Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Kamu Yönetimi Bilim Dalı KAMU YÖNETİMİ ALANINDA ÇALIŞAN AKADEMİSYENLERİN BAŞARI ALGISI VE ONLARI BAŞARIYA GÖTÜREN ETMENLER: ANKARA’DAKİ DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ÖRNEĞİ Hande KARAASLAN ÖRDEK Yüksek Lisans Tezi Ankara, 2018 KAMU YÖNETİMİ ALANINDA ÇALIŞAN AKADEMİSYENLERİN BAŞARI ALGISI VE ONLARI BAŞARIYA GÖTÜREN ETMENLER: ANKARA’DAKİ DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ÖRNEĞİ Hande KARAASLAN ÖRDEK Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Kamu Yönetimi Bilim Dalı Ankara, 2018 Annem: Nilgün Karaaslan’a… vi ÖZET KARAASLAN ÖRDEK, Hande. Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Akademisyenlerin Başarı Algısı ve Onları Başarıya Götüren Etmenler: Ankara’daki Devlet Üniversiteleri Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Bu tez çalışması, Ankara’daki devlet üniversitelerinin (Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi) siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde görev yapan ve kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenlerin, başarı ve özellikle akademisyen başarısı ile başarıya ulaşma yolları algısını incelemektedir. Bu amaçla öncelikle altı farklı devlet üniversitesinde farklı akademik statüde görev yapan toplam 32 akademisyen ile kapalı ve açık uçlu sorular içeren derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlara ek olarak, görüşmelerde sorulan sorular göz önünde tutularak başarı ve özellikle akademisyen başarısı ile akademisyenlerin başarıya ulaşma yolları algısını daha iyi anlayabilmek için alanında başarılı olduğu genel kabul gören sekiz Türk sosyal bilim insanının anıları incelenmiştir. Anılardan elde edilen bulgular ve mülakat bulguları karşılaştırmalı bir şekilde bir arada değerlendirilerek akademisyen başarısı ve bu başarıya ulaşma yolları konusunda bazı tespit ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler Başarı, Akademisyen Başarısı, Kamu Yönetimi, Akademisyen Başarısına Ulaşma Yolları, Türkiye. vii ABSTRACT KARAASLAN ÖRDEK, Hande. The Perception of the Success of Academicians Working in the Field of Public Administration and the Factors That Lead them to Success: The Case of State Universities in Ankara, Master Thesis, Ankara, 2018. This thesis examines the perceptions of academicians regarding the definition(s) of success and especially academicians’ success and ways to achieve it among the academicians working in the public administration field of the departments of political science and public administration. For this purpose, first, in-depth interviews including both closed and open-ended questions were conducted with a total of 32 academicians from different levels of academic status in Ankara in six different public universities (Ankara University, Hacettepe University, Middle East Technical University, Gazi University, Yıldırım Beyazıt University and Ankara Sosyal Bilimler University). In addition to the interviews, the memories of eight Turkish social scientists, who are generally accepted to be successful in the field have been examined in order to better understand the perception of success and especially the success of the academicians and ways of achieving success. To this end, memoirs are read so as to compare and contrast the findings of the memoirs to the answers of the interview questions. Findings from both interviews and memories are analyzed together to make some evaluations and suggestions about the success of the academicians and ways of achieving this success. Keywords Success, Academician Success, Public Administration, Ways to Achieve Success, Turkey. viii İÇİNDEKİLER KABUL VE ONAY ............................................................................................... i BİLDİRİM ............................................................................................................ ii YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI .................................. iii ETİK BEYAN ..................................................................................................... ix ÖZET ................................................................................................................. vi ABSTRACT ...................................................................................................... vii İÇİNDEKİLER .................................................................................................. viii KISALTMALAR LİSTESİ .................................................................................. xi TABLOLAR DİZİNİ .......................................................................................... xiii ŞEKİLLER DİZİNİ ............................................................................................. xv ÖNSÖZ ............................................................................................................ xvi GİRİŞ .................................................................................................................. 1 1. BÖLÜM: BAŞARI VE AKADEMİSYEN BAŞARISI NEDİR? ..................... 17 1.1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE ...................................................................... 17 2. BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN UYGULANMASI ............................................... 33 2. 1. YÖNTEM ............................................................................................... 33 2.2. ÖRNEKLEM ........................................................................................... 35 2.3. VERİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ ............................................................ 38 2. 4. VERİ ANALİZİ ....................................................................................... 39 3. BÖLÜM: MÜLAKAT ANALİZLERİ ve BULGULAR ..................................... 43 3.1. SİZCE BAŞARI NEDİR, AKADEMİSYEN BAŞARISINI NASIL TANIMLARSINIZ? ........................................................................................ 43 ix 3.2. AKADEMİSYEN BAŞARISI BİREYSEL MİDİR, YOKSA EĞER AKADEMİSYEN BİR GRUBUN PARÇASI İSE, AİT OLUNAN GRUP DÜZEYİNDE Mİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR? .............................................. 49 3.3. BAŞARILI BİR AKADEMİSYEN OLMAK İÇİN GEREKLİ KARAKTER ÖZELLİKLERİNİN NELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ? ............... 52 3.4. BAŞARILI BİR AKADEMİSYEN OLMAK İÇİN GEREKLİ, EĞİTİMLE İLGİLİ ÖZELLİKLERİN NELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ? ........ 53 3.5. BAŞARILI BİR AKADEMİSYEN OLMAK İÇİN GEREKLİ ÇEVRESEL ÖZELLİKLERİN NELER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ? ................... 58 3.6. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA ARAŞTIRMA FAALİYETLERİNİN (MAKALE, KİTAP YAZIMI, ATIF ALMA, KONFERANSTA SUNUM, VB.) ETKİSİ VAR MIDIR? ..................................................................................... 61 3.7. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA KONU VE YÖNTEM SEÇİMİNİN ETKİSİ VAR MIDIR? ................................................................................................. 64 3.8. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA ÖĞRETİCİLİĞİN (DERS VE KONFERANS VERME, VB.) ETKİSİ VAR MIDIR? ..................................... 67 3.9. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA KURUMA VE ÜLKEYE FAYDA SAĞLAMANIN ETKİSİ VAR MIDIR? ............................................................ 69 3.10. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA BELLİ ALANLARDA UZMANLAŞMANIN ETKİSİ VAR MIDIR? .................................................... 72 3.11. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA YURT İÇİ VE YURT DIŞI AKADEMİK AĞLARA AKTİF ÜYE OLMANIN ETKİSİ VAR MIDIR? ............................... 74 3.12. AKADEMİSYEN BAŞARISINDA, İDARİ GÖREVLERDE BULUNMANIN ETKİSİ VAR MIDIR? ..................................................................................... 76 3.13. AKADEMİSYEN BAŞARISINI ARTIRMAK İÇİN KAÇINILMASI GEREKENLER VAR MIDIR? ........................................................................ 79 3.14. AKADEMİSYEN BAŞARISINI AÇIKLAYAN DİĞER FAKTÖRLER NELER OLABİLİR? ...................................................................................... 83 3.15. ÖZET ve DEĞERLENDİRME .............................................................. 84 4. BÖLÜM: KİTAP ANALİZLERİ VE BULGULAR .......................................... 90 4.1. AZİZ SANCAR ....................................................................................... 90 4.2. MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ .......................................................................... 95 x 4.3. CEVAT GERAY ..................................................................................... 99 4.4. NERMİN ABADAN UNAT .................................................................... 101 4. 5. SİNA AKŞİN ........................................................................................ 106 4. 6. İLBER ORTAYLI ................................................................................. 111 4. 7. KORKUT BORATAV .......................................................................... 116 4. 8. HALİL İNALCIK .................................................................................. 119 4. 9. ÖZET VE DEĞERLENDİRME ............................................................. 125 5. BÖLÜM: GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ .................................... 131 5. 1. GENEL DEĞERLENDİRME ................................................................ 131 5. 2. SONUÇ ............................................................................................... 140 5. 3. ÖNERİLER .......................................................................................... 142 KAYNAKÇA ................................................................................................... 144 EK 1. ORİJİNALLİK RAPORU ....................................................................... 151 EK 2. ETİK KURUL YA DA MUAFİYET İZNİ ................................................. 152 EK 3. ARAŞTIRMAYA GÖNÜLLÜ KATILIM FORMU ................................... 154 EK 4. GÖRÜŞME FORMU ............................................................................. 156 EK 5. ANI KİTAPLARI OKUNAN AKADEMİSYENLER ................................ 158 EK 6. AKADEMİSYEN ELEŞTİRİLERİ VE ÖNERİLER ................................. 159 ÖZGEÇMİŞ ..................................................................................................... 169 xi KISALTMALAR LİSTESİ ABD : Amerika Birleşik Devletleri AR-GE : Araştırma-Geliştirme Arş. Gör. : Araştırma Görevlisi ASBÜ : Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi AÜ : Ankara Üniversitesi AÜDTCF : Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi AÜSBF : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi AYBÜ : Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi CIEPO : Comité International des Études Pré-Ottomanes et Ottomanes (Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Osmanlı Çalışmaları Komitesi) CNFPT : Centre National de la Fonction Publique Territoriale (Fransa Yerel Kamu Hizmetleri Milli Merkezi) Doç. : Doçent Dr. Öğr. Üyesi : Doktor Öğretim Üyesi (Eski sistemde Yardımcı Doçent) GTM : Grounded Theory Methodology (Gömülü Kuram Metodolojisi) GÜ : Gazi Üniversitesi xii HÜ : Hacettepe Üniversitesi IMF : International Monetary Fund (Uluslararası Para Fonu) IPSA : International Political Science Association (Uluslararası Siyaset Bilimi Derneği) KİGEM : Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi KPDS : Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı ODTÜ : Orta Doğu Teknik Üniversitesi ÖYP : Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Prof. : Profesör SBKY : Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi TDK : Türk Dil Kurumu TSBD : Türk Sosyal Bilimler Derneği UNCTAD : United Nations Conference on Trade and Development (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı) UNESCO : United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) YÖK : Yükseköğretim Kurulu xiii TABLOLAR DİZİNİ Tablo 1. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Yapan Toplam Akademik Personel Sayıları ....................... 3 Tablo 2. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Alan ve Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Akademik Personel Sayıları ................................................................................................. 5 Tablo 3. Görüşülen Akademisyen Sayısı ve Yüzdesi ......................................... 7 Tablo 4. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Üniversitelerine Göre Dağılımı ............................................................................ 8 Tablo 5. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Cinsiyet Dağılımı ............................................................................................................ 10 Tablo 6. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Unvan Bazlı Cinsiyet Dağılımı ...................................................................................... 10 Tablo 7. Görüşülen Akademik Personelin Unvan Bazlı Cinsiyet ve Yaş Dağılımı .......................................................................................................................... 11 Tablo 8. Akademisyenlerin Başarı Algısı .......................................................... 45 Tablo 9. Akademisyenlerin, Akademisyen Başarısı Algısı ................................ 49 Tablo 10. Akademisyen Başarısı Bireysel mi Grupsal mı? ............................... 51 Tablo 11. Başarılı Akademisyenlerin Karakteristik Özellikleri ........................... 52 Tablo 12. Başarılı Akademisyenlerin Eğitim Özellikleri ..................................... 58 Tablo 13. Akademisyen Başarısına Etki Eden Çevresel Etmenler ................... 61 Tablo 14. Akademisyen Başarısında Araştırma Faaliyetlerinin Etkisi ............... 63 Tablo 15. Akademisyen Başarısında Araştırma Faaliyetlerinin Etkisi-2 ............ 64 xiv Tablo 16. Akademisyen Başarısında Konu ve Yöntem Seçiminin Etkisi .......... 65 Tablo 17. Akademisyen Başarısında Konu ve Yöntem Seçiminin Etkisi-2 ....... 66 Tablo 18. Akademisyen Başarısında Öğreticiliğin Etkisi ................................... 68 Tablo 19. Akademisyen Başarısında Kuruma ve Ülkeye Fayda Sağlamanın Etkisi .......................................................................................................................... 71 Tablo 20. Akademisyen Başarısında Uzmanlaşma Etkisi ................................ 72 Tablo 21. Akademisyen Başarısında Uzmanlaşma Etkisi-2 ............................. 74 Tablo 22. Akademisyen Başarısında Akademik Ağlara Katılımın Etkisi ........... 76 Tablo 23. Akademisyen Başarısında İdareciliğin Etkisi .................................... 77 Tablo 24. Akademisyen Başarısında İdareciliğin Etkisi-2 ................................. 79 Tablo 25. Akademisyen Başarısını Artırmak için Kaçınılması Gerekenler ........ 80 Tablo 26. Akademisyen Başarısını Artırmak için Kaçınılması Gerekenler-2 .... 82 Tablo 27. Akademisyen Başarısını Açıklayan Diğer Etmenler ......................... 83 Tablo 28. Akademisyen Başarısını Açıklayan Diğer Etmenler-2 ...................... 84 Tablo 29. Anı Kitapları İncelenen Akademisyenlerin Mülakat Sorularına Verebilecekleri Yanıtlar ................................................................................... 127 xv ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 1. SBKY Bölümünde Çalışan Akademik Personelin Oranları ile Üniversite Bazlı Dağılımları .................................................................................................. 4 Şekil 2. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Alan ve Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Akademik Personel Sayılarının Oranları ile Dağılımı ........................................................... 6 Şekil 3. Görüşülen Akademisyen Sayısı ve Yüzdesi .......................................... 8 Şekil 4. Görüşülen Akademik Personelin Oranları ile Üniversite Bazlı Dağılımı . 9 Şekil 5. Görüşülen Akademik Personelin Unvan Bazlı Dağılımı ......................... 9 Şekil 6. Unvan Bazlı Cinsiyet Dağılımı ............................................................. 11 Şekil 7. Alan Yazındaki Başarı Tanımları ......................................................... 31 Şekil 8. Alan Yazındaki Akademisyen Başarısı Tanımları ................................ 32 Şekil 9. Başarı Döngüsü ................................................................................... 70 file:///C:/Users/hande.karaaslan/Desktop/z/Savunma%20Sonrası%20Tez%20Düzeltmeleri.docx%23_Toc517351983 file:///C:/Users/hande.karaaslan/Desktop/z/Savunma%20Sonrası%20Tez%20Düzeltmeleri.docx%23_Toc517351984 file:///C:/Users/hande.karaaslan/Desktop/z/Savunma%20Sonrası%20Tez%20Düzeltmeleri.docx%23_Toc517351985 xvi ÖNSÖZ Bu tez çalışması Ankara’daki devlet üniversitelerinin siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde görev yapan ve kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenlerin başarı, akademisyen başarısı ve bu başarıya ulaşma yolları konularındaki algısını anlayabilmek üzere 32 akademisyen ile yapılan derinlemesine mülakat ve başarılı olduğu genel kabul gören sekiz Türk sosyal bilim insanının anılarının incelenmesinden oluşmaktadır. Bu tez çalışmasının her aşamasında zaman ve mekân farkı gözetmeksizin yardım, katkı ve desteklerini benden esirgemeyen danışmanım Prof. Dr. Mete Yıldız’a, mülakatlara katılım sağlayarak değerli vakitlerini bana ayıran tüm akademisyenlere, yaşamımın başlangıcından bugüne bana kazandırdığı her şey ve kazandırmaya devam ettirdikleri için annem Nilgün Karaaslan’a, beni çok seven babam Haluk Karaaslan’a, hamilelik sürecinde gerçekleştirdiğim mülakatlar boyunca benimle bıkmadan usanmadan üniversite üniversite gezen ve beni bir an olsun yalnız bırakmayan “yol” arkadaşım Onur Ördek’e, bu tez çalışması ile eş zamanlı doğan ve büyüyen kızım Ayza Duru’ya teşekkürlerimi sunarım. 1 GİRİŞ Bu çalışma ile akademisyenlerin, akademisyen başarısının ne anlam(lar)a geldiği ve akademisyen başarısına ulaşmak için yapılması gerekenlerin neler olduğu konularındaki algıları, yapılan görüşmeler ile analiz edilerek; kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan akademisyenlere nasıl başarılı olunacağını anlatmak ve yeni nesil akademisyenlere bu konuda bilgi ve deneyim sunmak hedeflenmektedir. Bu araştırmanın amacı, akademisyen başarısı olgusunu anlamak ve açıklamak üzere Ankara’daki devlet üniversitelerinin siyaset bilimi ve kamu yönetimi (SBKY) bölümlerinde kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında görev yapan akademisyenlerin başarı ve akademisyenleri başarıya götüren etmenler konularındaki algıları hakkında bilgi toplamaktır. Bu algılar, tez çalışmasının ilerleyen safhalarında başarılı sosyal bilim insanlarının anılarından elde edilen bulgularla da karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu konunun seçilmesinde etkili olan çıkış noktası, kürsü sisteminin ve usta-çırak ilişkilerinin zayıfladığı ve/veya ortadan kalktığı günümüz akademisinde, akademisyen başarısı ve başarılı olma yolları ile ilgili bilgilerin elde edilmesinin ve akademisyen kuşakları arasında iletilmesinin güçleşmesidir. Bu çalışma ile varılması öngörülen son nokta ise akademisyen başarısının yaygınlaşmasıdır. Bununla beraber çalışmada, hem akademisyen başarısının ne olduğu hem de bu başarıya nasıl ulaşılabileceği konusundaki “akademisyen algısının” anlaşılmaya çalışıldığı vurgulanmalıdır. Bu noktada herhangi bir yanlış anlamayı önlemek için önemle belirtmek gerekir ki, bu çalışmanın amacı, akademisyen başarısı olgusunu incelemektir. İncelenen olgu, algı olduğu için özneldir. Bu algı; kişiye, kuruma, sektöre (devlet veya vakıf üniversitesi) ve şartlara göre değişebilir. Dolayısıyla bu çalışmanın kamu yönetimi alanında çalışan başarılı akademisyenleri belirlemek, puanlamak veya sıralamak gibi amaçları bulunmamaktadır. 2 Akademisyen başarısı algısı incelenen alan, kamu yönetimi disiplini/çalışma alanı olduğundan diğer çalışma alanlarındaki algılara yönelik bu çalışmanın bulguları ile de bir genelleme yapmak mümkün değildir. Benzer şekilde, sadece Ankara’daki devlet üniversitelerinin SBKY bölümlerinde kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenlerle mülakat gerçekleştirildiği için elde edilen bulgular ve sonuçlarının diğer şehirlerdeki üniversitelerde ve/veya vakıf üniversitelerinde kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenler için genellemesi de uygun olmayacaktır. Bu araştırmanın kapsamını Ankara ilinde bulunan devlet üniversitelerinin (Ankara Üniversitesi (AÜ), Hacettepe Üniversitesi (HÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Gazi Üniversitesi (GÜ), Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ)) siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde görev yapan öğretim elemanlarının kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan akademisyenleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, SBKY bölümlerinde çalışan ve kamu yönetimi/ yönetim bilimleri alanında olduğu değerlendirilen kentleşme ve çevre sorunları, kamu politikası ve yerel yönetim ve siyaset gibi anabilim dallarına mensup akademisyenler de araştırma örneklemine dâhil edilmiştir. Araştırmanın yöntemine bakılacak olursa; araştırma verileri, üniversitelerin resmi internet sayfaları üzerinden bilgi toplanarak, akademisyenler ile kapalı ve açık uçlu sorular içeren yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilerek ve toplum tarafından başarılı kabul edildiğine kuşku duyulmayan, alanında duayen bilim insanlarının anı kitapları okunup analiz edilerek toplanmıştır. Mülakat soruları ve anı kitapları okunan akademisyenlerin isimleri, tezin sonunda Ek 4 ve Ek 5’de listelenmiştir. Araştırmanın mülakat kısmı için veri toplanacak tarihler 15/08/2017 ve 15/09/2017 tarihleri arasındaki dönem olarak tespit edilerek Hacettepe Üniversitesi Etik Kurul izni alınmış olup, mülakatlar bu tarihler içerisinde gerçekleştirilmiştir. Üniversitelerden ayrıca istenilen, siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde çalışan akademisyenlerin unvan ve çalışma alanı bilgisi 3 gibi belgelerin geliş tarihine göre çalışmada 30/09/2017 tarihine kadar elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmaya Ankara’daki devlet üniversitelerinin resmi internet siteleri taranarak başlanmıştır. Öncelikle üniversitelerin SBKY bölümlerindeki akademisyenler sıralanmıştır. Daha sonra bu akademisyenlerin özgeçmişleri tek tek incelenerek toplanan veriler, söz konusu akademisyenlerin çalıştıkları ana bilim dalları (Hukuk, Kentleşme ve Çevre Sorunları, Siyaset ve Sosyal Bilimler, Yönetim Bilimleri, Diğer), unvanları ve cinsiyetlerine göre ayrıştırılmıştır. İnternet sitelerinde yer alan bilgilere göre; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı 10, Gazi Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı 40, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı 18, Ankara Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı 60, Hacettepe Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı 42, Orta Doğu Teknik Üniversitesi SBKY Bölümü akademisyen sayısı ise 44’tür. Tüm bu bölümlerde görev yapan akademisyen sayıları aşağıda Tablo 1’de gösterilmiştir. Üniversitenin Adı SBKY Bölümlerinde Çalışan Toplam Akademik Personel Sayısı Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi 10 Ankara Üniversitesi 60 Orta Doğu Teknik Üniversitesi 44 Hacettepe Üniversitesi 42 Gazi Üniversitesi 40 Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 18 TOPLAM 214 Tablo 1. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Yapan Toplam Akademik Personel Sayıları 4 Yani üniversitelerin resmi internet sitelerinde yer alan bilgilere göre, Ankara’daki devlet üniversitelerinin SBKY bölümlerinde toplam 214 akademisyen görev yapmaktadır. Bu akademisyenlerden kamu yönetimi/yönetim bilimi alanında çalışanlar dışındakiler, yani hukuk, siyasal kuramlar/siyasal düşünceler, iletişim vd. alanlarda çalışanlar örneklem dışında tutulmuştur. Şekil 1. SBKY Bölümünde Çalışan Akademik Personelin Oranları ile Üniversite Bazlı Dağılımları Erişilebilen verilere göre özetleyecek olursak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Yönetim Bilimleri konusunu çalışan iki doçent, Kent ve Kamu Politikaları alanında çalışan bir profesör, bir doçent, bir Dr. Öğr. Üyesi, bir araştırma görevlisi olmak üzere kamu yönetimi/yönetim bilimi konusunu çalışan toplamda altı akademisyen vardır. Hacettepe Üniversitesi’nde kamu yönetimi/yönetim bilimleri konusunu çalışan üç profesör, bir Dr. Öğr. Üyesi, bir araştırma görevlisi, yerel yönetimler alanında çalışan iki profesör, bir doçent, bir Dr. Öğr. Üyesi, iki araştırma görevlisi, kamu politikaları konusunda çalışan iki profesör, bir doçent, bir araştırma görevlisi, kentleşme ve çevre sorunları konusunu çalışan iki araştırma görevlisi olmak üzere kamu yönetimi çalışan toplamda 17 akademisyen vardır. Gazi Üniversitesi’nde dört profesör, bir doçent, üç Dr. Öğr. Üyesi, yedi araştırma görevlisi olmak üzere kamu yönetimi çalışan toplamda 15 akademisyen vardır. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi 4,67% Ankara Üniversitesi 28,04% Orta Doğu Teknik Üniversitesi 20,56% Hacettepe Üniversitesi 19,63% Gazi Üniversitesi 18,69% Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 8,41% 5 Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde kamu yönetimi alanında çalışan akademisyen yoktur. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yönetim bilimleri alanında çalışan bir profesör, kentleşme ve çevre sorunları çalışan üç Dr. Öğr. Üyesi olmak üzere kamu yönetimi alanında çalışan toplamda dört akademisyen vardır. Son olarak Ankara Üniversitesi’nde, beş profesör, üç doçent, bir Dr. Öğr. Üyesi, bir araştırma görevlisi olmak üzere kamu yönetimi alanında çalışan toplamda on akademisyen vardır. Söz konusu üniversitelerde kamu yönetimi/yönetim bilimleri çalışan akademisyen sayıları aşağıda Tablo 2’de toplu halde gösterilmiştir. Üniversitenin Adı KAMU YÖNETİMİ ALANI ALT ALAN ADLARI Anabilim Dalı Ayrımı Olmaksızın Kamu Yönetimi Konusunu Çalışan Kamu Yönetimi Konusunu Çalışan Akademisyen (Toplam) Yönetim Bilimleri Yerel Yönetimler ve Siyaset Kamu Politikaları Kentleşme ve Çevre Sorunları Prof. Doç. Dr. Öğr. Üy. Arş. Gör. Prof. Doç. Dr. Öğr. Üy. Arş. Gör. Prof. Doç. Dr. Öğr. Üy. Arş. Gör. Prof. Doç. Dr. Öğr. Üy. Arş. Gör. Prof. Doç. Dr. Öğr. Üy. Arş. Gör. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Ankara Üniversitesi - - - - - - - - - - - - - - - - 5 3 1 1 10 Gazi Üniversitesi - - - - - - - - - - - - - - - - 4 1 3 7 15 Hacettepe Üniversitesi 3 - 1 1 2 1 1 2 2 1 - 1 - - - 2 - - - - 17 Orta Doğu Teknik Üniversitesi - 2 - - 1 1 1 1 - - - - - - - - - - - - 6 Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 1 - - - - - - - - - - - 3 - - - - - - 4 TOPLAM 4 2 1 1 3 2 2 3 2 1 - 1 - 3 - 2 9 4 4 8 52 Tablo 2. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Alan ve Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Akademik Personel Sayıları 6 Görüleceği üzere her ne kadar resmi internet sitesi verilerinde, üniversitelerde çalışan akademisyen sayısı fazla olsa da fiilen yapılan araştırmalar neticesinde toplam 52 akademisyenin kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalıştığı anlaşılmıştır. Şekil 2. Ankara’daki Devlet Üniversitelerinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümlerinde Görev Alan ve Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Akademik Personel Sayılarının Oranları ile Dağılımı Hacettepe Üniversitesi’nden dört profesör, bir doçent, bir Dr. Öğr. Üyesi, beş araştırma görevlisi olmak üzere toplamda 11 öğretim elemanı ile Gazi Üniversitesi’nden beş profesör, bir Dr. Öğr. Üyesi, beş araştırma görevlisi olmak üzere toplamda 11 öğretim elemanı ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden bir doçent, bir araştırma görevlisi olmak üzere toplamda iki öğretim elemanı ile Ankara Üniversitesi’nden üç doçent olmak üzere toplamda üç öğretim elemanı ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden üç doçent, bir Dr. Öğr. Üyesi, bir araştırma görevlisi olmak üzere toplamda beş öğretim elemanı olmak üzere toplamda 32 akademisyen ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ankara Üniversitesi 19,23% Gazi Üniversitesi 28,85% Hacettepe Üniversitesi 32,69% Orta Doğu Teknik Üniversitesi 11,54% Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 7,69% 7 ise 2013 yılında yani Ankara’da en son kurulan devlet üniversitesi olduğu için SBKY bölümünde araştırma görevlileri dahil on akademisyen bulunmaktadır. Özgeçmişleri internet sitesi üzerinden taranan bu akademisyenler ise kamu yönetimi/ yönetim bilimleri alanında çalışmadığı için bu üniversiteden hiçbir akademisyen ile mülakat yapılmamıştır.1 Diğer bir deyişle, Ankara’daki devlet üniversitelerinin SBKY bölümlerinde kamu yönetimi/yönetim bilimi alanında çalışan toplam 52 akademisyenin neredeyse üçte ikisi (% 62’si) ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Aşağıda Tablo 3’te mülakat yapılan akademisyenlerin kurumlarına göre dağılımı sunulmuştur. Şekil 3’de ise mülakat yapılan kamu yönetimi çalışan akademisyenlerin her bir kurumdaki yüzdelik oranı gösterilmiştir. Üniversitenin Adı Kamu Yönetimi Alanında Çalışan Toplam Akademisyen Sayısı Görüşme Yapılan Kamu Yönetimi Alanındaki Akademisyen Sayısı Yüzde % Ankara Üniversitesi 10 3 30,00% Gazi Üniversitesi 15 11 73,33% Hacettepe Üniversitesi 17 11 64,71% Orta Doğu Teknik Üniversitesi 6 5 83,33% Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 4 2 50,00% TOPLAM 52 32 61,54% Tablo 3. Görüşülen Akademisyen Sayısı ve Yüzdesi 1 Bu durumu teyit etmek amacıyla, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’ne telefon edilerek araştırma görevlisi Dilek Çakır ile görüşülmüştür. Çakır, ASBÜ’de kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan akademisyen olmadığını ifade etmiştir. 8 Şekil 3. Görüşülen Akademisyen Sayısı ve Yüzdesi Mülakatlar sırasında akademisyen başarısı ve bu başarıya erişme yollarının neler olduğu olgularının çeşitli yaş ve unvanlardaki akademisyenler tarafından farklı algılanabileceği düşünülerek, mülakat yapılan akademisyenler arasında - akademisyenlerin görüşme talebine olumlu yanıt vermelerine göre- yaş ve unvan çeşitliliği sağlanmaya çalışılmıştır. Aşağıda Tablo 4’de mülakat yapılan akademisyenler kurum ve unvanlarına göre sıralanmıştır. Üniversitenin Adı Görüşme Yapılan Akademik Personelin Unvanı Toplam Prof. Doç. Dr. Öğr. Üyesi Arş. Gör. Ankara Üniversitesi - 3 - - 3 Gazi Üniversitesi 5 - 1 5 11 Hacettepe Üniversitesi 4 1 1 5 11 Orta Doğu Teknik Üniversitesi - 3 1 1 5 Yıldırım Beyazıt Üniversitesi - 1 - 1 2 TOPLAM 9 8 3 12 32 Tablo 4. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Üniversitelerine Göre Dağılımı 0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 Ankara Üniversitesi Gazi Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 10 15 17 6 4 3 11 11 5 2 30,00% 73,33% 64,71% 83,33% 50,00% Toplam Çalışan Akademisyen Sayısı Toplam Görüşülen Akademisyen Sayısı 9 Şekil 4. Görüşülen Akademik Personelin Oranları ile Üniversite Bazlı Dağılımı Mülakat gerçekleştirilen akademisyenlerden dokuzu profesör, sekizi doçent, üçü doktor öğretim üyesi ve 12’si araştırma görevlisidir. Akademisyenlerin unvan dağılımı ile ilgili veriler aşağıdaki şekilde sunulmuştur. Şekil 5. Görüşülen Akademik Personelin Unvan Bazlı Dağılımı Ankara Üniversitesi 9,38% Orta Doğu Teknik Üniversitesi 15,63% Hacettepe Üniversitesi 34,38% Gazi Üniversitesi 34,38% Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 6,25% Prof. 28,13% Doç. 25,00% Dr. Öğr. Üyesi 9,38% Arş. Gör. 37,50% 10 Mülakat gerçekleştirilen toplam 32 akademisyenin 19’u erkek, 13’ü ise kadındır. Katılımcıların cinsiyete ilişkin yüzdesel dağılımları yapıldığında %40,63’ünün kadın, %59,38’inin ise erkek olduğu gözlemlenmiştir. Unvan temelli cinsiyet dağılımlarına bakıldığına ise en çok sayıda kadının (yedi) araştırma görevlisi olduğu, az sayıda kadının ise (bir) profesör olduğu yine, çok sayıda erkeğin (sekiz) profesör olduğu, az sayıda erkeğin (bir) doktor öğretim üyesi olduğu görülmüştür. Diğer yandan mülakat gerçekleştirilen tüm katılımcılar temel alındığında ise profesörlerin %11,11’i kadın, %88,89’u erkek, doçentlerin %37,50’si kadın, %62,50’si erkek, doktor öğretim üyelerinin %66,67’si kadın, %33,33’ü erkek, araştırma görevlilerinin ise %58,33’ü kadın, %41,67’si erkektir. Genel cinsiyet dağılımı ile ilgili veriler aşağıda Tablo 5’te sunularken unvan temelli cinsiyet bilgileri ise Tablo 6’da sunulmuştur. Cinsiyet Kadın Erkek Toplam 13 19 32 Yüzde % %40,63 %59,38 %100 Tablo 5. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Cinsiyet Dağılımı Cinsiyet Görüşme Yapılan Akademik Personelin Unvanı Toplam Prof. Doç. Dr. Öğr. Üyesi Arş. Gör. Kadın 1 3 2 7 13 Erkek 8 5 1 5 19 TOPLAM 9 8 3 12 32 Tablo 6. Araştırma Kapsamında Mülakat Yapılan Akademik Personelin Unvan Bazlı Cinsiyet Dağılımı 11 Mülakat gerçekleştirilen 32 akademisyenlerden ikisi yaşını belirtmemiştir. Geriye kalan 30 akademisyenin ise yaş aralığı 25 ile 60 arasında olup, mülakata katılan akademisyenlerin genel yaş ortalaması 39,4 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcılara ait yaşların unvan temelli dağılımlarında ise profesörlerin yaş ortalaması 50, doçentlerin yaş ortalaması 41,1, doktor öğretim üyelerinin yaş ortalaması 39,7 araştırma görevlilerinin yaş ortalaması ise 29,5’tir. Sayı Prof. Doç. Dr. Öğr. Üyesi Arş. Gör. Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek 1 50 53 40 43 41 35 30 28 2 45 38 37 43 30 27 3 60 41 41 30 29 4 45 48 38 25 5 42 28 6 48 28 7 55 32 8 52 Yaş Ortalaması 50 50 39,7 42,3 42 35 30,9 27,3 Genel Yaş Ortalaması 50 41,1 39,7 29,5 Tablo 7. Görüşülen Akademik Personelin Unvan Bazlı Cinsiyet ve Yaş Dağılımı Araştırmaya katılım tamamen gönüllülük temelinde gerçekleşmiştir. Görüşme formundaki sorular Prof. Dr. Mete Yıldız’ın danışmanlığında araştırmacı Hande Karaaslan Ördek tarafından, konuyla ilgili alan yazını taranarak oluşturulmuştur. Kadın 37,50% Erkek 62,50% Doç. Kadın 11,11% Erkek 88,8… Prof. Kadın 66,67% Erkek 33,33% Dr. Öğr. Üyesi Kadın 58,33% Erkek 41,67% Arş. Gör. Şekil 6. Unvan Bazlı Cinsiyet Dağılımı 12 Soruların oluşum sürecinde pek çok akademisyen ile görüş alış verişinde bulunulmuştur. Söz konusu görüşme soruları için Hacettepe Üniversitesi Etik Kurul onayı alınmıştır. Görüşme sorularının sınanması, kamu yönetimi alanındaki en deneyimli ve yetkin akademisyenlerden biri olan Ruşen Keleş ile 07/03/2017 tarihinde bir pilot mülakat gerçekleştirilerek yapılmıştır. Sorular Prof. Dr. Ruşen Keleş’in tavsiyeleri ışığında yeniden gözden geçirilerek düzenlenmiştir. Görüşmelerde katılımcılardan kimlik veya kurum belirleyici hiçbir bilgi istenmemiştir. Görüşme sırasında verilen bilgilerin çalışmaya eksiksiz ve doğru aktarılması amacıyla, katılımcılardan izin istenerek, ses kaydı alınmıştır. Ayrıca talepte bulunan katılımcılara mülakatın dökümü gönderilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bilgiler toplu halde ve sadece araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir Bu araştırmanın gerekçesi ve önemine gelecek olursak; Başarı Bilgesi kitabında “Başarılı olmak öğrenilebilir” diyor Mümin Sekman ve devam ediyor; “Başarılı insanları inceleyip, nasıl başardıklarını analiz edip, başarılı olmak isteyenlere anlatmayı meslek ve misyon olarak seçtim.” (Sekman, 2016, s. 1). Bu cümleden yola çıkan çalışmanın yazarı ise, kendisi gibi kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan insanlara, bu alanda başarılı olmuş akademisyenleri inceleyip araştırarak, başarılı olmayı anlatmayı en azından bu tez kapsamında bir amaç olarak seçmiştir. “Dünyanın metrekaresine düşen başarılı insan sayısını artırmayı kişisel misyonu sayan ve başarı üzerine başarılı düşünceler üretmek hedefinde” olan Sekman’ı (2016, s. 13) örnek alan çalışmanın yazarı, bu hedefi üniversitelerin siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümleri özelinde gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Araştırmanın temel gerekçesi budur. Bu tez çalışmasının önemi ise biricikliğinden, tekliğinden kaynaklanmaktadır. Zira “Kavramsal Çerçeve” bölümünde detayları ile görüleceği üzere, her ne kadar yurt dışında genelde öğretici ve başarı, özelde ise akademisyen başarısı hakkında çalışmalar yapılmış olsa da Türkiye’de bu alan bakir kalmıştır ve konu hakkındaki ilk araştırma bu tez çalışmasıdır. 