T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DUYUSAL İŞLEMLEME ÖLÇEĞİ OKUL ÖNCESİ EV FORMUNUN TÜRKÇE UYARLAMASININ GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ Fzt. Pınar AKGÖL Ergoterapi Programı YÜKSEK LİSANS TEZİ ANKARA 2017 T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DUYUSAL İŞLEMLEME ÖLÇEĞİ OKUL ÖNCESİ EV FORMUNUN TÜRKÇE UYARLAMASININ GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ Fzt. Pınar AKGÖL Ergoterapi Programı YÜKSEK LİSANS TEZİ TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Hülya KAYIHAN ANKARA 2017 iii iv v vi TEŞEKKÜR Mesleğime ilk adım attığım günden bu yana örnek aldığım, mesleğime olan sevgi , saygı ve inancıma büyük katkısı olan ve ayrıca tez çalışmamdaki desteği için saygıdeğer Danışman Hocam Prof. Dr. Hülya KAYIHAN’a, Tez çalışmamın tüm aşamalarında yol gösteren, sınırsız desteği ile yanımda olan değerli eşim Yrd. Doç. Dr. A.Cüneyt AKGÖL’e, Çalışmanın çeviri aşamalarındaki özverili yardımları için sevgili arkadaşım Dr. Gökçen EZBER’e, Değerli bilgi birikimi ve paylaşımcı yapısıyla çalışma sürecinde desteğini hissettiğim sevgili arkadaşım Dr. Fzt. Aymen BALIKÇI’ya, Çalışmanın prosedürsel akışı ile ilgili gönülden desteği için Uzm. Fzt. Merve Şuay AYDIN ÜÇGÜL’e, Çalışmanın veri toplama sürecindeki katkıları için Özel Denizatı Okulları, Mavi Ada Anaokulu, Günışığı Çocuk Merkezi, Büyümek Gelişim Destek Merkezi, Sense-On Pediatrik Terapi Merkezi’ne, Yoğun ve yorucu çalışma tempomda pozitif yaşam enerjisi ve bilge kişiliği ile hep yanımda hissettiğim canım arkadaşım Gökçe TUNA TAYGUN’a, Çalışmaya başlamam, devam etmem ve sonlandırmam sürecinde beni yüreklendirerek güç veren canım annem, babam ve kardeşime, Şehirlerarası yürüttüğüm yüksek lisans eğitimim ve tez çalışmamda anlayışıyla bana izin veren tatlı oğlum Aras AKGÖL’e sonsuz teşekkür ederim. vii ÖZET Akgöl, P., Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formunun Türkçe Uyarlamasının Geçerlik ve Güvenirliği, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Ergoterapi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2017. Bu çalışma, okul öncesi 2-5 yaş aralığındaki çocukların duyusal işlemleme yanıtlarını değerlendiren Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu’nun (DİÖ-OÖ-EF) Türkçeye çevirisi ve kültürler arası adaptasyonunun yapılarak geçerlilik ve güvenirliğinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmaya 115 tipik gelişen (TG) ve 50 Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuk dahil edildi. Çeviri ve kültürler arası adaptasyon aşamaları için Beaton’un 6 aşamalı prosedürü kullanıldı. Prosedürün aşamaları tamamlandıktan sonra ölçek, yayın haklarına sahip olan Western Psychological Services’e (WPS) gönderildi, gerekli kontrol ve düzeltmeler alınarak son haline getirildi. Geçerlilik ve güvenilirlik analizlerinde iç tutarlılık için yaptığımız testlerde DİÖ-OÖ-EF’nin yüksek derecede güvenilir olduğu görüldü (%92). Ölçeğin maddelerinin Varimax Rotasyonuyla Keşfedici Faktör Analizinde 7 faktör altında toplanabildiği ve DİÖ-OÖ- EF’nin varyansının %41.68’ini açıklayabildiği saptandı. DİÖ-OÖ-EF’nin yinelenebilirliği ve zamana göre değişmezliği iki hafta arayla gerçekleştirilen test ve tekrar test uygulamalarıyla araştırıldı ve değişmezliğin mükemmel düzeyde olduğu saptandı (ICC: 0.952; p=0.001). DİÖ-OÖ-EF puanlarının ayırt ediciliğini gösterebilmek için TG çocuklarla aynı yaş grubundaki OSB olan çocuklara ait sonuçlar cinsiyet ve yaşlarına göre karşılaştırıldı. DİÖ-OÖ-EF’nin TG çocuklarla OSB’li çocukları hassas şekilde ayırt edebilen bir ölçek olduğu saptandı (p<0,01). Sonuç olarak, DİÖ-OÖ-EF’nin 2-5 yaş arası okul öncesi çocukların duyusal işlemleme farklılıklarını değerlendirmek için kullanılabilecek, Türkçe, geçerli ve güvenilir bir değerlendirme ölçeği olduğu belirlendi. Anahtar Sözcükler: Duyusal İşlemleme Ölçeği, Okul Öncesi, Geçerlilik, Güvenilirlik viii ABSTRACT Akgöl, P., The Validity and Reliability of the Turkish Version of the Sensory Processing Measure Pre-School Home Form, Hacettepe University Institute of Health Sciences Department of Occupational Therapy Master of Science Thesis, Ankara, 2017. The present study aims to determine the validity and reliability of the Turkish version of the Sensory Processing Measure Pre-School Home Form (SPM-P- HF) through the Turkish translation of the text and the intercultural adaptation. The measure evaluates the sensory processing replies of pre-school children between ages 2 and 5. The study includes 115 typically developing children (TD) and 50 children in the Autism Spectrum Disorder (ASD). Beaton’s 6-step procedure was used for translation and intercultural adaptation. After the steps of the procedure were completed, the scale was sent to the Western Psychological Services (WPS), which owns the publication rights. Once the required controls and corrections were made, the meaure was finalized. The tests we carried out to measure the internal consistency and the validity and reliability analyses showed that the SPM-P-HF measure was found to be highly reliable (92%). It has been observed that the scale items could be grouped under 7 factors in the Varimax Rotation Exploratory Factor Analysis and that the SPM-P-HF variance could be explained by 41.68%. The repeatability and the temporal invariance of SPM-P-HF have been studied through biweekly tests and repeated test applications and the invariance was found out to be on an excellent level (ICC:0952; p=0.001). In order to show the distinctiveness of the SPM-P-HF grades, the results belong of the TD children and children in the same age group with ASD have been compared based on their gender and ages. It was found that SPM-P-HF is a sensitive measure distinguishing the TD children and children with ASD (p<0,01). As a result, it was found that SPM-P-HF is a valid and reliable evaluation scale in Turkish that can be used to evaluate the differences in sensory processing of pre-school children between ages 2 and 5. Keywords: Sensory Processing Measure, Pre-school, Validity, Reliability ix İÇİNDEKİLER Sayfa ONAY SAYFASI iii YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI iv ETİK BEYAN SAYFASI v TEŞEKKÜR vi ÖZET vii ABSTRACT viii İÇİNDEKİLER ix SİMGELER ve KISALTMALAR xii ŞEKİLLER xiii TABLOLAR ix 1. GİRİŞ 1 2. GENEL BİLGİLER 4 2.1. Duyusal İşlemleme 4 2.2. 0-8 Yaş Arası Gelişimsel Duyu Bütünleme Aşamaları 5 2.2.1. Sıfır ve Birinci Aya Ait Aşamalar 6 2.2.2. İkinci ve Üçüncü Aylara Ait Aşamalar 7 2.2.3. Dördüncü Aydan Altıncı Aya Kadar Görülen Aşamalar 8 2.2.4. Altıncı Aydan Sekizinci Aya Kadar Görülen Aşamalar 9 2.2.5. Dokuzuncu Aydan On ikinci Aya Kadar Görülen Aşamalar 10 2.2.6. İkinci Yaşa Ait Aşamalar 11 2.2.7. Üçüncü Yaştan Sekizinci Yaşa Kadar Görülen Aşamalar 12 2.3. Duyusal İşlemleme Bozuklukları 15 2.3.1. Duyusal Modülasyon Bozuklukları 15 2.3.2. Duyusal Algı Bozuklukları (Ayırt Etme) 16 2.3.3. Duyu Temelli Motor Problemler 18 2.4. Duyusal İşlemleme Ölçme ve Değerlendirme Yöntemleri 18 2.4.1. Duyusal Modülasyonun Ölçme ve Değerlendirilmesi 19 x Sayfa 2.4.2. Duyusal Algı ve Duyu Temelli Motor Süreçler/Praksi’nin Ölçümü 22 2.5. Otizm Spektrum Bozuklukları 24 2.5.1. Otizm Spektrum Bozukluklarının Tarihçesi 25 2.5.2. Otizm Spektrum Bozukluklarının İnsidansı 26 2.5.3. Otizm Spektrum Bozukluklarında Tanı 26 2.5.4. Otizm Spektrum Bozukluklarında Etiyoloji 27 2.5.5. Otizm Spektrum Bozukluklarında Nöropatoloji 28 2.5.6. Otizm Spektrum Bozuklukları ve Duyusal İşlemleme 28 3. BİREYLER ve YÖNTEM 30 3.1. Etik Kurul Onayı 30 3.2. Bireyler 30 3.3. Yöntem 32 3.3.1. Çalışmanın Genel Çerçevesi 32 3.3.2. Duyusal İşlemleme Ölçeği-Okul Öncesi Ev Formu 33 3.3.3. Örneklem Büyüklüğünün Belirlenmesi 36 3.3.4. Çeviri ve Kültürlerarası Uyarlama Süreci 36 3.3.5. Geçerlilik ve Güvenilirliğin Test Edilmesi 37 3.3.6. İstatistiksel İncelemeler 38 4. BULGULAR 40 4.1. Tanımlayıcı Bilgiler 40 4.2. Velilerin Duyusal İşlemleme Ölçeğine Verdiği Yanıtlar 40 4.3. Duyusal İşlemleme Ölçeği Faktör Analizi Bulguları 43 4.4. Geçerlilik ve Güvenilirlik Analizi Bulguları 46 5. TARTIŞMA 58 6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 63 7. KAYNAKLAR 64 8. EKLER EK-1: Tez Çalışması İçin Western Psychologal Services’ten Alınan Onay EK-2: Tez Çalışması İçin Etik Kurul Onayı xi EK-3: Tez Çalışması İçin Aydınlatılmış Onam Formu 9. ÖZGEÇMİŞ xii SİMGELER ve KISALTMALAR DİÖ-OÖ-EF : Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu Türkçe Uyarlaması DMB : Duyusal Modülasyon Bozukluğu DP : Duyu Profili DSM-V : Mental Bozukluğu Olanların Tanı ve İstatistik El Kitabı (Diagnostic and Statistical Manuel of Mental Disorders) DTMP : Duyu Temelli Motor Problemler G-DBE : Güncellenmiş Duyu bütünleme Envanteri ICC : Sınıf içi Korelâsyon Katsayısı (Intraclass Correlation Coefficient) KMO : Kaiser-Meyer-Olkin örneklem yeterlilik ölçümü NCSS : Number Cruncher İstatistik Sistemi (Number Cruncher Statistical System) OSB : Otizm Spektrum Bozukluğu SII-R : Güncellenmiş Duyu bütünleme Envanteri (Sensory Integration Inventory-Revised) SIPT : Duyu bütünleme ve Praksi Testi (Sensory Integration and Praksis Test) SP : Duyu Profili (Sensory Profile) SPM : Duyusal İşlemleme Ölçeği SPM-P : Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi (Sensory Proccessing Measure- Preschool) SPM-P HF : Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu (Sensory Proccessing Measure-Preschool-Home Form) TG : Tipik gelişim gösteren WPS : Western Psychological Services xiii ŞEKİLLER Şekil Sayfa 1.1. Öğrenme Piramidi 1 2.1. Duyusal İşlemleme Süreci 4 2.2. Duyusal Bütünlüğün Aşamaları 14 2.3. Duyusal İşlemleme Bozuklukları 15 3.1. Çalışmanın Akışını Gösteren Diagram 32 3.2. Türkçeye Uyarlama Çalışmasının Basamakları 33 4.1. Tipik Gelişen ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Dağılımı 53 4.2. Tipik Gelişen ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçeği Ortalama Toplam Puanlarının Dağılımı 54 xiv TABLOLAR Tablo Sayfa 3.1. Duyusal İşlemleme Ölçeği-Okul Öncesi Ev Formu’nun bölümlerine ait özellikler 35 4.1. Olgulara Ait Tanımlayıcı Özelliklerin Dağılımı 40 4.2. Duyusal İşlemleme Ölçek Sorularına Velilerin Verdiği Yanıtların Dağılımı 40 4.3. Kaiser-Meyer-Olkin Örneklem Yeterlilik Ölçümü ve Bartlett Küresellik Testi Sonuçları 43 4.4. Alt Boyutlara Göre Faktör Analizi Bulguları 44 4.5. Faktör Analizi Madde Ağırlıkları 44 4.6. Faktörü Oluşturan Maddelerin Güvenilirliğe Etkileri 47 4.7. Duyusal İşlemleme Ölçeğine İlişkin Alt Boyut Puanları ve Toplam Puan Dağılımı 51 4.8. Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Test- Tekrar Test Uyumu 51 4.9. Çocukların Gelişimlerine Göre Tanımlayıcı Özellikleri 52 4.10. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Değerlendirilmesi 53 4.11. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Cinsiyete Göre Dağılımı 55 4.12. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizmli Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Yaşa Göre Değerlendirilmesi 56 4.13. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocukların Duyusal İşlemleme Ölçeği ortalama puanlarının kız ve erkek cinsiyetleri içinde karşılaştırılması 57 1 1. GİRİŞ Duyu bütünleme ergoterapinin çalışma alanlarından birisidir. Ergoterapi nöroplastisiteyi kullanarak duyu bütünleme sağlamak için sinir sisteminin yapılanmasını destekler. Duyular sinir sisteminin besinidir; beynin gelişmesi ve sonrasında işlev görebilmesi için sürekli bir duyusal girdi çeşitliliğine ihtiyacı vardır. Duyular vücudumuz ve çevremizle ilgili bize sürekli bilgi verir. Duyu bütünleme; duyuların adaptif yanıt oluşturabilmek için organize olmasıdır. Bu beynin bilinç dışı yaptığı bir işlemdir. Duyu bütünleme öğrenme ve davranışların temelini teşkil eder (1). Duyusal işlemleme bozuklukları; duyusal modülasyon, duyusal algı (ayırt etme) ve duyu temelli motor bozukluklar olarak sınıflandırılır. Williams ve Shellenberger Şekil 1.1.’de verilen öğrenme piramidiyle akademik öğrenme süreçlerinin altındaki gelişimsel aşamaları göstermişlerdir. Şekil 1.1. Öğrenme Piramidi (Williams ve Shellenberger’den uyarlanmıştır.) 