki titreĢim sayısıdır. Ölçü birimi hertz (Hz)‟dir. Periyot ise ses dalgasının veya titreĢimin tekrarlanması ya da çevrimini tamamlayabilmesi için geçen zamandır ve saniye ile ölçülür. Frekans ile periyot arasındaki iliĢki aĢağıdaki gibi formüle edilir. (Önen, 2007). T=1/F T: Periyot (Saniye) F: Frekans (Hertz) ġekil 2.2. Sinüs Eğrisi. (JKDB, 2011:271). 19 Ses dalgasının düzenli olarak yinelenmesine basit uyumlu hareket denilmektedir (JKDB, 2011). Tek bir frekansa sahip olan ses dalgası sinüs eğrisiyle temsil edilmektedir. ġekil 2.2.‟de sinüs eğrisi gösterilmiĢtir. Günlük hayatta duyduğumuz sesler genellikle birçok frekansın birleĢik olarak bulunduğu kompleks ses dalgalarıdır. Bu nedenler sesli ifadelerin frekansları tek bir frekans değerinden ziyade bant aralığıyla ifade edilmektedir. Örneğin telefon haberleĢmesinde 300-3400 Hz‟lik bir bant aralığı kullanılmaktadır. Yüksek frekans bileĢenlere sahip sesler tiz, alçak frekanslı bileĢenlere sahip seslere ise pes sesler olarak sınıflandırılmaktadır. Ses üretim organlarının yapısı itibariyle genellikle kadınlarının temel frekans değerleri erkeklerden yüksektir. KonuĢmacının sesinin frekans bileĢenlerinin yüksek ve alçak olmasının algılanması sesin perdesi olarak tanımlanmaktadır(Önen, 2007). Sesin yayılım hızının frekansına bölünmesi ile bulunan uzunluk dalga boyudur. Örneğin 21°C‟lik bir sıcaklıkta ses yayılım hızının 344 metre/saniye olduğunu kabul edilirse 2000 Hz‟lik bir sesin dalga boyu 17 cm olacaktır (Önen, 2007). 2.4.4. Sesin ġiddeti Ses dalgalarının duyulabilmesi için belli bir enerjiye sahip olmaları gerekir. Ses dalgalarının iĢitme organında oluĢturduğu basınç, genlik ve sıklık olarak algılanmaktadır. Sesin sıklık ve genlik olarak öznel olarak algılanmasına Ģiddet (loudness) denir ve brimi sone‟dir. Sesin algılanan Ģiddetinin frekans (sıklık) dikkate alınmadan ölçümüne algılanan Ģiddet düzeyi denir, birimi phon‟dur. ĠĢitme sistemi sesin algılanmasında genlik ve sıklığın değerlerini birlikte iĢlemektedir. Bu prensiple insan kulağının sıklık ve genlik seviyelerine göre sesleri algılama düzeyleri belirlenmiĢtir (Artuner, 1994). Fletcher ve Munson eğrileri olarak ta bilinen eĢit algılanan Ģiddet düzeyi eğrileri ġekil 2.3.‟te gösterilmiĢtir. 20 ġekil 2.3. EĢit Algılanan ġiddet Düzeyi Eğrileri. (Önen, 2007:41) Bu eğrilerden, iĢitme sisteminin özellikle 2.5-4kHz‟lik bant aralığındaki seslerin algılanmasında daha duyarlı olduğu görülmektedir. DıĢ kulağın fiziksel yapısı gereğince bu bant aralığındaki sesler güçlendirilerek iĢletim sistemince iĢitilmektedir (Artuner,1994). 2.4.5. Sesin Perdesi (Pitch) Ses üretimi esnasında ses tellerindeki periyodik titreĢime temel (pitch) frekans denir (Sever 2008). Ses telleri konuĢma esnasında erkeklerde ortalama (130) kez, kadınlarda ortalama (250) kez periyotlar halinde titreĢirler. Pitch frekansı, zaman boyutunda ses sinyalin periyotlarının ölçülmesi ile frekans boyutunda spektral tepe değerlerinin hesaplanması yoluyla elde edilebilir (Sever 2008). Pitch frekansı adli konuĢmacı tanıma incelemelerinde ve manipülasyon incelemelerinde konuĢmacıya ait söylemlerin uyandırdığı tizlik/peslik duygusunun sınıflandırılmasında, konuĢmacının ayrıĢtırılmasında, vurgu ve ezginin belirlenmesinde analiz edilmektedir. 21 2.4.6. Genlik Ses dalgasının elektrik enerjisine çevrilerek temsil edilmesi, ses sinyali olarak tanımlanmaktadır. Ses sinyalinin seviye bakımından yüksekliğine genlik (amplitude) denir, birimi volt (v)„dur. Ses sinyalinin voltaj ve güç değerlerindeki büyük değiĢiklikler, algılanan ses Ģiddetinde küçük değiĢikliklere sebep olduğundan ses ve sinyal ölçümlerinde logaritmik skala kullanılır (Önen, 2007). 2.4.7. Desibel Büyük değerleri, küçük değerlerle ifade edebildiğinden ses ve sinyal ölçümlerinde logaritmik bir birim olan desibel kullanılmaktadır. Desibel dB ile gösterilir. ÇeĢitli kaynaklarda üretilen ses seviyeleri aĢağıda sıralanmıĢtır (Önen, 2007). Sesin Kaynağı Ses Seviyesi (dB) Jet uçağının kalkıĢı 150 Klakson sesi (l metreden) 110 Metro istasyonu 100 Saç kurutucusu 80 Normal konuĢma 60 Oturma odası 40 Kütüphane, hafif fısıltı 30 Yaprak hıĢırtısı 10 2.4.8. Dalga Formu Dalga formu, ses sinyalindeki zamana bağlı olarak genlik seviyesindeki değiĢimlerin gösteren grafiklerdir. KonuĢma sinyalinden alınan bir bölümün dalga formu ġekil 2.4‟te gösterilmiĢtir. Sinyalin genlik seviyesi dikey eksende, zamanı ise yatay eksende gösterilmektedir. Genlik seviyesinin aniden yükselmesi veya düĢmesi adli ses incelemelerinde analizi edilen bir özelliktir. 22 2.4.9. Spektrogram Spektrogramlar, ses sinyalinin frekans, genlik ve zaman boyunda gösteriminin yapılabildiği bir araçtır. Ses izi (voiceprint, voicegram) olarak da tanımlanan spektrogram ilk olarak 1940 yılında Potter 7 ve arkadaĢlarınca geliĢtirilmiĢ olup günümüzde halen adli ses incelemelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kompleks ses sinyalleri farklı frekans ve genliklere sahip birçok sinyali barındıran sinyallerdir, en bilindik örnek konuĢma sesleridir. Spektrogramlar zaman bağlı olarak frekanslar arasındaki enerji dağılımını değiĢimini göstermesi bakımından konuĢmacı karĢılaĢtırma ve manipülasyon incelemelerinde sık kullanın bir araçtır. ġekil 2.4.