Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı TÜRKİYE’DEKİ HALK KÜTÜPHANELERİNİN AFET YÖNETİMİ AÇISINDAN YÖNETİCİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ İdris Semih KAYA Yüksek Lisans Tezi Ankara, 2022 TÜRKİYE’DEKİ HALK KÜTÜPHANELERİNİN AFET YÖNETİMİ AÇISINDAN YÖNETİCİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ İdris Semih KAYA Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Ankara, 2022 KABUL VE ONAY İdris Semih KAYA tarafından hazırlanan “Türkiye’deki Halk Kütüphanelerinin Afet Yönetimi Açısından Yönetici Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi” başlıklı bu çalışma, 30.05.2022 tarihinde yapılan savunma sınavı sonucunda başarılı bulunarak jürimiz tarafından Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir. Prof. Dr. Doğan ATILGAN (Başkan) Prof. Dr. Bülent YILMAZ (Danışman) Doç. Dr. Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU (Üye) Yukarıdaki imzaların adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım. Prof. Dr. Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN Enstitü Müdürü YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI Enstitü tarafından onaylanan lisansüstü tezimin tamamını veya herhangi bir kısmını, basılı (kağıt) ve elektronik formatta arşivleme ve aşağıda verilen koşullarla kullanıma açma iznini Hacettepe Üniversitesine verdiğimi bildiririm. Bu izinle Üniversiteye verilen kullanım hakları dışındaki tüm fikri mülkiyet haklarım bende kalacak, tezimin tamamının ya da bir bölümünün gelecekteki çalışmalarda (makale, kitap, lisans ve patent vb.) kullanım hakları bana ait olacaktır. Tezin kendi orijinal çalışmam olduğunu, başkalarının haklarını ihlal etmediğimi ve tezimin tek yetkili sahibi olduğumu beyan ve taahhüt ederim. Tezimde yer alan telif hakkı bulunan ve sahiplerinden yazılı izin alınarak kullanılması zorunlu metinleri yazılı izin alınarak kullandığımı ve istenildiğinde suretlerini Üniversiteye teslim etmeyi taahhüt ederim. Yükseköğretim Kurulu tarafından yayınlanan “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” kapsamında tezim aşağıda belirtilen koşullar haricince YÖK Ulusal Tez Merkezi / H.Ü. Kütüphaneleri Açık Erişim Sisteminde erişime açılır. o Enstitü / Fakülte yönetim kurulu kararı ile tezimin erişime açılması mezuniyet tarihimden itibaren 2 yıl ertelenmiştir. (1) o Enstitü / Fakülte yönetim kurulunun gerekçeli kararı ile tezimin erişime açılması mezuniyet tarihimden itibaren ….. ay ertelenmiştir. (2) o Tezimle ilgili gizlilik kararı verilmiştir. (3) ……/………/…… [İmza] İdris Semih KAYA “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” (1) Madde 6. 1. Lisansüstü tezle ilgili patent başvurusu yapılması veya patent alma sürecinin devam etmesi durumunda, tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulu iki yıl süre ile tezin erişime açılmasının ertelenmesine karar verebilir. (2) Madde 6. 2. Yeni teknik, materyal ve metotların kullanıldığı, henüz makaleye dönüşmemiş veya patent gibi yöntemlerle korunmamış ve internetten paylaşılması durumunda 3. şahıslara veya kurumlara haksız kazanç imkanı oluşturabilecek bilgi ve bulguları içeren tezler hakkında tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulunun gerekçeli kararı ile altı ayı aşmamak üzere tezin erişime açılması engellenebilir. (3) Madde 7. 1. Ulusal çıkarları veya güvenliği ilgilendiren, emniyet, istihbarat, savunma ve güvenlik, sağlık vb. konulara ilişkin lisansüstü tezlerle ilgili gizlilik kararı, tezin yapıldığı kurum tarafından verilir *. Kurum ve kuruluşlarla yapılan işbirliği protokolü çerçevesinde hazırlanan lisansüstü tezlere ilişkin gizlilik kararı ise, ilgili kurum ve kuruluşun önerisi ile enstitü veya fakültenin uygun görüşü üzerine üniversite yönetim kurulu tarafından verilir. Gizlilik kararı verilen tezler Yükseköğretim Kuruluna bildirilir. Madde 7.2. Gizlilik kararı verilen tezler gizlilik süresince enstitü veya fakülte tarafından gizlilik kuralları çerçevesinde muhafaza edilir, gizlilik kararının kaldırılması halinde Tez Otomasyon Sistemine yüklenir. * Tez danışmanının önerisi ve enstitü anabilim dalının uygun görüşü üzerine enstitü veya fakülte yönetim kurulu tarafından karar verilir. ETİK BEYAN Bu çalışmadaki bütün bilgi ve belgeleri akademik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi, görsel, işitsel ve yazılı tüm bilgi ve sonuçları bilimsel ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu, kullandığım verilerde herhangi bir tahrifat yapmadığımı, yararlandığım kaynaklara bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunduğumu, tezimin kaynak gösterilen durumlar dışında özgün olduğunu, Prof. Dr. Bülent YILMAZ danışmanlığında tarafımdan üretildiğini ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Yazım Yönergesine göre yazıldığını beyan ederim. [İmza] İdris Semih KAYA iv TEŞEKKÜR Tez çalışmasının olgunlaşmasında ve gerçekleşmesinde çok yönlü yaklaşımları ile beni yönlendiren, bana akademik anlamda önemli katkı sunan, değerli bilgilerini ve tecrübesini benden esirgemeyen, beni her zaman destekleyen, ne zaman yardım istesem ilgi gösteren kıymetli hocam ve tez danışmanım Sayın Prof. Dr. Bülent YILMAZ’a teşekkürlerim az bile kalır. Tez Savunma Jürisi’nde yer almayı kabul ederek tez çalışmasının zenginleşmesi ve niteliğinin artması için değerli görüş ve önerilerini bizimle paylaşan değerli hocalarım Sayın Prof. Dr. Doğan ATILGAN ve Doç. Dr. Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU’na çok teşekkür ederim. Tez çalışmasındaki görüşme sorularını samimiyetle cevaplayan Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü Kütüphaneler Daire Başkanı Ahmet ALDEMİR’e sonsuz teşekkürler. Tez çalışmasında uygulanan ön test için desteğini esirgemeyen kütüphane yöneticileri ve meslektaşlarım; Bilecik İl Halk Kütüphanesinde ilk göreve başladığımda birlikte çalışma fırsatı bulduğum Muğla Hoca Mustafa Efendi İl Halk Kütüphanesi Müdürü M. Pınar DENGİZ’e, Manisa İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ayşin KİBRİT’e, dönemin Düzce İl Halk Kütüphanesi Müdür Vekili Hilay AY’a. Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Şebnem DAĞASLAN’a ve Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi Müdürü Hakan YÜCEL’e teşekkür ederim. Yüksek lisans eğitimine başlamak gibi bir düşüncem olmamasına rağmen beni cesaretlendiren ve desteğini hiçbir zaman esirgemeyen hocam Levent SELVİ’ye çok teşekkür ederim. Disiplinlerarası yapılan tez çalışmamızda afet yönetimi ve afet risk yönetimi konularında beni destekleyen hatta bazı durumlarda düzelten Gülgün TEZGİDER’e teşekkürü borç bilirim. v Yüksek lisans eğitimi sırasında ders veren, katkıda bulunan, zaman zaman fikir alışverişinde bulunduğum Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyelerine teşekkür ederim. Anket sorularını sabırla cevaplayan ve tez çalışmasına en önemli katkıyı veren halk kütüphanesi yönetici ve çalışanlarına teşekkür ederim. Yüksek lisans eğitimine başladığım günden beri dualarını esirgemeyen ANNEM ve BABAMA bu zamana kadar verdiğim zahmetler için teşekkür ederim. vi ÖZET KAYA, İdris Semih. Türkiye’deki Halk Kütüphanelerinin Afet Yönetimi Açısından Yönetici Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi. Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2022. Halk kütüphanelerindeki eserler; doğa kaynaklı afet, acil durum, insan kaynaklı riskler, çevresel koşullar ve iç ortam koşulları gibi etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Yapıları itibarıyla bu eserler hasar görme veya yok olma tehlikesi altındadır. Eserlerin yanı sıra personel ve kullanıcılar da bu etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Önleyici tedbirlerin alınarak, geçmiş ile gelecek arasında tarihi, sosyal ve kültürel köprü görevi gören halk kütüphanelerindeki değerli eserleri gelecek nesillere ulaştırmak öncelikle ele alınması gereken bir konudur. Eserlerin gelecek nesillere aktarılması için afetlerden korunması ve iç ortam koşullarının düzenli izlenerek risk belirleme ve değerlendirme çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Önleyici çalışmalar yapılarak risk meydana gelmeden önce önlemler belirlenmeli; varsa mevcut tehlikeler zaman kaybetmeksizin azaltılmalıdır. Önlemlerin alınması personel, kullanıcı ve eserlerin olası doğa/insan kaynaklı afet ve acil durum ya da iç ortam koşullarının oluşturacağı kayıp ve hasarı maddi ve manevi olarak en aza indirecektir. Bu çalışmada gözetilen amaç, yapısal ve yapısal olmayan etkenler açısından güvenli olması gereken halk kütüphanelerindeki dermenin yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek risklere karşı korunup korunmadığını belirlemektir. Bir diğer amaç ise, halk kütüphanelerinde bu yönde alınması gereken önleyici uygulamaları ve tedbirleri ortaya koymaktır. Yöneticilerde oluşturulacak bu farkındalık sonrasında yapısal olmayan unsurlardan kaynaklı afet risklerinin belirlenmesi ve olası afet, acil durum ve iç ortam koşulları etkilerinin azaltılması mevcut durumun iyileştirilmesine katkı sunacaktır. Betimleme yöntemine dayalı olarak yapılan araştırmada veriler anket ve görüşme yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı il ve ilçe halk kütüphaneleri oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre, halk kütüphaneleri yöneticilerinin afet risk yönetimi ve afet yönetimi açısından konuyu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmediği anlaşılmıştır. Araştırmada, birlikte çalışması ve birbirini tamamlar nitelikte olması gereken yaklaşım ve sistemler henüz halk kütüphanelerinde bütünlük içerisinde yer almadığı için yapısal olmayan elemanlar açısından alınan önleyici tedbirlerin belirlenen standartlarda ve yeterince etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmada elde edilen vii bulgular ve ulaşılan sonuçlar çerçevesinde, halk kütüphanelerinde insanlara ve dermeye zarar verebilecek iç ortam koşulları standartlara uygun olarak düzenlenmesi, doğa/insan kaynaklı afetlere karşı alınacak önlemlerin yerleşim afet tehlikeleri ile bir bütün olarak düşünülmesi ve değerlendirilmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler Halk kütüphaneleri, afet yönetimi, risk yönetimi, önleyici tedbirler, kütüphanelerde afet- risk yönetimi, Türkiye. viii ABSTRACT KAYA, İdris Semih. Evaluation of Disaster Management in Public Libraries in Turkey in terms of Executive Opinion. Master’s Thesis, Ankara, 2022. Works in public libraries can be adversely affected by such factors as natural hazard- induced disasters, emergencies, human-induced risks, environmental as well as indoor conditions. Due to their structure, these works are in danger of being damaged or destroyed. In addition to the works, personnel and users can also be adversely affected by these factors. Delivering valuable works in public libraries, which serve as a historical, social and cultural bridge between the past and the future, to future generations by taking preventive measures is a matter of first priority. Transferring the works to future generations intact requires protection from disasters and carrying out risk identification and assessment studies by regularly monitoring the indoor conditions. For this purpose, preventive studies should be carried out, measures should be determined before the risk occurs and existing risks, if any, should be tackled without delay. Taking precautions will minimize tangible and intangible damage to personnel, users and works caused by possible natural hazard-induced//human-induced disasters and emergencies or indoor environmental conditions. The aim of this study is to determine whether the collections in public libraries, which are supposed to be structurally safe, are protected against the risks that may arise from non-structural elements. Another aim is to reveal the preventive practices and measures that should be taken for this purpose in public libraries. After this awareness to be acquired by administrators, identification of disaster risks arising from non-structural factors and reducing the effects of possible disasters, emergency and indoor conditions will contribute to the improvement of the existing situation. In this descriptive research, the data were obtained through questionnaires and interviews. The population of the study is composed