13 Bu tez çalışmasının bir diğer önemi ise, şimdiye kadar başarıyı konu edinen alan yazınının2 bir başarı tanımı yapmamış olmasından3 ve akademisyen başarısı konusunu irdelememesinden kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada farklı üniversitelerde çalışan akademisyenlerin ortaya koyduğu akademisyen başarısı algısına ve akademisyenlerin başarı tanımına ilk kez yer verilmiştir. Aynı şekilde akademisyen başarısı algısının ne olduğu ve/veya ne olmadığı konusu da detaylı olarak incelemeye tabi tutulmuştur. Bu araştırmanın sınırlılıklarına bakılacak olursa; araştırmanın açık veriler temel alınarak oluşturulması bir takım sınırlılıkları da beraberinde getirmiştir. Örneğin üniversitelerin internet siteleri güncel değildir. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz 2016 tarihinde bir darbe girişimine maruz kalmış; bu tarih sonrasında Olağanüstü Hal ilan edilerek bu kapsamda bazı tedbirler alınmıştır. Bu tedbirlerden bir kısmını ise kamu görevinden çıkarmalar oluşturmaktadır. Ankara’daki devlet üniversitelerinde de bu tedbirler çerçevesinde kamu görevinden/akademisyenlikten çıkarılanlar olmasına karşın üniversitelerin internet sitelerinde görevde olmayan akademisyenler görevde imiş gibi gözükmektedir. Bu durum ilk kısıttır. İkinci bir sınırlılık ise, bazı üniversitelerin web sitelerinde öğretim elemanlarının özgeçmişlerine ait bilgilerin güncel ve sağlıklı olmamasıdır. Bazı üniversitelerin internet sitelerinde bazı akademisyenlerin özgeçmişi varken bazılarının özgeçmişi ise bulunmamaktadır ya da ilgili akademisyenin hangi alanda çalışma yaptığına ilişkin güncel bilgilere yer verilmemiştir. Üçüncü bir kısıt ise Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) çerçevesinde kadrosu Ankara dışında bulunan araştırma görevlilerinin üniversite web sitesinde sanki o üniversitenin kadrolu araştırma görevlisi imiş gibi gösterilmesidir. Bu çalışma, araştırma kadrosu Ankara’daki devlet üniversitelerinde bulunan öğretim 2 Bu konunun kamu yönetimi alan yazınında ele alınıp alınmadığını anlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi, Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitesi gibi üniversitelerin açık arşivleri, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesi’nin üniversite kütüphaneleri ve internet üzerinden Türkçe ve İngilizce alan yazını taraması yapılmıştır. 3Hemen hemen her yayında tekrar eden tek başarı tanımı kullanılmıştır. 14 elemanlarını kapsadığı için kadrosu Ankara dışındaki üniversitelerde bulunan araştırma görevlileri örnekleme alınmamıştır. Dördüncü bir kısıt, kendi isteği ile meslekten ayrılan/emekli olan akademisyenlerin hâlen çalışıyormuş gibi üniversitelerin resmi internet sitelerinde yer almasıdır. Kısacası bahse konu umuma açık kurumsal internet sitesi verileri sağlıklı değildir. Bu kısıtların önüne geçebilmek ve bu tez çalışmasında ortaya konulan araştırmayı sağlam bir zemine oturtabilmek amacıyla “Bilgi Edinme Hakkı Kanunu” çerçevesinde resmi yollardan üniversitelerden bilgi talep edilmişse de bu talebi Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi yanıtlamıştır. Beşinci bir kısıtla ise alan yazını taraması aşamasında karşılaşılmıştır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi’nde kayıtlı bulunan, başlığında ve/veya içeriğinde başarı kelimesini barındıran tezler detaylı incelemeye tabi tutulmuştur. Ancak bu tezlerin genellikle başarı ve öğrenci arasındaki ilişki üzerine kurgulandığı, başarı ve öğretici ya da öğretici başarısı üzerine tez yazılmadığı hatta başlığında başarı kelimesini kullanmakla birlikte içinde başarı tanımına yer vermeyen tezler bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kısıt ise çoğunlukla yabancı dilde (İngilizce) olan kaynaklar araştırmaya dâhil edilerek aşılmaya çalışılmıştır. Altıncı bir kısıt ise; çalışmanın yazarı olarak mülakat yapabilmek amacıyla akademisyenlere erişme/ulaşma konusudur. Örneklem dâhiline giren her akademisyene elektronik posta yoluyla bilgilendirme yapılmış ve kendilerinden randevu talep edilmiştir. Çoğu akademisyen bu davete icabet etmiştir ama bir kısım akademisyen cevap dâhi vermemiştir, birkaç akademisyen ise çalışmanın yazarına “anketör muamelesi” yapmış ve soruları yanıtlamak istemediğini kabaca belirtmiştir. Belki de bu çalışmanın yedinci ve en önemli kısıtı; mülakat gerçekleştirilen akademisyenlerin çoğunda gözlemlenen, bu tez çalışması hakkındaki yanlış 15 algıdır. Akademisyenler öncelikli olarak çalışma yazarının başarılı olan akademisyenleri tespit etmeye çalıştığını düşünmüştür. Konu hakkında mülakatlar esnasında çalışma yazarının başından geçen bir anekdot şöyledir: Karşılıklı oturup sohbet eden iki akademisyen vardır. Araştırmacı, akademisyenleri sadece isim olarak bildiği için, ismini söylediği akademisyen ile mülakata başlamıştır. Sonrasında diğer akademisyen çalışma yazarına, neden arkadaşını seçip onunla mülakat yaptığını ve arkadaşını başarılı yapan özelliğin ne olduğunu sormuştur. Böyle bir durumla sık sık karşılaşan araştırmacı, her mülakat öncesi örnekleme dâhil olan akademisyenlere yaptığı açıklamayı yinelemiştir: Bu çalışmada başarılı akademisyenlerin kimler olduğu tespit edilmeye çalışılmamaktadır. Sadece akademisyen başarısı olgusunun doğasının ve başarılı olma yollarının neler olduğunun akademisyenlerce nasıl algılandığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Dolayısıyla mülakat yapılan ve anıları incelenen akademisyenler veya örneklem dışında kalan akademisyenler çalışmanın yazarı tarafından başarılarına göre bir ölçme değerlendirme sistemine tabi tutulmamış veya bir başarı sıralamasına yerleştirmeye çalışılmamıştır. Yukarıda bahse konu kısıt, mülakat öncesinde bilgilendirme yoluyla veya mülakat içerisinde akademisyenlerin çalışma yazarına sordukları sorulara verilen açıklayıcı yanıtlarla aşılmaya çalışılmıştır. Sekizinci bir kısıt ise; mülakat gerçekleştirilen akademisyenlerin prospektif, anı kitapları incelenen akademisyenlerin ise retrospektif tanımlamalar yapmasıdır. Diğer bir ifade ile mülakat gerçekleştirilen akademisyenler kariyer basamaklarını henüz tırmandıkları için geleceklerini düşünerek soruları yanıtlayıp başarı ve akademisyen başarısı hakkında tanımlamalar yaparken, anı kitapları incelenen akademisyenler kariyer süreçlerini tamamladıkları için geriye dönük tanımlamalar yapmıştır. Bu sebeple anılardan elde edilen bulgular ve mülakat bulguları karşılaştırmalı bir şekilde bir arada değerlendirilirken bazı uyuşmazlıkların olması olağan karşılanmıştır. 16 Dokuzuncu ve son kısıt olarak, bu çalışmada incelenen olgunun algılar olduğu ve dolayısıyla öznel olduğu önemle hatırlatılmalıdır. 17 1. BÖLÜM: BAŞARI VE AKADEMİSYEN BAŞARISI NEDİR? 1.1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE Bu bölümde başarı ve akademisyen başarısı kavramları hakkındaki alan yazını Türkçe ve İngilizce dillerinde araştırılarak tezin diğer bölümlerinde kullanılmak üzere bir kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Bölüm sonunda ise, detayları ile incelenen alan yazınına toplu olarak bakıldığında, aslında hemen hemen her çalışmada başarı ve akademisyen başarısı hakkında benzer tanımlar kullanıldığı görülerek, bu tanımlar hem yazı ile hem de görsel olarak özetlenmiştir. Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü’ne göre başarı; “Başarma işi, muvaffakiyet”, muvaffakiyet ise; “başarı” olarak; TDK Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre ise başarı; “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü” olarak tanımlanmaktadır.4 İngilizce’de ise başarı kavramı, üç farklı kelime ile karşılanmaktadır. Bunlar; success, achievement ve performance’tır. Oxford Wordpower Sözlüğü’nde “success”; istediğiniz şeyi elde etmiş olmanız, bir işi iyi yapmak ve ünlü olmak, zengin olmak vd. olarak; “achievement”; özellikle sıkı çalışma veya beceri sonucunda başarıyla yaptıklarınız şeklinde; “performance” ise; bir şey yapmanın yolu, özellikle başarılı olduğunuz yol, hareket; bir görevi, eylemi yapma süreci olarak tanımlanmaktadır. Davranış Bilimi Sözlüğü’nde ise Wolman (1973) başarıyı “istenilen bir sonuca ulaşma yönünde bir ilerleme” olarak tanımlamaktadır. Eğitim Sözlüğü’nde ise Carter ve Good (1973), “Başarı bu kadar geniş kapsamlı tanımlanmakla birlikte eğitimde başarı denildiğinde genellikle, okulda okutulan derslerde geliştirilen ve öğretmenlerce takdir edilen notlarla, test puanlarıyla ya da her ikisi ile belirlenen beceriler veya kazanılan bilgilerin ifadesi olan ‘akademik başarı’nın kastedildiğini” 4 Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü, http://www.tdk.gov.tr/, Erişim Tarihi:12/01/2018 http://www.tdk.gov.tr/ 18 belirtmektedir. İngiliz Dilinin Amerikan Mirası Sözlüğü’nde (2018) başarı; istenilen, planlanan veya denenen şeylere ulaşmak olarak tanımlanmıştır. “Başarmak için Doğanlar” kitabının yazarı Mümin Sekman ise başarıyı; “Baş+arı; ‘baş’ olmak için ‘arı’ gibi çalışmak gerekir” şeklinde tanımlamaktadır.5 Toprak’ın (2005, s.75), “farklı sektörlerde faaliyet gösteren 18 değişik kuruluştan seçilen 212 çalışanın katıldığı ve anket yöntemiyle gerçekleştirdiği araştırma projesinde”; “çalışanlar, başarıyı büyük ölçüde, hedeflere ulaşma (% 32), yüksek performans ve verimlilik (% 18), mutlu olmak (%17), kalite (%16) ve toplumsal fayda yaratmak ile (%12) özdeşleştirilmektedir” (Toprak, 2005, s.81). Vollmer’in (1986) araştırmasında ise, “başarı beklentisinin başarıyı sağlamaya yetmediği, ancak başarının yapılan hazırlık, geçmişteki başarılar ve yetenek algısı ile yakından ilgili olduğu” belirtilmiştir. Kotter (1985, s. 126), başarının kaynağını ve gelecekteki olası başarının nasıl planlanacağını şu şekilde anlatmaktadır: Bir kişinin günü geldiğinde geri almak umuduyla, stratejik olarak uzun vadeli projelere sürekli şekilde yatırım yapması gerekmektedir. Kotter (1985, s. 128), kariyerlerinin başında “güç geliştirme”de başarılı olan insanların “başarı sendromu”nu oluşturduğunu belirtmiştir. Başarı sendromu; yıllar geçtikçe, kişilerin güçleriyle ilgili kişisel becerilerini arttırmanın yollarını bulması, başkalarıyla olan işbirliğine dayalı ilişkilerini geliştirmesi, işledikleri ilgili bilgilerin miktarının, kontrol ettiği kaynakların, kendi geçmiş kayıtlarının ve işlerinin boyutu ile oluşturulmaktadır. Kotter’a göre bu şekilde, söz konusu kişiler kendilerini, zor olsa da yönetilebilir bir liderlik pozisyonuna iterler. Kotter, düzinelerce başarılı kamu yöneticisinin kariyerlerinin incelenmesinin bu kalıbı tekrar tekrar doğruladığını belirtmektedir. Martin (2008)’e göre, “19 uncu yüzyılın ikinci yarısında meydana gelen Sanayi Devrimi, artan bir uzmanlaşmaya ve işlerin karmaşıklaşmasına sebep olmuş, 5 “http://www.kigem.com/mumin-sekman-sozleri.html”, Erişim Tarihi:12/02/2018 http://www.kigem.com/mumin-sekman-sozleri.html 19 bunun sonucunda da genel nüfusun en yeni iş taleplerini karşılayabilmesi amacıyla Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’da zorunlu eğitim başlatılmıştır”. Eğitimin nitelikleri üzerine yapılan bu yeni vurgu nedeniyle, bireysel kariyerin belirleyicileri, gösterilen yetenek ve beceri üzerinden tanımlanmaya başlanmış, diğer bir deyişle, bireysel kariyer anne-babanın mesleği veya sosyal sınıf geçmişiyle daha az tanımlanır hale gelmiştir (Aktaran Stumm ve diğerleri, 2011, s. 574). Hubin (1988) ve Lehmann (1999), Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, nüfusun yalnızca küçük bir kısmının eğitimlerini ilkokul eğitiminin ötesine taşımakta olduğunu, hatta Harvard ve Yale Üniversiteleri de dâhil olmak üzere, Ivy League6 üniversitelerinin tüm başvuranları üniversite kapasitesinin sınırlarına ulaşmadan kabul edebildiğini belirtmektedir. Bununla birlikte gittikçe daha fazla insan, istihdam edilebilirliklerini arttırmak için yükseköğrenim görmeyi istemeye başladığında üniversiteler de öğrenci kabulünü seçici bir şekilde yapmak zorunda kalmıştır. Böylece, bireylerin