‟de bir konuĢma sinyaline ait üstte dalga formu altta ise spektrogram grafiği gösterilmiĢtir. Spektrogramda koyu tonlar ile sinyalin yüksek enerjiye sahip frekansları, açık tonlarda ise düĢük enerjiye sahip frekansları gösterilmektedir. Frekans değerleri dikey, zaman ise yatay eksende bulunmaktadır. ġekil 2.4. Sinyalin Dalga Formu ve Spektrogram Grafiği. 7 Henry M. Truby. The Journal of the Acoustical Society of America Cilt 62, S.1,Aralık 1977 Dalga Formu Spektrogram javascript:; https://pubs.aip.org/asa/jasa/issue/62/S1 23 2.4.10. Spektrum Ses sinyalinin barındırdığı farklı frekanslardaki sinyallerin sıklığını, harmonisini ve genliği gösteren grafiklerdir. Bu grafiklerin oluĢturulmasında, sayısal sinyal iĢlemede kullanılan hızlı fourier dönüĢüm (Fast Fourier Transformation) algoritmaları kullanılmaktadır (Artuner, 1994). Spektrumlar, sinyal iĢleme alanında yaygın olarak kullanılan araçlardır. Ses sinyallerinin sıklık ve harmoniklerinin genlik dağılımını yüksek çözünürlükte göstermesi sebebiyle adli ses incelemelerinde de kullanılan bir araçtır. ġekil 2.5.‟da konuĢma sinyaline ait spektrum grafiği gösterilmiĢtir. Spektrumda sinyal ve harmoniklerinin frekans değerleri yatay, genlik seviyeleri ise dikey eksende gösterilmektedir. ġekil 2.5. Spektrum Grafiği. 24 3. MANĠPÜLASYON ĠNCELEMESĠNDE ANALĠZ EDĠLECEK PARAMETRELER Manipülasyon incelemesi kaydın tamamı ve kaydın bölgesel bir kısmı/kısımları üzerinde olmak üzere iki aĢamada yapılmaktadır. Önerilen akıĢ biçimi genelden bölgesel incelemeye yönelik detaylandırma biçimindedir. Daniel (2012) bunu bir hastanın veya cesedin muayenesine benzetmektedir. KiĢinin hızlıca genel durumuna bakarak ölü olduğu fikrinin öne çıkması ile yapılan genel inceleme, sonrasında kalp atıĢının olup olmadığının kontrol edilerek Ģüphenin doğrulanması iĢlemi ise bölgesel incelemedir. Daha da ileri gidilerek ölüm sebebinin araĢtırılması için yapılacak tam bir otopsiyle bütün soruların cevapları verilmeye çalıĢılacaktır. Manipülasyon incelenmesinde de kayda genel incelemeyle baĢlamak ve Ģüphe uyandıran bölgelerin detaylı analizinin yapılarak bulguların değerlendirilmesiyle inceleme tamamlanmaktadır (Rappaport, 2000). Manipülasyon incelemesi, iĢitsel inceleme ile baĢlamaktadır. Bu incelemede kaydın tamamının defalarca dinlenerek konu bütünlüğü ve kayıt akustiği belirlenmeye çalıĢılmaktadır. iĢitsel incelemede; kaydının akustik özellikleri (kayıt gürültü ve ses bileĢenleri, kayıt ortamı. vb.) hassas dinleme yöntemleriyle belirlenmektedir. Bazı kaynaklarda kritik dinleme (SWGDE, 2018) biçiminde tanımlanan bu süreçte, frekans cevap aralığı yüksek baĢka bir ifadeyle duyarlılığı yüksek cihazlar (kulaklık ve aktif kabinler) kullanılmaktadır. ĠĢitsel inceleme sonucunda belirlenen Ģüpheli bölgeler görsel ve dilbilimsel parametreler ile de kontrol edilerek eldeki bulguların tutarlılığı analiz edilerek, kayıt ile ilgili genel mahiyette ön bir değerlendirme yapılmaktadır. Bu çalıĢma ile önerilen yöntemde ölçüt olarak belirlenen parametreler üç ana baĢlık altında; iĢitsel, görsel ve dilbilimsel parametreler biçimde tasnif edilmiĢtir. Manipülasyonun belirlenmesinde yönelik birçok bulgunun elde edilebileceği görsel inceleme parametreleri baĢlık olarak; Ģebeke frekansındaki (ENF) kesintiler ve uyumsuzluklar (Catalin, 2005; Grigoras, Smith, 2013), ses sinyalinin dalga formunda meydana gelen ani genlik değiĢimler ve ses sinyalinin dip gürültü seviyesinde oluĢan beklenmedik değiĢimler (Rappaport, 2000; Cooper, 2006), dip gürültü paterninde ve 25 frekans bandında meydana gelen olağandıĢı değiĢimler ile iĢlem izlerinin spekrografik ve spekturum analizi (Bayramova, 2014), üst veri bilgilerindeki tutarsızlıklar ve faz farkı, (SWGDE, 2018) belirlenmiĢtir. ĠĢitsel parametreleri olarak; kayıt (ortam ) akustiği ve dip gürültülerdeki Ģüpheli ya da olağandıĢı değiĢimler (Jenkins, 2009; Gürel, 1995), arka plan gürültüsünde ve seslerinde bağlamdan kopuk olan değiĢimler (Doğudan, 1998), soluk düzeninde Ģüphe uyandıran anomaliler (Bayram, 2008), konuĢma hızı (Uslu, 2013), konuĢma kalitesinde ve sesin gürlüğünde bağlam ile uyumsuz olan ani değiĢimler (Gürel, 1995) belirlenmiĢtir. Dilbilimsel inceleme parametreleri ise sesbilimsel ve metindilbilimsel analiz olarak iki grupta değerlendirilmiĢtir. Metindilbilimsel analizde, Halliday ve Hasan‟ın (1976) tarafından ortaya konulan bağdaĢıklık ölçütleri (bağlama ögeleri, gönderim, değiĢtirim, eksiltme ve sözcüksel bağdaĢıklık) ile bütüncül tutarlılık ve bölgesel tutarlılık (Dijk, 1981) parametreleri belirlenmiĢtir. sesbilimsel analizde de tümce vurgusu, tonlama, ezgisel uyum, kavĢak, durak, süre ve ses perdesi parametreleri (Bekar, 2010) belirlenmiĢtir. 