2 Duyusal işlemleme bozukluğu olan çocuklarda sosyal katılım, öz bakım ve akademik öğrenme süreçlerinde performans düşüklüğü tespit edilmiştir. Bunun için duyusal işlemleme bozukluklarının erken tespit edilmesi ve ergoterapistler tarafından müdahale edilmesi gerekmektedir. Kişi merkezli, etkili tedavi yaklaşımının oluşturulabilmesi için, çocukların duyusal işlemleme ve adaptif davranış farklılıklarını ayrıntılı olarak incelemek gerekir (2). Okul öncesi çocuklarda duyusal işlemleme bozukluklarını gösteren çalışmalarda farklı değerlendirme araçlarının kullanıldığı görülmektedir. Duyusal işlemleme bozukluklarından olan duyusal modülasyon bozukluklarının tespit edilebilmesi, uygun tedavi yaklaşımının düzenlenmesinde önemli bir göstergedir. Okul öncesi çocukların davranışlarının gözlemlenmesinin yanı sıra ebeveynleri veya bakım verenlerce doldurulan anketlerden elde edilen bulgular duyusal işlemleme süreçleri ile ilgili önemli bilgiler edinmemizi sağlar. Literatürde okul öncesi çocuklarda duyusal işleme bozukluklarını ölçen anketlere baktığımızda; Dunn’ın erken çocukluk dönemi duyu profili (2002, 0-3 yaş), Dunn’ın duyu profili (1999, 3-10 yaş), Dunn’ın kısa duyu profili (1999, 3-10 yaş), Dunn’ın duyu profili-okul (2006, 3-12 yaş) , Duyu bütünleme Envanteri (Sensory Integration Invantare, 1992 ) ve Duyusal işlemleme ölçeği-okul öncesi ev ve okul formununun (SPM-P -2010, 2-5 yaş) görmekteyiz (3-6). Bu anketlerin arasında günümüze kadar Türkçeye uyarlanan sadece Dunn’ın 3-10 yaş duyu profilidir (7). Bu anketin yaş aralığı çok geniştir ve okul öncesi çocuklara yoğunlaşmaz ancak; 0-6 yaş arası sinir sistemi gelişimi çok hızlı olduğundan bu dönemi daha hassas değerlendirmek gerekir. Türkçeye adapte edilmiş herhangi bir okul öncesi duyusal işlemleme ölçeği okul öncesi ev formu bulunmamaktadır. SPM-P spesifik olarak okul öncesi çocukları değerlendiren geçerli ve güvenilir bir ölçektir (8, 9). Bu nedenle çalışmamızda SPM-P ölçeğinin Türkçe kültürel adaptasyonunun geçerlilik ve güvenilirlik araştırmalarının yapılması planlanmıştır. SPM-P/H-F‘nin Türkçe adaptasyon çalışmasının yapılması, duyusal modülasyon, duyusal algı (ayırt etme), duyu temelli motor problemleri ölçmesinin 3 yanı sıra sosyal katılım, planlama ve fikir üretme gibi yürütücü işlevler hakkında da bilgi vermesi açısından önem taşımaktadır (6). Duyusal işlemleme bozuklukları tipik gelişen çocuklarda görülebildiği gibi farklı tanı gruplarında da tespit edilmiştir. Bunlara örnek olarak Otizm Spektrum Bozuklukları, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Serebral Palsi, Down Sendromu, Obsesif Kompulsif Bozukluk ve diğer mental sağlık sorunları verilebilir (1, 6, 10-13). SPM-P bu durumlarda komorbit duyusal işlemleme güçlüklerinin tespit edilmesi ve sınıflandırılması için kullanılmaktadır. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların duyusal yanıtlarının farklı oluşu DSM-5 tanı kriterlerinde belirtilmiştir(14). OSB olan çocuklarda sosyal katılım ve praksi zorluklarının altında duyusal işlemleme bozuklukları olabilmektedir (15). Bunun için çalışmamızda yapı geçerliliğini grup farklılıkları yöntemi ile değerlendirebilmek için OSB tanılı çocukları çalışmamıza dâhil ettik. Çalışmamız Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formunun Türkçeye uyarlanması (DİÖ-OÖ-EF), kültürel adaptasyonu, geçerlilik ve güvenilirliğin incelenmesi amacıyla planlandı. Çalışmamızı oluşturan hipotezimiz (H0), Türkçe Duyusal İşlemleme Ölçeği- Okul Öncesi Ev Formu anketinin tipik gelişen çocuklar için geçerli ve güvenilirdir. Çalışmamızı oluşturan hipotezimiz (H1), Türkçe Duyusal İşlemleme Ölçeği- Okul Öncesi Ev Formu anketinin tipik gelişen çocuklar için geçerli ve güvenilir. 4 2. GENEL BİLGİLER 2.1. Duyusal İşlemleme Duyusal işlemleme, işlevsel yanıt verebilmemiz için vücudumuzdan ve çevremizden aldığımız duyusal girdilerin merkezi sinir siteminde kayıt edilmesi, modülasyonu, bütünlenmesi ve organize olmasıdır. Duyusal işlemleme süreci Şekil 2.1.‘de şematize edilmiştir. Şekil 2.1. Duyusal İşlemleme Süreci (Miller’ den uyarlanmıştır) Duyusal işlemleme, duyu bütünleme teorisine dayanır (16). Bu teori ve tanım ilk kez 1972 yılında ergoterapist Jean Ayres tarafından ortaya konulmuştur. Ayres’in tanımladığı duyu bütünleme teorisi temelini Jacobs ve Schneider’in nöroplastisite alanındaki çalışmalarından alır (17). Teori, beyin ve davranış arasındaki ilişkiye dayanan şu üç komponenti içerir; 1- Öğrenme becerisi, hareketlerimiz ve çevre yoluyla alınan duyusal girdilerin alınması, işlemlenmesine bağlıdır ve bu sayede davranışlarımızı planlar ve organize ederiz. 5 2-Duyusal işlemlemesi zayıf olan kişiler öğrenme ve davranış süreçleri ile ilgili uygun yanıt üretmekte zorlanabilirler. 3-Amaca yönelik aktivite için güçlendirilmiş duyular duyusal işlemlemeyi geliştirir, bu da öğrenme ve davranışı güçlendirir (18). Duyu bütünleme, adaptif yanıt oluşturabilmemiz için duyuların organize olmasıdır (1). Ayres duyu bütünlemeyi kişinin vücudunu çevresiyle etkin şekilde kullanabilmesi için kendi vücudundan ve çevresinden aldığı duyuları organize ettiği nörolojik bir süreç olarak tanımlamıştır (16). Duyu bütünlemenin beynimizin tıpkı nefes almak gibi düşünmeden, bilinçsiz yaptığı bir süreç olduğunu belirtmiştir (1). Duyularımız vücudumuz ve çevremizin fiziki koşulları hakkında bize bilgiler verir (1). Bu duyular yüzeyel, derin ve visseral olmak üzere üçe ayrılır: 1. Yüzeyel duyular: Görme, işitme, koklama, tat alma, dokunma duyularıdır. Bu duyular bize vücudumuzun dışında neler olup bittiği ile ilgili bilgi verir. 2. Derin duyular: Propriosepsiyon ve vestibuler duyulardır. Bu duyular bize vücudumuzun uzayda nerede olduğu ve nasıl hareket ettiği ile ilgili bilgiler verir. 3. Visseral duyu: İnteroseptif duyudur. Bu duyu iç organlarımız tarafından sağlanan bilgilerden oluşur. 2.2. 0-8 Yaş Arası Gelişimsel Duyu Bütünleme Aşamaları Duyu bütünleme anne karnında başlar. Fetus annenin vücut hareketleri ile hareketleri hisseder. Doğumla birlikte hızla gelişen duyusal bütünlük, en çok yaşamın ilk yılında artar ve bu sayede bebek emekleyebilir ve yürüyebilir. Çocukluk çağında duyu bütünleme sayesinde çocuklar görme, işitme, yer çekimi ve vücutlarından aldıkları duyusal bilgileri organize ederek oyun oynarlar. Bundan sonraki okuma yazma sürecinde ise gözler, göz ve boyun kasları ve iç kulaktaki özel duyu organları sayesinde çok daha komplike duyu bütünleme gereklidir. Sakin ve mutlu insanlar genellikle sinir sistemi daha iyi bütünlenmiş olanlardır. Her çocuk bu kapasite ile dünyaya gelir (1). 6 2.2.1. Sıfır ve Birinci Aya Ait Aşamalar Dokunma Yeni doğan refleks hareket paternlerine sahiptir. Anne karnında gelişmeye başlayan dokunma duyusu sayesinde bebeğin yanağına yumuşakça dokunduğumuzda başını dokunduğunuz yöne doğru çevirir. Bu refleks sayesinde bebek beslenmeye hazır hale gelir. Sırtüstü yatarken yüzüne örtülen örtüyü baş ve kollarını hareket ettirerek atmaya çalışır. Bu ayda dokunma duyusu emosyonel memnuniyet kaynağı olması dolayısıyla çok önemlidir. Annesinin yumuşak dokunuşlarından hoşlanırken, ıslak mendilin tenine temas etmesinden hiç hoşlanmaz. Anne bebek arasındaki dokunma teması bebeğin beyin gelişimi ve anne- bebek bağının oluşabilmesi için temel teşkil eder. Bu ayda avuç içine yapılan dokunma ile kavrama refleksi cevabı açığa çıkar (19). Yerçekimi ve hareket Koltuk altından destekli tutulan yenidoğan aniden ayakları üzerine yere doğru bırakıldığında ilk total vücut paterni olan kolları ve bacakları dışarı yönünde açma hareketi gözlemlenir. İç kulağından gelen bilgiler bebeğe düşmekte olduğunu buna bağlı koruyucu reaksiyon göstermesi gerektiğini anlatır. Yeni doğan bu motor cevabı refleks yollarla verir. Ebeveyninin omzunda yatarken, yerçekiminin boyun kaslarını uyarması yolu ile yeni doğan aralıklı olarak başını kaldırmaya çalışır (20). Kaslar ve eklemler 1 aylık bebek kendisini taşıyan kişinin kolları ve vücuduna göre kendi vücudunu uygun şekilde pozisyonlayabilir. Bunu kas ve eklemleri sayesinde yapar. Sırtüstü yatarken rastgele şekilde kol ve bacaklarını hareket ettirir. Karnının üzerinde yatarken sürünme benzeri hareketler yapar. Kas ve eklemlerden aldığı duyusal bilgiler başını sağa sola döndürmesini sağlar.Bu da tonik boyun refleksinin açığa çıkmasını sağlar. Tonik boyun refleksi başın çevrildiği taraf kolun ekstansiyon, diğer tarafınsa fleksiyon yönündeki hareket eğilimidir (21). Görme Yenidoğan annesinin yüzünü ve belirgin bazı objeleri fark edebilir ancak görme duyusu henüz yeterince iyi organize değildir. Belirgin bakışı henüz yoktur, 7 kompleks şekilleri ve renk kontrastlıklarını ayırt edemez. Hareket ve dokunuş yolu ile tehlikeleri hissedebilir ama görme yoluyla hissedemez. İlk görsel gelişimi; hareket eden insan ve objeyi baş ve gözleri ile takip etmekle olur. Bu adaptif cevap, iç kulaktan alınan yerçekimi ve hareket bilgilerinin göz ve boyun kaslarına iletilmesi yolu ile olur (22). Ses 1 aylık bebek çıngırak veya zil sesine ve insan sesine reaksiyon verir. Başını çevirir ya da gülümser. Ayrıca boğazından çok küçük sesler çıkarabilir (1). Koku ve tat alma Doğumla birlikte iyi organize olan bir diğer duyu da koku almadır. Bu yaşamın ilk aylarında önemli rol oynar. Koku ve tat alma sayesinde yeni doğan emebilir. Bu adaptif yanıtı doğumla birlikte refleks şekilde yapar (1). 2.2.2. İkinci ve Üçüncü Aylara Ait Aşamalar Bebeğin motor fonksiyonları baştan ayağa doğru gelişir (23). Önce gözlerini ve boynunu kontrol etmeyi öğrenir. Baş ve gözleri stabil tutabilmesi hayati önem taşır. Görsel algı sayesinde bakma eylemi dışında gözlerimiz ve başımızı baktığımız nesne üzerinde eşzamanlı olarak odaklayabiliriz. Bunun gerçekleşebilmesi için beynimiz 3 sistemi organize eder, bunlar: 1) İç kulaktan alınan yer çekimi ve hareket bilgileri, 2) Göz kaslarından alınan bilgiler, 3) Boyun kaslarından alınan bilgilerdir. Boyun kasları sayesinde başını tutmayı öğrenen bebek, üst sırt ve kol kaslarını kullanarak göğsünü yerden kaldırmaya çalışır. Bu gelişim yüzüstü pozisyonda meydana gelir. Alt gövdesi desteklendiğinde oturma pozisyonunda başını orta hatta dengede tutabilir. Kavrama 3 aylık bebeğin eli genelde açık pozisyondadır. İnsanlara ve objeler uzanabilir. Tam anlamıyla tutabilmesi için gereken el-göz koordinasyonu henüz gelişmemiştir. Nesneleri kavrarken, başparmak ve işaret parmağı kullanamaz. Onların yerine avuç içi ve diğer 3 parmağı kullanır. Çıngırağını tutabilir, dokunma 8 yoluyla beyni nesneyi tutabilmesi yönünde yardımcı olur. Kavrama refleks yollarla sağlandığından bu aylarda istemli bırakma yoktur. 2.2.3. Dördüncü Aydan Altıncı Aya Kadar Görülen Aşamalar Bebek artık kaşığı masaya vurmak gibi daha büyük hareketler yapabilir ve bu deneyimler ona heyecan verir. Bu basit emosyonel memnuniyet daha sonraki duyguların gelişimi için temel teşkil eder. Ellerine bakmaya ve onlara dokunmaya başlar ve bu sayede ellerinin uzaydaki konumu ile ilgili bilgi almaya başlar. Elleri ve gördüklerini bir araya getirebilmek için dokunma ve propriosepsiyon duyularını görme duyusu ile organize kullanması gerekir. Beynindeki görme, el ve kollarını hissetme bölümlerini koordine edebilir. Ellerini kendiliğinden vücudunun ön tarafına getirir ve elleri birbirine temas eder. Bu vücudun her iki tarafının koordinasyonunun ilk kez başlaması anlamına gelir. 6. ay ile birlikte el bileğinde rotasyon gelişir ve bebek ellerini çevirerek nesneleri manipüle edebilir ve birçok farklı şekilde oynayabilir. 6. aya kadar otomatik olan birçok hareket artık yerini planlı hareketlere bırakır. Her yeni oyun yeni motor planlama ve daha fazla duyusal bütünlemeyi sağlar. Kısa süreli bağımsız şekilde oturabilir. 