üniversite dönemi öncesi akademik performansı, yükseköğrenime geçişi kontrol eden bir etmen (gatekeeper) ve emek piyasasına girişin üst düzey bir anahtarı haline gelmiştir. Bugün, akademik performans - bazılarının değerini sorgulamasına karşın- yetenek için doğru bir gösterge, kariyer yollarının açılmasının ve statü kazanımının temel bir belirleyicisi olarak görülmeye devam etmektedir (Chamorro-Premuzic ve Furnham, 2010). Stumm, Hell ve Premuzic (2011) ise geçtiğimiz yüzyılda, akademik performansın bireysel yaşam yörüngelerini şekillendirdiğini ve yükseköğrenim kurumlarının muhafızı (gatekeeper) hâline geldiğini belirtmektedirler. Yazarlar, performans göstergelerini tanımlamaya odaklanan pek çok çalışmaya göre, performansın asıl belirleyicisinin zekâ ve çaba olduğunu belirttikleri araştırmalarında, performans 6 Ivy League, Kuzeydoğu Amerika’daki sekiz özel üniversitenin spor takımlarından oluşan üniversite atletik konferansıdır. Konferans adı aynı zamanda bu sekiz okuldan, spor bağlamının ötesinde, bir grup olarak bahsetmek için de yaygın olarak kullanılmaktadır. Söz konusu sekiz üye Brown Üniversitesi, Columbia Üniversitesi, Cornell Üniversitesi, Dartmouth Üniversitesi, Harvard Üniversitesi, Pennsylvania Üniversitesi, Princeton Üniversitesi ve Yale Üniversitesi’dir. Ivy League kavramı, akademik mükemmellik, kabul seçiciliği ve sosyal elitizm anlamını taşır. (http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSXZ5 X0xlYWd1ZQ Erişim Tarihi:12/02/2018). http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSXZ5X0xlYWd1ZQ http://www.wikizero.info/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSXZ5X0xlYWd1ZQ 20 belirleyicilerine üçüncü bir kriter eklemektedirler. Bu üçüncü kriter; entelektüel meraktır. Yazarlar, meta-analitik olarak türetilmiş bir korelasyon matrisine dayanan bir dizi yol modeli yardımıyla,  Zekânın akademik performansın tek güçlü belirleyicisi olduğunu,  Zekânın akademik performans üzerindeki etkilerinin, kişilik özellikleri tarafından yönlendirilmediğini,  Zekâ ve çabanın göstergesi olan dürüstlük ile entelektüel merakın işareti olan fikri mülkiyetin; akademik performansın doğrudan ve birbiriyle ilişkili belirleyicileri olduğunu, ortaya koydukları araştırmalarında, aç bir zihnin akademik başarının bireysel farklılıklarının temel bir belirleyicisi olduğunu vurgulamaktadırlar. Başarı kavramı ile ilgili bu genel girişten sonra, özellikle akademisyen başarısı ile ilgili eserlerin incelenmesine geçilmiştir: Örneğin, Abidin ve Ayudin (2008), bir akademisyenin ne zaman başarılı sayıldığı sorusunu; “Bir akademisyenin başarılı olduğu, akademik merdivenin en üst seviyesi olan profesörlüğe ulaşıldığı zaman söylenir.” şeklinde yanıtlamaktadır. Ayrıca yazarlar, akademisyenin bir eğitimci olarak rol ya/ya da sorumluklarını; öğretmek, öğrencilerini denetlemek, yayın yapmak, araştırma yapmak ve profesyonel hizmetlere dâhil olmak olarak beş kategoriye ayırmışlardır (Aktaran: Ramli, Chin and Choo, 2016, s. 3929). Günümüzde bir akademisyenin kariyer başarısının, kariyer yapısı hızla değişmekte olduğundan dolayı, geniş kapsamda incelenmesine ihtiyaç vardır. Bazı çalışmalarda kariyer başarısı kavramının eskisinden daha dinamik olabileceği düşünülmektedir (Aktaran: Ramli, Chin and Choo, 2016: s. 3929). Hernon ve Schwartz (2015), nasıl başarılı bir akademisyen olunabileceğine yönelik yaptıkları çalışmada; akademik bir kariyerin başlangıcında olan kişiler için araştırma ve yayın yapmanın akademik ilerleme yolunda çok önemli bir rol oynadığını belirtmekle birlikte, meslektaşlar ve danışmanlardan oluşan bir ağın ve konferanslarda sunum yapmanın da önemini vurgulamışlardır. Ortak ve stratejik yaklaşımın, bir ya da birkaç konuyla ilgili bilimsel araştırmalar yaparak 21 ün kazanmak olduğunu ve faydacı bir yaklaşımla bakılırsa, bu konuların uygulayıcılara, özellikle de meslek örgütlerinin ve finans kuruluşlarının üst düzey kadrolarına hitap etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Yine Hernon ve Schwartz’a (2015) göre; kariyerlerini geliştirmekte olan akademisyenlerin, uluslararası bir üne kavuşmak için belirli bir ülkenin sınırlarını aşan araştırma konularına odaklanması ve küresel ölçekte düşünmeleri gerekmektedir. Bu makalede genç bilim insanlarına verilen ek tavsiyeler ise şunlardır:  Hem uygulamalı hem de kuramsal düzeyde geniş alan yazını okumaları yapılarak uzman olunmalıdır.  Tek bir disiplini aşan araştırma ve sunum konuları seçilerek çalışma bulgularının sunumu için yeni dış mekânlar keşfedilmelidir.  Geniş ilgi uyandıran ve başkalarının gerçekten öğrenmek isteyeceği araştırma konuları seçilmelidir.  Başka ülkelerde konuşma fırsatları yakalanmalı ve oradaki insanların neler söyleyecekleri dinlenmelidir. Disiplinler arası ve uluslararası işbirliğine dayalı araştırma olanakları değerlendirilmelidir.  Başkalarının sizi dinlemekten zevk alacağı kadar etkili bir iletişim kurucu olunmalıdır.  Sınıflarda yeni fikirler ve konular denenerek ders verilen sınıf ile yapılacak yayın arasında bağlantı kurulmalıdır. Sınıf/öğrenciler yeni konular ve sunum yöntemleri keşfetmeye ortak kılınmalıdır; etkili iletişim kurmanın farklı yolları denenerek geri bildirimler dinlenmelidir.  Kitap yayımlanmalıdır. Yayımlanan kitap sayısı önemli değildir; önemli olan, farklı alanlarda devam ettirdiğiniz çabadır.  Her birey kendi başarı görüşünü oluşturmalı ve bu görüşün zamanla değişebileceğinin farkında olmalıdır. Disiplin içinde ve meslektaşlar arasında bir fark ortaya koymak önemlidir, ancak yolculuğun tadını çıkarmak daha önemlidir. 22 Glick, Miller ve Cardinal (2008), bu konuda yaptıkları çalışmada; başarılı bireylerin başarılarının rassallıkla/şansla açıklanmasından hoşlanmadığını görmüşlerdir. Başarılı bireyler önceki başarılarının biriken avantaja dönüşerek daha sonraki başarıyı doğurduğuna inanmaktadır. Bu durum bireylerin başarılarını yetenekleri gibi iç nedenlere atfetme eğilimi gösterdikleri “atıf kuramı” ile açıklanabilir. Yazarlar, rassallığın başarıyı açıklayabileceğine inanmamakla birlikte makalelerinde genç akademisyenlere sistemdeki rassallıkla mücadele için mümkün olduğunca kaliteli yayın yapmalarını tavsiye ederek başarının yalnızca şansın bir yansıması olmadığını/olamayacağını ve şansın ancak destekleyici bir etmen olabileceğini belirtmektedirler. Leahey ve Cain (2013) ise çok sayıda atıf alan bilim insanlarının başarılarının nasıl hesaplandığı sorusu ile yola çıkmıştır. Geçmişte bilimsel başarıyı açıklamak için bir takım yaklaşımların ortaya konduğunu, ancak hiçbirinin süreç odaklı bir açıklama için kritik önemde olan bilim insanlarının kendi anlayışlarını içermediğini belirten yazarlar, bu eksikliği gidererek bilim insanlarının çalışmalarının değeri ile ilgili kendi açıklamalarını da dâhil ettikleri bir model ortaya koymuştur. Kültürel nesneler olan denemelerin sadece başarıyla bağlantılı olarak algılanan etmenleri değil aynı zamanda anlatı geleneğini de yansıttığını ifade eden yazarlar, böylece başarıyı çevreleyen kültürün aydınlatılmasını sağlamaktadır. Araştırma sonucunda yazarlar, ortak üç bileşenin (ilişkiler, başkalarına yararlılık ve zorlukların üstesinden gelmek) bilimsel başarı hikâyelerinin büyük bir çoğunluğunda bulunduğunu ortaya koymuştur. Schroeder, O’Leary, Jones ve Poocharoen (2004), kamu yönetimi alanında çalışan başarılı bilim insanlarını başarılı yapan etmenlerin neler olduklarını inceledikleri araştırmalarında, hayatta olan en iyi 89 kamu yönetimi akademisyeni ile görüşerek bu kişilerden başarılarını elde etmelerine yardımcı olduklarını düşündükleri bir dizi karakteristik özellik ve davranışları sıralamalarını istemişlerdir. Ayrıca, kamu yönetimi alanında çalışan 63 akademisyenin de özgeçmişini analiz eden yazarlar, bulgularını ortaya koydukları araştırmalarını, başarılı akademisyenlerin yeni yetişen kamu yönetimi akademisyenlerine verdikleri tavsiyeler ile bitirmişlerdir. Söz konusu araştırmada 23 görüşülen akademisyenler, iyi bir yöntem bilimsel eğitim ve kaliteli danışmanlığı önemli bulduklarını belirtmişlerdir. Yapılacak araştırmalar için, popüler konular yerine önemli ve en yeni konuların seçilmesi gerektiğini vurgulayan akademisyenler, yazarın kendisi olarak, kendi tarzı ile ürünlerini ortaya koyması gerektiğini belirtirken kaliteli yayın yapmanın önemini vurgulamışlardır. Ulusal konferanslarda araştırma sunmayı şiddetle tavsiye etmişlerdir. Çoğu akademisyen ise, yönetsel konumlardan (örneğin, idari görevlerden) ve üniversite politikasından uzak durulması gerektiğini belirtmiştir. Yazarların yeni yetişen kamu yönetimi akademisyenlerine yönelik tavsiyeleri ise şu şekildedir;  Yüksek lisans/doktora programları özenle seçilmelidir,  Özgün olunmalı, sevilen konu(lar) araştırılmalıdır. Modadan (hype) kaçınılmalı, düşünsel riskler almaktan korkulmamalıdır,  ABD kamu yönetimi sisteminin, yani var olan sistemin ötesine geçilmeli, karşılaştırmalı analizler ve geniş okumalar yapılmalıdır,  Nitelikli yayınlar yapılmalıdır,  Bir dizi konuyla ilgili rastgele makaleler yayımlamak yerine, seçilen alanda bir yazı dizisi oluşturulmalıdır,  Toplantılarda bilimsel makaleler sunulmalı ve mümkünse profesyonel (mesleki) örgütlerde liderlik rolleri üstlenilmelidir. Bununla birlikte, dergi editörlüğü ya da konferanslara sadece tartışmacı olarak katılma tekliflerine “teşekkürler ama kalsın” denilebilmelidir,  Önemli konular üzerinde çok çalışılmalı ve yeni konular ortaya çıktıkça araştırma fırsatlarından yararlanılmalıdır,  Kamuya açık konuşmalar yapmak, yasa koyuculara uzmanlık alanıyla ilgili yardım/danışmanlık etmek, hatta basında yer almak veya kendi araştırmalarını başka yollardan tanıtmaya çalışmak gibi faaliyetlerle ilgilenilmemelidir,  Akademisyenler kendileri için yüksek standartlar belirlemelidir,  Destekleyici meslektaşlar ile olumlu bir çalışma ortamı önemlidir, 24  Başarılı bir akademisyen olmanın hayattaki en önemli şey olmadığı unutulmamalıdır. Leahey, Crockett ve Hunter (2008) ise araştırmalarında, akademik kariyer kazanımındaki cinsiyet farklılıklarını analiz etmişlerdir. Kendilerinden önce yapılan araştırmaları kuramsal ve yöntemsel olarak geliştiren yazarlar; kuramsal olarak, uzmanlığı özellikle erkekler için verimliliği ve görünürlüğü potansiyel olarak iyileştiren profesyonel sermayenin bir türü olarak araştırmaya dâhil etmişlerdir. Yöntemsel olarak ise, bir araştırma ölçeği sunarak akademisyenlerin kariyerlerinin ayrı ayrı dönemlerini incelemek yerine erkeklerin ve kadınların üretkenlik ve görünürlüklerinin zamanla nasıl ortaya çıktıklarını analiz etmişlerdir. Araştırma sonucunda, uzmanlaşmanın üretkenlik açısından çok faydalı olduğunu keşfeden yazarlar, ayrıca akademisyenlerin uzmanlaşma sayesinde daha çok yayın yaptığını da ortaya koymuşlardır. Diğer bulgulara göre ise, uzmanlığın görünürlük üzerindeki etkilerini genelleştirmenin mümkün olmadığını savunan yazarlar, şaşırtıcı bir şekilde, sadece kadın görünürlüğünün uzmanlaşmadan fayda sağladığını belirtip bu önemli ve yeni tanınan sermaye biçimiyle ilgili gelecek araştırmalar için yollar önererek araştırmalarını bitirmişlerdir. Stephan ve Levin (1992), akademisyenlerin maddi kazanımdan çok, yüksek araştırma verimliliği ve bu verimliliğe eşlik etmesi beklenen bilimsel tanınma veya görünürlük için rekabet edeceğini savunmuştur. Leahey, Crockett ve Hunter (2008), popüler deyişle “yayımla veya yok ol” (publish or perish) diye ifade edilen tâbiri kullanarak, akademisyenler tarafından üretilen bilimsel çalışmaların miktarının, akademisyenlerin başarıları için kesinlikle kritik öneme sahip olduğunu vurgulamıştır. Ancak çok yayın yapmanın akademik başarının tek başına göstergesi olamayacağını, yayınların kalitesinin ve başkalarına olan faydasının da önem taşıdığını belirtmiştir. Söz konusu çalışmada yazarlar ayrıca araştırmalarda uzmanlığın, akademik kariyerin iki önemli bileşeni olan verimlilik ve görünürlüğü/bilimsel tanınmayı etkileyip etkilemediği ve etkiliyorsa nasıl etkilediğini incelemişlerdir. 