3.1. Görsel Ġnceleme Parametreleri Görsel inceleme en önemli özelliği, ses sinyalindeki genlik, frekans, faz ve enerji değiĢimleri gibi farklı birçok fiziksel değiĢkenleri, ölçülebilir bir biçimde detaylı görsel grafikler ve çizelgelerle iki ya da üç boyutlu olarak görselleĢtirebilmesidir. Bu özelliği sebebiyle yapılan analizler görsel inceleme baĢlığı altında tasnif edilmiĢtir. Bu incelemedeki bir diğer önemli iĢlev ise elde edilen veriler ve değerlerin ölçülmesi, görüntülenmesinin yanında kayıttan alınacak referans noktalar ile karĢılaĢtırılması gibi iĢlemlerin de yapabilmesidir. Özgün olan ya da herhangi bir müdahalenin yapılmadığı orijinal kayıtlarda, sinyal verilerindeki değiĢimin kayıt boyunca kabul edilebilir seviyelerde olması ve birbiriyle uyumlu olması beklenmektedir. Görsel inceleme parametrelerinin analiz yöntemine yönelik bu çalıĢma kapsamında yapılan uygulama örnekleri ilgili parametrelerin açıklamalarıyla birlikte verilmiĢtir. 3.1.1. Ani Genlik DeğiĢimi ve Dinamik Alan KonuĢmacı, doğal konuĢma sürecinde sesinin Ģiddeti muhatabı ya da dinleyicinin duyacağını varsaydığı tarzda ve seviyede üretilmektedir. Bu seviye konuĢma ortamdaki diğer ses ve gürültü bileĢenleri ya da konuĢmacı ile dinleyici arasındaki uzaklığın artıp 26 azalması gibi etkenlerin değiĢmediği durumlarda sabite yakın, belirli genlik aralığında değiĢebilmektedir. Doğal konuĢma sinyalindeki genlik değiĢimi, elbette konuĢmacının duygu durumu, heyecanı ve söylemlerinde tercih ettiği vurgu düzeylerine bağlı olarak değiĢmekle birlikte konuĢmanın bütünüyle uyumlu olmalıdır. Ses sinyalinin en küçük ve en büyük genliği arasındaki değiĢim sesin dinamik aralığı olarak ifade edilmektedir (Grigoras, Smith, 2013). Sesin dinamik aralığının belirlenme süreci ilk olarak kayıt sisteminin mikrofonu ile baĢlar ve tümleĢik devre elemanlarınca iĢlendikten sonra teyp kaseti veya hafıza birimlerine kaydedilmesiyle sonlanır. Orijinal olarak kaydedilen bir ses kaydındaki söylemlerin dinamik aralığı kaydın geneliyle bir uyum içerisindedir. Ancak bu kayıt içerisine farklı bir kayıttan yüksek dinamik aralığına sahip bir söylem eklendiğinde bu değiĢim gözlenebilmektedir. Ses sinyalinin zaman ve genlik özellikleri arasındaki iliĢkisi dalga formu grafiği ile incelenir. Zaman X ekseninde, genlik Y ekseninde yer alır. Kaydın Ģüpheli alanlarındaki detaylı gösterimler ile ardıĢık örnekler (sample) arasındaki büyük farklılıkların belirlenmesinde etkilidir. Dalga formunda sinyalin genel ortalamasına yakın olarak devam eden bir formda izlenmesi beklenir. Kayıt içeriğinde çarpma, el vurması gibi yüksek genlikli seslerde de kaydın içeriğinde devamlılık beklenir. Eğer kaydın dalga formunda ani kesilmeler varsa bunlar kaydın iĢlendiğinin (edit) göstergesi olabilir. Dalga formunun yakın analizinde sinyalin fazında tersine ani değiĢimin olması kurcalama (tepmring) iĢleminin göstergesi olabilir (Jenkins, 2009). Ses sinyalinin ani genlik değiĢimi ve dinamik aralığı dalga formu grafiği ve histogram grafiği ile analiz edilebilir. Örnek olarak yapılan uygulamada; Doğal bir konuĢma kaydına farklı bir kayıttan kopyalanan bir sözcenin meydana getirdiği ani genlik değiĢimi ġekil 3.1.‟de gösterilmiĢtir. Kaydın genelindeki maksimum genlik seviyesi -9 dB iken, kopyalanan sözcenin maksimum genlik seviyesi -1.65dB seviyesine kadar yükselmiĢtir. 27 . ġekil 3.1. Ani Genlik DeğiĢimi. Kaydın Dinamik aralığıyla ile kopyalanan sözcenin dinamik aralığı histogram grafiğiyle ġekil 3.2.‟de gösterilmiĢtir. Yatay eksen sinyalin dB değerlerini, dikey eksen o değerin sıklığını göstermektedir. Kaydın genelinin dinamik aralığı solda, kopyalanan sözcenin dinamik aralığı sağda gösterilmiĢtir. ġekil 3.2. Histogram Grafiği. Kopyalan sözcenin dinamik aralığının (-73.04 dB / -1.65 dB), kaydı genelinin dinamik aralığından (-74 dB / -9 dB) daha geniĢ olduğu görülmektedir. Kaydın genelinden farklı olan dinamik alan ve ani genlik değiĢimi bir bulgu olarak manipülasyon incelemesinde analiz edilmesi gereken bir parametresidir. Ani Genlik 28 3.1.2. Dip Gürültü Seviyesi Ses sinyalinde, sesli ifadelere (konuĢmalara) ait sinyallerin yanında farklı frekanslardaki sinyaller de yer almaktadır. Kayıt sisteminde ya da cihazında kaydın ilk oluĢturulma anında itibaren oluĢan ve tüm frekans bandını kaplayabilen oluĢması aslında istenmeyen seslere gürültü (noise) adı verilir. Gürültü kaydın yapıldığı cihazının kalitesinden kaynaklanabileceği gibi arıza, bağlantı hatası ya da temassızlık gibi sebeplerden de kaynaklanabilir. Tip olarak gürültüleri, sabit gürültü ve değiĢken olarak iki baĢlık altında tasnif edebiliriz. Manipülasyon incelemesi bakımında sabit gürültüler üzerindeki değiĢimler önemli bulgu olarak değerlendirilebilmektedir (Rappaport, 2000). Sabit gürültüler; pembe gürültü (pink noise), beyaz gürültü (white noise) ve