6 ay civarında, bebek yüzüstü pozisyonda yatarken, yerçekiminin etkisi ile bebeğin sinir sistemi baş bölgesinde çok hassas hale gelir. Bu hassasiyet, başın, üst sırtın, kollar ve bacakların aynı anda güçlü şekilde yükselmesini sağlar. Bebek tüm vücudunun dengesini karnı üzerinde sağlar ve bir uçak gibi görünür. Bu pozisyona “prone ekstansiyon pozisyonu” denir. Bu pozisyon yuvarlanmak, ayağa kalkmak ve yürümek için gerekli kasların gelişimi için hayati önem taşır. 6 aylık bebek sallanmaktan, kaldırılmaktan, havada tutulup sallanmaktan, dönmekten ve hareket etmekten hoşlanır. Bunlar bebeğin en çok memnuniyet duyduğu deneyimlerdendir (1). 9 2.2.4. Altıncı Aydan Sekizinci Aya Kadar Görülen Aşamalar Bir yerden diğerine hareket edebilmek bu aylardaki en önemli beklentilerdendir. Lokomosyon bebeğin keşiflerinin sayısını hızlıca artmasını sağlar. Eller ve dizler üzerinde sürünme ve emekleme bebeğin birçok duyuyu bütünlemesine ve bağımsız olarak var olabilmesine olanak tanır (23). Bebek bu dönemde doğumla birlikte aktive olan “boyun düzeltme refleksi” sayesinde kendini sırtüstünden yüzüstü pozisyona getirir. Bu refleks yerçekimi ve boyun çevresi kaslarından alınan duyusal girdiler sayesinde aktive olur. Bu sayede tipik gelişen bir bebek vaktinin çoğunu yüzüstü pozisyonda geçirir (24). Lokomosyonun (hareket edebilme kabiliyeti) başlaması bebeğe uzaydaki konumu ve çevredeki objelerle kendi arasındaki mesafe ile ilgili bilgi verir. Mesafelerin sadece görsel yolla değil vücut hareketleri ile de hissedilmesi gerekir. Bir yerden başka bir yere sürünmek ve emeklemek, uzaydaki fiziksel yapıları öğrenmesini sağlar ve bu da gördüklerini anlamlandırmasına yardımcı olur. İyi mesafe tayini yapabiliyor olmak bebeğe cisimlerin büyüklüklerini anlamak konusunda da olanak sağlar. Sürünmek ve emeklemek ile ilgili zorlukları olan bebeklerde daha sonra mesafe tayini ve büyüklük küçüklük vb boyutlandırma becerilerinde de güçlükler olabilmektedir (1). Dokunma duyusu ile kas ve eklemlerden aldığı bilgiler sayesinde basit parmak hareketleri ve kavramaları yapabilmeye başlar. Başparmak ve işaret parmağı ile küçük nesneleri kavrayabilir, çekiştirebilir. İşaret parmağını boşluklara sokabilir. Uygun ince motor becerilerin gelişebilmesi için ayrıca gözlerden alınan bilgilere de ihtiyaç vardır. Yüzüstü pozisyonda başını yerçekimine karşı kaldırması, sürünmesi ve emeklemesi sırasında göz kontrolü gelişir. Bu dönemde bebek bir çıngırağı alıp sallayabilir, elindeki nesneleri basit şekilde birbirine yaklaştırıp uzaklaştırabilir. Hareketleri planlayabilmek için vücuttan gelen duyusal bilgilere ihtiyaç duyar. Bu dönem ayrıca nesnelerin üstü kapatıldığında ya da görme alanı dışına çıktığında hala orada oldukları ile ilgili arayışa girmeye başlaması, gördüklerini bilişsel beceriye dökebilmesinin başladığı dönemdir. 10 8 aylık bir bebek sesleri ayrıntılı şekilde duyabilir. Sıklıkla kullanılan, basit kelimeleri fark eder, seslerin ve kelimelerin farklı anlamlara gelebildiğini anlamaya başlar. “ma “ , “da” gibi heceleri tekrar edebilir, bu anlamlı bir konuşma değildir. Babıldama ile çene eklemi, çene kasları ve ağız çevresi dokulardan alınan duyusal bilgi beyne iletilir. Beyin bu bilgileri defalarca bütünleyerek zamanla daha karmaşık sesler çıkarabilmeyi sağlar. Babıldama ile ilgili zorluğu olan çocuklarda ilerleyen dönemde konuşma problemleri görülebilmektedir (25). 2.2.5. Dokuzuncu Aydan On ikinci Aya Kadar Görülen Aşamalar Bu dönem çocuğun vücudu ile yeryüzü ve uzay arasındaki bağlantılar sayesinde büyük değişikliklerin olduğu dönemdir. Oldukça uzun mesafe emekleyebilir ve çevresinde çok daha fazla yer keşfedebilir. Emekleme pozisyonunda yerçekimine karşı uzun süre başını havada tutması, kolları ve bacakları ile vücut ağırlığını taşıyor olması ile sinir sistemine duyusal uyarılar taşınır. Bu duyular vücudun her iki tarafını koordine edebilmesini, motor planlama yapabilmesini ve görsel algısının gelişebilmesini sağlar. Sıklıkla nesneleri birbirine vurur, çarpıştırır, çeker, atar. Genellikle bir eliyle vücudunun diğer tarafına doğru ulaşabilir. Bu hareketler, duyusal işlemleme problemi olan çocukların sıklıkla zorlandığı orta hattı çaprazlama becerisini geliştirir. Nesneleri sürekli iç içe koyup yaklaştırmak ya da birbirinden uzaklaştırmaya çalışır. Bu sayede beyin belli bir sıra içerisinde hareketleri planlama ve açığa çıkarabilmeyi öğrenir. Bağımsız ayakta durabilmek erken çocukluk döneminin en önemli olayıdır. Bu daha önceki aylar boyunca kaslardan, eklemlerden, yerçekiminden, hareketlerden gelen duyusal bilgilerin bütünlenmesi sayesinde ortaya çıkan bir üründür. Ayağa kalkmak, vücudun sadece küçük ayak tabanları ile yerle temas etmesini ve bu şekilde dengede kalabilmeyi gerektiren bir aşamadır. Anne babasının söylediklerini anlar fakat halen “mama”, “baba” gibi basit sözcükleri söyleyebilir (22, 26). 11 2.2.6. İkinci Yaşa Ait Aşamalar Çocuk artık yürür, konuşur ve daha karmaşık planlar yapabilir. İlk yıldaki sağlam duyu bütünleme bu aşamadaki karmaşık yanıtlara izin verir. Hareketi planlama becerisi çocuğun dokunma sistemi ile doğrudan ilişkilidir. Doğumla birlikte bebek kendine dokunulduğunu hisseder fakat bu bilinçliden ziyade refleks bir harekettir. Yaşamın ikinci yılı itibariyle çocuk kendisine dokunan şeyi tanımlayabilir. Dokunma duyusu sayesinde nesneler hakkında görerek sahip olamayacağı bilgiler de alır. Deri yoluyla aldığı duyusal bilgiler çocuğa ayrıca vücudunun nerede başlayıp nerede sonladığı ile ilgili de bilgiler verir. Dokunma ile edinilen bu duyusal farkındalık, görme ile elde edilenden daha fazla önem teşkil eder. Dokunma duyusu uygun bütünlenmeyen çocuklarda vücut parçalarının yapabilirliklerinin azaldığı, yeni şeyler öğrenme konusunda zorlandıkları gözlenmektedir. Bu çocuklar oturabilir, ayağa kalkabilir, yürüyebilir fakat oyuncaklarla oynamak, fermuar açıp kapatmak, düğme iliklemek, mutfak aletlerini kullanmak gibi becerilerde zorlanırlar. Bu yaşlarda çocuk duyusal farkındalığını ve vücut fonksiyonlarını arttıran sayısız hareket varyasyonu deneyimler. Oyuncakları toplar, atar, iter, çeker, merdivenleri iner, çıkar, evin içini ve dışarıdaki dünyayı keşfeder. Çocuk bu dönemde gürültü patırtılı oyunlardan, sallanmaktan, sırta alınmak gibi oyunlardan çok hoşlanır. Bu aktiviteler iç kulaktaki yerçekimi reseptörleri ve vücudundan birçok duyusal girdi elde edilmesini sağlar. Bunlar çocuğa yerçekimini nasıl etki ettiği ve farklı vücut parçalarının birbiri ile nasıl birlikte hareket edebildiği, hangi hareketleri yapmaması gerektiği, hangi hareketlerin canını yaktığı yada iyi hissettirdiği gibi bilgiler verir. Tüm bu duyusal bilgiler çocuğun beyninde bir vücut resmi çizilmesini sağlar. Buna da “vücut algısı” denir. Çocuklar içsel olarak dünyayı horizontal düzlemde keşfetmek istedikleri gibi vertikal düzlemde de keşfetmek isterler. Çocuklar yürümeye başlamadan önce de bir takım yerlere tırmanabilirler. Tırmanabilmek için çocuk yerçekimi, hareket ve 12 görme duyularını iyi organize edebilmelidir. Tırmanmak güçlü bir duyusal motor zekâ gerektirir ve görsel uzaysal algının gelişebilmesi için önemli bir aşamadır. Eğer çocuğun vücudundan aldığı duyular onu güvende ve yeterli hissettiriyorsa, annesinden rahatlıkla ayrılabilir ve bağımsız iş yapabiliyor olmaktan memnuniyet duyar. 2 yaşındaki bir çocuk artık kendi başına, bağımsız bir birey olmaya başlar çünkü vücudunu hisseder ve bağımsız hareket edebilir. Uzun mesafe yürüyebilir, zıplayabilir, yüksekliklere çıkıp inebilir, tırmanabilir. Vücut algısının gelişimi ile saklanıp yeniden ortaya çıkabilir, saklambaç oynayabilir. Hayatı hakkında kararlar verebilmeyi, bağımsızlığını ilan etmek ister, her şeye itiraz eder. Ebeveynleri oldukça zorlayan bu dönem çocuğun sosyal becerilerinin gelişimini sağlayacak önemli bir aşamadır (24). 2.2.7. Üçüncü Yaştan Sekizinci Yaşa Kadar Görülen Aşamalar 5 yıl boyunca çocuk duyusal motor olgunluğa ulaşır ve konuşur, farklı birçok kişi ile ilişki kurar. Daha yüksek zihinsel işlevler 7 yaşından sonra oluşmaya başlar ve bu işlevlerin daha iyi gelişebilmeleri bu zamana kadarki duyusal motor fonksiyonların gelişimine bağlıdır (27). 3-7 yaş arası duyu bütünleme için kritik bir dönemdir. Bu dönemde beyin oldukça yoğun şekilde duyusal bilgileri alır ve organize eder. Çocuğun içsel motivasyonu onu oldukça aktif kılar ve vücudu ile pek çok şeyi yapabilmeyi öğrenir. Adaptif yanıtları günden güne karmaşıklaşır ve her bir adaptif yanıt çocuğun duyu bütünleme kapasitesini genişletir. Çocuklar koşar, zıplar, hoplar, yuvarlanır, sallanır, tırmanır, oyun parklarında tünelden geçer, kaydıraktan kayar. Çünkü bu tip aktiviteler eğlencelidir. Eğlenceli olmaları da bu aktivitelerin duyu bütünleme içeriyor olmalarındandır. 3-7 yaş arasında çocuklar ev içerisindeki çatal, bıçak, kova, kürek, iğne-iplik, makas, boya kalemleri, kağıt-kalem, ayakkabı bağcığı, fermuar, düğme ve benzeri birçok aleti kullanabilir. 8 yaş itibariyle dokunma sistemi neredeyse tamamen olgunlaşmış durumdadır. Neresine dokunulduğunu yüksek doğrulukla tanımlayabilir. Yerçekimi 13 ve hareket duyusu da nerdeyse tam olarak olgunlaşmıştır. Tek ayağının üzerinde dengesini koruyabilir ve dar yüzeylerde yürüyebilir. Kas ve eklemlerinden gelen duyular da bütünlenmiş durumda olup hareketlerini belli sıralar içerisinde planlayabilmektedir. Dili kendini rahatlıkla anlatabilecek ve anlayabilecek şekilde iletişim kurabilir, ilgi alanları ve ihtiyaçları yönünde kendini ifade edebilir. Duyusal bütünlüğün aşamaları Şekil 2.2.’de özetlenmiştir. 14 Şekil 2.2. Duyusal Bütünlüğün Aşamaları (Ayres’ten uyarlanmıştır) 15 2.3. Duyusal İşlemleme Bozuklukları Duyusal işlemleme bozuklukları, aşağıdaki şemada özetlendiği şekilde duyusal modülasyon bozuklukları, duyusal ayırt etme bozuklukları ve duyu temelli motor bozukluklar olarak üç kategoride sınıflanmaktadır (Şekil 2.3.). Şekil.2.3. Duyusal İşlemleme Bozuklukları (Miller’den uyarlanmıştır.) 2.3.1. Duyusal Modülasyon Bozuklukları Duyusal modülasyon, duyusal girdiye verilen cevapların sürekli olarak değişim gösteren günlük hayatın duyusal deneyimlerine uygun bir şekilde ayarlanabilmesi için duyusal girdiye verilen bu cevapların yoğunluğu ve doğasını düzenleme ve organize etme becerisidir (16). Duyusal modülasyon bozukluğu (DMB), duyusal uyaranlara karşı gelişimsel olarak düzgün bir yelpaze içinde emosyonel, dikkat ve motor cevaplar verilebilmesini veya bu yanıtların sürdürebilirliğini zorlaştırır. Bu da günlük hayatta karşılaşılan zorluklara adapte olabilmede güçlüklere neden olur. DMB’ler bir ya da birden fazla duyusal sistem kaynaklı olabilir (28). DMB’ler klinik olarak 3 ana başlık altında kategorize edilirler. Bunlar, 1-Duyusal aşırı yanıtlılık, 2-Duyusal eksik yanıtlılık ve 3-Duyusal arayış şeklindedir. Bu 3 başlık ayrı ayrı gözlemlenebildiği gibi bir arada da (miks tip) gözlemlenebilir. 16 1- Duyusal aşırı yanıtlılık Duyusal uyarana ortalamanın üzerinde yanıt verme halidir. Duyusal uyaran beklenenden daha yoğun, hızlı, fazla, uzun süreli algılanır ve buna bağlı olarak “savaşma, kaçma, donma” davranışları meydana gelir. En sık görülen örnekleri; a. Dokunma Savunmacılığı: Diğer insanların dokunuşlarına ve/veya farklı dokunuşlu materyallere karşı beklenmedik olumsuz yanıt verme, kaçınma hali. b. Yerçekimi güvensizliği: Değişen yerçekimi merkezine (ayakların yerle temasının kesilmesi gibi) karşı rahatsızlık hissetmek, korkma hali. c. İşitsel savunuculuk: Diğer insanları rahatsız etmeyecek seslerden rahatsız olmak, kaçınmak hali. 2- Duyusal eksik yanıtlılık Duyusal uyarana karşı pasif kalmak veya önemsememek halidir. Duyusal uyaran beklenenden daha az yoğunlukta, yavaş, düşük şiddette algılanır, gecikmiş yanıt görülür. Örneğin; dalgınlık, yorgunluk, duyusal uyaran ve materyallere ilgi duymamak, uyanıklık seviyesinde düşüklük, çevresiyle etkileşim kurma isteğinde eksiklik gibi. 3- Duyusal arayış Duyusal uyarana karşı doyumsuz istekli olma halidir. Duyusal uyaranı hissedebilme eşiği çok yüksektir. Sürekli hareket halinde olmak, sürekli dokunmak, hareket eden objeleri izlemek, yüksek seslerden hoşlanmak, baskın tat ve kokulardan hoşlanmak gibi davranışlar örnek gösterilebilir (29-31). 