of provincial and district public libraries affiliated to the Ministry of Culture and Tourism of the Turkish Republic. The research findings showed that public library administrators did not evaluate the issue with a holistic approach in terms of disaster risk management and disaster management. Accordingly, it was concluded that the preventive measures taken in terms of non-structural elements are not at the specified standards and are not effective enough, since the approaches and systems that should work together and complement each other are not yet integrated in ix public libraries. As a result, it is suggested that the indoor conditions that may harm people and collections in public libraries should be arranged in accordance with the standards, and the preventive measures for natural hazard-induced/human-induced disasters should be considered and evaluated as a whole with the disaster hazards-of their settlements. Keywords Public libraries, disaster management, risk management, preventive measures, disaster- risk management in libraries, Turkey. x İÇİNDEKİLER KABUL VE ONAY ........................................................................................................... i YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI ....................................... ii ETİK BEYAN .................................................................................................................. iii TEŞEKKÜR ..................................................................................................................... iv ÖZET................................................................................................................................ vi ABSTRACT ................................................................................................................... viii İÇİNDEKİLER ................................................................................................................. x KISALTMALAR DİZİNİ ............................................................................................... xv TABLOLAR DİZİNİ ................................................................................................... xviii FOTOĞRAFLAR DİZİNİ ............................................................................................. xxi 1. BÖLÜM GİRİŞ .......................................................................................................... 1 1.1. KONUNUN ÖNEMİ ........................................................................................... 2 1.2. LİTERATÜR ÖZETİ ........................................................................................... 4 1.3. ARAŞTIRMANIN AMACI, PROBLEMİ VE HİPOTEZİ ................................. 7 1.4. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI ............................................................................ 9 1.5. ARAŞTIRMA YÖNTEMİ ................................................................................ 10 1.6. ARAŞTIRMA DÜZENİ .................................................................................... 12 1.7. KAYNAKLAR .................................................................................................. 13 2. BÖLÜM AFET VE KÜTÜPHANELER ................................................................. 16 2.1. GİRİŞ ................................................................................................................. 16 2.2. AFETLER: TANIM, TARİHÇE VE TÜRLER ................................................ 18 2.2.1. Doğa kaynaklı afetler (jeolojik-jeo fiziksel, hidro- meteorolojik, klimatolojik, biyolojik karakterli olaylar) ........................... 21 2.2.1.1. Deprem ................................................................................................... 22 2.2.1.2. Taşkın, sel ve su baskını ........................................................................ 24 2.2.1.3. Yıldırım .................................................................................................. 25 2.2.1.4. Heyelan .................................................................................................. 25 2.2.1.5. Çığlar ...................................................................................................... 26 2.2.1.6. Fırtına ..................................................................................................... 27 2.2.2. İnsan kaynaklı afetler (teknoloji, endüstri, maden, ulaştırma kazaları, altyapı çökmeleri vd. büyük ölçekli, kitlesel yaralanmalı, ağır kayıplı olaylar) .................................................. 27 xi 2.2.2.1. Yangın .................................................................................................... 28 2.2.3. Çevresel faktörler ve iç ortam koşulları .................................................... 32 2.2.3.1. Hava kirleticileri, parçacık kirliliği ve toz ............................................. 33 2.2.3.2. Sıcaklık ve bağıl nem ............................................................................. 35 2.2.3.3. Küf ve rutubet ........................................................................................ 36 2.2.3.4. Böcekler ve haşereler ............................................................................. 36 2.2.3.5. Işık (aydınlatma) .................................................................................... 37 2.2.3.6. Gürültü ................................................................................................... 38 2.2.4. Diğer acil durumlar ve sorun kaynakları ................................................... 39 2.2.4.1. Çatışma kaynaklı (sosyal) olaylar (karmaşık acil durum) .................................................................................................... 39 2.2.4.2. Hırsızlık ve vandalizm (güvenlik ile ilgili sorunlar) .............................. 40 2.3. AFETLERİN VE İÇ ORTAM KOŞULLARININ KÜTÜPHANELERE ETKİLERİ ...................................................................... 40 2.3.1. Depremin kütüphanelere etkisi .................................................................. 40 2.3.2. Sel/su baskını ve taşkının kütüphanelere etkisi ......................................... 44 2.3.3. Yıldırımın kütüphanelere etkisi ................................................................. 47 2.3.4. Çığın ve heyelanın kütüphanelere etkisi .................................................... 47 2.3.5. Fırtınanın kütüphanelere etkisi .................................................................. 48 2.3.6. Yangının kütüphanelere etkisi ................................................................... 49 2.3.7. Çevresel faktörler ve iç ortam koşullarının kütüphanelere etkisi .......................................................................................................... 54 2.3.8. Hava kirliliğinin kütüphanelere etkisi ....................................................... 56 2.3.9. Sıcaklık ve bağıl nemin kütüphanelere etkisi ............................................ 61 2.3.10. Küf ve rutubetin kütüphanelere etkisi ....................................................... 67 2.3.11. Böcek ve haşerelerin kütüphanelere etkisi ................................................ 70 2.3.12. Işığın kütüphanelere etkisi ......................................................................... 72 2.3.13. Gürültünün kütüphanelere etkisi ............................................................... 76 2.3.14. Savaş, çatışma ve terörizmin kütüphanelere etkisi .................................... 76 2.3.15. Hırsızlık ve vandalizmin kütüphanelere etkisi .......................................... 77 2.4. DÜNYADA AFETLER VE KÜTÜPHANELERE ETKİLERİ ........................ 79 2.5. TÜRKİYE’DE AFETLER VE HALK KÜTÜPHANELERİ ÖZELİNDE KÜTÜPHANELERE ETKİLERİ ................................................. 87 3. BÖLÜM AFET/ACİL DURUM YÖNETİMİ VE KÜTÜPHANELER .................. 97 xii 3.1. AFET RİSK YÖNETİMİ ................................................................................. 102 3.1.1. Ülkelerin afet yönetimi yaklaşımı ve kütüphanelerin konumu .................................................................................................... 105 3.1.1.1. Türkiye’de Afet Yönetimi ve Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) .............................................................. 105 3.1.1.2. Ülkelerin afet yönetim politikaları ....................................................... 107 3.1.1.3. Afet yönetimi ile ilgili kurumlar ve kütüphaneler ............................... 110 3.1.1.4. Afet yönetiminde uluslararası iş birliği ve kütüphaneler.. ....................................................................................... 113 3.2. AFET RİSK DEĞERLENDİRMESİ ............................................................... 117 3.3. AFET/ACİL DURUM BİLGİ YÖNETİMİ SİSTEMLERİ ............................. 120 3.4. AFET/ACİL DURUM YÖNETİM AŞAMALARI (BÜTÜNLEŞİK AFET YÖNETİM SÜRECİ) ................................................ 122 3.4.1. Önleme (risk ve zarar azaltma) ................................................................ 123 3.4.2. Hazırlık (afet/acil durum öncesi) ............................................................. 126 3.4.2.1. Afet ve acil durum planlamasının önemi ............................................. 130 3.4.2.2. İş sürekliliği planı ve veri kurtarma merkezlerinin önemi .................................................................................................... 143 3.4.2.3. Personel eğitimi ve tatbikatların önemi ............................................... 147 3.4.3. Müdahale (afet/acil durum sırası) ............................................................ 150 3.4.4. İyileştirme (afet/acil durum sonrası)........................................................ 151 4. BÖLÜM BULGULAR VE DEĞERLENDİRME .................................................... 155 4.1. HALK KÜTÜPHANESİ PERSONELİ VE BİNALARI HAKKINDA GENEL BULGULAR ............................................................... 156 4.2. HALK KÜTÜPHANESİ YÖNETİCİLERİNİN AFET RİSK YÖNETİMİ VE AFET YÖNETİMİ HAKKINDAKİ GENEL DÜŞÜNCELERİ .............................................................................................. 164 4.3. HALK KÜTÜPHANELERİNİN AFET RİSK YÖNETİMİ VE AFET YÖNETİMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ......................... 171 4.3.1. Afet Risk Azaltma ve Hazırlık Önlemleri ve Organizasyonu ile İlgili Bulgular ............................................................ 172 4.3.1.1. Halk Kütüphanelerinin Afet Risk Azaltma ve Hazırlık Önlemleri Hakkında Bulgular .............................................................. 172 4.3.1.2. Halk Kütüphanelerinde Çevresel Faktörler için Alınan Önlemlerle İlgili Bulgular .................................................................... 179 xiii 4.3.1.3. Halk Kütüphanelerinde Yangınla Mücadele Kapsamında Alınan Önlemlerle İlgili Bulgular ................................... 181 4.3.1.4. Afet Risk Azaltma Konusunda Halk Kütüphanelerinin Yönetici/Personel Sorumluluğu ile İlgili Bulgular .............................. 184 4.3.1.5. Halk Kütüphanelerinin Afet Risk Azaltma Konusunda İlgili Kanun ve Yönetmeliklere Göre Durumu ile İlgili Bulgular ................................................................................................ 188 4.3.2. Personel ve Kullanıcı/Ziyaretçi Güvenliği ile İlgili Bulgular ................................................................................................... 193 4.3.2.1. Kullanıcı ve Ziyaretçilerin Güvenliği için Alınması Gereken Önlemler ile İlgili Bulgular ................................................... 193 4.3.2.2. Olası Afet Durumunda Personel ve Kullanıcıların Tahliyesi için Yapılması Gereken Uygulamalar ile İlgili Bulgular ................................................................................................ 197 4.3.3. Personelin Çalışma Ortamlarının Güvenliği ve Afet Risk Yönetimi Konusunda Düzenlenmesi Gereken Eğitimler ile İlgili Bulgular ..................................................................................... 