Ģebeke gürültüsü (hum noise) olarak belirtilmektedir. Bu gürültüler temel özelliği kayıt boyunca devam etmesi ve sabit seviyelerde seyretmesidir. ġebeke gürültüsü diğer tabirle ENF (Electric Network Frequency) olarak kısaltılan gürültü tipi için farklı analiz yöntemleri de geliĢtirildiğinden (Grigoras, 2005; ENFSI, 2018) bu parametre kapsamında sadece beyaz ve pembe gürültü örneği üzerinde durulacaktır. Beyaz gürültünün temel özelliği bütün frekanslarda eĢit bir dağılıma sahip olmasıdır. KonuĢma seslerinden bağımsız olarak kaydın bütün bant geniĢliğini kaplar. Frekans bandının tamamında eĢit genliğe sahiptir. ġekil 2.3‟te yeĢil renk ile tüm bandı kaplayan -36dB‟lik bir beyaz gürültü gösterilmiĢtir. Pembe gürültü ise frekans bandı boyunca frekansı arttıkça genliği azalan gürültü tipidir. Bu özelliğiyle insan kulağının Ģiddet algı karakterine uygun bir sinyaldir. Bu nedenle ses sistemlerinin akustik çıkıĢ güçlerini ölçmek amacıyla da kullanılabilmektedir. Örnek olarak ġekil 3.3.‟te kırmızı çizgi ile oluĢturulmuĢ bir pembe gürültü grafiği gösterilmiĢtir. Dip gürültü seviyesinin değerlendirilmesinde spektrum analiz grafiğinden faydalanılabilir. Bu analizde kaydın manipülasyon yapıldığından Ģüphelenilen bölümü ile orijinal olduğu değerlendirilen bölümlerin dip gürültü seviyeleri mukayese edilebilmektedir. 29 ġekil 3.3. Beyaz Gürültü ve Pembe Gürültü. Aynı kayıt cihazından ve bir bütün halinde yapılmıĢ ses kayıtlarındaki dip gürültü seviyelerinin frekans bant aralığının tamamında belirli bir düzeyde olması beklenmelidir. Dip gürültüsündeki frekans ve genlik seviyesinin anormal biçimde değiĢim bir manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilir. Bu değiĢim miktarının bir standardı olmamakla birlikte diğer inceleme parametreleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir manipülasyon bulgusudur. 3.1.3. ġebeke Frekansı Ses sinyali kimi zaman elektrik Ģebeke frekansı olan 50 Hz‟lik bir sinyal ve bunun harmoniklerini içerebilmektedir. Bu durum kayıt yöntemine, kayıt cihazına ve kaydın kalitesine göre değiĢebilmektedir. Genellikle Ģebeke enerjisiyle çalıĢan kayıt cihazlarında oluĢan bu sinyaller batarya ile beslenen cihazlarla yapılan kayıtlarda görülmemektedir. Bunun istinası olarak batarya ile çalıĢan bir kayıt cihazlarıyla yapılan kayıt anında, yakın mesafede Ģebekeden beslenen ve yüksek elektromanyetik yayılımı olan güçlü bir elektrikli aletin (yazar kasa, klima, kurutma makinası, vb.) çalıĢtırılmasıdır. Bu cihazın oluĢturduğu manyetik yayılım, batarya ile çalıĢan kayıt cihazlarını etkileyerek Ģebeke frekansının ve harmoniklerinin kayıtta oluĢmasına sebep olabilmektedir. Bu harmoniklerin çok yüksek olduğu durumlarda tüm sinyali etkileyen gürültüye de sebep olur. Bu literatürde Ģebeke gürültüsü (hum noise ) olarak ta adlandırılmaktadır. 30 Ülkemizdeki Ģebeke sinyalinin frekansı 50 Hz‟dir. Aynı kaynaktan (baraj veya rüzgar tribünü vb.) beslenen bir Ģehir veya bölgenin enerji Ģebekesindeki sinyalin frekansı her noktasında anlık zaman olarak aynı frekans ve genlik değiĢim özelliğine sahiptir. Sinyalin bu özelliği adli incelemelerde kaydın zamanını belirlenmesinde ve kayıt üzerinde bir kesinti yapılıp yapılmadığının belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu amaçla bazı ülkelerde (Amerika, Ġngiltere ve ispanya gibi) elektrik ağı frekansının (Electric Network Frequency-ENF) kesintisiz olarak kaydedildiği sistemli veri bankaları oluĢturulmaktadır. Bu veri bankalarına tarih saat bilgisiyle kaydedilen Ģebeke sinyalleri, adli incelemelerde, incelenen ses kayıtlarındaki sinyallerle karĢılaĢtırılarak manipülasyon incelemesinde baĢarılı sonuçlar alınmaktadır. Ses kayıtlarındaki Ģebeke sinyalinin analiz edilmesine yönelik olarak ENFSI‟nin alt bir çalıĢma gurubu olan Forensic Speech and Audio Analysis Working Group (FSAAWG) Adli konuĢma ve ses analiz çalıĢma gurubu üyelerine bir inceleme talimatı hazırlamıĢtır. Bu talimatta ENF incelenmesinde dikkat edilecek hususlar önemli noktaları belirtilmiĢtir (ENFSI, 2009). Ülkemizde hali hazırda böyle bir veri tabanı ve alt yapısı olmaması sebebiyle sinyallerin karĢılaĢtırılması prensibine dayalı bir analiz yapılamamaktadır. Fakat elektrik ağı frekansının incelenen ses sinyalindeki kesiklikleri ve anormal seviye değiĢiklikleri bir manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilmektedir. Bu incelemenin yapılabilmesi için ilk aĢamada ses sinyalinin 50 Hz ve harmoniklerini içerip içermediği belirlenmelidir. Bu iĢlem için yani Ģebeke frekansının tespit edilmesi için spektrogram ve FFT spektrumu kullanılabilir (Grigoras, 2005). Ses kaydının 50 Hz ve harmoniklerini içermesi kayıt kalitesine ve kayıt yöntemine göre değiĢebilmektedir. Pil ve batarya ile çalıĢan sistemlerde Ģebeke sinyalinin tespiti mümkün değilken bu sistemlerde elde edilen kayıtların Ģebeke enerjisiyle çalıĢan cihazlarda sinyal olarak iĢlenmesi durumunda veya ortamındaki elektromanyetik alana bağlı olarak oluĢan Ģebeke sinyalinin tespiti mümkün olabilmektedir (ENFSI, 2009). Ses kaydının tamamı Ģebeke sinyali bakımından incelenmelidir. Kaydın tamamında yer almayan sinyalin sadece Ģüphelenilen bölümde yer alması veya kaydın tamamında 31 bulunan sinyalin Ģüphelenilen bölümde yer almaması bir manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilir. Örnek olarak yapılan bir uygulamada; elektrik Ģebekesiyle çalıĢan bilgisayarın ses kartıyla kaydedilen bir ses kaydına pil ile çalıĢan cenix marka ses kayıt cihazıyla yapılmıĢ bir kayıttan kopyalanan sözcenin Ģebeke sinyali bakımında farklılıkları ġekil 3.4.