2.3.2. Duyusal Algı Bozuklukları (Ayırt Etme) Duyusal ayırt etme alınan duyusal bilgiyi yorumlayabilme becerisidir. Duyusal ayırt etme sayesinde duyusal girdileri süzebilir yada ayrıntılandırabiliriz . Duyusal ayırt etme bozukluğu duyusal bilgilerin yorumlanması becerisindeki zorluklardır. Duyusal sistemler üzerinden örneklendirecek olursak; 17 Dokunma alanında ayırt etme sorunu olan çocuklar, görme duyusunu kullanmaksızın sadece dokunarak nesneleri tanımlamakta (sterognozi) zorluk yaşarlar. Buna örnek olarak pantolonun düğmesini bakmadan iliklemek, çantasının içinden bakmadan aradığı nesneyi bulmak verilebilir. Proprioseptif alanda ayırt etme sorunu olan çocuklar, nesneleri kullanmak sırasında uygun güç yada gerilimi kullanmakta zorluk yaşarlar. Örnek olarak topu atmak için ya da evcil hayvanı severken ne kadar kuvvet uygulayacağını belirleyememek verilebilir. Vestibuler alanda ayırt etme sorunu olan çocuklar, yerçekimine göre başın uzaydaki pozisyonunu ayırt etmede zorluk yaşar, ne zaman düşmeye başlayacağı yada düşerken birisinin onu yakalayıp yakalayamayacağını algılamakta zorlanır. Örneğin; vücut farkındalığı düşüktür, düşeceği zaman düşme yönünü belirlemekte ve buna karşı koruyucu reaksiyon oluşturmakta zorlanır. İşitsel alanda ayırt etme sorunu olan çocuklar, odaklandıkları işler sırasında arka plandaki sesleri ihmal etmek konusunda zorlanabilir. Örneğin; çok yüksek ya da alçak sesle konuşmak, bazı sesleri kaçırmak yada ihmal etmek, verilen yönergelere yerine getirmekte zorlanmak gibi. Görsel alanda ayırt etme sorunu olan çocuklar okulda önemli zorluklar yaşarlar. Duyguları okumak, harf ve sembolleri fark etmekte zorlanırlar. Örneğin; okuma güçlükleri, görsel açıdan zengin bir resimdeki sembolleri ayırt edebilme güçlükleri, kişi ve nesnelerle arasındaki mesafeyi uygun tayin edebilme becerisinde zorlanmak gibi. Tat ve koku alanında ayırt etme sorunu olan çocuklar sosyal hayatta önemli zorluklar yaşamazlar. Örneğin; yanmış bir ekmek yerken bir tuhaflık olduğunu anlarlar fakat yanmış olduğunu tanımlayamazlar ya da alışılagelmiş kokuları ayırt etme ve tanımlamada güçlük yaşarlar. İnteroseptif alanda ayırt etme sorunu olan çocuklar iç organlarından gelen duyusal mesajları tanımlamakta zorlanır. Örneğin; mesane doluluğunu tanımlamak, açlık tokluk olma durumunu tanımlamak, mide bulantısını tanımlayabilmek gibi (32). 18 2.3.3. Duyu Temelli Motor Problemler Duyu Temelli Motor Problemler (DTMP) temeldeki duyusal zorluklar kaynaklı yaşanan motor problemlerdir. Postural bozukluklar ve dispraksi olmak üzere iki kategoride incelenirler. Klinik olarak, DTMP ve duyusal modulasyon problemleri bir arada veya ayrı ayrı da görülebilirler. Dispraksi; herhangi bir motor eylem için gereken fikir üretme, sıralama ve motor yürütme içeren süreci yerine getirebilmekteki zorlukları tanımlar. Fikir üretme; yeni fikirler oluşturabilme becerisi, sıralama; üretilen fikri adım adım planlayabilmek, yürütmek ise bu fikri tamamlamak için gereken planları uygulayabilmektir. Örneğin; kıyafetlerimizi giyme aktivitesini yaparken uzun uzun planlamayıp otomatik şekilde aktiviteyi yerine getirebiliriz. Aktiviteyi otomatik yapıyor olmamız alt beyin (subkortikal) mekanizmaların devrede olduğunu gösterir. Yani bu tip aktiviteleri tamamlamak için karmaşık kognitif kaynaklara ihtiyaç duymayız. Dispraksi şüphesi oluşturan zorluklar şu şekildedir;  Sakar, hantal, beceriksiz hareketlere sahip olmak  Tırmanmada zorluk  Yeni bir yerde yolunu bulmada güçlük  Zayıf vücut farkındalığı  Görevleri sıralamada zorluk  Yavaş motor cevaplar  Top oyunlarını oynamada zorluk  Yazı yazmak ve diğer ince motor becerilerde zorluk  Hareket zamanlamasında zorluk  Çiğnemek, üflemek, içmek, anlaşılır konuşmak gibi beceriler gerektiren oral motor kontrolde zayıflık  Kıyafetleri giymek, katlamak ve doğru konumlandırmakta güçlük (33-35) 2.4. Duyusal İşlemleme Ölçme ve Değerlendirme Yöntemleri 19 2.4.1. Duyusal Modülasyonun Ölçme ve Değerlendirilmesi Duyusal modülasyon problemlerinin görülme şekli hemen hemen her çocuğa göre değişiklik gösterir. Davranış ve yanıtlar herhangi bir görevin doğasına, kültürel beklentilere, sosyal ve fiziksel çevre koşulları gibi farklı bağlamlar içerisinde değişiklik gösterebilir (29). Duyusal modülasyonun ölçme ve değerlendirilmesinde bakım verenler ve öğretmenler tarafından doldurulan anketler, bakım veren ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler, klinik ortamda yapılan gözlemler ve çocuğun doğal ortamında gözlemlenmesi kullanılmaktadır.  Anketler: Günümüzde bilimsel çalışmalarda ve klinik olarak en sık kullanılan standardize anketler Duyu Profili (DP) (Sensory Profile-SP), Duyusal İşlemleme Ölçeği (DİÖ) (Sensory Proccessing Measure – SPM) ve Duyusal İşlemleme Ölçeği – Okul Öncesi (DİÖ-OÖ) (Sensory Processing Measure – Preschool / SPM-P) dir. Bu anketlerin yanı sıra standardize olmayan Güncellenmiş Duyu bütünleme Envanteri (G-DBE) (Sensory Integration Inventory-Revised - SII-R), gibi birçok anket ve envanter kullanılmaktadır (3-6).  Duyu Profili (Sensory Profile): 1999 tarihinde Dunn tarafından tasarlanmıştır. 3-10 yaş arası çocukların duyusal işlemlemelerini değerlendiren anket, bakım verenlerce doldurulur. 125 maddeden oluşur ve yaklaşık yarım saatte doldurulabilir. Anket 3 ana başlık altında 14 alt bölümden oluşur. Bu ana başlıklar; duyusal işlemleme, modülasyon ve emosyonel-davranışsal yanıtlar şeklindedir. Anket puanlanması sonrası; “tipik performans”, “olası farklılık” ve “kesin farklılık” şeklinde sonuçlar ortaya çıkar. Dunn’ın 0-3 yaş için bebeklik ve erken çocukluk formu (Infant/Toddler Sensory Profile), 11 yaş ve sonrası için Adolesan ve Yetişkin Formu (Adolecent / Adult Sensory Profile) ve 3-10 yaş için kısa duyu profil formu (Short Sensory Profile) da bulunmaktadır. Bu anketler arasından duyu profili 2015 yılında Kayıhan ve arkadaşları tarafından, Adolesan ve Yetişkin Formu ise aynı yıl Aydın ve arkadaşları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır (4, 7, 36). 20  Duyusal İşlemleme Ölçeği (Sensory Proccesing Measure): 2007 yılında, 5-12 yaş arasındaki çocukların duyusal işlemleme süreçlerini değerlendirmek amacıyla Parham ve arkadaşları tarafından tasarlanmıştır. Anket duyusal sistemlerin yanı sıra sosyal katılım, fikir üretme, planlama gibi praksi alanında da maddeler içerir. Ev formu, sınıf formu ve okul çevresi olmak üzere üç formu bulunmaktadır. Formlar 62-75 soru içermekte olup, bakım verenler tarafından doldurularak yaklaşık 10 dakikada tamamlanır. Anket çocuğu ev, sınıf, okul çevresi ortamlarında değerlendirerek farklı mekân ve koşullarda bütüncül şekilde gözlemlemeyi sağlar. Duyusal İşlemleme Ölçeği ev ve sınıf formunun Türk Çocuklarına Uyarlanması 2010 yılında yapılmıştır (37).  Duyusal İşlemleme Ölçeği-Okul Öncesi (Sensory Proccessing Measure- Preschool): 2010 yılında, 2-5 yaş arasındaki okul öncesi çocukların duyusal işlemleme süreçlerini değerlendirmek amacıyla Ecker ve Parham tarafından tasarlanmıştır (6). Bu anket, Duyusal İşlemleme Ölçeği’nde olduğu gibi duyusal sistemlerin değerlendirilmesinin yanında sosyal katılım, fikir üretme, planlama gibi praksi alanında da değerlendirme yapabilmeyi sağlar. Ev formu ve okul formu olmak üzere 2 formdan oluşur. Her bir form 75’er maddeden oluşur ve bakım verenler tarafından 10 ‘ar dakikada tamamlanabilir. Bu anket ile her bir duyusal sistem sosyal katılım ve praksis süreçleri ile bağlantılı şeklide değerlendirilirken, duyusal modülasyon (eksik yanıt, aşırı yanıt, arayış), duyusal ayırt etme alanları ile de ilgili okul, ev ve sosyal alan içerisinde bütüncül bir fikre sahip olabilmemizi sağlar.  Klinik Gözlem: Yapılandırılmış ve yapılandırılmamış olmak üzere iki şekilde klinik gözlem yapılabilir. Yapılandırılmamış klinik gözlemde terapist çocuğun performansını doğal ortamı içerisinde (ev, sınıf, park vb.) değerlendirir. Yapılandırılmış klinik gözlemde ise terapist belirli standardizasyonlar dahilinde çevreyi yapılandırarak değerlendirmesini tamamlar (38). Gözleme Dayalı Duyu Bütünleme Değerlendirmesi (Observations Based on Sensory Integration) 2002 yılında E. Balanche tarafından geliştirilmiştir (39). GDDB Gözleme Dayalı Duyu bütünleme Değerlendirmesi; 21  Alternatif ön kol hareketleri  Sıralı parmak dokunma  Parmak-burun testi  Göz hareketleri  Kol ekstansiyon testi  Supine fleksiyon  Prone ekstansiyon  Postural kontrol  Koruyucu Ekstansiyon  Proksimal eklem stabilizasyonu  Yerçekimi güvensizliği  Planlı hareket sıralaması  Bilateral motor koordinasyon  Duyusal yanıt  Oyun tercihleri  Praksi komponentlerini içerir. Duyusal modülasyon değerlendirmelerine ek olarak spesifik şekilde yerçekimi güvensizliğini değerlendiren Yerçekimi Güvensizliği Değerlendirmesi (The Gravitational Insecurity Assessment) adlı bir test de mevcuttur (40). 2007 yılında Koomar ve May Benson tarafından oluşturulmuş olup gözleme dayalı bir değerlendirmedir. 0-2 ve 4-11 yaş aralığındaki çocuklar için tasarlanmıştır. Özellikle 4 yaş altı çocuklarda yerçekimi güvensizliğini direkt ölçen şu şekilde maddeler içerir;  Zıplamak  Yükseğe zıplamak  Sandalye üzerinde ayakta durmak  Sandalyeden aşağı atlamak ( gözler kapalı)  Öne doğru takla atmak  Arkaya doğru takla atmak 22  Denge tahtasında durabilmek  Top üzerinde sırt üstü durabilmek ( aktif)  Top üzerinde sırt üstü durabilmek ( pasif). 2.4.2. Duyusal Algı ve Duyu Temelli Motor Süreçler / Praksi’nin Ölçümü Duyusal algı (ayırt etme) ve praksinin değerlendirilmesi şu alt başlıkları içine alır;  Görsel fonksiyonların değerlendirilmesi; refleksif/koruyucu fonksiyonlar, lokalize edebilme/takip edebilme, görsel-taktil-motor bütünlük, derinlik algısı, uzaysal farkındalık, görsel ayırt etme, görsel dikkat/hafıza, şekil- zemin algısı, hızlı lokalize edebilme, karmaşık resmi yorumlama, iletişim amaçlı sembolik dil farkındalığı ve bakışları bir yerden diğerine yer değiştirme ve tarama.  Somatosensory sistemin değerlendirilmesi (Taktil ve propriosepsiyon) ; motor kontrol, praksi için gerekli olan taklit-yapılandırma-sıralama-sözel yönergeleri yerine getirebilme, kinestezi, grafestezi, taktil ayırt etme, vücut farkındalığı.  Vestibuler sistemin değerlendirilmesi; Harekete karşı yanıtlar, yerçekimi güvensizliği, vertikal düzlemde başın düzgünlüğü, alan içi farkındalık, baş ve göz hareketlerinin koodinasyonu, postural stabilite, dengeleme ve düzeltme reaksionları, postural kontrolün devamı için baş-gövde uyumu, bilateral koordinasyon, uyarılma (arousal), duygusal etkilenim (affect) ve dikkat.  Praksi ve dispraksinin değerlendirilmesi; Fikir üretme, planlama/programlama, yürütme (execution), postural praksi, yapılandırılmış praksi, sözel ifadeyi yorumlamaya dayalı praksi, oral praksi, sosyal alan ve yapılandırılmamış ortamlarda oyun, yapılandırılmış oyun ve spora katılım (41). 23 Bu komponentlerin bazılarını ve çoğunu bir arada ölçmeyi hedefleyen testler şunlardır; 1- Duyu bütünleme ve Praksi Testi (Sensory Integration and Praksis Test-SIPT): 1989 yılında Ayres tarafından geliştrilmiş olup, 4-9 yaş arasındaki çocukları duyusal işlemleme süreçlerini ayrıntılı şekilde değerlendiren standardize bir testtir (42). 17 adet bölümden oluşur. Bunlar;  Uzaysal Görselleştirme  Şekil-Zemin Algısı  Ayakta durma ve Yürüme Dengesi  Desen Kopyalama  Postural Praksi  Bilateral Motor Koordinasyon  Sözel Yoruma Dayalı Praksi  Yapılandırılmış Praksi  Postrotasyonel Nistagmus  Motor Doğruluk  Sıralama Praksisi  Oral Praksi  Elle şekil tanımlama algısı  Kinestezi  Parmak Tanımlama  Grafestezi  Taktil uyaranın lokalize edilmesidir. Uygulama süresi yaklaşık 2 saat olup, puanlanması ve sonuç çıkartılabilmesi içinse ayrıca vakit gerektirmektedir. Uzun bir test olması dolayısıyla davranış ve dikkat zorluklarına sahip çocuklarda uygulanabilmesi kolay olmamaktadır. Bu testin Türkçe adaptasyonu bulunmamaktadır. 