200 4.3.3.1. Personelin Sağlık Durumu Konusunda Değerlendirilmesi Gereken Unsurlar ile İlgili Bulgular ...................... 200 4.3.3.2. Personele Yönelik Düzenlenmesi Gereken Eğitimler ve Kayıt Altına Alınması Gereken Unsurlar ile İlgili Bulgular ................................................................................................ 203 4.3.4. Materyal/Eşya/Mobilya/Donanım Güvenliği ile İlgili Bulgular ................................................................................................... 207 4.3.5. Kritik Sistemlerin Güvenliği ile İlgili Bulgular ....................................... 210 4.3.5.1. Halk Kütüphanelerinde Yangına Bağlı Sistemlerin Kurulması ve Bakımı ile İlgili Bulgular .............................................. 211 4.3.5.2. Halk Kütüphanelerinde Afeti Önlemek İçin Kurulan Sistemler ve Bakımı ile İlgili Bulgular ................................................ 215 4.4. KYGM’NİN AFET RİSK YÖNETİMİ VE AFET YÖNETİMİNE YAKLAŞIMI VE KONU HAKKINDAKİ ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ BULGULAR ................................................... 219 4.4.1. KYGM ile Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları Arasında İşbirliği Çerçevesi .................................................................................... 220 4.4.2. Afet Risk Azaltma ve Hazırlık Önlemleri ............................................... 221 4.4.3. Afet Risk Azaltma Konusundaki Kurum İçi Çalışmalar ......................... 221 4.4.4. Bina, Personel, Derme ve Kullanıcı Açısından Koruma Politikaları ............................................................................................... 225 xiv 4.4.5. Kütüphane Binalarının Yapımında Yer Seçimi ....................................... 226 5. BÖLÜM SONUÇ VE ÖNERİLER ........................................................................ 228 KAYNAKÇA ................................................................................................................ 257 EKLER .......................................................................................................................... 281 EK 1. TÜRKİYE’DEKİ HALK KÜTÜPHANELERİ AFET YÖNETİMİ DEĞERLENDİRME FORMU ................................................... 281 EK 2. GÖRÜŞME SORULARI ................................................................................ 295 EK 3. ETİK KOMİSYON İZNİ ................................................................................ 298 EK 4. GENEL MÜDÜRLÜK İZNİ .......................................................................... 299 EK 5. ORİJİNALLİK RAPORU ............................................................................... 300 xv KISALTMALAR DİZİNİ ABİS Afet Bilgi Sistemi AFAD Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı AYDES Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi BAKANLIK T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı BM Birleşmiş Milletler BN Bağıl Nem BTGM Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü CBS Coğrafi Bilgi Sistemleri CCYV Video İzleme ve Kapalı Devreli Televizyon FEMA Federal Acil Durum Yönetim Kurumu GENEL MÜDÜRLÜK Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü GPS Küresel Konumlandırma Sistemi HBS Hasta Bina Sendromu HFA Hyogo Çerçeve Eylem Planı IDNDR Uluslararası Doğal Afet Azaltma On Yılı IEMS Bütünleşik Acil Durum Yönetim Sistemi xvi IFLA Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu JICA Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı KAP Kütüphane Afet ve Acil Durum Planı KYGM Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü NEMA Nijerya Ulusal Acil Durum Yönetimi Birliği OECD İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı PAC Muhafaza ve Koruma Strateji Programı RFID Elektromanyetik ve Radyo Frekansı Tanımlama SFDRR Afet Risk Azaltma için Sendai Çerçevesi SOP Standart Operasyon Prosedürleri TYEKB Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı UNDRR Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi USGS ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNDRO İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi UNFCC Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi WHO Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü xvii YSC Seyyar Yangın Söndürme Cihazları xviii TABLOLAR DİZİNİ Tablo 1. Kütüphanelerin Statüye Göre Dağılımı………………………………..155 Tablo 2. Kütüphane Yöneticilerinin Eğitim Düzeyleri………………………….156 Tablo 3. Kütüphane Yöneticilerinin Mezun Olduğu Bölümler………………….157 Tablo 4. Kütüphane Yöneticilerinin Görev Süreleri…………………………….158 Tablo 5. Kütüphaneler Çalışan İlgili Bölüm Mezunu Personel (Kütüphaneci) Sayısı…………………………………………………………………..159 Tablo 6. Kütüphane Binalarının Yapılış, Bakım/Onarım ve Restorasyon Tarihleri…………………………………………………………..……160 Tablo 7. Kütüphane Binasının Yapısı Türü……………………………………..161 Tablo 8. Kütüphane Binalarının Isıtma Yöntemleri……………………………..162 Tablo 9. Kütüphane Binalarının Soğutma Yöntemleri………………………….163 Tablo 10. Kütüphane Yöneticileri Görüşlerine Göre Kütüphanelerin Afetlere Hazırlık, Dayanıklılık ve Yeterlik Durumu……………………………164 Tablo 11. Kütüphane Yöneticilerinin Görüşlerine Göre Kütüphanelerin Afetlere Hazırlık, Uygulama ve Yeterlik Konularında Yöneticilerin ve Personelin Yeterlik Düzeyleri……………………………………………………..165 Tablo 12. Halk Kütüphanelerinde Afet/Acil Durum Yönetimi Konusunda Yöneticilerin ve Personelin Hizmet İçi vb. Sertifikalı Eğitim Alma Durumu ………………………………………………………………..166 xix Tablo 13. Kütüphanelerin Afetlere Karşı Hazırlıklı ve Yeterli Olmamasının Yönetici Görüşlerine Göre Nedenleri…………………………………………...167 Tablo 14. Personel Sayısı Durumuna Göre Kütüphanelerin Afetlere Karşı Hazırlıklı ve Yeterli Olmama Nedenleri………………………………………....168 Tablo 15. Halk Kütüphanelerinde Afetlerle İlgili Önlemleri Alma ve Kütüphaneyi Bu Konuda Yeterli Hale Getirme Sorumluluğunun Kütüphane Yöneticileri Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi…………………………………..169 Tablo 16. Kütüphanenizde Afet Risk Yönetimi ve Afet Yönetimi ile İlgili Eğitim, Hazırlıklar, Uygulamalar vb. Konularda Daha Çok İşbirliği Yapılan Kuruluşlar……………………………………………………………...170 Tablo 17. Kütüphanelerin Afet Risk Yönetimi ile İlgili Mevzuatın Uygun ve Yeterli Olup Olmadığına İlişkin Yönetici Görüşleri…………………………...171 Tablo 18. Halk Kütüphanelerinin Afet Risk Azaltma ve Hazırlık Önlemleri Hakkında Bulgular…………………………………………………….173 Tablo 19. Halk Kütüphanelerinde Çevresel Faktörler için Alınan Önlemlerle İlgili Bulgular………………………………………………………………..180 Tablo 20. Halk Kütüphanelerinde Yangınla Mücadele Kapsamında Alınan Önlemlerle İlgili Bulgular……………………………………………..182 Tablo 21. Afet Risk Azaltma Konusunda Halk Kütüphanelerinin Yönetici/Personel Sorumluluğu ile İlgili Bulgular………………………………………...185 Tablo 22. Halk Kütüphanelerinin Afet Risk Azaltma Konusunda İlgili Kanun ve Yönetmeliklere Göre Durumu ile İlgili Bulgular………………………189 xx Tablo 23. Kütüphane Alanında Personel (Sürekli Kullanıcı), Kullanıcı ve Ziyaretçilerin Güvenliği için Alınması Gereken Önlemler ile İlgili Bulgular………………………………………………………………..194 Tablo 24. Halk Kütüphanelerinde Olası Afet Durumunda Personel ve Kullanıcıların Tahliye Edilmesi ile İlgili Yapılması Gereken Uygulamalar İlişkin Bulgular………………………………………………………………..198 Tablo 25. Personelin Sağlık Durumu Konusunda Değerlendirilmesi Gereken Unsurlar ile İlgili Bulgular……………………………………………..201 Tablo 26. Personele Yönelik Düzenlenmesi Gereken Eğitimler ve Kayıt Altına Alınması Gereken Unsurlar ile İlgili Bulgular…………………………204 Tablo 27. Halk Kütüphanelerinde Materyal/Eşya/Mobilya/Donanım Güvenliği ile İlgili Bulgular………………………………………………………….208 Tablo 28. Halk Kütüphanelerinde Yangına Bağlı Sistemlerin Kurulması ve Bakımı ile İlgili Bulgular………………………………………………………212 Tablo 29. Halk Kütüphanelerinde Afeti Önlemek İçin Kurulması Gereken Sistemler ve Bakımı ile İlgili Bulgular…………………………………………...216 xxi FOTOĞRAFLAR DİZİNİ Fotoğraf 1. Tribhuvan Üniversitesi Merkez Kütüphanesi afet sonrası………………40 Fotoğraf 2. 1980 Livermore Depremi Lawrence Livermore Kütüphanesi’ndeki yapısal olmayan hasar…………………………………………………………...41 Fotoğraf 3. Kathmandu Depremi sonrası Kaiser Kütüphanesi……………………...42 Fotoğraf 4. Cantebury Üniversitesi Kütüphanesi, Yeni Zelanda Cantebury Depremi.42 Fotoğraf 5. Köln Arşiv Binasının çökmesi sonucu arşivlerde meydana gelen hasar (solda)-Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ferit Melen Kütüphanesinde meydana gelen deprem hasarı (sağda)…………………………………..43 Fotoğraf 6. İzmir Depremi sonrası İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesinin durumu …44 Fotoğraf 7. Sel sonrası kütüphane durumu (Yeshiva Üniversitesi Kütüphanesi, New York, ABD, Nisan 2013 (solda); kasırga ve sel sonrası Brooklyn Halk Kütüphanesi, New York, ABD, Ekim 2012)……………………………45 Fotoğraf 8. Sel sonrası kurutma işlemleri……………………………………………45 Fotoğraf 9. Sel sonrası kurutma işlemleri……………………………………………46 Fotoğraf 10. Bilecik İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü kar ve fırtına sonrası…………..49 Fotoğraf 11. Tarihi Galatasaray Üniversitesi binası çatı yangını……………………...50 Fotoğraf 12. Jos Kütüphanesi yangın sonrası…………………………………………51 Fotoğraf 13. Yangın sonrası Jos Kütüphanesinin hali………………………………...52 xxii Fotoğraf 14. Kütüphane yangınları (Norwich Central Kütüphanesi, Birleşik Krallık, Ağustos 1994 (solda); Cape Town Üniversitesi Kütüphanesi, Güney Afrika, Nisan 2021)……………………………………………………..53 Fotoğraf 15. Hareketli yangın söndürücüleri…………………………………………54 Fotoğraf 16. Kitaplar üzerinde toz oluşumu………………………………………….59 Fotoğraf 17. HEPA filtreli elektrikli süpürge…………………………………………60 Fotoğraf 18. Sıcaklık ve bağıl nem değerlerinin ölçümü……………………………...63 Fotoğraf 19. İBB Arşiv Müdürlüğü nem alma cihazları……………………………...65 Fotoğraf 20. Mikroorganizmaların ve küf gelişiminin neden olduğu tahribat………...67 Fotoğraf 21. Küf görülen eserlerin izole edilmesi…………………………………….68 Fotoğraf 22. Elektrikli süpürge ile eser temizliği……………………………………..69 Fotoğraf 23. Böcek ve haşerelerin eserde yaratmış olduğu zararlara yönelik örnekler.70 Fotoğraf 24. Kitapların etek kısımlarında oluşan toz ve böcek varlığına işaretler…….71 Fotoğraf 25. Tuzakların depolara yerleştirilmesi……………………………………..71 Fotoğraf 26. Aydınlık seviyesinin ölçümü……………………………………………74 Fotoğraf 27. Yapay ışık filtrelenmesi…………………………………………………75 Fotoğraf 28. Kitaplar üzerindeki ışıklandırma etkisi ve renk değişimi………………..75 Fotoğraf 29. Galatasaray Üniversitesi Kütüphanesi Yangını…………………………93 xxiii Fotoğraf 30. Şırnak İl Halk Kütüphanesi’ne terör saldırısı ve yangın…………………94 Fotoğraf 31. Atatürk Kitaplığı’ndaki gazete nüshalarına verilen zarar……………….95 1 1. BÖLÜM GİRİŞ İnsanlık tarihi; kültürleri ve medeniyetleri ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan etkileyen afetlerle doludur. Yaşanan afetler kütüphaneleri de etkilemiş, bir kısmı hafif atlatılırken, diğerleri daha ağır sonuçlar doğurmuştur. Afetler etkenleri ve sonuçları ile gerçektir. Kişi, kurum veya sınır tanımazlar. Herhangi bir bölgede herhangi bir biçimde olabilirler. Afet için önceden önlem almak, kütüphanelerin genel yönetim işlevlerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmalıdır (Akussah, 2001, s. 5). AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) Raporu (2018) göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’de heyelan, deprem, sel, çığ vb. doğa kaynaklı ve tehlikeli afetler görülmektedir. Gökçe, Özden ve Demir (2008)’in çalışmalarında afet olay sayısının afet türüne göre dağılımında heyelan ilk sırada yer almakta ve onu deprem ve sel takip etmektedir. Çalışmada afet zararlarının %55’inin depremden kaynaklandığı, %21’inin heyelan ve %8’inin selden oluştuğu belirtilmektedir. Raporda yakın zamanda bu sıralamaların değişmediği görülmektedir. Tüm dünyayı tehdit eden deprem riski, Türkiye’nin de aktif deprem kuşağı üzerinde olması nedeniyle önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Türkiye’de doğa kaynaklı afetlere yönelik çalışmalar ilk olarak 1939 Erzincan Depremi sonrasında yapılmaya başlamış olsa da dönüm noktası 1999 Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan tahribattır. Sonraki yıllarda binaların inşa edilme aşamasında afete karşı önlem alınması, bunun yanında yakın zamanda yaşanan kütüphane yangınları ve depremlerin kütüphanelerde yarattığı tahribat da bu konuya önem verilmesi gerekliliğini gözler önüne sermiştir. Türkiye’de Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne (KYGM) bağlı 278 Halk Kütüphanesi Müdürlüğü vardır. Bunların 81’i İl Halk Kütüphanesi, 194’ü İlçe Halk Kütüphanesi, Cebeci ve Or-An Sevgi Yılı Kütüphanesi ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürlüğüdür. Ayrıca Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü de KYGM’ye bağlı 2 olarak hizmet vermektedir. Bazı il ve ilçe halk kütüphanelerinin bünyesinde şube kütüphaneleri ve bağımsız çocuk kütüphaneleri hizmet vermektedir. Bununla birlikte toplam çocuk kütüphanesi sayısı 72’dir. Edebiyat ve Müze Kütüphanelerinin sayısı ise 9’dur. Bu kütüphaneler bulundukları bölgedeki il halk kütüphanelerine bağlı ihtisas kütüphaneleri olarak kurulmuşlardır. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı toplam kütüphane sayısı 1.256 olup 66 gezici kütüphane aracı ile hizmet götürülmektedir (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2022, s.25). Ayrıca halk kütüphanelerindeki kitap sayısı 22.359.038, halk kütüphaneleri tarafından satın alınan kitap sayısı (2021 yılı içerisinde) 1.113.350, kullanıcı sayısı 15.683.134, üye sayısı 4.898.744, ödünç verilen materyal sayısı 7.478.340’tır (Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2022). 1.1. KONUNUN ÖNEMİ Halk kütüphaneleri bulunduğu bölgede hizmet veren, bünyesinde güncel kaynakların yanı sıra o bölgeye özgü eski ve özel derme de barındıran, doğru ve güvenilir bilgiyi bölge insanına sunan, kullanıcıyı ve barındırdığı dermeyi korumakla görevli olan kuruluşlardır. Dermeyi ve kullanıcıyı doğa/insan kaynaklı afetlerden ve acil durumlardan korumak halk kütüphanelerinin öncelikli görevleri arasında yer almalıdır. Doğa ve insan kaynaklı afetlerin yanı sıra yapısal olmayan eleman (bina iskeleti, duvar, kolon, kiriş ve çatı hariç/binaya sonradan monte edilebilen ögeler) kaynaklı konular ile iş sağlığı ve güvenliği konuları da önem arz etmektedir. Kütüphane personelinin olası iş kazaları veya meslek hastalıklarına karşı korunması için risklerin ortadan kaldırılması ya da minimum etki düzeyinde tutularak önleyici tedbirlerin alınması hayati önem taşımaktadır. Bu çerçevede, kütüphanede olağan iş güvenliği kapsamındaki risk yönetimi ile afet güvenliği kapsamındaki risk yönetimi gerekleri, birbirinden farklı kapsam ve içeriklerini de dikkate alarak, bütünlük içerisinde düşünülmelidir. Türkiye’de geçmiş dönemlerde inşa edilen halk kütüphanesi binaları amacına uygun ve afet güvenliği ihtiyaçları düşünülerek yapılmadığından veya mevcut tarihi binaların kütüphane olarak kullanılmasından dolayı iç ortam koşulları ve afetlere yönelik koruyucu/önleyici standartları taşımıyor olabilmektedir. Bu durum göz önüne alındığında kütüphanelerin sahip olduğu derme ve bilgi kaynakları iç ortam koşulları ve olası afet/acil 3 durumlar bakımından risk altındadır. Bu durum eserlerin gelecek nesillere aktarılması açısından sorun teşkil etmektedir. Bununla birlikte, koruyucu/önleyici yöntemlerle iç ortam koşullarının ve olası afet/acil durumların öncelikle insanlara daha sonra dermeye ve binaya vereceği zarar, depreme dayanıklı binalar ve binalara sonradan monte edilebilecek yapısal olmayan malzemelerin standartlara uygun kullanılması ile en aza indirgenebilir. Kullanıcılara sunulan hizmetin sürekliliğini sağlamak için dermeyi uzun süre hizmet verecek fiziksel kalitede tutmak gereklidir. Böylece dermeyi kullanıcının hizmetine sunarken gerekli koşulların sağlanarak kullanıcıya açılması, bina şartlarına göre gerekli standartlara, çağdaş ve esnek koşullara uygun olması, olası bir olumsuzlukta hizmete devam edebilme koşullarının sağlanması halk kütüphanelerinin bulunduğu bölgeye sürdürülebilir bir şekilde hizmete devam etmesine olumlu katkı sağlamaktadır. Yani kütüphane binalarının bulunduğu bölge ve binaların kendi yapılarından kaynaklanan olası afet/acil durumlara ve benzer tehlikelere hazırlıklı olmaları gerekmektedir (Yücel, 2015, s. 114). Halk kütüphanelerinde derme içinde yer alan ve ayrı ayrı değer taşıyan eserler iç ortam koşulları ve afetlerin etkisine epeyce duyarlıdır. İç ortam koşullarının verdiği ve afet sonrasında görülen zarar göz önüne alındığında bu zararı azaltmaya yönelik zorunlu uygulamalar ve düzenlemeler önceden yapılmalıdır (Aziagba ve Edet, 2008, s. 265). Afet sonrası kurtarma işlemleri, kullanıcılara verilen hizmetin kalitesini ve sürdürülebilirliğini olumsuz yönde etkiler. Uzun ve çok pahalı bir süreçtir. Bu nedenle, olası bir afetin olumsuz sonuçlarını en aza indirmek için afetlere hazırlıklı olunması gerekir. Halk kütüphanelerinin dermeyi korumak için gerçekleştirebileceği iki yaklaşım değerlendirilmektedir. Bunların ilki olan reaktif yaklaşım, kazaların veya doğa kaynaklı afetlerin sonrasında kütüphanelerin ve dermenin incelenmesi ve yeniden düzenlenmesidir. Reaktif yaklaşım, olay meydana geldikten sonra hasar tespiti ve onarımı üzerine çalışmalar gerektirir. Proaktif (önleyici) yaklaşım ise, doğa kaynaklı afet gerçekleşmeden önce ve iç ortam koşulları düzenlenerek yapısal ve yapısal olmayan malzemelerin korunmasına yönelik uygulamalardır. Temel amacı, afet gerçekleşmeden 4 önce olabilecekleri göz önünde bulundurarak zararları önlemektir (Kuzucuoğlu, 2015a, s. 228). Afetlerin sonucunda oluşabilecek ekonomik riskleri azaltmak ve kamudaki yönetim süreçlerini sürdürülebilir bir şekilde iyileştirmek için önleyici tedbir konusu önemli bir ön koşuldur. Eğer bu gerçekleşmezse afet esnasında ve sonrasında kişisel, ekonomik ve çevresel kayıplar önemli ölçüde artacaktır. Somut olarak iç ortam koşullarına ve afetlere yönelik alınan önlemler daha sonrasında karşılaşılacak zarar ve yıkımın büyümesini engelleyebilir. Afet öncesinde alınan önlemler ile sonrasında ortaya çıkan maliyetler karşılaştırıldığında önceden alınan önlemlerin mali açıdan yüksek olmadığı ortadadır. Kültürel mirası ve hafızayı korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemli bir adımı önleyici tedbirlerdir (Shaheen, 2008, s. 449). Kurum yöneticileri ve karar vericiler tarafından düzenlenecek ve uygulamaya konulacak tedbirler, dermenin bozulma ve yaşlanmalarını yavaşlatacağı gibi kurumların harcamalarını da en aza indirgeyecektir. Öte yandan bu bozulma ve yaşlanmayı minimize etmek her zaman mümkün olmasa da tedbir alınması zorunludur. Yapısal olmayan elemanlar üzerinde uygulanması gereken tedbirler çeşitli kanun, yönetmelik ve standartlarla belirlenmiştir. Ancak uygulamada birçok nedenden dolayı sorun yaşanmakta ve bu konuda kullanılacak yeterli kaynak ve deneyimli uzman personel bulunmamaktadır. Dolayısıyla kütüphane binasının ve dermesinin çeşitli nedenlerle bozulmasına, yaşlanmasına ya da yok olmasına karşı ve insan sağlığını korumak için önleyici tedbirlerin alınması yaşamsal önemde bir konudur. 1.2. LİTERATÜR ÖZETİ Konuyla ilgili literatüre bakıldığında, özellikle Türkiye’de afet risk yönetimi ve afet yönetimi konularında halk kütüphaneleri üzerine çok fazla araştırma yapılmadığı dikkat çekmektedir. Bütün olarak olmasa da afet türlerine veya iç ortam koşullarına göre farklı açılardan ele alınan çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmaların bir kısmına aşağıda yer verilmektedir. 5 Yücel (2015) çalışmasında İstanbul sınırları içerisinde bulunan halk kütüphanelerini deprem ve yangın riski bağlamında yapısal olmayan elemanlar açısından değerlendirmiş ve kütüphane binalarının yangın ve depreme karşı hazırlıklı olduğu sonucuna varmıştır. Araştırmada su baskını ve yangın deprem vd. afetlerden sonra ikincil afet konuları olarak değerlendirilmektedir. Araştırma İstanbul il sınırları içerisinde yer alan halk kütüphaneleri ile görüşme, gözlem ve yerinde inceleme yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kitap raflarının yaygın olarak birbirine bağlanmak suretiyle sabitlendiği belirtilmektedir. Araştırmamızda halk kütüphanelerinin yaklaşık olarak beşte üçünde raf sabitlemelerinin yapıldığı sonucuna varılmıştır. Söz konusu çalışma yangın ve depremle sınırlı kaldığı için diğer değişkenleri de değerlendirme ihtiyacı vardır. İssa, Aliyu, Adedeji ve Rachel (2012) çalışmalarını halk kütüphanelerinde afete hazırlık konusunda yürütmüşlerdir. Afete hazırlık aşamasının en önemli bölümü olan kurtarma planlaması da ele alınmıştır. Planlamanın etkin, hızlı müdahaleyi kolaylaştıracağı ve bilgi kaynaklarını hırsızlık, kasıtlı ya da kasıtlı olmayan hasarlardan koruyacağı üzerine vurgu yapılmaktadır. Ancak çalışma yangın, su ve insan kaynaklı fiziksel hasar olarak sınırlandırılmıştır. Araştırma kapsamında Kwara Halk Kütüphanesi belirtilen afet türlerine göre değerlendirilmiştir. Kütüphane binasının yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığı anlaşılmakla birlikte, afet planlama ekibi bulunmamaktadır. Tez çalışmamızın sonuçlarında belirtildiği üzere, Kwara Halk Kütüphanesinde de afet/acil durum için ayrılmış özel bir bütçe bulunmamaktadır. Duman dedektörü, su algılama alarmı vb. gibi önlemeye yönelik cihazların da bulunmadığı belirtilmiştir. Alınan tek hazırlık önleminin iki katlı binanın her katında fazla sayıda yangın söndürücülerin olması denebilir. Kaçış yolları ve acil çıkış kapıları standartlara uygun şekilde işaretlenmemiştir. Periyodik olarak düzenlenmesi gereken yangın tatbikatları gerçekleştirilmemektedir. Dermenin bodrum katta ve su borularının altında –çok uygun şartlar olmamakla birlikte- saklandığı belirtilmektedir. Tez çalışmasında belirtildiği üzere Kwara Halk Kütüphanesi dermesi örneğinde olduğu gibi sigortalama işlemlerinin gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Patin (2020) çalışmasında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki halk kütüphanelerini afet/acil durumda topluluk halinde yapılan/yapılacak olan organizasyonların nasıl belirlendiği ve geliştirildiği üzerine değerlendirmeye almıştır. Elde edilen verilere 6 dayanarak ekonomik gelişme, sosyal kapasite, bilgi ve iletişim ve toplumsal yeterlilik konularında halk kütüphanelerinin toplumsal dayanıklılığı artırabildiği saptanmıştır. Sonuç olarak, hazırlık planlarını geliştirenlerin kütüphaneleri potansiyel bir kaynak olarak görmedikleri belirlenmiştir. Çalışma kapsamında kütüphaneciler ve afet müdahale ekiplerinin afet/acil duruma bakış açılarındaki farklılıklar belirlenmekte ve iki grup arasındaki farklılıkları gidermek için öneriler sunulmuştur. Afet farkındalığının artırılması için tez çalışmamızda da belirttiğimiz üzere, kütüphanecileri ve afet müdahale ekiplerini bir araya getiren eğitim ve atölye çalışmalarının düzenlenmesi gerektiği önerilmektedir. Zach (2011) çalışmasında halk kütüphanelerinin afet/acil durumlara karşı verdiği/verebileceği karşılığı genel olarak değerlendirmekte ve olası afet/acil durumda güvenilir ve temel bilgi hizmetlerinin nasıl sağlandığına işaret etmektedir. Kriz zamanlarında halkın bilgi edinmek için kullandığı kaynaklar listesinde, dikkat çekici bir şekilde, kütüphanelerin olmadığı düşünülmektedir. Oysa halk kütüphanelerinin birincil görevi olan bilgi ihtiyacını karşılamanın olası afet/acil durumda da devam etmesi gerekmektedir. Buradan hareketle, afet/acil durumda bilgi arayanlara hızlı, güvenilir ve kolay erişim sağlayarak bölgedeki vatandaşların bilgi kaynaklarından yararlanmalarının sağlanması önerilmektedir. Çolaklar (2020) ise çalışmasında kütüphanelerde nadir eserlerin de bulunduğu ve bu eserlerin de gelecek nesillere aktarılması için risklerden ve afetlerden korunması gerektiğini belirtmiştir. Bunun için kütüphane binalarının afetlere karşı özenle inşa edilmesi gereği vurgulanmıştır. Çalışmada özellikle bu binalarda deprem sarsıntılarının yapısal olmayan elemanları hasara uğratacağı ve eserlerin de zarar görebileceği belirtilmiştir. Bu zararların azaltılması için kütüphane binalarında yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek risklerin analiz edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kuzucuoğlu (2015) çalışmasını özellikle kütüphane binalarında risk azaltıcı önlemlerin önemi üzerine yürütmüştür. Bu yaklaşım, tez çalışmasında kavramsal çerçevede yer alan risk değerlendirme bölümleri ile