‟de gösterilmiĢtir. ġekil 3.4. ġebeke Frekansının Spektrografik (sağda) ve Spektrum (solda) Grafigi. Orijinal olan kayıttaki Ģebeke sinyalinin, kopyanan sözce içerisinde bulunmadığı spektrogramda görülmektedir. Ayrıca spektrum grafiğinde de kopyalanan sözcük yeĢil, önündeki sözcük kırmızı, arkasındaki sözcük ise mavi renk ile gösterilmiĢtir. ġebeke sinyalinin sadece Ģüphe edilen sözce içerisinde bulunmaması bir manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilmektedir. 3.1.4. Frekans Bandı ve Dip Gürültü Paterni Ses dalgalarının elektrik sinyaline çevrilmesi, hava yoluyla ilerleyen ses dalgalarının mikrofon diyaframına çarpmasıyla baĢlayan, kayıt cihazının devre elemanlarıyla iĢlenmesiyle devam eden bir süreçtir. Elektrik sinyaline çevrilmiĢ olan ses, manyetik kaset, cd veya flash disk…gibi dijital hafıza birimlerine kaydedilebilmektedir. Bu ses sinyali tekrar elektronik devreler (Pre amplifikatör, Mikser, Amplifikatör…vb.) aracılığıyla hoparlör diyaframından ses dalgasına çevrilerek iĢitilmektedir. Bu süreç içerinde ses sinyali belli frekans aralığında iĢlenmektedir. Bu frekans aralığının en önemli belirleyicisi mikrofon ve kayıt cihazının devre elemanlarıdır. Kayıt sistemini Kopyalanan Şebeke 32 oluĢturan bu birimlerin frekans cevap (Frequency Response) aralığının geniĢ olması sesin kalitesini doğrudan etkilemektedir. Frekans cevap aralığı tepki verilen ve iĢlenen frekans bandını ifade etmektedir. Bir birimin, sesin alçak ve yüksek frekanslardaki bileĢenlerinin aynı oranda iĢleyebilmesi ideal olandır. Örneğin; BRAUNER (Phanthera Basic) marka mikrofonun frekans cevap aralığı 20Hz-22000Hz iken, (Brauner, 2020), Philips (SBC-MD110) marka mikrofonun frekans cevap aralığı 100Hz-10000 Hz‟dir (Philips, 2020). Belirtilen iki mikrofonun frekans cevap aralığının farklı olması iki mikrofonla yapılacak kayıtların, farklı bant aralıklarına sahip olması sonucunu çıkaracaktır. Bir sistemin giriĢine uygulanan sinyalin frekans bileĢenlerini (spektrumunu) önemli derecede bozmadan çıkıĢına iletebildiği frekans aralığına o sistemin bant geniĢliği adı verilir (Kaboğlu, 2014). Sinyalin tepe noktasından itibaren 3dB‟ e kadar düĢtüğü ya da zayıfladığı seviye biçiminde tanımlanan geniĢlik, o sinyalin etkin bant geniĢliğidir (Kaboğlu, 2014). Ses sinyalinin etkin bant geniĢliği içerisinde, sinyalin yapısına bağlı olarak değiĢik genlik seviyelerinde bir birinde farklı frekans bileĢenlerine sahip kompleks sesleri bulunmaktadır. KonuĢmanın kaydedildiği cihazının bant geniĢliği sabit olduğundan, orijinal bir ses kaydının bütününde bu bant geniĢliğinin sabit olması gerekmektedir. KonuĢma seslerinin de bu bant aralığında olması beklenmektedir. Kaydın bant aralığındaki değiĢimlerin, farklı bant aralığında yapılmıĢ kayıtlardan eklenen ya da kopyalanan ses sinyalleri olabileceği göz önünde tutulmalıdır. Tabi olarak bu durumun spektrogramda görülebilmesi için eklenen sinyalin, eklendiği sinyalden bant geniĢliği bakımından farklı olması gerekmektedir. Örnek olarak yapılan uygulamada; ġekil 3.5.‟te 4000 Hz‟e kadar frekans bileĢenlerine sahip bir ses kaydına, 8000 Hz‟e kadar frekans bileĢeni barındıran bir ses kaydından kopyalanan bir tümcenin dalga formu ve spektrografik görüntüsü yer verilmiĢtir. 33 ġekil 3.5. Dalga Formu ve Spektrografik Görüntü. Örnekteki kaydın üste gösterilen dalga formunda kayda kopyalanan sözcüğün ani genlik değiĢimine sebep olmadığı fakat frekans bant aralığı bakımında orijinal kayıt ile bariz bir Ģekilde uyumlu olmadığı görülmektedir. Bu farklılık bir manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilmektedir. Farklı bant aralıklarına sahip kayıtlardan yapılan kopyalama ve eklemelerin spektrografik görünümünü kaydın tamamıyla uyumlu hale getirmek amacıyla yapılan çeĢitli (bant durduran, alçak geçiren…vb) filtreler uygulanabilmektedir. Bu iĢlem maskeleme olarak tanımlanmaktadır. Fakat özellikle alçak ve yüksek frekanslarda kopyalanan veya eklenen bölümlerde iĢlem izleri kalabilmektedir (Bayramova, 2014). Ses kayıtlarının tamamında bir dip gürültüsü bulunmaktadır. Dip gürültüler birçok kayıtta duyulamasa bile spectrogramlar yoluyla görülebilmektedir. Spektrografik görünüm ile konuĢma ya da ses kaydının frekans bileĢenlerinin incelenmesinin yanında kaydın dip