2- Duyu bütünleme DeGangi Berk Testi (DeGangi Berk Test of Sensory Integration) 24 1983 yılında Degangi ve Berk tarafından 3-5 yaş arası duyu-algı-motor becerilerinde gelişim geriliği, öğrenme güçlüğü olduğundan şüphelenilen çocuklarda duyusal fonksiyonları değerlendirmek için tasarlandı (43). Postural kontrol, bilateral motor bütünleme ve refleks bütünleme olmak üzere üç alt bölümden oluşur. Testin uygulama süresi 30 dakikadır. Çocukların hedeflenen görevi yerine getirebilmelerine ve görevin zorluk derecesine göre puanlanır. 3- Okul Öncesi Çocuklarda Miller Değerlendirmesi (Miller Assessment for Preschoolers) 1985 yılında Miller tarafından 2,9 -5,8 yaş arasındaki gelişimsel geriliği olan çocukların temel motor becerileri duyusal farkındalıklarını değerlendirmek amacıyla tasarlandı (44-46). Kaba –ince-oral motor koordinasyon becerileri, uzaysal görsel bilginin kognitif becerilerle birlikte kullanılıp karmaşık motor görevleri yerine getirebilme, sözel ve sözel olmayan bağlamlarda hafıza, sıralama gibi spesifik alanları değerlendiren alt başlıkları vardır. Test 30-40 dakikada tamamlanır, puanlar yüzdelik değerlerle ölçümlendirilir. 4- Prakside Fikir Üretme Testi (Test of Ideational Praxis) 2005 yılında May Benson tarafından geliştirildi (35, 47). 3-5 yaş arası okul öncesi çocuklarda uyguladığı bu testte 36 inç (yaklaşık 92 cm) uzunluğunda bir ayakkabı bağcığı kullanılır. Testin bu ipten oluşan tek bölümü vardır. Çocuğa ip verilip beş dakika içinde bu iple istediklerini yapması söylenir. Gözlem yoluyla puanlama yapılır. 2.5. Otizm Spektrum Bozuklukları Otizm Spektrum Bozuklukları çocukluk çağı nörogelişimsel bozukluklarından biridir. Mental Bozukluğu Olanların Tanı ve İstatistik El Kitabı (DSM-V) (Diagnostic and Statistical Manuel of Mental Disorders) tanı kriterlerince, “Belirtileri erken çocukluk çağında başlamakta olup , sosyal-iletişimsel alanda belirgin yetersizlikler ve 25 sınırlı, tekrarlayıcı davranışlar ve ilgi alanları ile seyreden bir bozukluktur.“ şeklinde tanımlanmıştır (14). 2.5.1. Otizm Spektrum Bozukluklarının Tarihçesi 1943 yılında 11 olgu sunarak İlk kez “infantil otizm” den bahseden araştırmacı Leo Kanner’dır (48). Olgularda insanlarla ilişki kurma güçlüğü, ekolali, tekrarlayıcı ve amaçsız davranışlar ve değişime direnç belirtileri bildirilmiştir. 1950-1960’larda “çocukluk şizofrenisi” tanımıyla şizofreninin bir formu olduğuna inanılmış ve “buzdolabı anneler “ tanımıyla çocuğuna soğuk, ilgisiz davranan anneler bundan sorumlu tutulmuştur (49). 1970’lerde ise beyin gelişiminde biyolojik bir bozukluğa bağlı olduğu ortaya koyulmuştur (48). 1980 yılında oluşturulan DSM-III’ de “Otistik Bozukluk” olarak tanımlanmıştır (50). DSM-III Asperger sendromunu içermemekteydi. 1994’de oluşturulan DSM-4’ ün içerisine “spektrum” konsepti eklendi (51, 52). Asperger, Rett, Çocukluk Çağı Dezintegratif Bozukluğu da bu spektrum altına eklendi. “Spektrum” terimi, farklı sebeplere bağlı gelişen, farklı şiddetlerde seyreden, ortak yönleri klinik özellikleri olan tabloları işaret etmektedir. Mayıs 2013 tarihinde oluşturulan DSM-V ‘de tüm alt başlıklar “Otizm Spektrum Bozuklukları” tanımıyla bir şemsiye altında toplanmıştır (53). DSM-V’ de OSB için 2 temel belirti kriter alınmaktadır. Bunlardan birincisi sosyal etkileşim ve iletişimde gönülsüzlük, ikincisi de sınırlı, tekrarlayıcı davranış paternleridir. Bu temel belirtilere şunların eşlik edebildiği belirtilmektedir:  Sosyal-emosyonel karşılıklılıkta bozukluk,  Kişiler arası ilişkileri içeren, sözel olmayan (nonverbal) iletişimde bozukluk,  En az iki tekrarlayan motor hareket/sterotipik paternleri,  Aynılık ve rutinleri sürdürmede ısrar, 26  Değişime karşı direnç, esneyememe, sınırlı ilgi,  İlk kez DSM-V ‘de yer alan, Duyusal uyarana karşı aşırı /eksik yanıt verme (hipo/hiper yanıtlılık) ya da kayıtsız kalma. 2.5.2. Otizm Spektrum Bozukluklarının İnsidansı Otizm ve Gelişimsel Bozukluklar İzlemi’nde (Autism and Developmental Disabilities Monitoring) 2000-2010 arasında incelenen verilere göre, 2000 yılında 150 çocuktan birinde OSB görülürken, 2010 yılında bu oran 68 çocuktan birinde görülecek şekilde artmıştır. Erkeklerde kızlara göre 3-4 kat daha fazla görülmektedir (48, 54, 55). 2.5.3. Otizm Spektrum Bozukluklarında Tanı Spesifik bir laboratuar testi yoktur. Klinik gözlem ve değerlendirme ölçekleri kullanılarak tanı konur. Otizmli çocuklara Uyarlanmış Kontrol Listesi (Modified- Checklist for Autism in Toddler) günümüzde 18 ay üstü çocuklarda OSB’ yi taramak için kullanılan, 23 sorudan oluşan bir formdur (56). Tanı için 8 aylıktan itibaren kuşkulanmak olası olmakla birlikte kesin tanı için 3 yaş beklenir. Normal gelişimi takiben %20-30 oranında, 8 ay-2yaş arasında regresyon tipi OSB tespit edilmiştir. OSB görülen çocukların % 50’sinin zeka düzeyi 70 IQ’ nun altında, %10 ‘u yüksek işlevli, %1’i ise özel yeteneklidir (Savant) (48). OSB nin klinik belirtileri şöyledir;  Göz teması ve bakışma azlığı, ismine reaksiyon vermeme,  Karşılıklı ortak dikkatin gelişmemesi,  Taklit becerilerinde bozukluk,  Jest, mimik gelişiminde bozukluk,  İşaret parmağını doğrudan istediği yada ilgisini çekmek istediği nesneye yöneltmeme,  Dil ve konuşma gelişiminde gecikme, 27  Sterotipik davranışlar,  Davranış sorunları, aşırı hareketlilik, öfke nöbetleri, saldırganlık, tikler, uygunsuz korkular,  Uyku ve yeme sorunları,  Sıradan değişikliklere beklenmeyen, anormal tepki gösterme,  Cansız nesnelere, şekil-sembollere aşırı ilgi,  Elde nesne taşımak vb. 2.5.4. Otizm Spektrum Bozukluklarında Etiyoloji Otizm Spektrum Bozuklukluğu, nöro-biyolojik bir sendromdur. Farklı etiyolojiler ve farklı mekanizmalar üstünden birçok farklı alt tipi vardır. Otizme özgü klinik belirtiler başka birçok nörolojik, genetik ve metabolik hastalıkta da görülür. Örneğin; Tubero Sklerozlu çocukların %44’ünde, Fragil X tanılı çocukların %12-21’inde otistik belirtiler mevcuttur. İdiopatik otizm çok genli, çok etkenli bir nöro-biyolojik sendromdur. Etiyolojisinde 15 kadar genin etkileşimi rol oynayabilir. Erkeklerde kızlara oranla 3-4 kez daha sık görülmesi bu görüşü destekler. OSB’li çocukların kardeşlerinde %2-6 risk vardır. OSB’li çocuğun ailesinde %70 oranında gecikmiş dil ve diğer gelişimsel bozuklukların varlığı tespit edilmiştir. OSB ile ilişkili olduğu tespit edilen bazı genler bulunmuştur. Bunlar değişik gruplara ayrılabilir; beynin oluşumu ile ilgili olanlar, biyokimyasal süreçleri destekleyenler, dendrit ve sinaps gelişimi ile ilgili olanlar, immün sistem ile ilgili olanlar gibi geniş bir otizm fenotipi, OSB’nin genetik temeline destek olur. OSB’nin sadece genetik nedenlere bağlı bir bozukluk olmadığı, çevresel nedenlerin de etken olduğunu düşündüren bulgular vardır. Çevresel etkiler içinde anneden kaynaklanan etkenler, nörotoksinlere ve potansiyel çevre kirleticilerine maruz kalma gibi etkenler araştırmacıların yoğunlaştığı alanlardır. 8-24 ay arası gelişen regresyon tipi OSB ‘de çevresel etkenler ön planda düşünülmektedir. Sonuç olarak, modern yaklaşım OSB’li ikizlerde ve kardeşlerde ya da birden fazla OSB’li çocuğu olan ailelerde yapılan çalışmalara dayanarak, beyinde nihai 28 olarak genetik temelde ama çevresel koşullardan da etkilenen nöroanatomik devrelerin tutulma yaygınlığı ve derecesine göre farklılık gösterecek şekilde farklı otizmlerin ortaya çıktığını belirlemiştir (48, 57, 58). 2.5.5. Otizm Spektrum Bozukluklarında Nöropatoloji Serebellumda, özellikle posterolateral neoserebellar kortekste Purkinje hücre kaybı ve atrofisi mevcuttur. Purkinje hücreleri motor hareketlerin kontrolünde rol oynar. Vestibuler çekirdeklere ve serebellar nukleusa inhibitör uyarı götürürler. Bu uyarılar serebellar nükleustan talamusa projekte olurlar. Limbik sistem içerisinde yer alan, duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşumunda birincil role sahip olan amigdalanın mikroskopik organizasyonunda bozukluk saptanmıştır. Hücreler çok küçük, dendritleri budanmış ve birbiri üstünde yığılmış şekilde hücre yoğunluğu artmıştır. İnsanın kendi bedenine ait fiziksel algıları, başkalarına bakış yönü (belirgin herhangi bir nedeni yokken, başkasını tuhaf bulmak gibi) ve yüzdeki duyguları tanıma amigdala ve bağlantıları ile gelişir (59, 60). 2.5.6. Otizm Spektrum Bozuklukları ve Duyusal İşlemleme OSB olan çocuklarda %80-90 oranında duyusal fonksiyon bozuklukları ve duyusal işlemleme bozuklukları görülür (61-65). Ayres 1979 yılında OSB ‘li çocuklarda 3 temel duyusal zorluk tanımlamıştır (1); 1-Zayıf kayıt alma; dikkatini verememe ya da aşırı tepki göstermek. 2-Zayıf duyusal modülasyon; yerçekimi güvensizliği/ taktil savunmacılık. 3-Zayıf fikir üretme; yeni ve farklı şeyler yapmaya yönelik çok az ya da hiç ilgi ve fikrinin olmayışı. OSB’li çocukların duyusal uyarana verdiği hiper/hipo yanıtlar 2013 yılında DSM-V tanı kriterlerine de eklenmiştir (14). 2008 yılında Gabriels ve diğerleri, OSB’li 29 çocukların duyusal yanıtlarıyla sınırlı ve tekrarlı sterotipik davranış/ilgi alanlarının ilişkili olduğunu tespit etmiştir (66). 2015 yılında Roley ve arkadaşları OSB’li çocuklarda duyu bütünleme ve praksi paternlerini karakterize etmek ve bu paternlerin sosyal katılımla ilişkisini anlamaya yönelik bir çalışma yapmışlardır. Çalışmada, OSB’li çocukların görsel praksi alanlarının güçlü olduğu, taklite dayalı praksi, vestibuler-bilateral integrasyon, somatosensory algı ve duyusal alanlarında ise zorluklarının olduğunu tespit etmişlerdir (15). Greenspan ve Wieder 1997 de okul öncesi otizmli çocuklarda yaptıkları çalışmada, çocukların %19’unun aşırı yanıtlı, %39’unun düşük yanıtlı, %36’sının ise karışık paternli duyusal yanıtlılıklarının olduğunu tespit etmişlerdir (67). Ben-Sasson ve diğerleri 2009 yılında yaptıkları meta analizde, OSB’li çocukların duyusal modulasyonları ile ilgili 14 çalışmayı incelemiş, aşırı/düşük/arayış yanıtları şeklinde anlamlı duyusal farklılıklar tespit etmişlerdir (68). Cermak ve diğerleri 2010 yılında OSB’li çocuklarda yiyecek seçiciliğinin sıklıkla görüldüğünü, bu alışılmışın dışındaki yemek yeme paternlerinin aileleri üzerinde önemli derecede stres oluşturduğunu kanıtlamışlardır (69). Elektrodermal çalışmalarda OSB’li çocukların modülasyon anlamında farklı duyusal yanıtlara sahip oldukları gösterilmiştir (70, 71). Flanagan 2012 yılında 6-36 aylık bebeklerde yaptığı çalışmada, sırt üstü pozisyondan oturma pozisyonuna getirilen OSB’li bebeklerin başının gövdeye oranla geriden geldiğini, zayıf postüral stabilite, gevşek kas tonusu gibi duyusal zorluklarla OSB arasında anlamlı ilişki olduğunu saptamıştır (72). Lloyd, MacDonald ve Lord 2013 yılında yaptıkları geniş örneklemli çalışmalarında, OSB’li küçük çocuklarda ince ve kaba motor becerileri önemli ölçüde etkileyen motor gelişim geriliklerinin olduğunu ve artan yaş ile birlikte bu etkilenimin daha da belirginleştiğini ispatlamışlardır. Bu çalışma erken müdahalenin de önemini vurgulamaktadır (73). 30 3. BİREYLER ve YÖNTEM Çalışmamız Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formunun Türkçe’ye uyarlanması, kültürel adaptasyonu gerçekleştirerek geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesi amacıyla 23 Mayıs 2016 – 25 Kasım 2016 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi Bölümü’nde gerçekleştirildi. Çalışmaya başlamadan önce ölçeğin sahibi olan Western Psychological Services (WPS)'den çalışma için izin alındı, kullanım için de lisans satın alındı (EK 1). 3.1. Etik Kurul Onayı Tez Çalışması için Hacettepe Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan 24.05.2016 tarih ve GO 16/342-03 numaralı karar ile onay alındı (EK 2). 