kesişmektedir. Çalışmada yapısal olmayan risk analizi ve acil durum planlamasına vurgu yapılmaktadır. Özellikle bina içerisinde yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek ve binanın konumuna göre değerlendirilmesi 7 gereken riskler göz önüne alındığında benzerlik göstermektedir. Ayrıca tez çalışmasında elde edilen sonuçlara yönelik sunulan önerilerle de örtüşmektedir. Gönüllü, Bayhan, Avşar ve Arslankaya (2002) araştırmalarında Yıldız Teknik Üniversitesi Şevket Sabancı Kütüphane binasında “Toz Mücadelesiyle İlgili Yönetmelik ve Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği” kapsamında iç ortam koşulları üzerine deneysel bir çalışma yürütmüşlerdir. Çalışmada iç ortamdan hava çekilerek uygun filtre kağıtları ve teknikler kullanılmış ve laboratuvarda gravimetrik testlere tabi tutulmuştur. Ölçümler sonucunda yönetmelikte yer alan sınır değerinin –özellikle kış aylarında- aşıldığı sonucuna varılmıştır. Katlara göre toz değerlerinde değişiklik olduğu gözlemlenmiş ve bunun nedeni olarak zemin döşeme biçimlerinin etkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca kütüphanede bakteri ve mantar oluşumunun toz kaynaklı olduğu sonucu çıkarılmıştır. Güneş, Bozkurt, Sönmez ve Çakır (2015) çalışmalarında Marmara Üniversitesi Merkez Kütüphanesini iç hava kalitesi bağlamında incelemiş ve özellikle sınav dönemlerinde yoğun olmasından dolayı değerlerin olması gerekenden daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Araştırmadan kütüphaneye gelen kullanıcı sayısındaki artışa göre hava kirliliğinin arttığı anlaşılmaktadır. Çalışma sonucunda gerek kütüphane personelinin gerekse kullanıcıların sağlıksız iç ortam kalitesinin etkisi altında olduğu kanısına varılmıştır. Özellikle kış aylarında pencerelerin kapalı olmasından dolayı bina içerisinde yeterli havalandırma sistemlerinin olmamasının partikül madde düzeyinin artışına neden olduğu düşünülmektedir. Kütüphane binasının bulunduğu Kadıköy Bölgesi’nde yapılan ölçümlerin kütüphanede yapılan ölçümler arasında pozitif korelasyon olduğu belirtilmektedir. Ölçülen değerlerin standart seviyelerde tutulabilmesi için havalandırma, iklimlendirme ve toz algılama sistemlerinin kullanılması önerilmektedir. 1.3. ARAŞTIRMANIN AMACI, PROBLEMİ VE HİPOTEZİ Akademisyenler, bilgi profesyonelleri ve kütüphaneciler iç ortam koşulları, insan ve doğa kaynaklı afete yol açabilecek kütüphaneleri tehdit eden risklerden endişe etmektedir. Konuyla ilgili çalışma ve değerlendirmelerin yaygınlaşmasıyla, bu riskleri azaltmak için son yıllarda farkındalık giderek reaktif önlemlerden proaktif (önleyici) önlemlere doğru 8 kaymaktadır. İç ortam koşulları, insan ve doğa kaynaklı afet zararlarının gerek insan sağlığı gerekse kütüphane dermesinin bozulmasına yönelik olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek için önleyici tedbirlerin alınması önemli bir konudur. Hiçbir kütüphane risk altında olmayan ve afetin yaşanmayacağı bir bölgede değildir. İç ortam koşullarının düzenlenmemesi ciddi ekonomik kayıplara yol açabilmektedir, ayrıca verilen hizmetlerde de aksamalara neden olmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Türkiye’de halk kütüphanelerindeki kullanıcı ve dermenin yapısal olmayan elemanlardan (bina iskeleti, duvar, kolon, kiriş ve çatı hariç/binaya sonradan monte edilebilen ögeler) kaynaklanabilecek risklere karşı belirlenen standartlar çerçevesinde korunup korunmadığını ve bu konuda alınması gereken önleyici tedbirleri ne ölçüde aldıklarını ortaya koymaktır. Belirlenen bu amaç doğrultusunda araştırmanın problemi; “Türkiye’de halk kütüphaneleri, yapısal olmayan elemanlar (bina iskeleti, duvar, kolon, kiriş ve çatı hariç/binaya sonradan monte edilebilen ögeler) ve iç ortam koşulları (hava kirleticileri, parçacık kirliliği, toz, sıcaklık ve bağıl nem, küf ve rutubet, böcekler, ışık ve gürültü) açısından acil durumlar ya da doğa/insan kaynaklı afetler karşısında insan ve derme güvenliğini sağlayabilecek kapasitede midir?” şeklinde oluşturulmuştur. Araştırmanın alt soruları; 1. İl ve ilçe halk kütüphaneleri afet güvenliği bakımından önleyici tedbir alma aşamasında hangi konulara öncelik vermiştir? Bu kütüphanelerde yürütülen çalışmalardaki farklılıklar nelerdir? 2. Halk kütüphanelerinde yaşanabilecek olası bir acil durum veya doğa/insan kaynaklı afetlere karşı yapısal olmayan malzemeler için uygulanması gereken önleyici tedbirler alınmış mıdır? 3. Halk kütüphanelerindeki iç ortam koşulları (ışık, sıcaklık, bağıl nem, hava kirliliği, havalandırma, toz, gürültü vs.) ile ilgili önlemler alınmış mıdır ve cihazlarla takip edilmekte midir? 4. Halk kütüphanelerinin bir materyal koruma ve güvenlik politikası var mıdır? 9 5. Halk kütüphanelerinde yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek tehlikeler ile ilgili kullanıcı, personel ve kütüphane malzemelerine yönelik risk analizleri yapılıyor mu? Araştırma sorusu doğrultusunda çalışma hipotez; “Türkiye'deki halk kütüphaneleri var olan iç ortam koşulları (hava kirleticileri, parçacık kirliliği, toz, sıcaklık ve bağıl nem, küf ve rutubet, böcekler, ışık ve gürültü), yapısal olmayan mekân unsurları (bina iskeleti, duvar, kolon, kiriş ve çatı hariç/binaya sonradan monte edilebilen ögeler) ve işleyiş açısından belirlenen standartlara yeterince uygun olmadığı için afetlere karşı önleyici tedbirler alabilecek kapasiteye sahip değildir.” şeklinde oluşturulmuştur. 1.4. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI 2021 yıl sonu itibarıyla KYGM’ye bağlı 1215 halk kütüphanesi (geçici olarak kapalı olan kütüphaneler hariç) araştırma evreninde yer almaktadır. İl, ilçe, şube, çocuk, bebek, edebiyat ve müze, semt, kasaba ve köy kütüphaneleri olarak sınıflandırılan bu kütüphaneler arasında araştırmanın evrenini 81 il ve 747 ilçe olmak üzere toplam 828 il ve ilçe halk kütüphanesi oluşturmuştur. Çalışmada temel alınan iç ortam koşulları olarak ışık, sıcaklık ve bağıl nem, hava ve parçacık kirliliği, toz, küf, rutubet, radyasyon, böcekler ve haşereler vb. alınmıştır (IFLA, 2011). Bu unsurların yanı sıra çalışmada insan veya doğa kaynaklı tehlikelerin yol açabileceği, halk kütüphanelerine afet özelliğinde zarar verebilecek olaylar ise; sel, yangın, fırtına, yıldırım, heyelan, çığ, salgın hastalık, tsunami, savaş, deprem ve yanı sıra, hırsızlık ve vandalizm kapsanmıştır (Çolaklar, 2020, s. 242). Yapısal olmayan eleman (unsur) kavramı ise binanın taşıyıcı sistemi dışında kalan binaya sonradan monte edilebilen ve satın alınabilen öğeleri içermektedir (FEMA, 2012). Yapısal olmayan elemanlar, genel tanımla, binanın taşıyıcı sistemini oluşturan yapısal elemanların (temel, kolonlar, kirişler, taşıyıcı duvarlar, döşemeler vd.) dışında kalan unsurlardır ve esas olarak, a)mekanın amacına uygun hizmet verebilmesi için gerekli kritik sistemler ve tesisatı, b)yapı ile fiziki olarak bütünleşmiş mimari-dekoratif unsurları, 10 c)çeşitli genel kullanım amaçlı ve/veya birime/hizmete özgü özel materyal, malzeme, eşya ve donanımı kapsamaktadır. 1.5. ARAŞTIRMA YÖNTEMİ Çalışmada, Türkiye’deki halk kütüphanelerinin afet risk yönetimi ve afet yönetimi açısından önleyici tedbirleri hangi ölçüde aldığını/almadığını belirlemek amacıyla betimleyici araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, Türkiye’deki halk kütüphanelerinin afet/acil duruma hazırlıklı olup olmadığını değerlendirmek için afet risk yönetimi ve afet yönetimi konularındaki ilgili literatür incelenmiştir. Kavramsal kısımda akademik çalışmalardan, kanun, yönetmelik, politika ve ilkelerden yararlanılarak kütüphane iç ortam koşullarının ve olası bir afete hazırlıklı olma anlamında belirlenen standartlar, ölçümler vd. açıklanmış ve örneklendirilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın amaçlarını ve gereksinimlerini ele alacak ve tarafımızdan Türkiye’deki Halk Kütüphaneleri Afet Yönetimi Değerlendirme Formu (EK-1) tasarlanmıştır. Nesnel bir ölçme aracı olarak geliştirilen form Doç. Dr. Alpaslan KUZUCUOĞLU’nun akademik çalışmalarında yararlandığı kontrol listelerinden (Kuzucuoğlu, 2021) ve literatürden elde edilen bilgilerden yola çıkılarak oluşturulmuş ve 10 Ekim 2021 tarihinde uzman görüşü de alınarak son halini almıştır. Form toplamda 6 bölümden ve 144 sorudan oluşmaktadır;  İlk bölümde halk kütüphanesi yöneticilerinin eğitim düzeyini, mezun olduğu bölümü, görev süresini, halk kütüphanelerindeki bölüm mezunu personel sayısını, binaların yapılış, bakım ve onarım tarihlerini, türünü, ısıtma ve soğutma yöntemini ve yöneticilerin afet risk yönetimi ve afet yönetimi konularındaki düşüncelerini belirlemek için genel bilgiler altında 18 soru,  İkinci bölümde halk kütüphanelerinde afet risk azaltma ve hazırlık önlemleri ve organizasyonu ile ilgili hususları belirlemek için 66 soru,  Üçüncü bölümde personel ve kullanıcı/ziyaretçi güvenliği ile ilgili hususları belirlemek için 18 soru,  Dördüncü bölümde olası afet durumunda personel ve kullanıcıların tahliyesi için yapılması gereken uygulamalar ile ilgili hususları belirlemek için 15 soru, 11  Beşinci bölümde materyal/eşya/mobilya/donanım güvenliği ile ilgili hususları belirlemek için 9 soru,  Altıncı bölümde kritik sistemlerin güvenliği ile ilgili hususları belirlemek için 18 soru bulunmaktadır. Formda yer alan sorulara “evet”, “hayır”, “gereksiz” ve “açıklayınız” seçenekleri eklenerek halk kütüphanelerinin yapısal olmayan elemanlar özelinde iç ortam koşulları, olası acil durum veya doğa/insan kaynaklı afetlere hazırlıklı olma durumlarına cevap aranmıştır. Bu formun amacı, halk kütüphanelerinde günümüze kadar yapılan çalışmaların hangi düzeyde olduğunu belirlemektir. Çalışma kapsamında Türkiye’deki halk kütüphanesi yöneticilerine tasarlanan anket uygulanmıştır. Ayrıca bu konuda Türkiye’de ilk kez bu kadar geniş çapta (sadece il ve ilçe halk kütüphanesi yöneticileri değil) araştırma yapılmıştır. Araştırmada ayrıca KYGM Kütüphaneler Daire Başkanı Sn. Ahmet ALDEMİR ile 9 Aralık 2021 tarihinde yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma kapsamında anket formunun işlevini yerine getirip getirmediğini anlayabilmek için evrende yer alan halk kütüphanesi yöneticilerine gönderilmeden önce yöneticilerin %10’una ön teste uygulanmıştır. Bu doğrultuda uygulama aşamasında yaşanabilecek sorunlar ele alınmış ve doğru sonuçlar elde edebilmek için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Gerekli ön test uygulamasından sonra anket uygulaması için Hacettepe Üniversitesi Etik Komisyonu (02.11.2021 tarih ve 1845721 sayılı yazısı/EK-3) ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nden (23.11.2021 tarih ve 1923334 sayılı yazısı/EK-4) gerekli onay ve izinler alınmıştır. KYGM’den alınan resmi izin esnasında talep edilen e-posta adreslerine “Google Formlar” aracılığı ile anket formu gönderilmiştir. Çıngı’ya (1990, s.262) göre, 2000 birimlik bir evren 0.03 hoşgörü miktarı ve 0,95 güven düzeyinde 184 kişi ile örneklenebilmektedir. Anketi 29 Kasım 2021-23 Ocak 2022 tarihleri arasında 73 il ve 127 ilçe olmak üzere toplam 200 halk kütüphanesi yöneticisi yanıtlamıştır. Bir başka deyişle, örneklem sayısı 200’dür Araştırma evreninin 81 il ve 747 ilçe olmak üzere toplam 828 il ve ilçe halk kütüphanesi olduğu göz önüne alındığında örneklemin evreni temsil oranı %24.1’dir. Dolayısıyla örneklem evreni temsil etmektedir. 12 KYGM Kütüphaneler Daire Başkanı Sn. Ahmet ALDEMİR ile yarı yapılandırılmış görüşme kapsamında 29 soru yanıtlanmıştır (EK-2). Sorular literatürden yararlanılarak, halk kütüphanelerinde afet risk yönetimi ve afet yönetimi konularında KYGM’nin önleyici tedbir alma konusunda yaptığı çalışmalara yönelik verileri elde etmek için hazırlanmıştır. Görüşme soruları aşağıdaki konulara ilişkin verilerin toplanması için kurgulanmıştır.  KYGM ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında iş birliği çerçevesi  Afet risk azaltma ve hazırlık önlemleri  Afet risk azaltma konusundaki kurum içi çalışmalar  Bina, personel, derme ve kullanıcı açısından koruma politikaları  Kütüphane binalarının yapımında yer seçimi Araştırma verileri, oluşturulan “Türkiye’deki Halk Kütüphaneleri Afet Yönetimi Değerlendirme Formu” ile toplanmış ve SPSS 22.0 (Statistical Package of Social Science) istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler sıklık tabloları ile sunulmuş, verileri karşılaştırmak için çapraz tablolar geliştirilmiştir. Gerek il ve ilçe halk kütüphaneleri arasındaki sıklık ilişkilerini gerekse diğer değişken sıklıkları arasındaki ilişkiyi anlamak için çalışmada ki-kare analizi uygulanmıştır. 