gürültü paterni ve seviyesi de analiz edilebilmektedir. Yapılan örnek uygulamada, kopyalanan bölüm ile orijinal kaydın dip gürültü paterni ġekil 3.6‟da gösterilmiĢtir. Kopyalanan bölümde konuĢmanın bulunduğu frekansı bandı içerisinde çok sayıda sabit gürültü sinyali mevcut iken orijinal kayıtta ise bu gürültülerin yer almadığı görülmektedir. Farklı Kayıttan Kopyalanan Tümce 8000 Hz 4000 Dalga Formu 34 ġekil 3.6. Spektrografik Görüntü. Ses kayıtlarının frekans bant aralığı ve dip gürültü paterni üzerindeki incelemeler spektrogram analizi ile yapılabildiği gibi spektrum analizi ile de yapılabilmektedir. Spektrum grafikleri frekans değerlerinin belirlenmesi ve tüm bant üzerindeki dağılımın sıklığı ve seviye olarak ölçülmesi açısından bir takım avantajlar sağlamaktadır. Uygulama örneği olarak irdelediğimiz kaydın orijinal ve kopyalanan bölümün dip gürültü paterni ve frekans bant aralığının spektrum grafiği ile ġekil 3.7.‟de gösterilmiĢtir. Orijinal bölüm yeĢil çizgi ile, eklenen bölüm kırmızı çizgi ile gösterilmiĢtir. ġekil 3.7. Spektrum Grafiği. Kopyalanan Tümcedeki Sabit Gürültüler Orjinal Kayıt Orjinal Kayıt Kopyalanan Tümcedeki Sabit Gürültüler 35 Frekans bant aralığı bakımından orijinal kayıt 4000 Hz‟den itibaren çok düĢük bir seviyeye (-115 dB) sahipken kopyalanan bölümün tüm bant boyunca daha yüksek bir seviyeye (-80 dB) sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca kopyalanan bölümdeki sabit gürültülerin frekans bandındaki dağılımı ve seviyesi dip gürültü paterni bakımından da iki kayıt arasındaki uyumsuzluğu göstermektedir. Orijinal ya da manipüle edilmemiĢ kayıtlarda dip gürültü paterninin ve frekans bant aralığının bütün kayıt boyunca tutarlı ve uyumlu olması beklenmektedir (SWGDE,2018: Broeders, 2004: Cooper, 2006). Bu kabul manipülasyon incelemesinin önemli varsayımlarından biridir. Spektrografik ve spektrum analizinde, bant geniĢliğinde ve sabit gürültülerdeki değiĢiklikler bulgu olarak nitelendirilebilir. Bununla birlikte yapılan dip gürültü paterni analizinde de bu değiĢim incelenmelidir (Bayramova, 2014). Belirlenen böyle bir değiĢimin kaydın konu bağlamından kopuk bir biçimde görülmesi önemli bir manipülasyon bulgusu olarak nitelendirilebilir. 3.1.5. ĠĢlem Ġzi Ses kayıtlarında yapılan iĢlemler nedeniyle bir takım izler oluĢmaktadır. Bu izler manyetik kaset kaydedicilerin bıraktığı kayıt silme, durdurma ve tekrar oynatma (record, erase, stop ve play) izleri olabildiği gibi dijital ortama aktarılan ve bilgisayar yazılımlarıyla yapılan iĢlemler neticesinde de oluĢabilmektedir. Eski bir teknoloji olan kaset kaydedicilerin bıraktığı bu izlerin tespiti ve tanımlanmasına yönelik birçok çalıĢma bulunmaktadır (Koenig, 1990), (Pellicano, 1990), (Dean, 1991), (Molero, S., 2001). Fakat günümüzde kasetler üzerinde yapılan incelemelerin artık yok denecek kadar azaldığı ve kriminal laboratuvarların incelemelerini tamamen dijital ses kayıtları üzerinde yoğunlaĢtırdıkları görülmektedir (Grigoras, 2005). Dijital ses kayıtları üzerinde yapılan manipülayon iĢlemleri temel olarak kesme, kopyalama ve ekleme iĢlemi olarak sıralanır. Bu iĢlemler sonucu bırakılan iĢlem izlerinin miktarı manipülasyon yapan kiĢinin ses iĢleme konusundaki bilgi ve deneyimine bağlıdır. Yapılan bu iĢlemler bazı kayıtlarda iz bırakmayabiliyor. ġöyle ki özellikle kayıt akustiği bakımından gürültü içermeyen kayıtlarda çoğu zaman bu izler olmayabilmektedir. Ġzlerin oluĢtuğu kayıtlarda birleĢtirilen kayıt parçalarının frekans dağılımlarının farklı 36 Background narrowband harmonics can be resolved in the low frequency range. They can have acoustic or electromagnetic (power supply) origin and must correspond to the recording environment. Their behavior can reflect manipulations and editing. In general harmonics frequency cannot change instantly. At this picture vertical cursors mark the breaches in analyzed harmonic behavior. Each breach must get the explanation. genlik ve fazlara sahip olmaları, birleĢtirildikleri yerde bir anomali olarak spektrografik ve spektrumlarda görülebilmelerini sağlamaktadır. Bu farklığın az olduğu durumlarda bu izler belirsiz olduğundan görülemeye bilmektedir. Hayat dinamiği içerisinde yapılan kayıtlarda çevresel etkilerin sabit olmaması nedeniyle kayıt ortamındaki gürültü yapısı nispeten düzensizdir. Bu etki sayesindedir ki gürültülü kayıtlarda iĢlem izi olabilmektedir. Düzenli sabit gürültülerin (bilgisayar fanı, klima sesi…vb.) bulunması da bu parametre ve patern analizi için faydalı olabilmektedir. Bu yöntemler haricinde Ģebeke sinyali ve dip gürültü biçiminde yer alan sinyallerin harmoniklerindeki faz kırılmalarını istatistiki hesaplamalarla belirleyen otomatik yazılımlar da (Faas, Editraker, Otekspert…vb) kullanılmaktadır. Otomatik yazılımların bulguları, yüksek toleranslar ve olasılık değerlerini barındırması sebebiyle mutlaka alan uzmanınca manuel inceleme yöntemleriyle araĢtırılması gerekmektedir. Kaydın dip gürültüsünde veya arka plan seslerinden kaynaklanan sinyal formundaki fan sesi, ambulans sesi veya ortam akustiğinden kaynaklanan seslerdeki sinyal kırılmalarına ait izler spektrografik analizler ile tespit edilebilmektedir. Örneğin; Bayramova (2014) tarafından yapılan incelemede; kayıt boyunca devam eden 92-93 Hz bandındaki bir sinyalin kaydın üç yerinde kesintiye uğradığı ġekil 3.8.