25 Leahey, Crockett ve Hunter’ın (2008) araştırmasının hipotezi, uzmanlaşmanın üretkenlik üzerinde olumlu etkisinin bulunduğudur; yani uzmanlaşmış araştırma programlarına sahip akademisyenlerin, çeşitlendirilmiş araştırma programlarına sahip akademisyenlere oranla daha yüksek üretkenliğe ve daha hızlı bir tanınma oranına sahip olduğu varsayılmıştır. Böylelikle bir konunun derinlikli bir şekilde yazılması halinde, yazma verimliliği artmakta ve yayınları/yazılanları kabul ettirme ihtimali yükselmektedir. Bununla birlikte, beklentilerin aksine, uzmanlaşmanın akademisyenlerin görünürlüğüne/tanınırlığına olumsuz bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. “Akademi’de Başarılı Ağ Yetenekleri Nasıl Geliştirilir?”7 başlıklı ve akademik dünyada kariyer yapmak isteyenlere rehberlik etmeye yönelik olarak yazılan bir makalede; “ağbağ” (network), kariyer geliştirmek için meslektaş grupları arasında resmi ve gayri resmi bağlantıların kullanılması olarak tanımlanmıştır. Özellikle kariyer merdivenlerini daha hızlı çıkmak isteyen genç akademisyenler için ağ becerilerini geliştirmenin önemini vurgulayan makalede, alandaki diğer akademisyenlerle tanışılarak konferanslara katılım gibi fırsatların en üst düzeyde değerlendirilmesinin olanaklı olduğu, ayrıca ağ becerilerinin geliştirilmesi sayesinde iş imkânlarının artacağı, makale/kitap yayımlamanın kolaylaşacağı, aynı alanda çalışan diğer akademisyenlerin size işbirliği önereceği ve bu şekilde ortak araştırma projelerine katılımın da artacağı belirtilmiştir. Crase (2013), “Fazla Üretken Akademisyenler: Onları Başarıya Götüren Nedir?” başlıklı makalesinde, beden eğitimi alanında çalışan fazla üretken akademisyenlerin hayatlarını incelemektedir. Yazar, fazla üretken akademisyenlerin ortak özelliklerini; öğrenme isteği, bilmek, bilimsel olgular hakkındaki meraklarını tatmin etmek, fikirlere itiraz etmek, denemek ve yeniden denemek, bilgili ve meraklı meslektaşlarıyla şakalaşmak/sohbet etmek, değişim getirecek/üretken hareketlere katılmak olarak sıralamaktadır. Crase, söz konusu makalede, birçok yayını olan başarılı bir akademisyen olmanın kesinlik ve titizlik 7Akademi’de Başarılı Ağ Yetenekleri Nasıl Geliştirilir?, “http://www.jobs.ac.uk/careers- advice/working-in-highereducation/573/how-to-develop-successful-networking-skills-in- academia” Erişim Tarihi, 20/09/2017 file:///C:/Users/Mete%20Yıldız/Downloads/ file:///C:/Users/Mete%20Yıldız/Downloads/ file:///C:/Users/Mete%20Yıldız/Downloads/ 26 gerektirdiğini belirtirken akademisyenlerin kabul gören eserler üretirken karşılaşabileceği zorlukların üstesinden meslektaşlar arasındaki bilgi alışverişleri, sorunlar üzerindeki tartışmalar ve akademik süreçlere odaklanma ile gelinebileceğini ifade etmiştir. Crase’e göre; akademik çevrenin içindeki üretkenlik hem içsel hem dışsal etmenlerden etkilenebilmektedir. Görevlendirme ve terfi genellikle önemli araştırma ve yayın kanıtları gerektiren dış etmenlerdir. Yüksek üretkenlik, ayrıca yüksek maaşlarla sistematik olarak ödüllendirilmektedir. Bir araştırmacıyı araştırma ve yayın konusunda, kendi adını ve/ya kurumunun adını basılı olarak görmesi ve meslektaşlarından gelen övgüler de motive etmektedir. Bu ve diğer içsel değişkenler kariyerlerinin erken dönemlerinde olan genç akademisyenleri daha olgun akademisyenlere göre bilimsel sorgulama eğilimi göstermeye teşvik etmektedir. Crase, ulusal ve uluslararası düzeyde saygınlık kazanmış ve bilimsel çalışmalar yapmaya devam eden akademisyenlerin, muhtemelen maddi olmayan nicelik dışı iç etmenler tarafından yönlendirildiğini, çoğunlukla seçtikleri araştırma alanı için bir tutku ile motive edildiklerini belirtmektedir. Yazara göre bilimsel hayat akademisyenlere, kişinin içindeki entelektüel potansiyeli gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görülebilecek heyecan verici ve zorlayıcı bir ortam sağlamaktadır. Bu bağlamda bilimsel hayat, bir tür kendini gerçekleştirme aracıdır. İsmail, Rasdi ve Wahat’ın (2005), “Yüksek Uçan Kadın Akademisyenler: Başarıya Katkıda Bulunan Etmenler” isimli makalesinde; akademisyenlik mesleğine ilişkin mevcut durumlarına katkıda bulunan etmenlerin derinlemesine anlaşılmasını sağlamak için kadın profesörlerin kariyer deneyimleri araştırılmıştır. Yazarlar, kadın akademisyenlerin akademik dünyadaki yüksek performansıyla ilişkili etmenleri iki aşamada incelemiştir. Bu aşamalar, kariyer arama ve kariyer kurup devam ettirmedir. Kariyer arama aşamasında belirlenen etmenler öğrenmeye erken başlama, yatılı okullara giriş, birinci derece deneyim ve kişisel niteliklerdir. Kariyer kurup devam ettirme aşamasına katkıda bulunan etmenler ise, lisansüstü 27 eğitim deneyimi, kariyer-merkezlilik, aile desteği, akademik rolün benzersizliği, sağlık bilinci ve dindarlık duygusudur. Brancati, Mead ve Levine (1992), “Akademik Tıpta Kariyer Başarımının Erken Öncüleri” isimli makalelerinde akademisyen hekimler için akademik kariyer seçimini ve uzun vadeli kariyer başarısını öngören erken kişisel ve bilimsel etmenleri saptamaya çalışmışlardır. Araştırmaya 1948’den 1964’e kadar Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan 944 erkek doktor katılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 944 doktorun 424’ü (% 45) akademik kariyeri seçmiştir. Öğrenci başarısı ve tıp fakültesindeki araştırma tecrübesi, akademik kariyer seçimi ile bağımsız olarak ilişkilidir. Bu veriler, tıp fakültesindeki öğrenci başarısı ve araştırma tecrübesinin gelecekte 20 yılı aşkın akademik tıp kariyer başarısını da açıklayabileceğini göstermektedir. Kalet, Fletcher, Ferdman ve Bickell’in (2006) “Başarıyı Tanıma, Gezinme ve Müzakere Etme: Robert Wood Johnson Klinik Araştırmacı Kadınlarının Orta Kariyer Deneyimleri” isimli makalelerinde araştırmacılar, Robert Wood Johnson Klinik Araştırmacılar Programı’nın kadın mezunları olan (CSP, 1984 - 1989 sınıfı) akademik kariyerlerinin ortasındaki kadın hekimlerin hayatlarındaki denge oluşturma karmaşıklığını keşfetmeye ve tanımlamaya çalışmışlardır. Araştırmacılar, 21 kadın hekime yarı yapılandırılmış bir anket uygulayarak elde ettikleri verileri nitel olarak analiz etmişlerdir ve kadın hekimlerin akademik üretkenliklerini ölçmek adına sonuçları nicelleştirerek desteklemek için onların özgeçmişlerini incelemişlerdir. Araştırmada 21 kadından 16’sı (%76) anketi tamamlamıştır. Ortalama yaş 48’dir. Kadın hekimlerin üçü profesör, onu doçenttir ve üçü akademik tıp kariyerini bırakmıştır. On bir kadın hekim çocuk sahibidir ve üçü yarı zamanlı çalışmaktadır. Araştırmacılar bu verilerden yola çıkarak, üç ana teması olan bir kavramsal model geliştirmişlerdir. Bu temalar; (1) Başarıyı Tanımlama, Gezinme ve Müzakere Etme (Defining, Navigating, and Negotiating Success), (2) Hayatı İşler Hâle Getirmek (Making Life Work) ve (3) İş Hayatını İşler Hâle Getirmek ’tir. (Making Work Work). 28 Kalet ve diğerleri (2006), araştırmaları sonunda üç ana tema tespit etmiştir. Kavramsal olarak temel ana tema, diğer iki ana temanın da dayanağıdır. Buna ek olarak, birkaç farklı alt bölüm, üç ana temanın her biriyle ilişkilendirilmiştir. Bu temalar ve alt temalar yardımıyla aşağıda gösterilen model oluşturulmuştur. Başarıyı Tanımlama, Gezinme ve Müzakere Etme (Defining, Navigating, and Negotiating Success) Kalet ve diğerleri (2006), bu ana temanın iki alt teması olduğunu belirtir. Bu alt temalar; esneklik yaratmak ve değişimi yönetmektir. Başarının önemli bir yapı taşı esnekliktir. Kendini tanımlayan başarı, önemli kişisel yaşam olaylarından şiddetle etkilenmektedir. Bunlar arasında, bir çocuğun doğumu, yeni bir ilişki veya iş ve/veya yaşam yeri değiştirme gibi olumlu değişiklikler var iken, sevilen birinin ölümü veya önemli bir ilişkinin kaybı gibi kişisel kayıplar da yer almaktadır. Önemli olan sabır ile değişimleri yönetmektir. İş Hayatını İşler Hâle Getirmek (Making Work Work) Bu tema, bireysel kadın özelliklerinin yaşam memnuniyetini sürdürmek veya üzgün yaşam doyumu için belirli çalışma ortamlarıyla etkileşim kurma şekillerini temsil eden dört alt alanı kapsamaktadır. Bunlar; liderlik, danışmanlık ve kurumsal destek, diğerlerine danışmanlık yapmak ve ayrımcılığı tanımaktır. Hayatı İşler Hâle Getirmek (Making Life Work) Bu tema, araştırmadaki kadınların kendi bireysel tatmini ile ev ve kişisel hayatlarıyla arasındaki ayrılmaz bağlantıyı nasıl gördüklerini gösteren üç alt alanı kapsamaktadır. Bu alt alanlar; memnuniyet, orada olmak ve hayata yardımdır. Araştırmada, kendini kariyerinden memnun olarak nitelendiren kadınlar (10/16), değerlerinin ve hedeflerinin net olduğunu ve zamanları üzerinde kontrol hissi taşıdıklarını belirtmiştir. Kariyerinden daha az memnun olan (6/16) kadın hekimlerin ise, hayatlarını dengelemek için yaptıkları mücadelenin kişisel ve mesleki maliyetlerini vurguladıkları ve potansiyellerinin gerçekleştirilmesi için açık kurumsal engelleri açıkladıkları ifade edilmiştir. Sonuç olarak bu gruptaki 29 akademisyen kadın hekimler için memnuniyet; profesyonel ve kişisel dengeyi bulmaktır. Pinheiro, Melkers ve Youtie (2014), “Oyun Oynamayı Öğrenmek: Gelecekteki Bilimsel Başarının Bir Göstergesi Olarak Öğrenci Yayıncılığı” başlıklı makalelerinde, gelecek nesildeki öğrencileri bilimsel araştırmalara teşvik etme ihtiyacının, ABD’de araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çabalarının temel taşı olarak görüldüğünü belirtmiştir. Araştırmacılar bu makalede, lisansüstü öğrenci yayıncılığını, doktora öncesi araştırma etkinliğinin ve gelecekteki bilimsel başarının bir göstergesi olarak incelemiştir. Sonuçlar, en az bir yayını olan öğrencilerin oranının, zaman içinde arttığını göstermektedir. Danışmanlarla birlikte yapılan ortak yayın ise, yayın faaliyetinde bazı demografik ve alan özellikleri ile birlikte önemli bir itici etmen olarak görülmektedir. Yazarlar ayrıca analizlerin, lisansüstü öğrenci yayıncılığının ve işbirliğinin daha sonraki kariyer başarısının ve üretkenliğinin habercisi olduğunu belirtmiştir. İlhan Tekeli’nin (2004, s. 6), “Üniversitelerin Kurumsal Dönüşümü ve Bu Dönüşümün Sosyal Bilimcilerin Performanslarının Değerlendirilmesine Yansıması” (The Institutional Transformation of Universities and its Reflection on the Evaluation of The Performance of Social Scientists) başlıklı İngilizce makalesinde bahsettiği Üniversitelerin Üç Modeli (Three Models Of Universities) isimli modelini de burada sunmakta fayda görülmüştür. Tekeli’nin, son on yılda akademik çevrelerde ortaya çıkan gelişmeleri anlattığı makalesinde, birinci model Kilise Merkezli Üniversiteler (Church-Centered University) sadece fakir ve din adamı olan az sayıda kişiye eğitim veren, öğretim üyeleri veya öğrenci loncaları şeklindeki özerk örgütlerdir. Büyük ölçüde öğrenciler tarafından finanse edilmektedir. Eğitim dili Latincedir. Üniversitelerin verdiği diplomalar tüm Hristiyan ülkelerde geçerlidir. Öğretim elemanları arasında uzmanlaşma yoktur. Öğretim programları arasında fikir birliği vardır ve bu program her yerde geçerlidir. Kilise merkezli üniversiteler üzerinde Papalık denetim yetkisine sahiptir. 30 İkinci modeli oluşturan Ulus-Devlet Üniversiteleri (Von Humbolt University) ise seçkin kesime eğitim veren öğretim, araştırma ve kültürel dönüşüm işlevlerini bünyesinde birleştiren üniversitelerdir. Bilginin toplumsallaştırılmış üretimini yapan akademisyen topluluğuna sahiptir. Devlet tarafından finanse edilmektedir. Eğitim dili ulusal dildir. Ulus-devlet üniversitelerinin verdikleri diploma sadece ulus devlet içerisinde geçerlidir. Kürsü veya enstitü profesörleri şeklinde uzmanlaşma vardır. Her üniversite kendi öğretim programını hazırlamaktadır. Bu üniversiteler, harcamaları üzerindeki denetim dışında herhangi bir denetime tabi değillerdir. Üçüncü model olan Bilgi Toplumu Üniversiteleri (University of the Knowledge Society) ise kitlelere eğitim veren öğretim, araştırma ve sosyal hizmetlerin sunulması işlevlerinin ayrı olarak görüldüğü üniversitelerdir. Üniversite içi ve dışı arasındaki farkların belirsizleştiği karmaşık örgütlerdir. Öğrenciler, devlet ve özel sektör tarafından finanse edilmektedirler. Eğitim dil İngilizce’den Lingua Franca’ya8 dönüşmüştür. Bilgi Toplumu Üniversitelerinin verdiği diplomalar uluslararası geçerlilik ve tanınmaya sahiptir. Bu üniversitelerde diplomalara atfedilen önemin azalması ve yaşam boyu eğitim (life-long education) kavramının yükselişi söz konusudur. Bu üniversitelerin eğitim programları tüketicilerinin (consumer) tercihlerine duyarlıdır ve maliyeti düşürmek için modüler programlar oluşturulmuştur. Dış akreditasyonu olan bilgi toplumu üniversitelerinin öğretim kadrosu objektif, çok boyutlu değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Yukarıda detaylı şekilde incelenen başarı ve akademisyen başarısı hakkındaki alan yazınına toplu olarak bakıldığında, bağımlı ve bağımsız değişken, başarıyı etkileyen faktör tanımları ve başarı tanımları arasında, yine akademisyen başarısı tanımları ve akademisyen başarısını etkileyen/belirleyen faktör tanımları 8 “Lingua franca, sabir (TDK Büyük Türkçe Sözlüğünde, sabir: “Fransız, Provensal, İspanyol, Katalan, Yunan, İtalyan ve Arap dillerinin karışmasından meydana gelip Akdeniz limanlarında kullanılan karma bir dil, bu şekilde meydana gelmiş karma dillerin ortak adı olarak da kullanılır” şeklinde tanımlanmaktadır, http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.5af191ba8fd3 21.47875785, Erişim Tarihi: 08/05/2018) veya geçer dil, birçok farklı dil konuşulan karışık toplumlarda, halkın birbirini anlamak amacıyla kullandığı ortak dildir. …Lingua franca, İtalyancada Frenk dili anlamına gelmektedir.