1.6. ARAŞTIRMA DÜZENİ Araştırma, beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konunun önemi, literatür özeti, araştırmanın amacı, hipotezi, kapsamı, yöntemi ve veri toplama teknikleri, düzeni ve kaynakları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde literatürde yer alan bilgiler incelenmiştir. Literatür kapsamında doğa ve insan kaynaklı afet türleri, çevresel faktörler ve iç ortam koşulları, diğer acil durumlar ve sorun kaynakları tanımlanarak halk kütüphanelerine etkileri ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye’de ve dünyada yaşanmış afetler ve halk kütüphanelerine etkilerine yer verilmiştir. 13 Üçüncü bölümde afet risk yönetimi ve afet yönetimi çerçevesinde afet/acil durum yönetimi ve yönetim aşamaları (bütünleşik afet yönetim süreci) tanımlanarak halk kütüphanelerinde standart uygulamalar yer almaktadır. Dördüncü bölümde araştırma kapsamında uygulanan “Türkiye’deki Halk Kütüphaneleri Afet Yönetimi Değerlendirme Formu” sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde sonuç ve öneriler yer almaktadır. Araştırmanın son kısmında kaynakça ve ekler bulunmaktadır. 1.7. KAYNAKLAR Araştırma kapsamında, öncelikle halk kütüphanelerinde afet risk yönetimi ve afet yönetimi bağlamında elektronik ve basılı kaynaklara ait literatür taranmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan kaynak listesi şöyledir: Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni (1952-1986) Türk Kütüphaneciliği (1987-2020) Bilgi Dünyası (2000-2020) DergiPark Türkiye Makaleler Bibliyografyası (1995-2020) EBSCOHost Elsevier EMERALD 14 ProQuest Dissertations and Theses Dissertation Abstracts Open Access Dissertations and Theses DOAJ-Directory of Open Access Journals Science Direct Scopus SpringerLink Web of Science ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı (2002-2020) Ulusal Toplu Katalog (TO-KAT) Halk Kütüphaneleri Toplu Kataloğu YÖK Tez Kataloğu Hacettepe Üniversitesi BBY Yayınlar Veri Tabanı Ankara Üniversitesi Açık Erişim Sistemi Araştırmada Google Scholar tarama motoru da kullanılmıştır. Konuya ilişkin literatür taraması yaparken kullanılan anahtar sözcükler ve konu başlıkları aşağıdaki gibidir: Afete hazırlık (Disaster preparedness) Afet yönetimi (Disaster management) 15 Afet risk azaltma (Disaster risk reduction) Afet risk yönetimi (Disaster risk management) Afet planlaması (Disaster planning) Afet önleme (Disaster prevention) Afet ve acil durum (Disaster and emergency) Çevresel faktörler (Environmental factors) İş sürekliliği yönetimi (Business continuity management) Risk azaltma (Risk reduction) Risk yönetimi (Risk management) Risk analizi (Risk analysis) Risk değerlendirmesi (Risk assessment) Tezin hazırlanışında, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Yazım Yönergesi (2019) kullanılmıştır. Tezde kullanılan kaynaklar, alıntılar, göndermeler ve tablolar için “Bilimsel Yayınlarda Kaynak Gösterme, Tablo ve Şekil Oluşturma Rehberi APA 6 Kuralları” (Şencan ve Doğan, 2017) kullanılmıştır. 16 2. BÖLÜM AFETLER VE KÜTÜPHANELER 2.1. GİRİŞ Türkiye, “jeolojik yapısı ve sahip olduğu morfolojik ve iklim özellikleri nedeni ile büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğa kaynaklı afetlerle sık sık karşılaşmaktadır.” Türkiye’de doğa kaynaklı afetlerden kaynaklanan kayıplar ele alındığında, deprem, heyelan ve sel olayları ilk üç sırayı almaktadır. “Türkiye’deki afetler genellikle depremler, kuraklıklar, şiddetli yağış ve seller, heyelanlar, kaya düşmeleri, orman yangınları, sanayi kazaları ve yangınları, rüzgâr ve kar fırtınaları, çığlar, sıcak hava dalgası ve sis bağlantılıdır” (T.C. Kalkınma Bakanlığı, Afet Yönetiminde Etkinlik ÖİK Raporu, 2014, s. 4). Toplumsal, teknolojik ve bilimsel gelişmeler ve insan hayatının değerinin farkına varılmasıyla toplumların “öngörülemeyen, istenmeyen ve günlük hayatın bir parçası olan kaçınılmaz risk”, afet ve acil durumlara bakış açısı değişmiştir. Zaman içerisinde afetlerin önceden gerekli önlemleri alarak önleneceği veya zararlarının azaltılabileceği anlaşılmıştır (Aktaran Yılmaz, 2012, s. 62). 2005 yılında Japonya’nın Kobe kentinde toplanan BM Afet Risk Azaltma 2. Dünya Konferansı (“Afet Azaltma Dünya Konferansı”) kapsamında “Hyogo Çerçeve Eylem Planı/HFA (2005-2015)” şekillendirilmiştir. Tam adı “Hyogo Çerçeve Eylem Planı 2005-2015: Ulusların ve Toplulukların Afete Karşı Dayanıklılığını Oluşturmak” olan ve Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 168 ülke tarafından kabul edilen eylem planında, öncelikle riske bağlı zararların gelecek 10 yıl için azaltılması öngörülmüştür. “Afet risk azaltma süreçlerini farklı sektörlerde ve farklı ölçeklerde ayrıntılı olarak tanımlayan ilk uluslararası belge olarak nitelenmektedir” (Tezgider, 2019b, s. 188). Bu Plan sonrasında dünyada ve Türkiye’de afetle başa çıkabilmek için kriz yönetimi anlayışından risk yönetimi anlayışına geçilmiştir. 2015 yılında Japonya Sendai’de toplanan BM Afet Risk Azaltma 3. Dünya Konferansı sonucunda kabul edilen Sendai Bildirgesi (Afet Risk Azaltma için Sendai 17 Çerçevesi) ile 2015-2030 yılları arasındaki dönem için afet risklerini azaltma konusunda yol haritası daha da geliştirilerek, 187 ülke tarafından onaylanmıştır. Sinha (2003) çalışmasında risk azaltma ve afetlerle başa çıkma durumunu, insan yaşamına ve toplumun birçok alanına dokunarak sürdürülebilir kalkınmanın temel görevi olduğunu vurgulanmıştır. Bu nedenle, doğa kaynaklı afetlerin neden olduğu zararların dünya çapında artması ve giderek daha fazla insanı tehdit etmesi endişe kaynağı olarak belirtilmektedir (Sinha, 2003, s. 45). Doğa kaynaklı afetlerin yanı sıra insan kaynaklı afetler (yangın), çevresel ve iç ortam koşulları (ışık, toz, sıcaklık, bağıl nem vd.), emniyet ve güvenlik sorunları (savaş, hırsızlık vd.) gibi nedenlerden dolayı da toplumsal hayat ve bu çerçevede kütüphaneler de aynı şekilde tehdit altındadır. Kostagiolas, Araka, Theodorou ve Bokos (2011) afetlerin tümünün kütüphane ortak paydasında buluştuğunu çünkü hepsinin kütüphanelerle ilişkili olduğunu belirtmektedir (Kostagiolas ve diğerleri, 2011, s. 516). Afet ve acil durumlar kütüphane binasını, personeli, bütçeyi, dermeyi ve kullanıcıyı olumsuz yönde etkilemektedir. Örneğin, kütüphane binasının büyük bir zarar görmesi halinde hiçbir kullanıcı kısa vadede kütüphane hizmetlerinden yararlanamayacaktır. Büyük olasılıkla dermenin hemen hemen hepsi zarar göreceğinden belki de bütçenin çoğunluğu bir süre için sadece basılı materyal için harcanacaktır. Diğer yandan olası bir savaş veya çatışma halinde personelin hayatı risk altında olacaktır. Mesleklerini icra edemeyecek belki de, yakın geçmişte Irak ve benzeri savaş bölgeleri örneklerinde olduğu gibi, ülkelerinden ayrılmak zorunda kalacaklardır. Olası bir afet veya acil durumla karşılaşılması halinde verilen kütüphane hizmetlerinde aksamalar meydana gelebilir çünkü hiçbir kütüphane tamamen risksiz, afetle karşılaşmayacak bir bölgede değildir (Matthews ve Eden, 1996, s. 30). Olası afet ya da acil durumlara karşı zarar görebilecek kütüphane türleri içerisinde halk kütüphanelerinin korunması özellikle önem arz etmektedir. Çünkü toplumun her kesimine hizmet verme anlayışını benimseyen halk kütüphaneleri, afet veya acil durum hallerinde toplumun bilgi ihtiyacını karşılayacak en önemli kurumdur. Diğer taraftan bünyesinde bulunan ve bulunduğu bölgeye ait özel eserler barındırmakta ve kullanıcılara sunmaktadır. 18 Bu bölümde kütüphane binasına, dermesine (koleksiyonuna), mali yapısına ve insan sağlığına zarar verebilecek bütün unsurlar (doğa ve insan kaynaklı afetler, iç ortam koşulları, güvenlik sorunları vb.) değerlendirmeye alınacaktır. Kuramsal çerçevede afet tanımları ve türleri ele alındıktan sonra afetlerin kütüphanelere verdiği veya verebileceği zararlar ve gerekli önlemlere yer verilecektir. 2.2. AFETLER: TANIM, TARİHÇE VE TÜRLER Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi (önceki UNISDR/şimdi UNDRR) tarafından 2009’da yayınlanan ve 2015’te Sendai’de toplanan BM Afet Risk Azaltma 3. Dünya Konferansı’nda kabul edilen “Afet Risk Azaltma için Sendai Çerçevesi/SFDRR (2015- 2030)” esas alınarak güncellenen Afet Risk Azaltma Terminolojisi çalışmasında afet tanımı şöyledir: “Afet, tehlikeli olayların maruz kalma, zarar görebilirlik ve kapasite koşullarıyla etkileşiminin insani, maddi, ekonomik ve çevresel kayıp ve etkilerden biri ya da daha fazlasına yol açması sonucunda, bir topluluğun ya da toplumun işleyişinin herhangi bir ölçekte ciddi biçimde kesintiye uğramasıdır”. UNDRR terminoloji çalışmasında afet tehlikeleri, başlıca (Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi/2015-2030 kapsamında belirtildiği üzere, alfabetik sırayla) biyolojik, çevresel, jeolojik (ya da jeofiziksel), hidro-meteorolojik, teknolojik süreç ve olaylar olarak tanımlanmaktadır (Afet, 2021). UNDRR tanımındaki bileşenlerden hareketle, afetler, özet olarak, bir tehlikenin var olması; çevrede söz konusu tehlikeden olumsuz etkilenebilecek (tehlikeye maruz kalan) insanların, diğer canlı, ekonomik, doğal, kültürel vb. varlıkların bulunması; tehlikeye maruz varlıkların tehlikenin yol açabileceği fiziksel, sosyal, ekonomik, çevresel ve diğer kayıplar karşısında baş edebilecek yeterli kapasiteye sahip olmaması, zarar görebilir olması halinde ortaya çıkabilmektedir. Tehlikeler tek başına, zincirleme ya da birlikte ortaya çıkabilir ve her tehlike konumuna (ortaya çıktığı yer), büyüklüğü ya da şiddetine, oluş sıklığı ve olasılığına göre farklılık gösterebilir (Tezgider, 2019a, s. 4). UNDRR terminoloji çalışmasında afetlerle ilgili tanımlamalar arasında, ölçeğe göre (küçük ölçekli/büyük ölçekli); meydana gelme (oluş) sıklığına göre (sık görülen/seyrek görülen); etkilerinin ortaya çıkışına göre (yavaş gelişen/ani gelişen) afet tanımlamaları bulunmaktadır (United Nations Office for Disaster Risk Reduction [UNDRR], 2021). 19 Afet Yönetiminde Etkinlik ÖİK Raporu’nda tanımlandığı çerçevede, ülkemizde afetler, genel olarak, doğa ve insan kaynaklı afet olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğa Kaynaklı Afetler ve İnsan Kaynaklı Afetler (T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2014). Doğa Kaynaklı Afetler: Oluşumları doğa olaylarına dayanan afetlerdir. Doğa kaynaklı afetler kendi içinde şu şekilde sınıflandırılmaktadır:  Ani gelişen doğa kaynaklı afetler (deprem, sel, toprak kayması (heyelan), kaya düşmesi, çığ, fırtına, hortum, volkan, yangın vb.),  Yavaş gelişen doğa kaynaklı afetler (erozyon ve çölleşme, kuraklık, küresel ısınma ve iklim değişikliği, kıtlık, açlık, şiddetli soğuklar vb), “Doğa olaylarının (başta deprem, sel, küresel iklim değişimi olmak üzere birçok nedenden dolayı) günümüzde sayıları, şiddetleri ve etkili oldukları süre hızla ve katlanarak artmaktadır” (T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2014, s. 4). Ancak doğa olaylarının afete dönüşmesi, olayın şiddetinin yanı sıra risklerin azaltılması faaliyetlerinin yetersizliğinden de kaynaklanmaktadır. İnsan Kaynaklı Afetler: İnsanın doğaya olan etkileşiminin aşırılaşması sonucunda oluşan afetlerdir ve “insani faktörlerin etkin olduğu nükleer, biyolojik, kimyasal kazalar, endüstriyel kazalar ve büyük göçler gibi olayların yanı sıra yanlış ve eksik planlama ve uygulamaların neden olduğu yerel ve bölgesel karakterli olgu ve olaylar ile bunların doğurduğu afet nitelikli sonuçların tümüdür” (T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2014, s. 6). Oluşumu insana bağlı, çoğunlukla dikkatsizlik, tedbirsizlik, umursamazlık ve sorumsuzluk nedeniyle meydana gelen ve afet boyutu kazanan teknolojik olayların bazıları şunlardır: Asit yağışları, baraj yıkılmaları, kimyasal kazalar, bina, tünel ve maden çökmeleri, cephane, maden, bina boru hattı, tesis patlamaları, dikkatsizlik sonucu endüstriyel kazalar, ev ve bina yangınları, gaz ve kimyasal kaçaklar, sibernetik saldırılar sonucu geniş kapsamlı bilgisayar sistemleri veya iletişim sistemlerinin çökmesi veya devre dışı kalması, geniş