‟de gösterilmiĢtir. Bu kesintiler manipülasyon bulgusu olarak değerlendirilebilmektedir. ġekil 3.8. Sinyal Kırılmaları. Ses kaydı içerisine yapılan kopyalama iĢlemi esnasında kimi zaman kopyanan sözcenin baĢında veya sonunda ses sinyali içermeyen alanlar oluĢabilmektedir. Bu boĢ alanları, boĢluk biçimindeki iĢlem izleri olarak tanımlayabilir. Bu boĢ alanlar kısa süreli yüksek çözünürlüklü (FFT 1025,2048) spektrogram analiziyle tespit edilebilmektedir. Örneğin ġekil 3.9.‟da kopyalanan sözcenin baĢında sonunda oluĢan boĢluk biçimindeki iĢlem izleri görülmektedir. 37 ġekil 3.9. BoĢluk Biçimindeki ĠĢlem Ġzleri. Ses kaydı içerisinde istenmeyen bir sözcüğün kesilerek çıkarılması yapılan manipülasyon iĢleminde yüksek çözünürlüklü spektrogram üzerinde bir kesit oluĢmaktadır. Kesilen iki noktanın frekans bileĢenlerinin genlik seviyeleri arasındaki fark kesitinin frekans bandındaki konumunu ve seviyesini belirlemektedir. Örneğin; 1 dakika süreli bir kayıttan alınan 5 saniye süreli bir tümce içerisindeki bir sözcenin kesilmesi ile oluĢan iĢlem izi ġekil 3.10.‟da gösterilmiĢtir. Üsteki spektrogramda orijinal kayıttan, 1 dakika süreli bölüm kesilirken baĢlangıç ve bitiĢ bölümlerinde oluĢan izlerdir. Bu izler alçak frekanslarda oluĢmuĢ olup daire içerisinde gösterilmiĢtir. Ayrıca kaydın genelinin spektrogram görünümünde bu frekans aralığında bir sinyalin olmadığı görülmektedir. ġekil 3.10. Kesit Biçimindeki ĠĢlem Ġzleri. Sinyal İçermeyen Kesinti 38 5 Saniye süreli kayıttan üstteki resimde gösterilen sözcenin kesilmesi sonucunda alttaki resimde görülen alçak ve yüksek frekans bölgelerine de taĢacak biçimde iĢlem izleri oluĢmuĢtur. Kesit biçimindeki iĢlem izinin detaylı görünümü sağdaki resimde gösterilmiĢtir. 3.1.6. Faz Farkı Periyodik fonksiyona sahip iki sinyal arasındaki açısal fark faz farkı olarak ifade edilir. Diğer bir ifadeyle sinüzoidal iki dalganın tepe noktaları arasındaki zaman farkı olarak da tanımlanabilir. Farkı analizi yapılabilmesi için iki sinyalin olması veya bir sinyalde ani kırılma olması gerekmektedir. Adli ses incelemelerinde faz incelemesi özellikle manipülasyon incelemesinden analiz edilen bir inceleme parametresidir. Genellikle çift kanala (stereo) sahip kayıtlarda, sinyalin kanallar arasındaki faz farkının olup olmadığı değerlendirilmektedir. Kaydın Ģüphe duyulan, iĢitsel ve dilbilimsel açıdan manipülasyon olduğu değerlendirilen bölümlerinde bu analiz yapılarak görsel bulgular elde edilebilir. Uygulama örneği olarak kanallar arasında farz farkı bulunan sinyalin faz analiz görüntüsü ġekil 2.11'de gösterilmiĢtir. Ġncelenen kaydın tamamında aĢağıdaki resimdeki gibi faz farkı yok iken, Ģüphelenilen bölgede faz farkının bulunması dikkate alınması gereken bir bulgu olarak değerlendirilmelidir. ġekil 3.11. Faz Farkı. 39 Sinyalin artı ve eksi alternansı arasında oluĢan istenmeyen bozulmalar (distorsiyonlar) orijinal kayıtlarda genellikle kayıt cihazı bağlı olarak olabilmektedir. Bu bozulmalar her ne kadar bir arıza veya hatadan kaynaklansa da kaydın tamamında görülmesi orijinal kayıtlarda olması gereken bir durumdur. Örnek olarak yapılan uygulamada; eksi alternansında distorsiyon bulunan bir sözcenin, distorsiyon oluĢmamıĢ bir kayda kopyalandığında oluĢan dalga formu görüntüsü ġekil 2.12'de gösterilmiĢtir. ġekil 3.12. Distorsiyon Farklılığının Dalga Formu Üzerindeki Görüntüsü. Distorsiyon ve faz farkı incelenen kaydın genelinde yok iken Ģüphe uyandıran ve kayda anlamsal bakımından etki edecek bir sözcenin sinyalinde gözlenmesi bir manipülasyon bulgusu biçiminde nitelendirilebilir. 3.1.7. Üst Veri (Metadata) Ses kayıt alanındaki teknolojisinin hızla dijital bir platforma taĢınması, beraberinde ses kayıtlarına ait dijital verilerin analizini gerekli kılmıĢtır. Ġnceleme yöntemi olarak bu alandaki çalıĢmaların her geçen gün artarak yoğunlaĢtığını görülmektedir. Türkçe‟ye üst veri olarak çevrilen metadata bilgileri (Küçük ve Al, 2001) dijital ses kayıtlarının incelemesinde de kullanılan bir analiz yöntemi olarak hızla yaygınlaĢmaktadır. Üst veri bilgileri içerisinde; kaydın oluĢturulma ya da değiĢtirilme tarihlerine, kaydedildiği kayıt cihazına ait bilgilere, sesin iĢlendiği yazılımın dair versiyon bilgileri gibi verilere ulaĢılabilmektedir. Örneğin belli bir kayıt cihazıyla kaydedildiği ve orijinal olduğu iddia edilen bir dijital ses kaydının hangi cihazla ile kaydedildiğinin belirlenmesi amacıyla üst veri bilgilerinden faydalanılarak iddianın tutarlılığı incelenmelidir Rappaport, 2000). 