3.2. Bireyler Çalışmaya gönüllülük esasına göre alınabilecek katılımcılara ulaşabilmek için İstanbul ilinde farklı lokasyonlardaki çeşitli anaokulları ve farklı gelişen çocuklara hizmet veren merkezlerin yöneticileriyle iletişim kuruldu, onayları alındı. Tipik gelişim gösteren (TG) çocuğu olan 278 ebeveyn veya bakım veren kişiye (veli) ve Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanılı çocuğu olan 74 veliye çalışma hakkında bilgi verildi. Toplam 352 adet değerlendirme formu ve aydınlatılmış onam formu velilere kâğıda basılı halde ulaştırıldı. Çalışmaya alınma ve çalışma dışı bırakma ölçütleri şu şekilde belirlendi; Tipik gelişim gösteren çocuğu olan velilerin çalışmaya alınma ölçütleri;  Herhangi bir gelişimsel bozukluk tanısı almamış 2-5 yaş arası çocuk sahibi olmak. ( Anaokulunda gelişimsel test olan Denver II testi sonucu tipik aralıkta sonuçlanmış olan.) Otizm Spektrum Bozukluğu tanılı çocuğu olan velilerin çalışmaya alınma ölçütleri;  Klinik olarak DSM-V kriterlerine göre tanısı konulmuş 2-5 yaş arasında çocuk sahibi olmak 31 Tüm veliler için geçerli çalışmaya alınma ölçütleri;  Çalışmaya gönüllü olarak katılmak  Aydınlatılmış onam formunu rızasıyla imzalamış olmak.  Türkçeyi kolayca okur-yazar olmak Tüm veliler için geçerli çalışma dışı bırakma ölçütleri;  Okuma ve anlamayı güçleştirecek herhangi bir engele sahip olmak  Çalışmaya katılmaktan vazgeçmek  Çalışmaya alınma ölçütlerini karşılamamak Çalışmaya alınma ölçütlerine uymayan ve gönüllü olduğu halde formları eksiksiz doldurmayan veliler çıkarıldıktan sonra, TG çocuğu olan 115 veli ve OSB’li çocuğu olan 50 veli olmak üzere toplam 165 kişiyle tamamlandı. Çalışma dışı bırakılan formlar, nedenlerine göre detaylarıyla Şekil 3.1. deki diyagramda gösterildi. 32 Şekil 3.1. Çalışmanın Akışını Gösteren Diyagram 3.3. Yöntem 3.3.1. Çalışmanın Genel Çerçevesi Çalışmamızda Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu önce Türkçeye çevrildi, kültürlerarası uyarlaması yapıldı ve elde edilen Türkçe Ölçeğin Geçerlik ve Güvenirliği test edildi. Türkçe çeviri ve kültürlerarası uyarlama, Beaton ve diğerlerinin “Kullanıcı Tarafından Doldurulan Ölçeklerin Kültürler Arası Uyum Süreci için Kılavuz” adlı çalışması doğrultusunda gerçekleştirildi (74). Kılavuzun basamakları Şekil 3.2.’de gösterildi. Uygunluk İçin Değerlendirilen N= 352 Çalışma Dışı Bırakılan N= 178 Çalışmaya Katılmak İstemeyen N= 119 Onam Formunu İmzalamayan N= 119 Formu Doğru Doldurmayan N= 59 Formu Eksik Dolduran N= 41 Tüm Formda Aynı Maddeyi İşaretleyen N= 14 Boş Form İade Eden N= 4 Çalışmaya Katılan N= 174 Tipik Gelişim Gösteren N= 122 Gönüllülükten Vazgeçen N= 1 Ölçütlere Uymadığı Saptanan N= 6 ANALİZ EDİLEN N= 115 Otizm Spektrum Bozukluğu Olan N= 52 DSM-V Tanı Kriterine Uymayan N= 2 ANALİZ EDİLEN N= 50 33 Şekil 3.2. Türkçeye Uyarlama Çalışmasının Basamakları (Beaton ve diğ.’den uyarlanmıştır) 3.3.2. Duyusal İşlemleme Ölçeği-Okul Öncesi Ev Formu Amerikan Ergoterapi Derneği üyeleri olan Cheryl Ecker ve Diane Parham adlı ergoterapistler tarafından Ayres’in Duyusal Bütünlük Teorisi’nden yola çıkılarak 2010 yılında geliştirilen ölçek, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, serebral palsi, down sendromu, obsesif kompulsif bozukluk vb. duyusal işlemleme bozukluklarının eşlik ettiği durumlarda, müdahale programının planlanması sırasında kullanılacak duyusal işlemleme stratejileri ve duyu bütünleme tekniklerinin kullanılabilmesi için gereken tanımlamaları sağlar (6). Ölçeğin başlık kısmında ölçeği dolduran kişinin adı ve soyadı, çocuğa yakınlık derecesi, ölçümün hangi tarihte yapıldığı, çocuğun adı ve soyadı, cinsiyeti ve gün / ay / yıl olarak yaşı sorgulanır. Ayrıca; ölçeği dolduracak kişinin yanıtlaması için “Çocuğunuzun davranış ve/veya işlevselliğiyle ilgili görüşlerinizi yazınız” şeklinde açık uçlu bir soru ve ölçeğin nasıl doldurulacağına dair açıklayıcı bir yönerge bulunur. 34 Ölçeğin esas içeriğini oluşturan kısmı, anne baba veya evde sürekli bakım veren kişi tarafından doldurulan, sekiz bölümde toplanan 75 maddeden oluşur. Bir kişinin ölçeği doldurması yaklaşık 12-15 dakika sürer. Ölçeğin bölüm başlıkları, bölümlerdeki madde sayıları, başlıklara göre sorgulanan konular Tablo 3.1.’ de özetlendi. Ölçek dörtlü likert tipi olarak tasarlanmıştır. Ölçeği dolduran kişiden her bir soru için, nadiren, ara sıra, sıklıkla ve her zaman ifadelerine karşılık gelen kutucuğu işaretlemesi istenir. “1 ile 4” arasında puanlanan soruların puanlanış şekli alt bölümlere göre farklılık göstermektedir. Bu aşamanın ardından ölçeği uygulayan uzman her bir bölüm için oluşturulan ham puanları ayrı ayrı ve ölçeğin değerlendirme kılavuzunda yer alan tablo yardımıyla sonuç puanını hesaplar. Sonuç puanının hesaplanmasında “Tat ve Koku” bölümüne ait puanların toplamı hariç tüm bölümlerin puanları ayrı ayrı toplanıp yazılır. Toplam puanın hesaplanmasında “Sosyal Katılım” ve “ Planlama ve Fikir” bölümleri bu toplam içine yansıtılmazken, ayrı hesaplanmamış olan “Tat ve Koku” bölümü ise toplam puan hesabı içine yansıtılmaktadır. Sonuç puanı şu şekilde sınıflandırılarak yorumlanır; 40-59 Puan Tipik 60-69 Puan Olası problem 70-80 Puan Kesin farklılık 35 Tablo 3.1. Duyusal İşlemleme Ölçeği-Okul Öncesi Ev Formu’nun bölümlerine ait özellikler BÖLÜM ADI SORGULANAN KONULAR MADDE SAYISI 1. Sosyal katılım Çocuğun ailesi, arkadaşları ve günlük yaşamdaki toplumsal aktivitelere katılımı. 8 2. Görsel Sabit veya hareketli görsel uyaranlara karşı tepkileri, farkındalığı, davranış özellikleri. 11 3. İşitsel Günlük yaşamda karşılaşılan değişik frekanslardaki ve işitsel uyaranlara karşı tepkileri, farkındalığı, davranış özellikleri. 9 4. Dokunsal Günlük yaşamda karşılaşılan taktil uyaranlara karşı tepkiler, davranış özellikleri, ağrı hassasiyeti, oral bölgenin dokunsal hassasiyeti. 14 5. Tat ve koku Günlük yaşamda karşılaşılan tat ve koku uyaranlarına karşı tepkiler, davranış özellikleri. 4 6. Vücut farkındalığı Çocuğun vücut farkındalığının günlük yaşamdaki davranış ve hareketlerine nasıl yansıdığı. 9 7. Denge ve hareket Günlük yaşamdaki sabit ve hareketli aktiviteler sırasında, değişik zemin koşullarında, hareketlerin kontrolünün, koordinasyonun ve vücut stabilizasyonunun sağlanıp sağlanamadığı. 11 8. Planlama ve fikir Günlük yaşamdaki aktiviteleri gerçekleştirmede, planlamada, çok aşamalı eylemleri sıralamada, taklit etmede, aktiviteler sırasında yeni fikirler üretmedeki davranış özellikleri. 9 TOPLAM 75 36 3.3.3. Örneklem Büyüklüğünün Belirlenmesi Örneklem sayısını belirlemek amacıyla G*Power (v3.1.7) programı kullanılarak güç analizi yapıldı. Çalışmanın gücü 1-β (β = II. tip hata olasılığı) olarak ifade edilir ve genel olarak araştırmaların %80 güce sahip olmaları beklenir. Cohen’in etki büyüklüğü katsayılarına göre; iki bağımsız grup arası yapılacak olan değerlendirmelerin büyük etki büyüklüğüne (d=0.80) sahip olacağı varsayılarak yapılan hesaplamaya göre çalışmamız için gruplarda en az 26 kişi olması gerektiğine karar verildi (75). 3.3.4. Çeviri ve Kültürlerarası Uyarlama Süreci Anadili İngilizce olan bir fizyoterapist ölçeği Türkçeye çevirdi ve maddeler, içerik, uygulanabilirlik konularındaki görüşlerini rapor halinde yazdı. Eş zamanlı olarak anadili İngilizce olan bir İngilizce öğretmeni ölçeği Türkçeye çevirdi ve ölçek hakkındaki görüşlerini rapor halinde yazdı. Bu iki çeviri birleştirilerek tek bir çeviri ölçek haline getirildi. Türkçe ye çevrilmiş ölçek anadili Türkçe olan bir simultane tercüman ve iyi düzeyde İngilizce bilen bir fizyoterapist tarafından yeniden orijinal dili olan İngilizceye çevrildi. Elde edilen iki İngilizce geri çeviri ve bir Türkçe ölçek, internet üzerinde konferans görüşme şeklinde yapılan komite toplantısında incelendi. Komite toplantısına çeviri ve geri çevirileri yapan tüm kişiler katıldı ve Türkçe ölçek tekrar gözden geçirildi. Gözden geçirilen ölçek Western Psychological Services’e gönderildi. DİÖ-OÖ-EF’nin Türkçe versiyonu için yapılan komite toplantısında ve İngilizceye geri çevirisi gözden geçirilmek üzere ölçeğin yayın hakları sahibi olan WPS’e gönderildiğinde, detaylı inceleme sonrası, çoğu maddeyle ilgili geri bildirim sağlandı. Orijinal ölçekle bütünlüğün korunması adına değişiklikler yapıldı. Bunların bir kısmı kültürel farklılıklarla ilgili olduğundan anlamı koruyacak şekilde eşdeğer karşılıklar bulundu. Yapılan düzenlemeler şu şekildeydi; 1. Sorunun ilk çevirisi “Arkadaşlarıyla işbirliği içinde oynar.” şeklindeydi. Komite toplantısında İngilizce orijinal metinde geçen “işbirliği” sözcüğünün anlaşılamayabileceği düşünülerek “Arkadaşlarıyla bir arada oynamaktan keyif alır.” şeklinde değiştirildi. Ancak WPS’den “işbirliği” sözcüğünün kaldırılmasının anlamı 37 değiştireceği konusunda geribildirim alınması üzerine ölçeğe yeniden çevirinin ilk hali alındı. 10. sorunun çevirisi, “Bir bütünün parçalarını bulmakta zorlanır.” şeklinde yapılmıştı. WPS’den gelen geribildirim doğrultusunda “Bir nesneyi, bir grup nesnenin içinden bulmakta zorlanır.” Şeklinde değiştirildi. 26. Soruda geçen, Amerika’daki çocukların katıldığı doğum günü partilerinde kullanılan “Party noisemakers” adlı ses çıkartan oyuncaklar ülkemizde yaygın olarak bilinmediği için bu oyuncaktan bahsedilen yere “aşırı tiz ve bas sesler” ifadesi eklendi. Bu düzeltmelerin ardından ölçek tekrar WPS’ye gönderildi. Burada ölçeği geliştiren uzmanlar Türkçe ölçeği incelendi ve onayladıklarını raporladılar. Son haline gelen Türkçe ölçekle 30 kişiye test-tekrar test şeklinde iki hafta arayla iki kez uygulama yapıldı. Uygulaması sonrasında, velilerin doldurduğu ölçekler genel olarak gözden geçirildiğinde 38., 44. ve 53. soruların boş bırakıldığı görüldü (38- Saçının kesilmesinden hoşlanmaz, 44- Diğer çocukların tepki gösterdiği kokuları fark etmiyormuş gibi görünür, 53- Hayvanları severken çok fazla güç uygular.). Bununla ilgili ailelerle görüşme yapıldığında, soruda geçen içerikle ilgili deneyimlerinin olmadığını ve bu nedenle yanıtlamadıklarını belirttiler. Bu durumun ölçeğin niteliğiyle ilgili bir sorun olmadığı düşünülerek herhangi bir değişiklik yapılmadı. Anlaşılmayan başka maddelerin olup olmadığı sorgulandığında herhangi bir probleme rastlanmadı ve Türkçe ölçek son haline getirildi. Bu aşamaların ardından Türkçeye çevrilen ölçeğin kültürlerarası uyarlama süreci sonlandırıldı. 3.3.5. Geçerlilik ve Güvenilirliğin Test Edilmesi Güvenilirlik için Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu ve alt boyutlarının iç tutarlılıklarının test edilmesinde Cronbach Alfa değerleri, Test-tekrar test güvenilirliği için Sınıf İçi Korelasyon Katsayısı kullanıldı. Türkçe ölçeğin yapı geçerliliği grup farklılıkları yöntemi ile test edildi. Karşılaştırma yapabilmek için çalışmamıza duyusal yanıtlarının farklı oluşu DSM-5 38 tanı kriterleriyle belirlenmiş olan Otizm Spektrum Bozukluğu tanılı çocuklar dâhil edildi. 3.3.6. İstatistiksel incelemeler İstatistiksel analizler için Number Cruncher İstatistik Sistemi-2007 (NCSS) (Number Cruncher Statistical System, Kaysville, Utah, USA) programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodlarınn (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, oran, minimum, maksimum) yanı sıra normal dağılım göstermeyen nicel verilerin karşılaştırılmasında iki grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi kullanıldı. Değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde de Spearman’s Korelasyon Analizi kullanıldı. Test- tekrar test değerlendirmelerinde ise Sınıf içi Korelâsyon Katsayısı (ICC: Intraclass Correlation Coefficient) kullanıldı. Anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu anketinin seçiciliği ve maddeleri arasındaki ilişkilerin yorumlanmasını kolaylaştırmak üzere Varimax rotasyonuyla Keşfedici (açıklayıcı) Faktör Analizi kullanıldı. Keşfedici Faktör Analizi öncesinde verilerimizin analize uygun olup olmadığını test etmek üzere Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterlilik ölçümüne ve Bartlett’s Küresellik Testi’ne bakıldı. KMO yeterlilik ölçüm değeri 1’e yaklaştıkça eldeki veri grubunun faktör analizinin yapılmasına uygunluğunun da arttığı düşünülür. KMO örneklem yeterlilik ölçümü sonuçları şu şekilde derecelendirilerek yorumlanır; KMO ölçütü 0,90-100 arasında olduğunda mükemmel, 0,80-0,89 arasında oldukça iyi 0,70-0,79 arasında iyi 0,60-0,69 arasında orta 0,50-0,59 arasında zayıf <0,50 olduğunda ise faktör analizi için kabul edilemez olduğu belirtilmektedir (76, 77). 