çaplı gıda zehirlenmesi, insani yardım krizleri, hava kirliliği, hayvan ve bitkilerde salgın hastalıklar, hava, su ve çevre kirlenmesi, kıtlık ve açlık, iş kazaları, kara, deniz, hava ve demiryolu kazaları, küresel iklim değişikliği ve ısınma, nükleer ve kimyasal, radyasyon ve radyolojik kazalar ve serpintiler, tehlikeli madde sızıntıları, toksik atıklar, tehlikeli madde taşıyan gemi, tren ve karayolu araçlarında meydana gelen kazalar ile uçak kazaları, toksik, patlayıcı, yanıcı 20 ve tehlikeli kimyasal maddeler üreten fabrika ve depolarda meydana gelen yangın ve kazalar ve benzerleridir. İnsan faktörlerinin etkin olduğu afetler, bazen kendi başına tetikleneceği gibi bazen de depremin neden olduğu baraj yıkılması, nükleer santral hasarları gibi doğa kökenli bir afet tarafından da tetiklenebilir (T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2014, s. 7). Kısaca belirtmek gerekirse, insan hayatını ve sonrasında kütüphane binasını ve dermesini riske atacak pek çok potansiyel tehlike kaynağı vardır. Doğa ve insan kaynaklı afetlerin yanında insan hayatına, kütüphane binasına ve dermesine zarar verebilecek çevresel faktörler ve iç ortam koşulları da göz önüne alınmalıdır. Bunlar başlıca, hava kirleticileri, toz ve parçacık kirliliği, küf ve rutubet, ışık, böcekler ve haşereler, sıcaklık ve bağıl nem olarak sınıflandırılmaktadır (Kuzucuoğlu ve Polat, 2014, s. 59). Kütüphaneler bakımından insan kaynaklı afetlerin en başında ise yangın gelmektedir. Yine insanların müdahil olduğu ve kütüphane bina ve dermesini tehlikeye sokabilecek çatışma kaynaklı olaylar ve güvenlik/emniyet kaynaklı hırsızlık, vandalizm ve teknik başarısızlık olayları da insan kaynaklı afet nedenleridir. Bütün bu unsurlar birbirinden farklı olmalarına rağmen birbirlerini etkileyebilen ve tetikleyebilen özelliklere de sahiptirler. Örneğin; kütüphanede çıkan bir yangına müdahale esnasında zaten zarar görmüş dermeye su ile müdahale edilerek ayrıca zarar verilebilir. Ya da bir savaş halinde savaşla hiç alakası olmayan kütüphanelerde yangın meydana gelebilir (Matthews, Smith ve Knowles, 2007, s. 14). Bu ve bunun gibi olaylara müdahale esnasında insan kaynaklı kusurların da birleşmesi kütüphane dermesini daha kırılgan hale getirmektedir (Kuzucuoğlu, 2019a). “Uygun olmayan sıcaklık ve bağıl nem değerleri haşere istilası riskini; uygun olmayan depo koşulları ise yangın ve su baskını riskleri artırır. Bozulmaların oluşumunda koleksiyonların yapısı da göz önüne alınmalıdır” (Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı [TYEKB], 2021b, s. 1). Bunların yanı sıra Kadıoğlu (2008b) meteoroloji kaynaklı afetlerin, diğer doğa kaynaklı afetlerden farklı bir özelliği olarak “önceden tahmin edilerek erken uyarılarının yapılabilmesi” şeklinde belirtmiştir (Kadıoğlu, 2008b, s. 265). Meteoroloji kaynaklı afetlerin kütüphanelere etkisini azaltmak için önleyici tedbirler alınması ve erken uyarı sistemleri kurularak meteorolojik verilerin önceden elde edilmeleri gerekmektedir. Yaşanabilecek afetler göz önünde bulundurulduğunda, örnek 21 olarak, IFLA-PC araştırmalarının anket çalışmalarına katılanların verdiği cevaplara göre %41’lik oranla sel ve %61’lik oranla yangın kütüphaneler için birincil risk unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır (Mcllwaine, 2006, s. 10). Durduran ve Geymen (2008) çalışmalarında afetin olası boyutlarına etki eden faktörleri özetlemiştir. Buna göre kütüphaneleri yakından ilgilendiren başlıca faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1. Olayın büyüklüğü, 2. Olayın bölgeye olan uzaklığı, 3. Gelişmişlik seviyesi, 4. Personelinin afet yönetimi konusunda bilgisizlik ve eğitim eksikliği, 5. Yönetiminin afet olayına karşı önceden alabileceği koruyucu ve önleyici tedbirlerin ulaşılabilirlik düzeyidir. Bu etkenlere bakarak, alınması gereken önlemler kütüphanelerin bulunduğu bölgelere göre farklı afet türleri de göz önüne alınarak belirlenmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Tüm afet riskleri düşünüldüğünde insan hayatını ve kütüphaneyi korumak için önleyici (etkileşimli) tedbirler alınarak her türlü senaryoya hazırlıklı olunmalıdır. 2.2.1. Doğa kaynaklı afetler (jeolojik-jeo fiziksel, hidro-meteorolojik, klimatolojik, biyolojik karakterli olaylar) Amerika Kongre Kütüphanesi doğa kaynaklı afeti "kontrol dışı bir acil durum" olarak kabul etmektedir (Wong ve Green, 2006, s. 71). AFAD ise doğa kaynaklı afetleri “deprem, sel, heyelan, çığ, kuraklık, fırtına, dolu, hortum, göktaşı düşmesi vb. gibi oluşumu engellenemeyen jeolojik, meteorolojik, hidrolojik, klimatolojik, biyolojik ve kaynağı dünya dışında olan tehlikelerden kaynaklanan doğa olaylarının sonuçlarına verilen genel ad” olarak tanımlamaktadır (AFAD, 2018, s. 61). Çeşitli çalışmalara bakıldığında ise afetin verdiği zararların ciddi ekonomik kayıplara neden olduğu görülmektedir. 1960-2002 yılları arasında yaşanan deprem, heyelan, sel, kaya düşmesi ve çığ gibi doğa kaynaklı afetlerin oluşturduğu ekonomik kayıp 750 milyon 22 dolar dolaylarındadır (Güler, 2008, s. 40). AFAD’ın (2020) yayınladığı rapora göre ise bu rakamın yıllık ortalama 675,4 milyar dolar olduğu görülmektedir. Yine aynı raporda Türkiye deprem nedeniyle mali zarar gören devletler arasında üst sıralarda yer almaktadır. Afetin mali zararlarının yanında, insan üzerinde bıraktığı etki ve kütüphane binalarına ve dermelerine dolayısıyla kültürel mirasa verebileceği zarar ise rakamlarla tam olarak ifade edilemez. Can kayıplarının, sosyo-ekonomik etkilerinin yanında doğa kaynaklı afetler, kültürel etkinlikleri ve eserleri tamamen yok etmekte ya da zarar vermektedir. Kültürel faaliyetlere verdiği zarar göz önüne alındığında, doğa kaynaklı afetlerin kütüphane unsurları olarak binalara, kullanıcılara, personele, bütçeye ve dermeye verdiği zarar öne çıkmaktadır. Bu kapsamda, yerleşimin ve kurumun özellikleri dikkate alınarak, kütüphanelerimizde güvenli yapılaşma başta olmak üzere, yapısal, yapısal olmayan ve fonksiyonla/faaliyetle ilgili afet risklerini önlemek ve/veya azaltmak amacıyla gerekli her türlü tedbirin alınması ve sürekli denetlenmesi vazgeçilmez öneme sahiptir. Yukarıda bahsedilen bütün afetler göz önüne alındığında Türkiye’de haritalanan deprem tehlikesi ve son zamanlarda yaşanan depremlerde kütüphane binalarının ve dermelerin gördüğü zarar, depreme öncelikle önem verilmesi gerekliliğini gözler önüne sermektedir. 2.2.1.1.Deprem AFAD’ın hazırlamış olduğu Açıklamalı Afet Yönetimi Terimler Sözlüğüne göre deprem, “tektonik kuvvetlerin veya volkan faaliyetlerinin etkisiyle yer kabuğunun kırılması sonucunda ortaya çıkan enerjinin sismik dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü kuvvetle sarsması olayı” olarak tanımlanmaktadır. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), dünyada her yıl 20 bin ve günlük 55 dolayında kaydedilebilen deprem olduğunu tahmin etmektedir. 1900 yılından itibaren toplanan veriler ışığında her yıl yaklaşık olarak 16 büyük deprem (7 ve 8 ya da daha büyük ölçekli) olduğu belirtilmiştir. Son 40-50 yıla bakıldığında ise deprem sayılarında 10 kat artış olduğu görülmektedir (United States Geological Survey [USGS], 2021). Türkiye’de ise 1900 yılından itibaren 1796 deprem (5 ölçekli ve daha büyük) kaydedilmiştir. Son 11 yıla bakıldığında ise ortalama olarak yılda 2422 depremin 23 meydana geldiği tespit edilmiştir (AFAD, 2020, s. 85). Kuşkusuz, rakamlardan görüldüğü gibi bu depremlerin birçoğu insan hayatını etkiler nitelikte ya da yerleşim alanlarına zarar verecek yakınlıkta değildir. Fakat hissedilen bir depremin verebileceği zarara her zaman için hazırlıklı olunmalıdır. AFAD’ın hazırlamış olduğu raporda Türkiye’de can ve mal kaybına neden olan en büyük afetin deprem olduğu belirtilmiştir. Deprem tehlikesi Türkiye yüzölçümünün ve nüfusunun tamamını ilgilendirmektedir. Meydana gelen afetlerin sonucunda oluşan can kayıplarının %60’ı depremlerden kaynaklanmaktadır (AFAD, 2020, s. 84). Türkiye’nin coğrafi konum olarak en etkili deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer aldığı bilinmektedir. Bu kuşak, yeryüzünde oluşan depremlerin yaklaşık olarak %20’sinin meydana geldiği ve Türkiye’de de etkisini her yıl en az bir kez gösterdiği bir kuşaktır. Bu depremler nedeniyle yılda ortalama 7 binden fazla bina yıkılmakta ya da ağır hasar görmektedir (AFAD, 2019, s. 42). Depreme önem verilmelidir çünkü Türkiye’nin yüzey alanının %96’sını ve toplam nüfusun %98’ini etkilemektedir (Durduran ve Geymen, 2008, para. 11). Bir başka deyişle, deprem tehlikesi Türkiye yüzölçümünü ve nüfusunun tamamını ilgilendirmektedir. Deprem nedeniyle yıkılmaktan kurtulan binalardaki yapısal olmayan elemanların durumu, deprem sırasında kütüphanelerde her zaman olduğundan daha fazla önem arz etmektedir. Bu elemanlar sarsıntı sırasında düşebilir, devrilebilir, kırılabilir, yer değiştirebilir vd. ve sonucunda insan hayatına ve kütüphane dermesine ciddi zararlar verebilir. 1999 Marmara Depremi’nde yaşanan afet sonrasında gerçekleştirilen araştırmalarda “yaralanmaların %50’si ve ölümlerin %3’ü yapısal olmayan elemanlardan” dolayı meydana geldiği belirtilmiştir (Çalışkan ve Kadıoğlu, 2009, s. 6). Yapısal olmayan elemanların önceki depremlerin büyüklüğü veya dalgalanmaları sonucunda zarar görmemiş, derme ve insan hayatı açısından olumsuz bir sonuca yol açmamış olması, daha sonra yaşanabilecek depremlerde de kayba yol açmayacağı anlamını taşımamaktadır. 24 2.2.1.2.Taşkın, sel ve su baskını AFAD Açıklamalı Afet Yönetimi Terimler Sözlüğünde sel, “suların bulunduğu yerde yükselerek veya başka bir yerden gelerek, genellikle kuru olan yüzeyleri kaplaması olayı” şeklinde tanımlanmıştır. Kısaca taşkın, “suyun yükselerek akarsu kenarını aşması ve yakın civarı sular altında bırakması”, sel ise “normal koşullar altında sularla kaplı olmayan arazilerin geçici olarak sularla kaplanması” olarak tanımlanabilir (Kadıoğlu, 2019, s. 209). Oluşum şekillerine göre seller (Köse, 2020, s. 212; AFAD, 2020, s. 91); 1. “Yavaş gelişen seller; bir hafta veya daha uzun bir süre içinde oluşabilir.” 2. “Hızlı gelişen seller; bir-iki gün içinde oluşabilir.” 3. “Ani seller; 6 saat içinde oluşabilir. Ani seller, çöller dahil dünyanın her yerinde görülür.” Kadıoğlu (2018) çalışmasında en tehlikeli selleri barajların çökmesi sonucu oluşan seller olarak belirtmektedir. Türkiye’de sel ve taşkın sonucunda zarar gören binalar genel olarak akarsu yatağında olmaması gereken binalardan oluşmaktadır (Kadıoğlu, 2018, s. 40). Öte yandan, “her sel bir taşkın değildir!”, bir başka deyişle, sel olabilmesi için bir derenin ya da akarsuyun taşması gerekliliği yoktur. Oluşum yerlerine göre sel çeşitleri (Köse, 2020, s. 212); 1. Dere ve nehir selleri (taşkınlar), 2. Dağlık alan (kuru vadi) selleri, 3. Şehir selleri, 4. Kıyı selleri ve 5. Baraj/gölet selleridir. Ayrıca altyapı eksikliği ya da sorunlarından kaynaklı olarak kanalizasyon ve içme suyu taşkınları da yaşanmaktadır. Bu tür taşkınlar genel olarak zemin katları etkilediklerinden bu alanlar özellikle koruma altına alınmalıdır. Bina içerisindeki tesisattan geri gelebilecek kanalizasyon taşkınını önlemek için check-valve (tek yönlü valf) kullanılmalıdır. Çalışma 25 prensibi olarak tek yönlü olduğu için binadan dışarı atılacak atık suyun akış yönünde akarken ters yönde akış olması halinde kapalı olacağından atık su tekrar içeri girmeyecektir. 1950-2019 yılları arasında meydana gelen ve sonuçları itibarıyla, afet/acil durum olarak nitelenebilecek sel/su baskını olaylarının illere göre dağılımı incelendiğinde Erzurum 440 sel olayıyla ilk sırada olduğu görülmektedir. Erzurum’u sırasıyla 319 olayla Sivas, 265 olayla Van, 247 olayla Bitlis ve 215 olayla Kayseri takip etmektedir. Sel/ su baskını olaylarından nispeten az etkilenen iller ise; Yalova, Uşak ve Kilis olarak belirtilmiştir (AFAD, 2020, s. 91). 