(http://www.wikizero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3 dpa2kv TGluZ3VhX2ZyYW5jYQ, Erişim Tarihi: 08/05/2018.) 31 arasında bir iç içe geçmişlik/bütünleşiklik görülmektedir. Bu tanımlara ayrıştırarak bakılacak olursa araştırmacılar başarıyı; istenilen sonucu elde etmek, zengin olmak, ünlü olmak, istenilene ulaşmak, toplumsal fayda yaratmak, bir ürün ortaya koymak ve mutlu olmak olarak tanımlarken; başarıyı etkileyen/belirleyen faktörleri ise, entelektüel merakın varlığı, , zeki olmak, sıkı çalışmak, çeşitli yeteneklere sahip olmak, yüksek performans göstermek, ilişkiler ağına sahip olmak ve zorlukların üstesinden gelmek olarak tanımlamaktadır. Akademisyen başarısını etkileyen/belirleyen faktörler; araştırma ve yayın yapmak, önemli ve yeni konuları seçmek, öğretmek, öğrencileri denetlemek, kaliteli yayın yapmak, denemek ve yeniden denemek, kesinlik ve titizlik içinde çalışmak, meslektaşlardan oluşan bir işbirliği ağına (network) dâhil olmak, konferanslarda sunum yapmak, küresel ölçekte düşünmek, işbirliği ve öğrenme isteğine sahip olmak olarak tanımlanırken; akademisyen başarısı ise; profesyonel Başarı Toplumsal Fayda Yaratmak Ürün Ortaya Koymak İstenilen Sonucu Elde Etmek Ünlü OlmakZengin Olmak İstenilene Ulaşmak Mutlu Olmak Şekil 7. Alan Yazındaki Başarı Tanımları 32 hizmetlere, işbirliği ağına (network) dâhil olmak çalışılan alanda uzmanlaşmak ve profesörlüğe erişmek olarak tanımlanmıştır. Akademisyen Başarısı Profesörlüğe Erişmek Alanında Uzmanlaşmak İşbirliği Ağına Dahil Olmak Profesyonel Hizmetlere Dahil Olmak Şekil 8. Alan Yazındaki Akademisyen Başarısı Tanımları 33 2. BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN UYGULANMASI 2. 1. YÖNTEM Bu bölümde bu tez çalışması sırasında verilerin nasıl toplandığı ve işlendiği anlatılmıştır. Bu bağlamda akademisyenlerle yapılan mülakatların yapılma süreci ve başarılı olduğu toplum tarafından kabul gören akademisyenlerin anı/söyleşi kitaplarının ne şekilde analiz edildiği açıklanmıştır. Ilgar ve Ilgar (2013, s. 199), nitel araştırmayı bir sosyal olayı doğal ortamı içerisinde tasvir eden bir araştırma türü olarak tanımlamaktadır. Nitel araştırmalarda, nicel araştırmalarda yapıldığı gibi değişkenlerle oynanmamaktadır. Nitel araştırmalar var olanı, olduğu gibi anlamaya çalışır ve bu tür araştırmalarda veriler gözlem, anket ve mülakat yolu ile elde edilir. Ayrıca nitel araştırmaların, bireylerin; algı, duygu, düşünce ve kanaat gibi öznel verileriyle meşgul olduğunu ifade eden yazarlar, bu tarz araştırmaların yorumlamacı paradigmayı kullandığını belirtmiştir. Yukarıdaki tanımlamada da belirtildiği üzere, bu çalışmada olay ve olguların değişkenlerine müdahale edilmeden, olayın/olgunun olduğu gibi anlaşılabilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemini kullanmak tercih edilmiştir. Akademisyenlerin “akademisyen başarısı” konusuna yönelik olan algısını/ bakış açısını (veya açılarını) anlamayı hedefleyen bu çalışmada kullanılan veri toplama yöntemlerinden biri mülakattır. Bu bağlamda Ankara’da bulunan devlet üniversitelerinin SBKY bölümlerinde görev yapan ve kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan profesörden araştırma görevlisine kadar farklı unvanlarla görev yapan toplam 52 akademisyenden mülakat yapılmasını kabul eden 32 akademisyen ile açık uçlu soruları içeren derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlar ile akademisyenlerin düşünceleri ve tecrübeleri hakkında veriler toplanarak öncelikle akademisyenlerin genel başarı ve akademisyen başarısı olgularını nasıl algıladıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. 34 Mülakatlarda toplanan verilere ek olarak kullanılan ikinci bir veri toplama yöntemi ise belge/arşiv analizidir. Bu bağlamda başarılı olduğu toplum tarafından kabul görmüş, sosyal bilimler alanında çalışan sekiz bilim insanının anıları okunarak analiz edilmiştir. Böylece, mülakatlar ile elde edilen veriler ile bu verilerin oluşturduğu kategorilerin anı kitaplarının analizinden çıkan veri ve kategorilerle karşılaştırılarak sınanması amaçlanmıştır. Bu çerçevede yanıtlanması gereken önemli bir soru, hangi nitel araştırma deseninin bu tür bir araştırmaya uygun olacağıdır: Başlıca nitel araştırma desenleri, kültür analizi (etnografya), olgu bilim (fenomenoloji), durum (örnek olay) çalışması, eylem araştırması, gömülü kuram (kuram oluşturma- temellendirilmiş kuram)’dır (Ilgar ve Ilgar, 201, s. 200-201). Bu tez çalışması, nitel tetkik yöntemlerinden gömülü kuram (grounded theory) kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir. Arık ve Arık (2016, s. 285), “nitel araştırma tasarımlarından biri olan gömülü kuramın 1967 yılında Barney G. Glaser ve Anselm L. Strauss tarafından tamamlanan ‘The Discovery of Grounded Theory Strategies For Qualitative Research’ adlı çalışmayla gündeme geldiğini” belirtmektedir. Onat (2011, s.71- 72) ise gömülü kuramı “temel sosyal sürecin ya da diğer bütün kategorilerin etrafında dönen, bir anlamda gömülü halde olan esas kategorinin keşfi araştırılır ve bu nedenle davranışların nedenini açıklayan teori/teoriler geliştirilir” şeklinde tanımlamaktadır. Hem bir araştırma tekniği hem de bir veri analiz yolu olan gömülü kuramın kavramlar ile kavramlar arasındaki ilişkilerden doğduğunu ifade eden Baş ve Akturan (2013, s. 63-64), bu yöntem ile sosyal olgu içerisinde gizli kalan kavramların ortaya konulmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, gömülü kuram ile mülakatlardaki akademisyen cevaplarında ve anı kitapları içeriğinde bulunan ve/veya bu verilerde saklı olan anlamlar ve veri kategorileri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Punch (2011, s.156) ise gömülü kuramı şu şekilde tarif etmektedir: “Gömülü kuram yöntemleri toplanan verileri açıklayan kuramsal çerçeveler oluşturmak için sistematik tümevarımsal veri toplama ve 35 analiz yöntemlerinden oluşmaktadır. Temel de tümevarımsaldır. Ancak tümdengelimsel kullanıldığı da görülür. Verilerden yola çıkarak araştırılan konuya açıklama, yorumlama ve anlam kazandırma sürecidir. Var olan kavram ve anlayışa özgün bir katkı söz konusudur. Veri toplama ve analiz birlikte yürütülür. Buna sürekli karşılaştırmalı analiz denir. Karşılaştırılan şey veri analizi ve yorumudur. Gömülü teoride, araştırmacı veri toplarken veya yorumlarken verilerin içine gömülü olan teoriyi ortaya çıkartır ve araştırma boyunca yeni kavram ve teorilere ulaşabilir. Örneğin amaçsal değerler kavramı teolojik bir kavram olmaktan çıkar, sosyal psikolojik bir kavrama, bireyi yaşama bağlayan nedenlere dönüşür. Temel amaç, kuramın verilerden tümevarımsal olarak geliştirileceğidir. Önceden hiçbir kuramla işe başlanmaz. Araştırma öncesinde hipotezler oluşturulmaz. Kuram geliştirme amaçlanarak araştırmaya başlanır ve verilerden kuram üretilir”. Diğer bir ifade ile, gömülü kuram kullanılarak yapılacak çalışmalarda ortaya bir hipotez atılmamaktadır. Bu tez çalışmasının da “Şu karakter özelliklerini taşıyan akademisyenler başarılıdır” ya da “Şu eğitimsel özelliklere sahip olan akademisyenler başarısızdır” gibi bir hipotezi bulunmamaktadır. Aksine, akademisyenlerin mülakat sorularına verdiği yanıtların ve başarılı sayılan bilim insanlarının anılarının analizi yolu ile akademisyenlerin akademisyen başarısı algısı anlaşılarak konu hakkında bir kuramsal anlayış üretilmeye çalışılmaktadır. Bu durum için Gençoğlu (2014, s. 686), gömülü kuramın herhangi bir araştırma konusuna ilişkin bir kuramı sınama amacında değil ama yeni bir kuram üretme amacında olduğunu söylemiştir. 2.2. ÖRNEKLEM Örneklemi anlamanın en güzel yolu tümdengelimsel bir şekilde olguya bakarak evreni anlamaktan geçmektedir. Bu tez çalışmasının araştırma evreni ise, akademisyenlerin başarı algısını ve akademisyen başarısı tanımını ortaya koyabilmek için, mülakat sorularını yanıtlayacak olan tüm akademisyenlerden ve 36 genel olarak araştırma için toplanılacak verilerin bulunduğu canlı (emekli akademisyenler) ve cansız tüm varlıklardan (anı kitapları gibi akademisyenlerle ilgili biyografik malzemeler) meydana gelmektedir. Konu hakkında Gençoğlu (2014, s. 690), “Nitel araştırmada örneklem, inceleme konusunu oluşturan sosyal yaşam alanını aydınlatma gücü göz önüne alınarak oluşturulur.” demektedir. Gömülü kuram içinse önemli olan kuramsal örneklemedir. Kuramsal örnekleme tanımına aşağıda yer verilmiştir: “Teorik örnekleme, çeşitli kategorilerin ortaya çıkmasını ve kategoriler arasındaki ilişkileri tanımlar ve de kategorilerin oluşturulmasına yardımcı olur. Teorik örnekleme karşılaştırmalı metoda dayanır. Karşılaştırmalı metot kullanıldığı sürece; kategorilerin özellikleri tanımlanabilir, kategoriler arasında bağlantılar kurulabilir. Böylece; teoriyi oluşturacak kavramlar tanımlanabilir ve kategoriler inşa edilmiş olur. Araştırmanın amacı; fikirlerin, kavramların, kategorilerin düzenlenmesi ve geliştirilmesine yöneliktir. Teorik örneklem, araştırma yapılan alanın popülasyonuyla ilgili olmayıp, bu anlamda katılımcı sayısını arttırmak araştırmacının amacı değildir. Bu yönüyle teorik örnekleme, nicel araştırmalarda olduğu gibi istatistiksel olmaktan ötedir” (Aktaran Arık ve Arık, 2016, s. 295). Evreni dünyadaki veya Türkiye’deki tüm akademisyenler olan bu tez çalışmasının araştırma örneklemi, Ankara’da bulunan devlet üniversitelerinin siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde görev yapan ve kamu yönetimi alanında çalışan akademisyenler olarak sınırlandırılmıştır. Dünyadaki/Türkiye’deki tüm akademisyenlerle görüşmek ve mülakat gerçekleştirmek mümkün olmadığı ve tez çalışmasının yazarı da Ankara’da ikamet ettiği için yukarıda bahse konu örneklem tercih edilmiştir. Ayrıca hem devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin işleyiş dinamiklerinin farklı olmasından dolayı, hem de araştırmada belirli seviyede bir birörneklik yakalamak adına vakıf üniversiteleri örnekleme dâhil edilmemiştir. Böylece, örnekleme sadece Ankara’daki altı devlet üniversitesinde çalışan akademisyenler dahil edilmiştir. Bu tez, siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanında yazıldığından dolayı da örneklem, Ankara’da bulunan 37 devlet üniversitelerinin siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümlerinde görev yapan ve kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Mülakatlar öncesinde, örnekleme dâhil olan toplam 52 akademisyene elektronik posta yoluyla bilgilendirme yapılmış ve kendilerinden randevu talep edilmiştir. 