39 Korelasyon matrisinin benzer matris olup olmadığı hipotezini test etmek için ise Bartlet Küresellik Testi kullanıldı (78, 79). Ölçeğin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa Katsayısından (Cronbach Alfa) yararlanıldı. Yapılan analizlerde 115 çocuktan elde edilen veriler kullanıldı. Ayrıca soruların, alfa katsayısına ne derecede ve ne yönde etkide bulunduklarını saptayabilmek için; “Değişken Silindiği Takdirde Ölçeğin Alfa Katsayısı” (Alpha if Item Deleted) değeri hesaplandı. Söz konusu değerler, herhangi bir değişken silindiği taktirde, geri kalan değişkenlerin iç tutarlılıklarını gösterir. Cronbach Alfa Katsayısı, ölçekte yer alan k adet sorunun varyansları toplamının genel varyansa oranlanması ile bulunan bir ağırlıklı standart değişim ortalamasıdır. Cronbach alfa katsayısı, bireysel puanların k adet soru içeren bir ölçekte sorulara verilen cevapların toplanması ile bulunduğu durumlarda soruların birbirleri ile benzerliğini, yakınlığını ortaya koyan bir katsayıdır. Alfa katsayısı, ölçekte yer alan k sorunun türdeş bir yapıyı açıklamak ya da sorgulamak üzere bir bütün oluşturup oluşturmadıklarını sorgulamaya yarar. Alfa katsayısının değerlendirilmesi aşağıdaki ölçüte göre yapılır: 0.0   < 0.40 ise ölçek güvenilir değildir. 0.40  <0.60 ise ölçek düşük güvenirliktedir 0.60  <0.80 ise oldukça güvenilirdir. 0.80  <1.00 ise ölçek yüksek derecede güvenilir bir ölçektir (80). 40 4. BULGULAR 4.1. Tanımlayıcı Bilgiler Çalışma 23 Mayıs 2016 – 25 Kasım 2016 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümünde gerçekleşti. Duyusal İşlemleme Ölçeği Ev Formu Türkçe Uyarlamasının geçerlilik ve güvenilirliği 115 tipik gelişen çocuğun velileri üzerinde test edildi. Çocukların %44,3’ü (n=51) kız, %55,7’si (n=64) erkekti. Olgulara ait tanımlayıcı özelliklerin dağılımı Tablo 4.1.‘de gösterildi. Tablo 4.1. Olgulara Ait Tanımlayıcı Özelliklerin Dağılımı Yaş (yıl) Min.-Maks. (Medyan) 2,08-5,00 (4,5) Ort ± Ss 4,38 ± 0,64 Cinsiyet n (%) Kız 51 (44,3) Erkek 64 (55,7) Çocuğa Yakınlığı n (%) Annesi 103 (89,6) Babası 12 (10,4) 4.2. Velilerin Duyusal İşlemleme Ölçeğine Verdiği Yanıtlar Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formunu dolduran velilerin verdiği yanıtların dağılımı Tablo 4.2.‘de gösterildi. Tablo 4.2. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu Sorularına Velilerin Verdiği Yanıtların Dağılımı SORULAR Asla Bazen Sıklıkla Her zaman n % n % n % n % SOSYAL KATILIM 1. 0 0 3 2,6 38 33 74 64,3 2. 0 0 30 26,1 69 60 16 13,9 3. 1 0,9 24 20,9 62 53,9 28 24,3 4. 0 0 13 11,3 43 37,4 59 51,3 5. 0 0 1 0,9 23 20 91 79,1 6. 0 0 0 1 0,9 18 15,7 96 7. 0 0 0 0 0 33 28,7 82 8. 0 0 0 3 2,6 35 30,4 77 41 GÖRSEL Asla Bazen Sıklıkla Her zaman n % n % n % n % 9. 52 45,2 46 40 14 12,2 3 2,6 10. 73 63,5 41 35,7 1 0,9 0 0 11. 88 76,5 27 23,5 0 0 0 0 12. 71 61,7 33 28,7 8 7 3 2,6 13. 96 83,5 19 16,5 0 0 0 0 14. 55 47,8 50 43,5 7 6,1 3 2,6 15. 67 58,3 37 32,2 10 8,7 1 0,9 16. 51 44,3 60 52,2 4 3,5 0 0 17. 97 84,3 14 12,2 4 3,5 0 0 18. 45 39,1 63 54,8 6 5,2 1 0,9 19. 75 65,2 37 32,2 3 2,6 0 0 İŞİTSEL 20. 58 50,4 47 40,9 7 6,1 3 2,6 21. 62 53,9 44 38,3 8 7 1 0,9 22. 77 67 35 30,4 3 2,6 0 0 23. 94 81,7 16 13,9 5 4,3 0 0 24. 99 86,1 13 11,3 2 1,7 1 0,9 25. 60 52,2 47 40,9 7 6,1 1 0,9 26. 88 76,5 21 18,3 4 3,5 2 1,7 27. 50 43,5 57 49,6 7 6,1 1 0,9 28. 26 22,6 65 56,5 21 18,3 3 2,6 DOKUNSAL 29. 68 59,1 43 37,4 3 2,6 1 0,9 30. 63 54,8 41 35,7 10 8,7 1 0,9 31. 59 51,3 39 33,9 15 13 2 1,7 32. 74 64,3 36 31,3 4 3,5 1 0,9 33. 105 91,3 9 7,8 1 0,9 0 0 34. 32 27,8 47 40,9 30 26,1 6 5,2 35. 63 54,8 44 38,3 6 5,2 2 1,7 36. 111 96,5 4 3,5 0 0 0 0 37. 58 50,4 44 38,3 10 8,7 3 2,6 38. 73 63,5 28 24,3 12 10,4 2 1,7 39. 50 43,5 54 47 10 8,7 1 0,9 40. 104 90,4 9 7,8 2 1,7 0 0 41. 62 53,9 41 35,7 9 7,8 3 2,6 42. 106 92,2 7 6,1 2 1,7 0 0 42 TAT VE KOKU Asla Bazen Sıklıkla Her zaman n % n % n % n % 43. 102 88,7 11 9,6 2 1,7 0 0 44. 104 90,4 11 9,6 0 0 0 0 45. 40 34,8 50 43,5 22 19,1 3 2,6 46. 104 90,4 9 7,8 0 0 2 1,7 VÜCUT FARKINDALIĞI 47. 108 93,9 7 6,1 0 0 0 0 48. 63 54,8 45 39,1 6 5,2 1 0,9 49. 94 81,7 20 17,4 1 0,9 0 0 50. 104 90,4 11 9,6 0 0 0 0 51. 78 67,8 36 31,3 0 0 1 0,9 52. 40 34,8 56 48,7 16 13,9 3 2,6 53. 97 84,3 16 13,9 1 0,9 1 0,9 54. 83 72,2 32 27,8 0 0 0 0 55. 96 83,5 17 14,8 2 1,7 0 0 DENGE VE HAREKET 56. 99 86,1 14 12,2 1 0,9 1 0,9 57. 105 91,3 10 8,7 0 0 0 0 58. 101 87,8 14 12,2 0 0 0 0 59. 80 69,6 34 29,6 1 0,9 0 0 60. 80 69,6 27 23,5 6 5,2 2 1,7 61. 98 85,2 15 13 1 0,9 1 0,9 62. 104 90,4 10 8,7 1 0,9 0 0 63. 101 87,8 14 12,2 0 0 0 0 64. 81 70,4 33 28,7 1 0,9 0 0 65. 109 94,8 6 5,2 0 0 0 0 66. 89 77,4 25 21,7 1 0,9 0 0 PLANLAMA VE FİKİR 67. 61 53 54 47 0 0 0 0 68. 86 74,8 29 25,2 0 0 0 0 69. 100 87 15 13 0 0 0 0 70. 70 60,9 44 38,3 1 0,9 0 0 71. 89 77,4 24 20,9 2 1,7 0 0 72. 99 86,1 15 13 1 0,9 0 0 73. 86 74,8 29 25,2 0 0 0 0 74. 52 45,2 55 47,8 7 6,1 1 0,9 75. 107 93 8 7 0 0 0 0 43 4.3. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu Faktör Analizi Bulguları Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu dörtlü likert tipi bir ölçektir ve 75 sorudan oluşur. Yanıtlar; Her zaman 4 Puan Sıklıkla 3 Puan Bazen 2 Puan Asla 1 Puan olarak kodlanır. Bununla birlikte, alt boyutlardan “ Görsel” ve “İşitsel” bölümünde puanlama Asla, Bazen, Sıklıkla, Her Zaman (Sırasıyla 1,2,3 ve 4 puan) sıralamasıyla yapılırken diğer bölümlerde ise tam tersine yapılır. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu anketinin seçiciliği ve maddeleri arasındaki ilişkilerin yorumlanmasını kolaylaştırmak üzere Keşfedici (açıklayıcı) Faktör Analizi kullanıldı. Keşfedici Faktör Analizi öncesinde verilerimizin analize uygun olup olmadığını test etmek üzere KMO yeterlilik ölçümüne ve Bartlett’s Küresellik testine bakıldı. KMO örneklem yeterlilik ölçümü değeri 0.565 olduğu saptandı, bu değerin KMO için zayıf bir değer olduğu tespit edildi. Korelasyon matrisinin benzer matris olup olmadığı hipotezini test etmek için ise Bartlet Küresellik Testi kullanıldı. Bu hipotez p<0.001 seviyesinde reddedildiği görüldü. Bu durum maddeler arasında ilişkinin varlığını ortaya koyarak faktör analizi için verilerin uygunluğunu gösterdi. Yapılan KMO ve Bartlett testi sonuçları Tablo 4.3. ‘de gösterildi. Tablo 4.3. Kaiser-Meyer-Olkin Örneklem Yeterlilik Ölçümü ve Bartlett Küresellik Testi Sonuçları KMO 0,57 Bartlett Küresellik Testi Ki kare 4593,26 Serbestlik derecesi 2485 Anlamlılık (p) 0,001 44 Verilerin Faktör analizine uygun olduğu saptandıktan sonra yapılan ilk analizde maddelerin faktör yüklerine göre 11 altboyuta yayılım gösterdiği görüldü. Varimax rotasyonuyla yapılan Keşfedici Faktör Analizi’nde soruların 7 faktör altında toplanabildiği saptandı. Alt boyutlara göre faktör analizine ait bulgular Tablo 4.4.’te gösterildi. Bu 7 faktörün ölçeğimizin varyansının %41,68’ini açıkladığı görüldü. Tablo 4.4. Alt Boyutlara Göre Faktör Analizi Bulguları FAKTÖRLER ALT BOYUTLAR FAKTÖRE DAHİL OLAN SORULAR Faktör 1 Sosyal Katılım 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 Faktör 2 Görsel 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 Faktör 3 İşitsel 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28 Faktör 4 Dokunsal 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 Faktör 5 Vücut Farkındalığı 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 Faktör 6 Denge ve Hareket 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66 Faktör 7 Planlama ve Fikir 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75 Faktör analizine ilişkin maddelerin faktör ağırlıkları Tablo 4.5.’de gösterildi. Tablo 4.5. Faktör Analizi Madde Ağırlıkları SORULAR Faktörler 1 2 3 4 5 6 7 S1 0,529 0,112 0,113 -0,053 0,116 0,215 -0,188 S2 0,474 0,138 0,002 0,018 0,037 0,106 -0,07 S3 0,389 0,088 0,099 0,104 0,009 0,238 0,181 S4 0,23 0,256 0,126 0,05 0,359 0,345 0,13 S5 0,209 0,18 -0,098 -0,196 0,581 0,21 0,146 S6 0,433 0,063 -0,019 -0,242 0,484 0,109 0,079 S7 0,379 -0,003 0,186 0,09 0,279 0,402 0,035 S8 0,372 0,077 0,064 0,106 0,529 0,227 0,122 S9 0,253 0,187 0,401 0,057 -0,012 -0,009 0,001 S10 -0,04 0,019 0,093 0,002 -0,019 0,219 0,571 S11 -0,133 0,218 0,007 0,059 0,169 0,053 0,631 S12 0,083 0,401 0,277 0,009 0,245 -0,214 0,017 S13 0,32 0,133 0,033 0,133 0,058 0,494 -0,13 S14 -0,003 0,719 0,31 -0,022 0,127 -0,082 0,132 S15 0,182 0,49 0,393 0,017 0,155 0,028 0,177 S16 -0,144 0,271 0,069 0,007 0,054 0,23 0,393 S17 0,03 0,631 -0,031 0,257 0,14 0,015 0,051 45 SORULAR Faktörler 1 2 3 4 5 6 7 S18 -0,083 0,39 0,299 0,074 0,068 0,135 0,388 S19 0,156 0,36 0,384 0,06 -0,07 0,286 0,369 S20 0,048 0,228 0,606 0,194 -0,149 0,241 -0,103 S21 -0,028 0,187 0,72 0,049 0,027 0,019 -0,039 S22 0,142 0,34 0,299 0,034 -0,041 0,17 0,119 S23 0,19 0,254 0,475 -0,188 0,003 0,072 -0,047 S24 0,173 -0,022 0,712 -0,139 -0,037 0,132 0,069 S25 0,077 0,618 0,276 0,147 0,174 0,09 0,094 S26 0,116 0,044 0,755 -0,126 -0,059 0,118 0,087 S27 0,174 -0,001 0,625 0,34 0,02 0,087 0,057 S28 0,008 0,126 0,672 0,175 0,044 0,025 0,147 S29 0,08 0,179 0,076 0,651 -0,096 0,18 -0,05 S30 -0,05 0,488 0,131 0,446 -0,003 0,14 0,046 S31 0,281 0,176 -0,049 0,346 -0,108 -0,163 0,319 S32 0,161 -0,088 0,143 0,748 -0,038 0,086 0,043 S33 0,409 -0,001 0,058 -0,118 0,103 0,001 0,154 S34 0,109 0,238 0,032 -0,171 -0,081 -0,039 -0,105 S35 0,574 -0,098 -0,008 0,215 -0,002 0,226 -0,109 S36 0,265 0,223 0,013 -0,069 0,211 -0,197 0,23 S37 0,499 0,121 0,233 0,072 -0,111 -0,05 0,009 S38 0,493 0,072 0,118 0,13 0,015 0,018 0,224 S39 0,124 0,362 0,084 0,189 -0,012 0,099 0,204 S40 0,174 0,326 0,118 0,005 -0,19 0,001 0,076 S41 0,573 0,073 0,206 0,099 -0,229 -0,015 0,128 S42 -0,022 0,01 0,353 0,119 0,181 -0,125 0,234 S47 0,194 0,074 0,118 -0,234 -0,198 0,641 0,044 S48 0,13 0,613 0,044 -0,159 0,015 0,207 0,125 S49 0,344 0,062 0,169 -0,025 -0,147 0,033 0,411 S50 0,143 0,058 0,009 -0,016 -0,448 0,398 0,222 S51 -0,108 0,478 0,163 0,105 -0,05 0,468 0,028 S52 -0,021 0,585 0,046 -0,115 -0,232 0,253 0,079 S53 -0,031 0,444 -0,021 0,106 0,103 0,574 0,05 S54 0,001 0,168 -0,052 -0,202 0,243 0,17 0,344 S55 0,172 -0,026 -0,114 0,096 -0,015 -0,079 0,461 S56 0,153 0,009 0,078 0,034 0,061 0,669 0,127 S57 -0,011 0,037 0,024 0,141 0,033 0,579 0,135 S58 0,331 0,338 -0,056 0,085 0,014 -0,041 0,345 46 SORULAR Faktörler 1 2 3 4 5 6 7 S59 0,262 0,214 -0,061 0,553 -0,096 -0,068 0,259 S60 0,097 0,549 -0,089 0,013 -0,101 -0,057 -0,007 S61 0,136 0,595 0,18 -0,025 -0,179 -0,008 0,151 S62 -0,147 0,466 0,224 0,25 0,01 0,29 0,163 S63 0,166 0,216 -0,014 0,102 -0,505 0,219 0,146 S64 0,208 0,303 -0,121 0,261 -0,032 0,073 0,311 S65 0,239 0,223 -0,02 0,067 -0,621 -0,016 0,232 S66 -0,179 -0,042 0,198 0,339 -0,028 0,068 0,29 S67 -0,112 0,13 -0,002 0,082 -0,052 0,386 0,472 S68 0,092 0,265 -0,069 -0,058 -0,323 0,264 0,492 S69 0,014 -0,056 0,091 0,063 0,122 0,561 0,249 S70 0,051 0,059 0,201 0,088 -0,123 0,262 0,603 S71 0,34 -0,041 0,212 0,032 0,051 0,392 0,329 S72 0,259 0,047 0,071 -0,164 -0,163 0,477 0,4 S73 0,111 0,069 0,151 0,013 -0,05 -0,032 0,563 S74 0,229 0,243 0,183 0,142 -0,039 0,106 0,371 S75 0,136 -0,013 -0,045 0,081 0,252 0,149 0,329 4.4. Geçerlilik ve Güvenilirlik Analizi Bulguları Ölçeklerin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa Katsayısından (Cronbach Alfa) yararlanıldı. Yapılan analizlerde 115 çocuktan elde edilen veriler kullanıldı. Ayrıca soruların, alfa katsayısına ne derecede ve ne yönde etkide bulunduklarını saptayabilmek için; “Değişken Silindiği Taktirde Ölçeğin Alfa Katsayısı” (Alpha if Item Deleted) değeri hesaplandı. Duyusal İşlemleme Okul Öncesi Ev Formu anketinin iç tutarlılığının incelenmesi sonrasında α = 0.922 güvenilirlik değeri elde edildi. Bu değer, ölçeğimizin yüksek derecede güvenilir olduğunu gösterdi. Faktörü oluşturan maddelerin güvenilirlik düzeyine etkilerine ait bulgular Tablo 4.6’da gösterildi. Tablodaki “Madde Silindiğinde Cronbach Alfa” değerleri herhangi bir maddenin faktörden çıkarılmasının güvenilirliği arttırmayacağını gösterdi. Bu çerçevede 7 maddelik faktör yapısı korundu. 