40 Ġleri seviyedeki pek çok ses iĢleme yazılımıyla veya veri inceleme yazılımları kullanılarak ses kayıtlarının üst verileri bilgilerine ulaĢılabilmektedir. Örneğin Adobe Audition yazılımıyla oluĢturulmuĢ bir ses kaydının üst veri bilgileri AccessData FTK Imager yazılımıyla elde edilmiĢ ve ġekil 3.13.‟te gösterilmiĢtir. ġekil 3.13. Üst Veri Bilgileri. Bu bilgilerde görülen bir tutarsızlık veya kaydın bir ses iĢleme yazılımıyla iĢlendiği bilgisinin görülmesi, kaydın orijinal bir yapıda olmadığı düĢüncesini güçlendirebilecek bir bulgudur. Bu bulgudan hareketle kaydın tamamen manipüle edildiği anlamını çıkarmak yanlıĢ olacaktır. Ancak bunun, kayıt üzerinde “Adobe Audition” yazılımıyla yapılan bir iĢlem olması sebebiyle Ģüphe barındıran bir bulgu olarak dikkate alınması da faydalı olacaktır. Bu iĢlem bazı çalıĢmalarda “iyi niyetli” iĢlem olarak belirtilen, kaydın ses seviyesini yükseltmek gibi kaydın bütünlüğünü bozmayan basit bir iĢlem olabileceği gibi, kayıt içeriğinde kesme, kopyalama, vb. kayıt bütünlüğünü ve anlamını bozacak “kötü niyetli” iĢlemlerde de olabilmektedir. Bu bakımdan elde edilen üst veri bulgusu ses kaydında bir iĢlemin yapıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Dolayısıyla bu bulgu manipülasyonun tespitine yönelik sadece Ģüphe uyandırıcı önemli bir baĢlangıç verisi gibi değerlendirilmelidir. 41 3.1.8. Fiziksel Müdahale Ses kaydının bulunduğu kayıt medyasının üzerinde yapılan ve kayıt medyasını bozmaya yönelik fiziksel müdahalelerin tespit edilmesi sürecidir. Manyetik teyp kaseti, video kaseti ya da mikro tip teyp kaset gibi kayıt medyalarının yanında dahili hafızasına kayıt yapan dijital ses kayıt cihazları da kayıt medyası olarak sıralanabilir. Bu kayıt medyalarının bozulması veya manyetik bantlar üzerindeki kesme ve yapıĢtırma iĢlemlerinin tespit edilmesi incelemenin kapsamını oluĢturmaktadır. Bu anlamda kayıt medyasının mevcut halini ve manyetik bant üzerindeki yapıĢtırılan bölümlerin fotoğraflanması ve video kaydı yapılarak kayıt medyası üzerindeki ilk bulgular tespit edilmelidir. Bu medya bir teyp kaseti ise koruma çentiklerinin kontrol edilmesi ve kaset kabında açılma, kırılma ve zorlama izlerinin tespit edilmesi gereklidir. Bu yönde bulguların bulunması yapılmıĢ bir manipülasyon iĢleminin ön habercisi olabileceği dikkate alınmalıdır (Doğudan, 1998). Dijital kayıt sistemleri olan kayıt cihazı, mikro hafıza birim, compak disk (CD) gibi kayıt medyalarının seri numara, marka model bilgileri ve üzerlerindeki fiziksel tahripler, deformasyonlar da (çatlak kırık ve çizikler gibi) fotoğraflanarak ve video kaydı yapılarak kayıt medyası üzerindeki ilk bulgular olarak tespit edilmelidir (JKDB, 2011). 3.2. ĠĢitsel Ġnceleme Parametreleri Manipülasyon incelemesi, kaydın bütün olarak tamamının defalarca dikkatle dinlendiği iĢitsel incelemeyle baĢlamaktadır. Bu incelemeyle kaydının akustik özellikleri (kaydın gürültü ve ses bileĢenleri ile kaydın yapıldığı ortamın özellikleri, vb.) hassas dinlemeyle belirlenmektedir. Kritik ya da eleĢtirel dinleme olarak da tanımlanan bu süreçte, frekans cevap aralığı veya duyarlılığı yüksek, aktif kabinler ve kulaklıklar kullanılmaktadır. ĠĢitsel inceleme, kaydın bölgesel ve tamamı olmak üzere iki aĢamada yapılmaktadır. Önerilen akıĢ biçimi genelden bölgesel incelemeye doğru detaylandırılma biçimindedir (Daniel, 2012). ĠĢitsel incelemenin temel iĢlevi, görsel ve dilbilimsel analiz parametreleriyle de test edilecek kayıt içerisindeki Ģüpheli kısımları belirlemektir. Bu Ģüpheli kısımlarda kayıt akustiğindeki bazı anlamsız ve anormal değiĢikliklerdir. Cooper (2006) bu anomalileri; arka plandaki seslerinin değiĢimi, anlık geçiĢ sesleri, ses kesintileri, ses kalitesi değiĢiklikleri, doğal olmayan konuĢma veya ses özellikleri, 42 kesintiye uğramıĢ konuĢmalar, kayıt ortamının akustik kalitesindeki değiĢiklik, geçiĢler, gürültü patlamaları, tıklamalar, uğultu, tonlar veya elektronik olarak üretilen herhangi bir gürültü biçimleri olarak sıralamaktadır. ĠĢitsel inceleme, kayıtta daha yakından incelenmesi gereken alanları ortaya çıkarabilir. Jeksın (2009) kritik veya hassas dinlemenin istatistiksel gözlemlerin yerine geçemeyeceğini ancak daha yakından incelenmesi gereken alanları saptayabileceğini belirtmektedir. Bu incelemede belirlenen bölge veya bölümler görsel ve dilbilimsel olarak incelenerek elde edilen bulgular karĢılaĢtırılmalı ve doğrulanmalıdır. 3.2.1. Kayıt Akustiği ve Dip Gürültü “Her ortamın kendine özgü akustik ses bileĢimleri vardır” (Gürel, 1995). Bu bileĢimleri, kaydın yapıldığı ortamının fiziki koĢullarına (kapalı, açık veya dar oda gibi) bağlı olan ortam akustiği ve aynı ortamda bulunan çevreseller seslerle birlikte kayıt sisteminden ve yönteminden kaynaklı sesler biçiminde tanımlayabiliriz. Ortam akustiğini etkileyen baĢlıca unsur kayıt ortamının kapalı ya da açık olmasıdır. Yankının oluĢması bakımından bu husus çok etkilidir. Genellikle ort