52 akademisyenden 32’si (% 62) randevu talebine olumlu yanıt vermiştir. Mülakat soruları yazın taraması yapıldıktan sonra tez danışmanının gözetimi altında tez çalışması yazarı tarafından hazırlanmıştır. Görüşme yapılan 32 akademisyenin mülakat sorularına verdiği cevaplar gömülü kuram yardımıyla analiz edilmiştir. Mülakata katılım sağlayan 16 akademisyen ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiş olup kalan 16 akademisyen ise mülakat sorularını yazılı olarak yanıtlamayı tercih ederek yanıtları tez çalışması yazarına elektronik posta aracılığıyla iletmiştir. Akademisyenlerle mülakat yapılmadan önce kendilerine “Araştırmaya Gönüllü Katılım Formu” imzalatılarak onlardan hem rıza alınmış hem de katılım sırasında sorulardan ya da herhangi başka bir nedenden ötürü rahatsızlık hissedecek olurlarsa mülakatı tamamladıklarını belirterek cevaplama işini yarıda bırakabilecekleri belirtilmiştir. Yalnızca bir akademisyen bir toplantıya yetişmek üzere erken ayrılması gerektiğinden dolayı 15 mülakat sorusundan yedisine cevap verememiştir. Bununla beraber bu akademisyenin cevap verdiği sorular içinden yanıtsız bıraktığı sorularla ilgili veriler, araştırmacı tarafından bulunarak işlenmiştir. Görüşme sırasında verilen bilgilerin çalışmaya eksiksiz ve doğru şekilde aktarılması amacıyla ses kaydı alınmıştır. Alınan ses kayıtları bizzat çalışmanın yazarı tarafından yazıya dökülmüştür. Mülakatlar veri toplama sürecinde kuramsal doygunluğa ulaşıldığının, yani misil örneklerin tekrarlamaya başladığının görüldüğü noktada sonlandırılmıştır. 38 2.3. VERİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ Mülakatlar, örnekleme dâhil olan akademisyenlerin çoğunluğu (32/52, %62) ile 15 dakika ile 60 dakika arasında değişen bir sürede, kapalı ve açık uçlu ayrıntılı sorular sorularak gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde toplamda 488 dakika sesli kayıt alınmıştır. Sesli kayıt dışında da bazı katılımcılar ile kayıt cihazı kapatıldıktan sonra da mülakata devam edilmiştir. Bu kısımlar ise bilgi notlarına kaydedilmiştir. Görüşmeler süresince tutulan bilgi notları da ayrıca araştırma bulgularına dâhil edilmiştir. Bazı akademisyenler ise zaman ve/veya mekân kısıtları sebebiyle çalışmaya soruları yazılı olarak cevapladıktan sonra araştırmacıya elektronik posta göndermek veya elden vermek suretiyle katılım sağlamıştır. Yazıya aktarılan sesli kayıtlar ile akademisyenler tarafından gönderilen cevaplarla birlikte 112 sayfa mülakat cevabı verisi elde edilmiştir. Veriler nitel araştırma yönteminde kullanılan veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Ekiz (2003), yapılandırılmış görüşme tekniğini şöyle tanımlar: “araştırmacı önceden sormayı planladığı soruları içeren görüşme protokolünü hazırlar. Buna karşın araştırmacı görüşmenin akışına bağlı olarak değişik yan ya da alt sorularla görüşmenin akışını etkileyebilir ve kişinin yanıtlarını açmasını ve ayrıntılandırmasını sağlayabilir. Eğer kişi görüşme esnasında belli soruların yanıtlarını başka soruların içerisinde yanıtlamış ise araştırmacı bu soruları sormayabilir.” Tıpkı Ekiz’in belirttiği gibi, akademisyenlerin mülakatlarında bir sorunun yanıtını diğer soruda verdiği sıkça gözlemlenmiş, analizler yapılırken tüm veri birlikte ele alınarak soruların cevabı ayrıştırılmıştır. Mülakat verilerine ek olarak, toplum tarafından başarısı kabul görmüş olan ve çoğunlukla sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerden sekizinin anı 39 kitabı detaylı incelemeye tabi tutulmuştur. Anılar Türkiye İş Bankası Yayınları’nın Nehir Söyleşi dizisinden seçilmiş olup özellikle akademisyenliği meslek olarak seçmiş olan mümkün mertebe sosyal bilimci akademisyenler tercih edilmiştir. Aziz Sancar, sosyal bilimler alanında çalışmıyor olsa da, Nobel ödülü alması nedeniyle araştırmaya dahil edilmiştir. Seçilen sekiz adet anı kitabından 2878 sayfa anı araştırmacı tarafından tetkik edilmiştir. Anı kitapları okunan akademisyenler şu kişilerdir: Aziz Sancar, Muazzez İlmiye Çığ, Nermin Abadan Unat, Halil İnalcık, Sina Akşin, İlber Ortaylı, Cevat Geray ve Korkut Boratav. Mülakatta katılımcılara başarının ne olduğu ve akademisyen başarısını nasıl tanımladıklarından başlayarak, başarılı bir akademisyen olmak için gereken karakteristik özelliklerin yanı sıra eğitimsel ve çevresel özelliklerin neler olduğu sorulmuştur. Yine akademisyenlere, içerisinde başarı için araştırma faaliyetlerinin, konu ve yöntem seçiminin ve belli alanlarda uzmanlaşmanın etkisi olup olmadığı gibi sorular olan toplam on beş soru yöneltilmiştir. Mülakatlarda sorulan sorular tezin sonunda Ek 4’de sunulmuştur. 2. 4. VERİ ANALİZİ Bu araştırmada gömülü kuram kullanılmasının sebebi, genelde başarı, özelde ise akademisyen başarısı kavramı hakkında net tanımlar bulunmamasıdır. Çünkü başarı göreli/göreceli bir kavramdır. Kimi akademisyen için iyi bir anne/baba olmak başarı iken, kimisi için de hedeflerine ulaşmak başarıdır. Bazı akademisyenler akademisyen başarısını, makalelerinin uluslararası dergilerde yayımlanması olarak görmekte iken diğer bazı akademisyenler öğreticiliği diğer bir ifade ile öğrencilerine ve topluma sağladıkları katkıyı akademisyen başarısı olarak tanımlamaktadır. Yani bu iki kavram net bir şekilde tanımlanabilecek kavramlar değildir. Yine de asgari müşterek tanımlara ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla başarı ve akademisyen başarısı kavramlarına mülakatlarda alınan yanıtların ve anı kitapları içeriğinin analizi sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesi neticesinde göreli bir netlik kazandırmak amaçlanmıştır. Bununla birlikte bu araştırmanın başarı ve/veya akademisyen başarısı tanımını tüm yer ve zamanlar için geçerli olacak şekilde ortaya koymak gibi bir iddiası 40 bulunmamaktadır. Çalışma sadece akademisyenlerin, başarı ve akademisyen başarısı algısı üzerinde şekillenmektedir. Özetleyecek olursak, bu çalışma için toplanan veriler, 32 akademisyenle yüz yüze ve/veya elektronik posta aracılığıyla yapılan mülakatlardan elde edilen ses kaydı, bu kayıtlardan üretilen mülakat cevabı dökümü ve başarısı toplum tarafından kabul görmüş olan akademisyenlerin anılarının analizi ile elde edilmiştir. Gömülü kuramın üç temel kodlamadan oluştuğunu belirten Ilgar ve Ilgar (2013, s. 211), bu kodlamaların; verilerin analizi ile sürekli tekrar eden kategorilerden oluşan sabit kodlama, kategoriler arasında ilişki kurarak bu kategorileri birleştiren kuramsal kodlama ve kuramsal kodlamanın soyutlaştırılarak kuramın üzerine yapılandığı merkezi kodlama olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca mülakatlar süresince tutulan bilgi notları ile sürecin belgelenmesi, genişletilmesi ve derinleşmesi sağlanmıştır. Strauss ve Corbin, kategorilerin uzanımlarını ortaya koyarken; açık, eksensel ve seçici kodlamayı kullanmıştır (Ilgar ve Ilgar, 2013, s.203). Açık kodlama Strauss ve Corbin tarafından şöyle tanımlanmaktadır: “Açık kodlama, verilerin dar kapsamlı incelenmesi sırasında olguların isimlendirilmesi ve kategorize edilmesine ilişkindir. Açık kodlama sırasında veriler parçalara ayrılır, dar kapsamda incelenir, benzerlikleri ve farklılıkları açısından karşılaştırılır ve verilerle yansıtılan olguya ilişkin sorular sorulur. Bunun için öncelikle her bir veri parçasına yönelik (bu bir kelime, satır, cümle ya da paragraf olabilir) ‘bu nedir?’, ‘burada ne oluyor?’, ‘bu neyi temsil etmektedir?’ gibi sorular sorularak söz konusu veri parçasını temsil eden bir isim verilir. Bu işlem etiketleme olarak adlandırılır.” (Aktaran, Gençoğlu, 2014, s. 691-692). Yukarıda Strauss ve Corbin’in ifade ettiği şekliyle, bu tez çalışmasının “Mülakat Analizleri ve Bulgular” başlıklı üçüncü bölümü ile “Kitap Analizleri ve Bulgular” 41 başlıklı dördüncü bölümünde açık kodlama kullanılmış; veriler parçalara ayrılarak benzerlik ve farklılıklarına göre veri kategorileri oluşturulmuştur. Diğer bir ifade ile, gömülü kuramda açık kodlama ile başlayan veri analiz süreci, bu çalışmada da aynı şekilde gerçekleştirilmiştir. Açık kodlama sürecindeki etiketleme ise yarı yapılandırılmış görüşme formundaki her bir soruya özel oluşturulmuştur. Akademisyenlerin her bir soruya verdiği yanıtlardan bu yanıtların altında yatan ve/veya bu yanıtların işaret edebileceği anlamlar üzerinde düşünülmüş ve her bir soru için açık kodlama ile farklı kavramsallaştırmalar yapılarak, kavramların özelliklerini ve boyutlarını belirleyen kategoriler ayrıca oluşturulmuştur. Tez çalışmasının “Genel Değerlendirme ve Sonuç” isimli beşinci bölümünde ise, gömülü kuramın ikinci aşaması olan eksensel kodlama kullanılarak kategoriler arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. Wright (2000, s. 36), eksensel kodlamayı şu şekilde tanımlamaktadır: “Eksensel kodlamada tüm veriler bir eksen üzerine yerleştirilir. Bu yerleştirme sırasında kategoriler arasındaki ilişkiler incelenir. Böylelikle, alt kategorilerin boyutları ve özellikleri ile ilgili bağlantılar kurulur. (Aktaran Özalpman 2010, s. 126). Yine tez çalışmasının “Genel Değerlendirme ve Sonuç” başlıklı beşinci bölümünde gömülü kuramın son aşaması olan seçici kodlama kullanılarak merkez kategori seçilmiştir. Seçici kodlama ise Strauss ve Corbin tarafından şöyle anlatılmaktadır: Seçici kodlama, merkez bir kategorinin seçildiği ve diğer kategorilerin sistematik bir şekilde bu kategoriyle ilişkilendirildiği, bu ilişkilerin değerlendirildiği ve kategorilerin daha rafine edilerek geliştirildiği süreçtir. …Merkez kategorinin belirlenmesi için verilere belli soruların sorulması gereklidir. İncelenen duruma ilişkin ana analitik fikir nedir? Bulgular birkaç cümle ile nasıl kavramsallaştırabilir? Tüm eylem ve etkileşimler neyle ilişkili görünmektedir? (Aktaran Gençoğlu, 693- 694). 42 Tezin mülakat analizleri ve kitap analizleri bölümlerinde bulgular ortaya konulurken, gömülü kuramdan çok faydalanılmıştır. Açık kodlama ile başlanan veri analizinde, kuramın veri parçalarına sorulmasını istediği sorular (bu nedir?, burada ne oluyor?, bu neyi temsil etmektedir?) sorularak, veri parçaları arasındaki benzerlik ve farklılıklar bulunmuş ve bu şekilde veri kategorileri oluşturulmuştur. Bu kategoriler, akademisyenlerle yapılan mülakatlar kapsamında ve görüşme soruları çerçevesinde bir araya toplanmıştır. Yine başarılı olduğuna kuşku duyulmayan akademisyenlerin anılarından veri parçaları çekilirken kuramın sorulmasını istediği sorular sorularak bahse konu görüşme soruları kapsamında kategorileştirme yapılmış; böylelikle gömülü kuramın açık kodlama aşaması tamamlanmıştır. İkinci aşama olan eksensel kodlama ile kategoriler arası ilişki kurulduktan sonra, kuramın üçüncü aşaması olan seçici kodlama ile merkez kategori seçilmiştir. Bu tez çalışmasının merkez kategorisi ‘akademisyen başarısı algısı’ olarak seçilmiştir. Özellikle “Genel Değerlendirme ve Sonuç” kısmında analizin detaylarına yer verilmiştir. 43 3. BÖLÜM: MÜLAKAT ANALİZLERİ ve BULGULAR Bu bölümde Ankara’da bulunan altı devlet üniversitesinin (Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi), SBKY bölümlerinde görev yapan akademisyenlerin kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan kısmı ile yapılan mülakatların analizlerine yer verilmiştir. Bu üniversitelerde kamu yönetimi/yönetim bilimleri alanında çalışan toplam 52 bilim insanından 32’si (% 62) görüşme talebine olumlu yanıt vererek mülakata katılım sağlamıştır. Bölüm, mülakat bulgularının değerlendirilmesi, akademisyenlerin dile getirdiği eleştiriler ve öneriler ile bitirilmiştir. 3.1. SİZCE BAŞARI NEDİR, AKADEMİSYEN BAŞARISINI NASIL TANIMLARSINIZ? Mülakat sorularının analizine geçilecek olursa; mülakatın ilk sorusu olan “Sizce başarı nedir, akademisyen başarısını nasıl tanımlarsınız?” sorusuna; 32 akademisyenden 14’ü başarıyı hedefe ulaşmak olarak gördüğünü belirtmiştir. Oransal olarak akademisyenlerin %43,75’i başarı ile hedefe ulaşma kavramlarını, aşağıda belirttikleri gibi, eş tutmuştur. Başarı, önceden belirlenen hedeflere ulaşmaktır. (Akademisyen no.25) Umduğumuza ya da hedeflediğimize belirli bir süre sonra erişmeye başarı denebilir. (Akademisyen no.8) Kendisinden beklenilen hedefe ulaşmak başarıdır. Bu başarı, beklenilen hedef tabii bireyin kendisinin koymuş olduğu hedef de olabilir veya kariyerinin/mesleğinin gerektirdiği bir hedef de olabilir. (Akademisyen no.27) 44 Başarı insanın hedeflediği, amaçladığı, istediği kriterleri yerine getirmesidir. (Akademisyen no.24) Yukarıda da görüldüğü üzere, kurulan cümleler hemen hemen aynıdır. İstenilen, umulan, önceden belirlenen, amaçlanan ve/veya herhangi bir hedefe ulaşmak, örneğin kariyer sürecinde profesörlüğe ulaşmak ya da performans göstermek, bu 14 akademisyenin gözünde başarı ile eş görülmüştür. Akademis