47 Tablo 4.6. Faktörü Oluşturan Maddelerin Güvenilirliğe Etkileri Sorular Madde Silindiğinde Ölçek Ortalaması Madde Silindiğinde Ölçek Varyansı Düzeltilmiş Madde Bütün Korelasyonu Madde Silindiğinde Cronbach Alfa 1 102,2 235,723 0,278 0,918 2 101,46 235,198 0,263 0,918 3 101,6 231,804 0,39 0,917 4 101,98 230,631 0,457 0,917 5 102,37 237,532 0,216 0,918 6 102,41 237,717 0,22 0,918 7 102,3 235,193 0,374 0,917 8 102,23 234,668 0,347 0,917 9 101,86 231,384 0,364 0,917 10 102,21 235,482 0,316 0,918 11 102,35 236,141 0,328 0,918 12 102,08 233,476 0,291 0,918 13 102,42 236,526 0,344 0,918 14 101,95 228,892 0,516 0,916 15 102,06 227,987 0,581 0,915 16 101,99 234,588 0,333 0,918 17 102,39 234,784 0,384 0,917 18 101,9 231,245 0,481 0,916 19 102,21 229,693 0,653 0,915 48 Sorular Madde Silindiğinde Ölçek Ortalaması Madde Silindiğinde Ölçek Varyansı Düzeltilmiş Madde Bütün Korelasyonu Madde Silindiğinde Cronbach Alfa 20 101,97 230,324 0,446 0,917 21 102,03 232,543 0,376 0,917 22 102,23 232,685 0,47 0,917 23 102,36 234,565 0,367 0,917 24 102,41 234,946 0,368 0,917 25 102,03 228,903 0,573 0,916 26 102,28 232,571 0,402 0,917 27 101,94 231,987 0,423 0,917 28 101,57 230,422 0,443 0,917 29 102,13 234,448 0,318 0,918 30 102,03 231,341 0,419 0,917 31 101,93 232,644 0,313 0,918 32 102,17 235,338 0,264 0,918 33 102,49 238,62 0,189 0,918 34 101,5 237,866 0,075 0,921 35 102,04 234,831 0,256 0,918 36 102,55 239,285 0,227 0,918 37 101,95 231,734 0,363 0,917 38 102,08 230,932 0,398 0,917 39 101,91 231,098 0,444 0,917 40 102,47 236,9 0,315 0,918 41 101,99 230,605 0,416 0,917 49 Sorular Madde Silindiğinde Ölçek Ortalaması Madde Silindiğinde Ölçek Varyansı Düzeltilmiş Madde Bütün Korelasyonu Madde Silindiğinde Cronbach Alfa 42 102,49 238,287 0,204 0,918 43 102,45 237,11 0,282 0,918 44 102,49 238,673 0,203 0,918 45 101,69 231,989 0,328 0,918 46 102,45 237,601 0,193 0,918 47 102,52 238,024 0,342 0,918 48 102,06 231,023 0,472 0,916 49 102,39 235,644 0,375 0,917 50 102,49 237,901 0,288 0,918 51 102,24 233,081 0,45 0,917 52 101,74 231,019 0,393 0,917 53 102,4 234,172 0,433 0,917 54 102,3 237,389 0,218 0,918 55 102,4 238,225 0,166 0,918 56 102,42 235,298 0,364 0,917 57 102,5 238,112 0,277 0,918 58 102,46 236,444 0,402 0,917 59 102,27 235,164 0,351 0,917 60 102,19 234,77 0,262 0,918 61 102,41 233,542 0,484 0,917 62 102,48 235,655 0,472 0,917 63 102,46 237,461 0,301 0,918 50 Sorular Madde Silindiğinde Ölçek Ortalaması Madde Silindiğinde Ölçek Varyansı Düzeltilmiş Madde Bütün Korelasyonu Madde Silindiğinde Cronbach Alfa 64 102,28 234,589 0,393 0,917 65 102,53 238,76 0,261 0,918 66 102,35 237,895 0,183 0,918 67 102,11 235,066 0,345 0,917 68 102,33 234,96 0,409 0,917 69 102,45 237,478 0,29 0,918 70 102,18 233,221 0,458 0,917 71 102,34 233,84 0,456 0,917 72 102,43 235,686 0,41 0,917 73 102,33 236,171 0,317 0,918 74 101,96 230,954 0,474 0,916 75 102,51 238,919 0,206 0,918 Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu alt boyutlarına ait Cronbach Alfa iç tutarlılık değerleri incelendi ve bulgular Tablo 4.7.’de gösterildi. Bu değerlerin 0.655 ile 0.944 aralığında olduğu görüldü. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formunun toplam puanları için Cronbach Alfa değeri ise 0.922 olarak hesaplandı. Bu değerler ölçeğimizin güvenilirlik derecesinin yüksek olduğunu gösterdi. 51 Tablo 4.7. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formuna İlişkin Alt Boyut Puanları ve Toplam Puan Dağılımı (n=115) Alt Boyutlar Soru sayısı Min-Maks (Medyan) Ort±Ss Cronbach’s Alpha Sosyal katılım 8 8-21 (12) 12,12±2,60 0,944 Görsel 11 11-27 (16) 15,99±3,59 0,765 İşitsel 9 9-27 (13) 13,43±3,66 0,833 Dokunsal 14 14-33 (20) 20,43±3,89 0,683 Vücut farkındalığı 9 9-21 (11) 11,69±2,27 0,655 Denge ve hareket 11 11-21 (12) 13,07±2,25 0,699 Planlama ve fikir 9 9-20 (11) 11,59±2,36 0,757 Toplam puan 75 76-146 (101) 103,58±15,51 0,922 Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu test-tekrar test uyumluluğu Tablo 4.8. ‘de gösterildi. Test-Tekrar test ortalamalarının yüksek düzeyde uyumlu olduğu saptandı. Tablo 4.8. Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu Puanlarının Test- Tekrar Test Uyumu (n=30) PUANLAR Test (n=30) Tekrar Test (n=30) ICC p Ort ± Ss Ort ± Ss Sosyal katılım 11,70±2,14 11,33±2,22 0,931 0,001** Görsel 14,93±3,20 15,07±3,27 0,975 0,001** İşitsel 12,60±3,58 12,50±3,40 0,985 0,001** Dokunsal 19,43±3,50 19,37±3,70 0,974 0,001** Vücut farkındalığı 11,07±1,76 11,03±1,67 0,948 0,001** Denge ve hareket 12,57±2,06 12,50±2,24 0,971 0,001** Planlama ve fikir 10,93±2,10 10,83±2,32 0,976 0,001** Toplam Puan 98,13±13,13 75,30±10,66 0,952 0,001** ICC: Intraclass Correlation Coefficient **p<0.01 Duyusal işlemleme ölçeği okul öncesi ev formunun puanlarının ayırt ediciliğini test etmek amacıyla ölçek, TG çocuklara göre daha fazla duyusal işlemleme problemi yaşadıkları bilinen OSB’li çocukların velilerine de uygulanarak sonuçlar karşılaştırıldı. 52 Tipik Gelişim gösteren çocuğu olan 115 veli (%69,7) ve 50 OSB’li çocuğa sahip velinin (%30,3) doldurduğu ölçek puanları incelendi. Yaş ortalamaları 4,21 ± 0,81 olan çocuklara ait tanımlayıcı veriler Tablo 4.9. ‘da gösterildi. Tablo 4.9. Çocukların Gelişimlerine Göre Tanımlayıcı Özellikleri Tipik Gelişen (n=115) Otizm Spektrum Bozukluğu Olan (n=50) Yaş (Yıl) Min-Maks (Medyan) 2,08-5 (4,5) 2,08-5 (4,1) Ort±Ss 4,38±0,64 3,81±1,01 Cinsiyet n (%) Kız 51 (44,3) 10 (20,0) Erkek 64 (55,7) 40 (80,0) Yakınlık n (%) Anne 103 (89,6) 45 (90,0) Baba 12 (10,4) 5 (10,0) Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu puanları incelendiğinde OSB’li çocuklar için doldurulan formlardaki “Sosyal Katılım”, “Görsel, “İşitsel”, “Dokunsal”, “Vücut Farkındalığı”, “Denge ve Hareket”, “Planlama ve Fikir” alt boyutlarına ait puanların tümünün ve ölçekten alınan “Toplam” puanların, TG çocuklar için doldurulan formlardakilerden daha yüksek olduğu saptandı (p<0,01). Alt boyutlara ve toplam ortalama puanlara ait dağılım özellikleri Tablo 4.10’da ve Şekil 4.1.’deki grafikte gösterildi. Tipik gelişen ve OSB’li çocuklara ait Duyusal İşlemleme Ölçeği Okul Öncesi Ev Formu ortalama toplam puanları da Şekil 4.2. deki grafikte gösterildi. 53 Tablo 4.10. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Değerlendirilmesi n=165 Çocukların Gelişimi ap Tipik Gelişim Gösteren (n=115) Otizm Spektrum Bozukluğu Olan (n=50) PUANLAR Ort±Ss (Medyan) Ort±Ss (Medyan) Sosyal katılım 12,12±2,60 (12) 21,22±5,01 (21) 0,001** Görsel 15,99±3,59 (16) 23,52±5,04 (24) 0,001** İşitsel 13,43±3,66 (13) 16,84±5,25 (16,5) 0,001** Dokunsal 20,43±3,89 (20) 25,04±5,27 (25) 0,001** Vücut farkındalığı 11,69±2,27 (11) 16,08±4,00 (16) 0,001** Denge ve hareket 13,07±2,25 (12) 17,22±4,36 (16) 0,001** Planlama ve fikir 11,59±2,36 (11) 19,74±5,41 (19) 0,001** Toplam puan 103,58±15,51 (101) 146,64±26,20 (146,5) 0,001** aMann Whitney U Test **p<0,01 Şekil 4.1. Tipik Gelişen ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Dağılımı 0 5 10 15 20 25 30 35 Sosyal katılım Görsel İşitsel Dokunsal Vücut farkındalığı Denge ve hareket Planlama ve fikir O rt ±S s Ölçek Puan Ortalamaları Tipik Gelişen Otizm Spektrum Bozukluğu Olan 54 Şekil 4.2. Tipik Gelişen ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçeği Ortalama Toplam Puanlarının Dağılımı Cinsiyetlere göre TG ve OSB’li çocuklara ait ölçek ortalama puanlarının dağılımı Tablo 4.11. ‘de gösterildi. Tipik gelişim gösteren kız ve erkek çocukların “Görsel”, “İşitsel”, “Dokunsal”, “Vücut farkındalığı”, “Denge ve Hareket”, “Planlama ve Fikir” alt boyutlarına ait puan ortalamalarının istatistiksel olarak benzer olduğu saptandı (p>0.05). Tipik gelişim Gösteren erkek çocukların “sosyal katılım” puan ortalamalarının kızlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu (p=0.007). Tipik gelişim gösteren kız ve erkek çocukların Duyusal İşlemleme Ölçeği “Toplam” puan ortalamaları istatistiksel olarak farklılık göstermese de (p=0.064) erkek çocukların puan ortalamalarının kızlara göre dikkat çekici düzeyde yüksek olduğu görüldü. Otizm Spektrum Bozukluğu olan kız ve erkek çocukların “Sosyal Katılım”, “Görsel”, “İşitsel”, “Dokunsal”, “Vücut Farkındalığı”, “Denge ve Hareket”, “Planlama ve Fikir” alt boyutlarına ait ortalama puanların ve ölçekten aldıkları ortalama “Toplam” puanların benzer olduğu bulundu (p>0.05). Yaşlarına göre TG ve OSB’li çocuklara ait ölçek ortalama puanlarının dağılımı Tablo 4.12. ‘de gösterildi. 103,58 146,64 0 20 40 60 80 100 120 140 160 180 200 Tipik Gelişen Otizm Spektrum Bozukluğu Olan O rt ±S s Toplam puan 55 Tipik gelişim gösteren çocuklarda yaş arttıkça sosyal katılım ortalama puanının azaldığı yönünde %23.9 düzeyinde, istatistiksel olarak anlamlı ve zayıf bir ilişki saptandı (r: -0.239; p=0.010). Tipik gelişim gösteren çocuklarda yaş farklılığının “Görsel”, “İşitsel”, “Dokunsal”, “Tat ve Koku”, “Vücut Farkındalığı”, “Denge ve Hareket”, “Planlama ve Fikir” alt boyutlarına ait ortalama puanlar ve ölçekten alınan “Toplam” ortalama puanları etkilemediği tespit edildi (p>0.05). Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklarda ise yaşla alt boyutlara ait ortalama puanlar veya ölçekten alınan “Toplam” ortalama puanlar arasında anlamlı bir ilişki olmadığı saptandı (p>0.05). Tablo 4.11 Tipik Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu olan Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Cinsiyete Göre Dağılımı Alt Boyutlar Çocukların Gelişim Özelliği Tipik Gelişen (n=115) ap Otizm Spektrum Bozukluğu olan(n=50) ap Kız Erkek Kız Erkek (n=51) (n=64) (n=10) (n=40) Ort±Ss (Medyan) Ort±Ss (Medyan) Ort±Ss (Medyan) Ort±Ss (Medyan) Sosyal katılım 11,47±2,40 (11) 12,64±2,65 (12,5) 0,007** 19,00±4,40 (18,5) 21,77±5,05 (21,5) 0,119 Görsel 15,31±3,37 (15) 16,53±370 (16) 0,089 21,90±5,36 (21) 23,92±4,95 (24,5) 0,258 İşitsel 12,71±3,18 (13) 14,00±3,93 (13) 0,071 16,10±5,65 (14,5) 17,02±5,20 (17) 0,519 Dokunsal 20,15±3,85 (19) 20,65±3,94 (20) 0,501 24,30±6,93 (24,5) 25,22±4,86 (25) 0,688 Vücut farkındalığı 11,27±1,93 (11) 12,03±2,48 (11,5) 0,127 14,70±4,40 (15) 16,42±3,87 (16) 0,29 Denge ve hareket 13,14±2,51 (12) 13,01±2,05 (12,5) 0,86 17,00±3,77 (15,5) 17,27±4,53 (16,5) 0,922 Planlama ve fikir 11,51±2,27 (11) 11,66±2,44 (11) 0,862 18,60±4,74 (18) 20,02±5,58 (19,5) 0,527 Toplam Puan 100,78±15,49 (98) 105,81±15,28 (103,5) 0,064 138,10±31,99 (136,5) 148,77±24,55 (148,5) 0,302 aMann Whitney U Test **p<0,01 56 Tablo 4.12. Tipik Gelişim Gösteren ve Otizmli Çocukların Duyusal İşlemleme Ölçek Puanlarının Yaşa Göre Değerlendirilmesi Duyusal İşlemleme Ölçeği Alt Boyutu Çocukların Gelişim Özelliği TG (n=115) OSB (n=50) Sosyal Katılım – Yaş (Yıl) r -0,239 -0,172 p 0,010* 0,233 Görsel – Yaş (Yıl) r -0,178 -0,172 p 0,057 0,233 İşitsel – Yaş (Yıl) r -0,057 0,105 p 0,546 0,468 Dokunsal – Yaş (Yıl) r -0,131 0,06 p 0,162 0,678 Vücut Farkındalığı – Yaş (Yıl) r -0,088 0,111 p 0,349 0,442 Denge Ve Hareket – Yaş (Yıl) r -0,136 -0,221 p 0,148 0,122 Planlama Ve Fikir – Yaş (Yıl) r -0,039 -0,081 p 0,676 0,577 Toplam Puan – Yaş (Yıl) r -0,156 -0,065 p 0,095 0,653 r= Spearman’s Korelasyon Katsayısı, *p<0,05, TG: Tipik Gelişen, OSB: Otizm Spektrum Bozukluğu olan Tipik gelişim gösteren ve OSB’li çocukların Duyusa