2.2.1.3.Yıldırım AFAD Açıklamalı Afet Yönetimi Terimler Sözlüğünde yıldırım, “yeryüzü ile bulutlar arasında meydana gelen elektrik boşalması olayı” şeklinde tanımlanmıştır. Yıldırımın etki düzeyi, yıldırım oluşumunda içerdiği elektrik yük miktarıyla yakından alakalıdır. Kuzucuoğlu (2011) doktora tezinde elektrik akımına gösterdiği direncin yüksek olduğu materyallerde yıldırımın etki bölgelerinde erimelere neden olabileceğini, az olan materyallerde ise yüksek miktarda ısı ortaya çıkabileceğinden söz etmiştir. “İçerdikleri nem ise patlamayla sonuçlanabilecek ani yüksek basınca neden olmaktadır” (Kuzucuoğlu, 2011, s. 203). Günümüzde yıldırımların yeri tespit edilebilmektedir. Kadıoğlu (2018) yıldırım dedektörü adı verilen cihazlarla Amerika’nın batısı, Kanada, Alaska ve Avrupa’nın ormanlık bölgelerinde yıldırımların yerinin tespit edildiğini ve bu konuda oldukça başarılı olunduğunu belirtmektedir (Kadıoğlu, 2018, s. 111). Bu kapsamda, yıldırım kaynaklı afet/acil durumların önlenmesi için toplumu bilgilendirici erken uyarı ve hazırlık çalışmalarının uygulamaya konulması mümkündür. 2.2.1.4.Heyelan Heyelan; kaya, toprak, moloz, döküntü, doğada var olan kalıntılar ve bunların karışımının yer çekimi, eğim ve suyun etkisiyle aşağı ve dışarı yönde hareket etmesiyle yerlerinden koparak yer değişimi şeklinde tanımlanmaktadır (Kadıoğlu, 2008b, s. 257; AFAD, 2018, 26 s. 48; Özdikmen, 2014, s. 25). Bu kütlelerin hareket etmesinde depremlerin, yangın sonucu kaybedilen bitki örtüsünün, insanların doğaya müdahalesinin, volkanik hareketlerin, yağmurların ve dalgaların etkisi büyüktür. Türkiye’de genellikle kaya düşmesi, akma ve kayma türündeki heyelanlar görülmektedir. (AFAD, 2018, s. 48). Heyelan oluşumunda bilindiği üzere suyun ve yükseltinin etkisi önemli bir yer tutmaktadır. Neticede kayaçlar, molozlar vs. ile karışmasa da su, heyelan oluşumunda kayganlaştırıcı etkisiyle zeminde önemli bir rol oynamaktadır. Yükseltinin ve yağışın önemli olduğu bilgisiyle Türkiye’de heyelan, Karadeniz Bölgesinde, Doğu ve Orta Anadolu bölgelerinde sıkça görülmektedir. Türkiye’de sonuçları itibarıyla, afet/acil durum olarak nitelenebilecek, ortalama yıllık 24 heyelan meydana gelmektedir. 1950-2019 yılları arasında kaydedilen veriler incelendiğinde Trabzon 1673 heyelan ile ilk sırada yer almaktadır. “Bunu 1.319 heyelan ile Rize, 939 heyelan ile Erzurum ve 915 heyelan ile Giresun izlemektedir.” 1950’den bu yana Türkiye’deki heyelanların yaklaşık olarak beşte biri bu illerde meydana gelmiştir. Heyelan olaylarından diğer illere göre nispeten az etkilenen “Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Kırşehir, Mardin, Şırnak, Kilis, Şanlıurfa, Uşak, Ardahan, Bilecik, İstanbul ve Eskişehir” illerinde yıl içerisinde meydana gelen heyelan sayı ortalaması birden azdır (AFAD, 2020, s. 88). 2.2.1.5.Çığlar Çığ, eğimli arazilerde birikmiş ve yüzey boyunca yer çekiminin de etkisiyle oldukça hızlı kayan kar akışı şeklinde tanımlanmıştır. Çığ, genel olarak bitki örtüsünün zayıf olduğu veya olmadığı, dağlık ve eğimli arazilerde ve kar yağışının fazla olduğu bölgelerde yaşanmaktadır. Sonuç olarak çığ oluşumu; hava şartları, bitki örtüsü, arazi yapısı, doğadaki sesler, yamacın baktığı yön ve güneşlenme süresi ile ilişkilidir. Bundan dolayı, Türkiye’de Doğu Anadolu, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin dağlık kesimlerinde sıkça görülmektedir (Kadıoğlu, 2008b, s. 258; AFAD, 2018, s. 54; Özdikmen, 2014, s. 25). Türkiye’de çığ kavramı genel olarak yukarıda bahsedildiği şekilde tanımlanmaktadır. Daha geniş tanım ise, kaya çığı, moloz çığı ve kar çığı terimlerini de kapsamaktadır (AFAD, 2018, s. 54). 27 1950-2019 yılları arasında meydana gelen çığ karakterli afet/acil durumlara bakıldığında Bingöl 274 olayla ilk sırada yer almaktadır. Sonrasında 265 olayla Bitlis, 170 olayla Tunceli ve 81 olayla Malatya takip etmektedir. 1950 yılından günümüze kadar yaşanan sürede meydana gelen çığ karakterli afet/acil durumların yaklaşık olarak yarısı bu illerde gerçekleşmiştir. 2019 yılı içerisinde “Kahramanmaraş 4, Tunceli 2, Artvin, Erzurum, Van ve Hakkari ise birer çığ olayı yaşamıştır” (AFAD, 2020, s. 94). 2.2.1.6.Fırtına AFAD Açıklamalı Afet Yönetimi Terimler Sözlüğünde fırtına, “doğaya ve insanlara zarar veren, hızı 23 ve 26 m/s arasında değişen rüzgar.” olarak tanımlanmıştır. Kadıoğlu’na (2018) göre Türkiye’de ne yöne eserse essin, 14 m/s’ye ulaşan bütün rüzgarlar dikkate alınmalıdır (Kadıoğlu, 2018, s. 85). 2.2.2. İnsan kaynaklı afetler (teknoloji, endüstri, maden, ulaştırma kazaları, altyapı çökmeleri vd. büyük ölçekli, kitlesel yaralanmalı, ağır kayıplı olaylar) İnsan kaynaklı afetler, genel tanımıyla oluşumu insana bağlı, insanların dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle oluşan olaylara ve bunların sonuçlarına verilen addır (Duruel, 2019, s. 285). Çoğu zaman insan kaynaklı afetler arasında düşünülmese de, öncelikle yangın, hava kirliliği, aydınlatma, rutubet, mikroorganizmalar, gürültü, sıcaklık ve nem özellikle kütüphane dermesini ve kütüphane içerisindeki insanları olumsuz etkileyebilecek insan kaynaklı olaylar grubunda yer almaktadır. Yukarıda (md. 2.2) belirtilen insan kaynaklı afetler kapsamında, tanımda da işaret edilen, insanların dikkatsizliği, özensiz davranışları, kaygısız tutumu, sorumluluklarını ihmal etmesi, erteleme, temizlik ve bakım eksikliği gibi konular da eklenebilir (Onu, 2005, para. 18). Bütün bunlara bakılarak önlenebilecek herhangi bir olayın önüne geçilmesi, afet risklerinin azaltılması bu nedenle mümkün ve önemlidir. Yücel (2015) çalışmasında insan kaynaklı afetlere, ticari ve endüstriyel tesisleşmenin sonucu olarak gelişen durumları, 28 ulaşım ağından kaynaklı sorunları, kundaklama, vandalizm ve tahrip olaylarını da dahil etmiştir (Yücel, 2015, s. 115). “Teknoloji kaynaklı afet tehlikeleri, riskleri ve afetlere ilgili sistematik ve detaylı raporlamayı içeren veri tabanı uygulamaları henüz yeterli değildir.” Ulusal ve uluslararası düzeyde yeterli olmayan bu uygulamalar sadece teknoloji kaynaklı değil, genel olarak insan kaynaklı afet tehlikelerini ve risklerini de kapsamaktadır. Bununla birlikte, “ilgili mevzuat, bilgilendirme, denetim çalışmaları ve işletmelerde Acil Durum Planı hazırlık ve uygulamaları sürdürülmektedir.” Bu şekilde, kurum ve işletmelerde yangın, iş sağlığı ve güvenliği süreç ve uygulamalarının afet güvenliği ihtiyaç ve gerekleriyle bütünleştirilmesi yaklaşımı yaygınlaştırılmaktadır (Tezgider, 2019a, s. 5). 2.2.2.1.Yangın Yangın ilk bakışta genel olarak, doğa kaynaklı bir tehlikenin tetiklediği, doğa kaynaklı afetler arasında düşünülmektedir. Ancak, yangınların başlamasında esas olarak insan faktörü etkendir, müdahil konumdadır. Elbette alınacak önlemlerle yangını önlemek ya da etkilerini azaltmak mümkündür. Önemli olan riski en aza indirgeyerek yangın oluşumunu, giderek afet/acil duruma dönüşmesini tedbirlerle önlemeye/engellemeye çalışmaktır. Yangından korunmada amaç kullanıcıları ve binayı korumak için tehlikenin önlenmesi ve azaltılmasına yönelik olmalıdır. Bunu yaparken binanın özel ihtiyaçları ve sorunları belirlenmeli daha sonra bölgeye göre değişebilecek yangın koruma stratejileriyle dengeli bir koruma oluşturulmalıdır (Özgünler, 2018, s. 18). Yangın nedenleri çöp, elektrik, ihmal ve kundakçılık şeklinde tanımlanmaktadır. Ayrıca elektrik kabloları, elektrikli cihazlar, aydınlatma, ısıtma ve soğutma sistemleri de binalarda yangın riski oluşturabilecek nedenler arasındadır. Yapılan çalışmalarda ülkelerin teknolojik gelişmişlik düzeylerine göre yangın olasılığı ve can kaybının arttığı da belirtilmektedir. Diğer bir ifadeyle teknolojik gelişmeler yaşandıkça, yangın çıkma olasılığı da yükselmektedir (Ataman, 2008, s. 10; Superio, Abaday, Oliveros, Delgado, Palcullo ve Geromiano, 2019, s. 2; Başdemir ve Demirel, 2010, s. 101). Bir başka deyişle, yerleşim/kurum/binalarda afet/acil durum tehlikeleri bakımından değerlendirilen fiziksel, 29 teknik, ekonomik, sosyal özellikler yangın güvenliği çalışmalarında da dikkate alınmalıdır. Mevzuata bakıldığında Bakanlar Kurulu Kararı ile 26 Temmuz 2002 tarihinde kabul edilen “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” ile yapılan çalışmalarda sorunlar giderilmeye çalışılmıştır (“Binaların Yangından Korunması”, 2007). İlgili Yönetmelik 2007-2020 yılları arasında çeşitli tarihlerde revize edilmiştir. Yönetmelik kapsamında kamu kurum kuruluşları ve özel kurum bina ve tesislerinde yapılması gereken uygulamalar belirtilmiştir. Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde (31, 32, 33, 39, 47 ve 150) acil çıkış zorunluluğu, kaçış yolları kapıları, kaçış yolu sayısı ve genişliği ile kaçış yollarında alınması gereken önlemler ve standartlar belirlenmiştir. Buna göre; “kullanıcı sayısı 50 ila 500 kişi arasında ise kattaki kaçış yolunun genişliği 100 cm’den, 501 ila 2000 kişi arasında ise kattaki bir kaçış yolunun genişliği 150 cm’den, 2001 ve daha fazla ise kattaki bir kaçış yolunun genişliği 200 cm’den az olmayacak şekilde çıkış sayısı bulunur” maddesi yer almaktadır (“Binaların Yangından Korunması”, 2007). Kaçış yolu yangın esnasında dumanın geçiş yapmasına engel olacak şekilde planlanmalı ve uygulanmalıdır. Kaçış yolu etrafında yolu engelleyecek malzeme istiflenmemelidir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te ayrıca “bütün yapılarda, aksi belirtilmedikçe, en az 2 çıkış tesis edilmesi ve çıkışların korunmuş olması gerekir” maddesi yer almaktadır. Çıkış kapıları ise birbirinden olabildiğince uzakta olmalıdır. İlgili yönetmelikte “Kaçış yolu kapılarında eşik olmaması gerekir. Dönel kapılar ile turnikeler, çıkış kapısı olarak kullanılmaz” maddesi yer almaktadır. Kapılar kilitlenmemelidir (“Binaların Yangından Korunması”, 2007). Gültek’in (2020) çalışmasında öneri olarak sunduğu gibi kapılara içeriden açılabilen fakat dışarıdan bir müdahale ile açılamayan kilit düzeneklerinin kurulması önerilmektedir (Gültek, 2020, s. 130). Yönetmeliğin 127. maddesine göre yangına müdahale için ekiplerin oluşturulması gerekliliğinden söz edilmiştir. Buna göre Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik (2007) kapsamında: 30 a) Söndürme ekibi b) Kurtarma ekibi c) Koruma ekibi d) İlk yardım ekibi kurulması gerekmektedir. Ayrıca bu ekiplerin isim listeleri, adres ve telefonları bina içerisinde kolay ulaşılabilir alanlarda asılı olmalıdır. Yönetmelikte binaların yüksekliğine göre itfaiye araçlarının yangına müdahale edebilmesi açısından ana yoldan erişim sağlanan iç ulaşım yolları ile ilgili önlerin bulunması gereken yol genişliği standartları da yer almaktadır:  Normal şartlarda en az 4 m. genişlik, çıkmaz sokak olması halinde ise 8 m. genişlik olmalı,  “Dönüşlerde iç yarıçap en az 11 m., dış yarıçap en az 15 m. olmalı,”  “Eğim en çok %6 olmalı,”  “Serbest yükseklik en az 4 m. ve taşıma yükü en az 15 ton olmalıdır.” Havalandırma, basınçlandırma, doğal duman tahliyesi tesisatı, duman çekiş bacaları ve bölmeleri ve alev yönlendirme bacaları ile ilgili binalarda uygulamaya konması gereken standartlar yönetmeliğin 85. ve 86. maddelerinde belirtilmiştir. Buna göre binalarda havalandırma, basınçlandırma ve doğal duman tahliye tesisatı bulundurma ve düzenli/sürekli çalıştırma zorunluluğu vardır (“Binaların Yangından Korunması”, 2007). Ayrıca insan yoğunluğunun olduğu (dolayısıyla kütüphane binaları dahil) binalarda da alev yönlendirme bacalarının kullanılma zorunluluğu getirilmiştir. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenlik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Acil Durum Planı Hazırlama Rehberi” tablo 3.1 ve 3.2’de yangın için önleyici ve sınırlandırıcı tedbirler belirlenmiştir (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü [İSGGM], 2017). 31 Önleyici tedbirler şu şekildedir;  Elektrik tesisatının periyodik olarak kontrol edilmesi,  Gaz dedektörlerinin bulundurulması,  Gaz hatlarının periyodik olarak kontrol edilmesi,  Paratonerin periyodik olarak kontrol edilmesi,  Elektronik cihazların kullanılmadığı mesai saatlerinin dışında prizden çekilmesi,  Kazan dairesine yetkili kişiler haricinde girilmesinin engellenmesi ve kazanların periyodik olarak kontrol edilmesidir. Sınırlandırıcı tedbirler ise şöyledir;  Duman, CO ve CO2 dedektörlerinin bulunması,  Yangınla mücadele ekibinin oluşturulması ve ekibe gerekli eğitimlerin verilmesi,  “Periyodik olarak yangın tatbikatı yapılması,”  Acil çıkış kapılarının emniyeti,  Tahliye planlarının binada görünür yerlere asılması,  Söndürme ekipmanlarının doğru konumlandırılması,  Yangın söndürme ekipmanları bulundurulması ve periyodik olarak kontrol edilmesi,  Acil durum vanalarının bulunması ve  Işıklı ve sesli